Posted on Kategori Analitik Felsefe

Ne Kadar İyiyiz? – Pesimizm Üzerine Çalışmalar- Mike Huemer

Ne kadar iyiyiz? İnsanların, ortalama olarak, korkunç olabileceğini düşünüyorum. Bazen insanlar “insan doğası” hakkında tartışıyorlar. Mesela, liberallerin* insanların “özünde iyi” olduğunu düşünmeye meyilli olduklarını duyuyorum. Sanırım muhafazakârlar da insanın genel olarak kusurlu olduğuna inanıyor.  Bahsi geçtiğinde çoğu vakit insanların vasat… Okumaya Devam Et

Editörün Seçtikleri

Son Video Çevirilerimiz Tüm Video Çevirilerimiz

Yazılarımız

Posted on Kategori Analitik Felsefe

Ördek mi yoksa tavşan mı görüyorsunuz: Nedir bu bakış açısı algısı denilen şey?

Üstte verilen ördek-tavşan görseli felsefedeki en ikonik görsellerden bir tanesi – hatta o kadar ikonik ki lisans öğrencilerimden biri bu görseli bacağına dövme yaptırmıştı. Peki bu nokta ve çizgileri felsefi açıdan bu kadar önemli kılan şey ne? Avusturyalı felsefeci Ludwig Wittgenstein, ölümünden sonra yayınlanan eseri Felsefi Soruşturmalar (1953)’da, felsefecilerin ‘bakış açısı algısı’ dediği şeyi göstermek… Okumaya Devam Et

Posted on Kategori Analitik Felsefe

Ülkemizdeki Felsefe Dernekleri

Ülkemizde yaygın kitlelerin felsefeyle olan ilişkileri son dönemde çoğunlukla sosyal medya sayfalarında özlü sözler, karikatürler ya da kişisel gelişim söylemleri üzerinden gelişerek sağlıksız bir biçim almaya başlamış gibi görünüyor. Şüphesiz ki felsefenin akademi dışına çıkarak toplum ile sağlıklı ilişki biçimleri geliştirmesinin en önemli aracıları dergiler ve derneklerdir. Dernekler, kitleler ile belli konu başlıklarının buluşturulması için… Okumaya Devam Et

Posted on Kategori Analitik Felsefe

Kanıt Olmadan İnanmak Ahlaken Her Zaman Yanlıştır

Muhtemelen William Kingdon Clifford’u daha önce hiç duymadınız. Kendisi – belki de hayatı erkenden, 33 yaşında, sonlandığı için – büyük filozoflar tapınağında değil ancak bu bütünleşmiş, yapay zeka tarafından sürüklenilen, dijital çağda, fikirleri günümüzle daha uyumlu olan başka birini düşünemiyorum. En ünlü felsefi eseri yaklaşık 150 yıl önce yazılmış bir deneme olan Viktoryen bir Britanyalıdan… Okumaya Devam Et

Posted on Kategori Analitik Felsefe

Epistemoloji (Bilgi Felsefesi): Neyi, Ne Kadar, Nasıl Bilebiliriz?

Karanlık bir odanın penceresinden önünüzdeki çalılığa baktığınızı düşünün. Çalılığın arasında bir şekil fark ettiniz ve bu şeklin bir dinozor olduğunu düşünmeye başladınız. Görmüş olduğunuz objenin bir dinozor hologramı olmadığını veya başka bir eşyayı bir dinozora benzetmediğinizi nereden bilebilirsiniz? Gerçekten bir dinozorun çalılığın içinde olduğundan nasıl emin olabilirsiniz? Diyelim ki yanılıyoruz ve karşımızda bir dinozor olmadığı… Okumaya Devam Et

Posted on Kategori Sosyal Bilimler

Dijital Dikkat Dağınıklığı Nasıl Azaltılabilir: Orta Çağ Keşişlerinden Tavsiyeler

Orta Çağ keşişleri konsantre olmakta güçlük çekiyorlardı ve konsantrasyon onların hayatları boyunca işleriydi! Teknolojileri elbette bizden farklıydı ama dikkat dağınıklığı hakkındaki endişeleri değildi. Bilgiyle aşırı yüklü olmaktan ve en sonunda bir şey okumaya koyulduklarında bile, sıkılmalarının ve başka işe dönmenin ne kadar kolay olduğundan yakınıyorlardı. Pencereden dışarıya göz atmaktan veya sürekli saati kontrol etmekten (onların… Okumaya Devam Et

Posted on Kategori Analitik Felsefe

Zihin Felsefesi: Bilinç Nedir? Bilincin Kategorileri ve Temel Tartışmalar Nelerdir?

Zihin felsefesi denildiği zaman, pek çok kişi, Descartes’ın yıllar yılı dillendirilen ama derinine pek inilmeyen “Düşünüyorum, o halde varım.” sözünü anımsayabilir. Nitekim Descartes, modern felsefenin kurucusu olarak ve zihin felsefesiyle ilgili en önemli problemlerden birisi olan zihin-beden ayrımı sorununu ortaya atarak da, bu alanın ortaya çıkışında önemli ölçüde etkili olmuştur.  Descartes’ın bu girişimi, alanla ilgili ilk gözle görülür… Okumaya Devam Et

Posted on Kategori Analitik Felsefe

Aydınlanma Neden Akıl Çağı Değildi?

Atlantiğin her iki tarafındaki entelektüeller silahlanma çağrısında bulundular. Savunmaya muhtaç kuşatılmış kalenin; bilimi, gerçekleri ve kanıt temelli politikaları himaye eden kale   olduğunu söylemekteler. Bu “ilerleme” fedaileri –Örneğin psikolog Steven Pinker ve nörobilimci Sam Harris– politikadaki tutku, coşku ve hurafenin açık bir biçimde tekrar doğuşunu kınamaktalar. Modernitenin temel ilkesi, onların bize bildirdiği, karışıklığa sebebiyet veren… Okumaya Devam Et

Posted on Kategori Analitik Felsefe

Wittgenstein’ın Resim/Betimleme Kuramı

Felsefenin başlangıcından 16. yüzyıla kadar ağırlıklı olarak tek bir sorunla ilgilenildi diyebiliriz: Tümeller sorunu ve fiziksel dünyanın ardında yatan yapının -mesela Platon’a göre form, Leibniz’e göre monad gibi- evreni nasıl şekillendirdiği. Bu sorunu kısaca; iki tane veya daha fazla, aynı ortamda ve birbiriyle kıyaslanabilir, ilişki içerisinde bulunan nesnelerin sahip oldukları ortak noktanın neye denk düştüğü… Okumaya Devam Et

Posted on Kategori Analitik Felsefe

Postmodern Bilim Felsefesi’nin Eleştirel Bir Değerlendirmesi

Bilimsel yöntem 16-17. yüzyıllarda yaşadığı içsel devrimlerle bilgiye, gerçekliğe ve faydaya ulaşmak için en güvenilir ve işlevsel eylemlerimizden biri olmaya başlamıştır. Tarihsel bir düzlemde ele alırsak, özellikle fizik alanında Aristo, Newton ve Einstein paradigmalarının arka arkaya gelmesiyle, çizgisel bir doğrultuda ilerleyen bilim anlayışı görece kabul görmeye başladı. Bilim tarihi ve bilim felsefesi alanında, bilimsel ilerlemenin… Okumaya Devam Et

Posted on Kategori Analitik Felsefe

Şekillerle Felsefe-1: İndirgemecilik

Başta metafizik, zihin felsefesi ve bilim felsefesi olmak üzere, felsefenin pek çok alanında önemli yer tutan bir görüştür. En yaygın iki formu, metafiziksel ve epistemik indirgemecilik biçimleridir. Metafiziksel indirgemecilik: Belli bir fenomenin, başka bir fenomene indirgenme durumudur. Diğer bir deyişle, gerçekliğin belli katmanlardan oluşan hiyerarşik bir yapıya sahip olduğu ve üst katmanlardaki fenomenlerin, aslen gerçekliği… Okumaya Devam Et

Rastgele Gönderiler

* Yukarıya Çık