Yeni Ahit Yazarlarının Eski Ahit’ten Yaptıkları Yanlış Alıntılar: Bu Onların İlhamsızlığının, Vahy Almadıklarının Delili mi? – Bassam Zawadi

/
352 Okunma
Okunma süresi: 14 Dakika

Bu makale, Bassam Zawadi’nin “The New Testament Author’s (Mis)Citations of the Old Testament: Another Proof For Their (Un)Inspiration?”  adlı metninin Türkçe’ye çevrilmiş halidir.

Bu makalede Yeni Ahit Yazarlarının, nasıl Eski Ahit’ten hatalı pasaj alıntıları yaptıklarına dair birkaç örnek vereceğim. Bilhassa sizi, Yeni Ahit yazarlarının ilhamsız, vahy almamış olduklarına ikna etmeye çalışacağım, sizlerin topal argümanlarını çözmeye çalışacağım.

İBRANİLER 8:7-9 VS. YEREMYA 31:32

Pavlus, denilen odur ki, Yeremya Kitabı’ndan alıntı yapacak:

İbraniler 8:7-9 der ki:
Eğer o ilk antlaşma kusursuz olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı. Oysa halkını kusurlu bulan Tanrı şöyle diyor:
“ ‘İsrail halkıyla ve Yahuda halkıyla
Yeni bir antlaşma yapacağım günler geliyor’
Diyor Rab.
Atalarını Mısır’dan çıkarmak için
Ellerinden tuttuğum gün
Onlarla yaptığım antlaşmaya benzemeyecek.
Çünkü onlar antlaşmama bağlı kalmadılar,
Ben de onlardan yüz çevirdim’
Diyor Rab
.” 

Dikkat buyurunuz, kalınlaştırdığım son kısım Eski Ahit’te var olan asıl pasajda bulunmamaktadır:

Yeremya 31:32 der ki:

Atalarını Mısır’dan çıkarmak için
Ellerinden tuttuğum gün
Onlarla yaptığım antlaşmaya benzemeyecek.
Onların kocası olmama karşın,
Bozdular o antlaşmamı” diyor RAB.

(Türkçe
Çevirmen Notu: Burada var olan “kocası” ifadesi, İbranice’de  אנֵוֹשׁ  , Hoşea 2:6’da da kullanılmıştır, evli kadınlar bazen bunu kocaları için kullanmıştır, saygı bir anlam ifade eder örneğin 1.Petrus 3:6’da Sarah İbrahim’e “lord” anlamına gelen “efendim”i bu kelime ile söyler. Yunancası ἀνήρ, olup direkt olarak “man” anlamına gelir, fakat bu da anlamı kırılıp “efendim” anlamlarında da kullanılabilmiştir. İbranicesi genel olarak, חָתָן de kullanılabilmiştir. Mısır’dan Çıkış 4:24’te Türkçesi’nde RAB olarak geçen kelimenin İngilizcesi LORD’tur ve bu kelime aslında Master, Efendi, anlamına gelen bu İbranice kelimedir.)

Pavlus, Yeremya 31:32’de var olan “onların kocası olmama karşın” ifadesini, İbraniler 8:7-9 kısmında “ben de onlardan yüz çevirdim” olarak çevirmiştir.

HRİSTİYAN CEVABINA GÖZ ATALIM

Hristiyanlar, Luka’nın bunu Septuagint (Eski Ahit’in Yunanca tercümesidir, Bölüm 38:31-32)’den almış olduğunu öne sürmektedir, ve Septuagint’te kullanılan kalıp şudur “ve Ben onları yok saydım.”. Bunu diyen insanlar, Pavlus’un Eski Ahit’ten pasajları alıntılarken, Septuagint’in yazarlarını kullandığını öne sürerek Pavlus’u suçsuz, fakat Septuagnit’in yazarlarını haksız duruma düşürüp onları kurban olarak öne süreceklerdi. Bu argüman yüzünden Hristiyanlar Pavlus’un suçsuz olduğunu düşünürler.

Bu cevap açıkça saçmadır.

Her şeyden evvel, Pavlus İbranice konuşmasını biliyordu, neden bu yanlış çevirilere başvurdu da İbranice Eski Ahit yazılarına doğrudan gitmedi?İkincisi, Rab Pavlus’a vahy, ilham verdi, o zaman Rab neden Pavlus’a bu hatalardan kaçınması için ona vahy, ilham vermedi? Günün sonunda Hristiyan, İbranice Eski Ahit Pasajlarının, Septuagint’te ve Pavlus’un çevirilerinde yanlış olduğunu kabul etmek zorundadır.

Hadi Hristiyanlara seçim yapmaları konusunda onlara izin verelim. Fakat her ne seçim olursa olsun onlar şu problemle baş başa kalacaklardır, Paul bir yazar olarak hakikaten de vahy, ilham aldı mı?

EFESLİLER 4:8 VS MEZMURLAR 68:18

(Türkçe Çevirmen Notu: Pavlus’un Efesliler’i yazıp yazmadığı ihtilafta olan bir konudur, “Forged: Writing in the Name of God – Why the Bible’s Authors Are Not Who We Think They Are”  sayfa 40’ta bu kısa bir cümle ile sorgulanıp, ardından daha detaylı bir şekilde sayfa 124’te daha detaylı bir şekilde tezlerini ortaya sürmektedir. Bart D. Ehrman’ın fikirleri, kayda alınmayı hak etmektedir.)

Pavlus, denilen odur ki, Mezmurlar Kitabı’ndan alıntı yapacak:

Efesliler 4:8 der ki: 

Bunun için Kutsal Yazı şöyle der:
“Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı,
İnsanlara armağanlar verdi.”

(Türkçe
Çevirmen Notu: Burada var olan “armağanlar verdi”  Septuagnit’te şu fiil olarak yazılmıştır, “λέγω” fiilinin 3. çekimlenmiş halidir. Mezmurlar İbranice yazılmış olduğundan dolayı, bu fiil İbranice’de çifttir, biri לקח, kabul etmek, İngilizce anlamı receive, diğer bir fiil ise  חלק, vermek, İngilizce’de ise, to give fiilinin karşılığıdır fakat bu İbranice’de neredeyse benzer anlamı vermektedir. Kökü isim olan armağanlar ise, 5 farklı şekilde kullanılır birincisi מִנְחָ֔ה (minçaç, giftt), bu aşağı olan birinin, üstü olan birine, kademe olarak üst olan birine hediye vermesidir. Bunun tam tersi ise, üst olanların aşağılara hediye vermesi ise מַשְׂאֵ֖ת (berrakah). Hediye, gift kelimesinin bir başka anlamı ise rüşvettir, הַשֹּׁ֙חַד֙
(şodad).

Kalın çizgiyle üstünü çizdiğim yere dikkat etmenizi istiyorum, bu kısım aslında Eski Ahit’te bulunmamaktadır.

Mezmurlar 68:18 der ki:

Sen yükseğe çıktın, tutsakları peşine taktın,
İnsanlardan, başkaldıranlardan bile armağanlar aldın,
Oraya yerleşmek için, ya RAB Tanrı.

Pavlus, Efesliler’de, “İnsanlardan, başkaldıranlardan bile armağanlar aldın.” kısmını değiştirdiği apaçık bir şekilde görülmektedir.

HRİSTİYAN CEVABINA GÖZ ATALIM

Şimdi Hristiyanlar, Septuagint’e kabahati atamazlar, çünkü burada Septuagnit İbranice Eski Ahit ile aynıdır. Septuagnit’te şu yazar, “(…) sen insanlardan, sana karşı asi olanlardan bile armağanlar aldın.”

Eğer Yeremya’da Pavlus Septuagnit’e baktıysa, şimdi neden hata yaptı? John Gill, Pavlus’un yardımına koşar:

Efesliler 4:8’de yazarın “İnsanlar armağanlar verdiğinin açıklaması şudur:

Kutsal Ruh’un verdiği hediyeler anlamında ve bilhassa, insanların hizmet uğruna çalışması içindir; bunların kabul ettiği (Mdab, mattan מִתִּן , gift, mattath מִתִּת , maseth’ מִשְׂאִת), “insanda, in man”; insan doğasında, cennete yükselenin doğasında; (hleml ewdyh Mbab, doğa burada insan doğası φυσιχός), “göklerde bilinen adamda”, tıpkı Yahudilerin söylediği gibi; ve O, insanlara ve hatta isyankarlara karşı dahi, Rab’bin onların arasında durabilmesi ve onları başkalarına karşı iyi hale getirmek için hediyeler bahşetmiştir; bu sebeptendir ki Yahudilerin Pavlus’un yaptığı çeviriyle ilgili herhangi bir sorunları, tartışacakları bir şeyleri yotkur; Pavlus’un “İnsanlar armağanlar verdi”nin açıklaması, Mesih’ten beri “vermek için” buyruk alınmıştır, ve O’nun sahip olduklarının kabul edilmesinin sonucu olarak verir; ve bundan dolayı Jarchi, şu kelimeleri yorumlar, (Mttl), “onlara vermek” adamn çocuğuna; bir bilge adamın gözlemlediği gibi bu kelimenin iki anlamı mevcuttur, vermek ve almak; ve Targum (Tevrat’ın Aramice kısımları), (atbhy) olarak kalır bu kelimeyi, “erkeklerin çocuğuna hediyeler vermek”; ve bu aynı şekilde (Mezmurların 68:18) Süryani ve Arapça versiyonlarında da bulunur; çok büyük ihtimalledir ki Pavlus çok eski bir Süryani versiyonunu kullanmıştır; Burada kazanmış askerlere hediyeler verilmesi geleneğine bir atıf da olabilir. (John Gill, The New John Gill Exposition of the Entire Bible, Commentary on Ephesians 4:8, Source)

İbranice kelime “received”, Mezmurlar 68:18’de (laqach לָקַח , λαμβάνω, lambano Yunancası), “almak, kabul etmek, getirmek, kabul etmek, satın almak, vb.” Asla kelimenin tezatı olan “vermek” anlamına gelmez. Bu yüzdendir, Pavlus’un sözleri İbranice İncil’e açıkça bir şekilde karşıdır.

Burada sıkıntı şudur, Pavlus neden bir ara Septuagnit’e bazı zamanlar da Süryanice versiyonunu kullanıyor? Pavlus madem İbranice biliyordu neden, bunların asıl kaynağına yönelmedi? Rabbin Pavlus’a nasıl vahy, ilham verdiğini söyleyebiliriz?

Luka 4:17-19 vs. Yeşaya 61:1-2

(Türkçe Çevirmen Notu: Eğer İncil’in Luka kısmının bu kadar karmaşık ve yorumlarının değişik olması ilginizi cezbettiyse şu kitaba bakılabilir, Darrel L. Bockk’un “Luke 1:1-9:50 (Baker Exegetical Commentary on the New Testament”)

Luka, söylenen odur ki Yeşaya Kitabı’ndan alıntı yapacaktır:

 Luka 4:17-19 şunu der:

O’na Peygamber Yeşaya’nın Kitabı verildi. Kitabı açarak şu sözlerin yazılı olduğu yeri buldu:
“Rab’bin Ruhu üzerimdedir.
Çünkü O beni yoksullara Müjde’yi iletmek için meshetti.
Tutsaklara serbest bırakılacaklarını,
Körlere gözlerinin açılacağını duyurmak için,
Ezilenleri özgürlüğe kavuşturmak
Ve Rab’bin lütuf yılını ilan etmek için
Beni gönderdi.”

Kalın çizgiyle üzerini çizdiğim cümlenin, Eski Ahit’te gerçekten böyle bulunmadığına dikkat etmenizi isteyeceğim.

Yeşaya 61:1-2 şunu der: 

Egemen RAB’bin Ruhu üzerimdedir. Çünkü O beni yoksullara müjde iletmek için meshetti. Yüreği ezik olanların yaralarını sarmak için, tutsaklara serbest bırakılacaklarını, Zindanlarda bulunanlara kurtulacaklarını, RAB’bin lütuf yılını, Tanrımızın öç alacağı günü ilan etmek, yas tutanların hepsini avutmak, Siyon’da yas tutanlara yardım sağlamak–Kül yerine çelenk, Yas yerine sevinç yağı, çaresizlik ruhu yerine Onlara övgü giysisini vermek– için RAB beni gönderdi. Öyle ki, RAB’bin görkemini yansıtmak için, onlara “RAB’bin diktiği doğruluk ağaçları” densin.

İkincisi olaraksa şunu söylemeliyim, neden Luka bütün pasajı almadı da bir kısmını “Yas tutanların hepsini avutmak” kısmını kırptı? Burada iki problemimiz vardır.

İlki, Luka neden “Körlere gözlerinin açılacağını” ekledi?  

İkincisi ise, neden Luka “Yas tutanların hepsini avutmak” kısmını kırptı?

Hristiyan Cevabına Göz Atalım

Hristiyanalr burada Luka’nın, Septuagint’ten alıntı yaptığını iddia ederler, bu aslında şu kalıbı gösterir “ve körler için görme yetisini geri kazandırdı”. Septuagint‘te bu “and recovery of sight to the blind” yani kör olana görme yetisini geri kazandırmak anlamında kullanılmıştır. Fakat bu yine de sorunludur, çünkü Septuagin’te “yaslı kişiyi teselli etme” cümlesi bulunmaktadır. Eğer Luka, bunu Spetuagint’ten aldıysa neden bu ifadeyi kırptı?

Elçilerin İşleri 7:14

der ki: “Yusuf haber yollayıp babası Yakup’u ve bütün akrabalarını, toplam yetmiş beş kişiyi çağırttı.”. Oysa bu hatalıdır, Eski Ahit’e göre bu sayı gerçekte etmiştir:

Yaratılış 46:27

“Yusuf’un Mısır’da doğan iki oğluyla birlikte Mısır’a göçen Yakup ailesi toplam yetmiş kişiydi.

Mısır’dan Çıkış 1:5 

“Yakup’un soyundan gelenler toplam yetmiş kişiydi. Yusuf zaten Mısır’daydı.”

Yasa’nın Tekrarı 10:22

“Mısır’a giden atalarınız yetmiş kişiydi. Şimdiyse Tanrınız RAB sizi göklerdeki yıldızlar kadar çoğalttı.”

Kutsal Ruh’la dolu biri olan İstefanos’un vahy aldığı, ilham aldığı (Elçilerin İşleri 6:5), nasıl böyle bir yanlış yapabilir?

Hristiyan Cevabına Göz Atalım

John Gills der ki:
Bu söylem bize Musa’nın hesabına uyulmadığı gibi gözüküyor, o diyor ki “Yakub’un evine, Mısır’a gelenler, 60 ve 10 (70)”, (Yaratılış 46:27). Ama burada bir tezatlık yoktur; Musa ve İstefanos farklı şeylerden bahsediyorlar; Musa Yakub’un evlatlarının sayısından bahseder, onun neslinden, Mısıra gelen oğullarından ve karılarından bahseder;
İstefanos,Yakub’un ve onun akrabalarından konuşur, onun oğullarının eşleri bu sayı hesaplanırken muhakkak hesaba katılmalıdır; Musa’nın hesabına göre, Yakup’la birlikte Mısır’a gelen kişiler, akrabalarından yayılan kişiler, ve onun oğullarının eşleri de dahil, altmış altıdır; buna Yakub’un kendisini eklersek, ve Yakub’un bundan önceki Mısır’da olduğu, ve burada doğduğu 2 oğlunu, ve daha uzaktaki akrabalarını ve daha doğmamış ana karnında olanlarla birlikte total rakam yetmiş kişidir, (Yaratılış 46:26-27), ve geriye kalan altı kişiyi de almamız lazım, Yakup, Yusuf tarafından söylenen, yetmiş beş ruh ve Yusuf ve onun iki oğlu, Hezron ve Hamul, daha doğmamıştı. Musa’nın sayısı altmış dört idi, eğer Yakub’un oğullarının 11 karısını eklerseniz tam anlamıyla yetmiş beş kişi olur. (John Gill, The New John Gill Exposition of the Entire Bible, Commentary on Acts 7:14, Source)

Ben bu argümantasyonu umutsuz buluyorum. John Gill umutsuzca, lafı döndürerek, Luka’yı haklı çıkarmayı deniyor, bunu yaratıcı bir şekilde deniyor.

Daha önce Luka’nın Septuagint’ı kullandığını ve Septuagint’ı kullanarak 70 yerine 75 sayısını kullandığını gözler önüne sermiştim:

Yaratılış 46:26-27 der ki:

Oğullarının karıları dışında Yakup’un soyundan gelen ve onunla birlikte Mısır’a gidenler toplam altmış altı kişiydi. Bunların hepsi Yakup’tan olmuştu. Yusuf’un Mısır’da doğan iki oğluyla birlikte Mısır’a göçen Yakup ailesi toplam yetmiş kişiydi.

Mısırdan Çıkış 1:1-5 der ki:

Yakup’la birlikte aileleriyle Mısır’a giden İsrailoğulları’nın adları şunlardır: Ruben, Şimon, Levi, Yahuda, İssakar, Zevulun, Benyamin, Dan, Naftali, Gad, Aşer. Yakup’un soyundan gelenler toplam yetmiş kişiydi. Yusuf zaten Mısır’daydı.

Bu nedenledir ki, Luka’nın Septuagint’i kullandığı apaçık bir şekilde bellidir ve onun hatalarını hiç düzeltmeden aynen yazmıştır. Septuagnit’in Yasa’nın Tekrarı 10:22’de 75 yerine 70 demesi bunu kanıtlamaz:

Yetmiş canla senin babalarınız Mısır’a doğru gitti: ama Rab, senin cennetin çok sayıdaki yıldızları gibi yarattı (kaynak)

 İnanılmaz! Septuagint bile yanlış, vahy almış İstefanos nasıl bunu bilemez?

Luka 24:46 vs Tüm Eski Ahit

Luka, denilen odur ki, Eski Ahit’ten alıntı yapacaktır:

Luka 24:46

Onlara dedi ki, “Şöyle yazılmıştır: Mesih acı çekecek ve üçüncü gün ölümden dirilecek.”

Bırakın ayetlerin değiştirilmesini vesaire, böyle bir ayet Eski Ahit’te yoktur bile. Luka bunu ya aldatmak için uydurdu ya da vahy aldığını düşündüğü bir yerden alıntıladı, bu bilgi elimizde yoktur. Bu bize, Rabbin sözlerinin tam manasıyla korunmadığı korkusunu ortaya çıkartır, bu çok mühim, çok ciddi bir sorundur.

Hristiyan Cevabına Göz Atalım

Hristiyanlar, Luka’nın sözlerine kelime kelime riayet etmeme eğilimindelerdir. Luka’nın dediği bu şey, Eski Ahit’te bu direkt olarak denilmez fakat öz olarak bu anlatılmak istenir.

Bu argumana cevap olarak 1 Korintililer 15:3-4, Pavlus’un dediğini söyleyecek olursak:

Aldığım bilgiyi size öncelikle ilettim: Kutsal Yazılar uyarınca Mesih günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi.

İşte şimdi Hristiyan argümanı, yani İsa bizim günahlarımız için öldü, ve ölümden dirilmesi Eski Ahit’te bulunmaktadır. Pavlus’un dediklerine inanmak için, sebepler yeteri kadar açıklanmamıştır. Buna karşı, Luka böyle değildir, Luka bu yazdıklarını bizzat Scripture’dan aldığını söylemektedir.

 Luka 24:46

Onlara dedi ki, “Şöyle yazılmıştır…”

Yeni Ahit yazarı ne zaman “Yazılan budur” derse, işte o zaman Eski Ahit’ten bir ifade alıntılar.

Bunlar için:
Matthew 2:5-6, Matthew 4:4, Matthew 4:6, Matthew 4:7, Matthew 4:10, Matthew 11:10, Matthew 21:13, Matthew 26:31, Mark 1:2, Mark 7:6-7, Mark 11:17, Mark 14:27, Luke 2:23, Luke 3:4-6, Luke 4:4, Luke 4:8, Luke 4:10-11, Luke 7:27, Luke 19:46, Luke 20:17, Luke 22:37, John 2:17, John 6:31, John 6:45, John 12:14-15, Acts 13:33, Acts 15:17, Acts 23:5, Romans 1:17, Romans 2:24, Romans 3:4, Romans 3:12, Romans 4:17, Romans 8:36, Romans 9:13, Romans 9:33, Romans 10:15, Romans 11:8, Romans 11:27, Romans 12:19, Romans 14:11, Romans 15:3, Romans 15:9, Romans 15:21, 1 Corinthians 11:19, 1 Corinthians 1:31, 1 Corinthians 2:9, 1 Corinthians 3:19, 1 Corinthians 9:9, 1 Corinthians 10:7, 1 Corinthians 14:21, 1 Corinthians 15:45, 1 Corinthians 15:54, 2 Corinthians 4:13, 2 Corinthians 48:15, 2 Corinthians 9:9, Galatians 3:10, Galatians 3:13, Galatians 4:27, Hebrews 10:7 & 1 Peter 1:16.

Luka nasıl olur da bunun bir istinası olabilir?

Tarafsız bir kişinin, temiz bir şekilde Luka’nın bu durumuna baktığında ya onun sahtekar olduğunu ya da onun bir vahy almış başka birinden olduğunu düşünür. Her iki durum da Hristiyanlık için tehlikelidir. Şimdi, İsa bunu dolaylı yoldan 1.Korintililer 15:3-4 arasında yaptığı gibi, burada da dolaylı yoldan deseydi, “yazılmıştır, it is written” demeseydi, güvenilirliğinden şüphe etmek gerekmezdi, ama şu an şüphe etmek lazımdır. Yalnızca gelecekte, çıkacak el yazıtları bunu bilmemize olanak sağlayabilir. Bir Hristiyan, inatla ve ısrarla hala İsa’nın ölüp ve dirileceğini Eski Ahit’te bulunduğunu ve Luka’nın bunu demek istediğini ısrarla vurgularlar. Bu Eski Ahit’in taraflı bir şekilde yorumlanmasının çıkardığı bir sonuçtur.

 Dr. William Lane Craig’de şöyle söylüyor, dikkatle okuyunuz:

Erken Hristiyanlar, İsa’nın dirilişine, Çarmıha gerilişini, eski geleneğin Pavlus’un 1.Korintililer 15:3-5 tarafından alıntılanması, “Scriptures’a göre uygun” olduğuna inanıyorlardı, buna inandırılmışlardı. Luka’nın hikayesinde Emmaus’un yolunda, İsa’nın yükseldiği zaman iki yolcuyu cezalandırır, “Mesih’in bu acıları çekmesi ve yüceliğine kavuşması gerekli değil miydi?” dedi. Sonra Musa’nın ve bütün peygamberlerin yazılarından başlayarak, Kutsal Yazılar’ın hepsinde kendisiyle ilgili olanları onlara açıkladı.” Aynı şekilde, Yahya’nın Petrus ve onun sevgili havarisinin boş mezarı incelemesi, Yuhanna’nın İsa’nın yeniden hayata döneceğine inanmaması, onların henüz Kutsal Yazı ile tanışmamış olmalarından kaynaklanıyor. (1)

Sıkıntılı olan şudur; “Kutsal Yazılar ne düşünüyor bunun hakkında?” şununla karşılaşırız seyrek sonuçlar gösterir. Hoşea 6:2 “İki gün sonra bizi diriltecek, Üçüncü gün ayağa kaldıracak, Huzurunda yaşayalım diye.”. Ancak Hoeşa 6:2 tam olarak neredeyse hiçbir Yeni Ahit Yazarı tarafından açıkça alıntılanmamıştır. Biz İsa’nın üç gün olayını Eski Ahit pasajlarına bakarak öğreniyoruz, “Yunus, nasıl üç gün üç gece o koca balığın karnında kaldıysa, İnsanoğlu da üç gün üç gece yerin bağrında kalacaktır.” (Matta 12.40).
(Türkçe Çevirmen Notu: Hoşea 6:2’de ‘İki gün sonra’, İsa’nın hem insani hem ilahi tarafını temsil etmektedir. Aynı zamanda bu iki tane Ahit’in bulunması nedeniyle, Eski ve Yeni Ahit, bu sayı kutsal olarak addedilirdi Kilise tarafından 9.yüzyıla kadar.)

İsa’nın Havarileri, İsa’nın dirilişlerine inanmaya başladıktan sonra bunu desteklemek için Kutsal Yazıtlara gidildiler, Mezmurlar 16:10’a baktılar, ve bu şekilde yorumladılar. Fakat İsa’nın dirileceğine olan inancının bundan kaynaklandığını düşünmek koca bir budalalıktır, bu her şeyi yalnızca daha kompleks hale getiriyor, her şeyi geriye götürüyor.

Romalılar 9:25 vs. Hoşea 2:23

Romalılar 9:25’te, Hoşea 2:23’te yanlış alıntı yapmaktadır. Her iki ayetin de bağlamını, contextini okuyup anlamlandırmak daha net cevap verecektir. Eski Ahit, Yeni Ahit üzerinden yorumlanmalı gerektiğini söyleyerek cevap verebilirsiniz, aksi takdirde Eski Ahit’in çarpıtılması gibi şeyler doğurabilir.

Romanlılar 10:5-9 vs. Yasa’nın Tekrarı 30:10-14 

Pavlus sözde Yasa’nın Tekrarı’ndan şunu alıntılıyor.

Romanlılar 10:5-9: “Musa, Kutsal Yasa’ya dayanan doğrulukla ilgili şöyle yazıyor: “Yasa’nın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.”  İmana dayanan doğruluk ise şöyle diyor: “Yüreğinde, ‘Göğe –yani Mesih’i indirmeye– kim çıkacak?’ ya da, ‘Dipsiz derinliklere –yani Mesih’i ölüler arasından çıkarmaya– kim inecek?’ deme.” Ne deniyor?”

Asıl pasaj aşağıdadır, Yasa’nın Tekrarı 30:12-14

Yeter ki, Tanrınız RAB’bin sözünü dinleyin, bu Yasa Kitabı’nda yazılı buyruklarına, kurallarına uyun ve bütün yüreğinizle, bütün canınızla O’na dönün. “Bugün size ilettiğim bu buyruk ne tutamayacağınız kadar zor, ne de ulaşamayacağınız kadar uzaktır. O göklerde değil ki, ‘Kim bizim için göğe çıkacak? Kim yerine getirmemiz için onu alıp yayacak?’ diyesiniz. Denizin ötesinde değil ki, ‘Kim bizim için denizin ötesine gidecek? Kim yerine getirmemiz için onu alıp yayacak?’ diyesiniz. Tanrı sözü size çok yakındır; uymanız için ağzınızda ve yüreğinizdedir.

John Gill bile, Pavlus’un Eski Ahit’ten doğru şekilde alıntı yapmadığını kabul etmek zorunda kaldı.
(Türkçe Çevirmen Notu: John Gill, burada bunların Elçi tarafından kırpıldığını kabul eder, fakat bunu yarım ağızla yaptığı içni devamında, bu yapılış sebebinini Elçi’nin bunları açıklamak için yaptığını söyleyerek aslında hala Pavlus’u savunma peşindedir. Fakat burada ilk defa da olsa, Pavlus’un bir şeyleri değiştirdiğini kabul etmiştir.)

Bu sözler düzgün bir alıntı değildir(Yasa’nın Tekrarı 30:12-13), ama elçi, orada bulunan kalıpları kendi açıklamalarıyla kararak birlikte kullanır, “Kim bizim için göğe çıkacak?”, Elçi “biz için” kalıbını kenara bırakıyor, “kim en derine inebilecek?”, Musa’nın yazı olarak dediği gibi “denizi kim bizim için geçecek?” burada deniz derin olan şeydir, bu yalnızca gemilerle aşağıya, derinlere doğru inilebilir (Mezmurlar 107:23); ve daha da fazlası  Kudüs Targum’un bunu böyle açıkladığını izlediğinde yasa cennette değil, bunun söylenmesi lazım, Musa gibi bir peygambere sahiptik, içimizden kim cennete zıplayıp onu bize geri getirebilir! ya da kim büyük denizin arkasını görebilen, oralara inip bize onu getirebilecek kim var?

Pavlus, ifadelerinde haklı gözükebilir, onun algısı Musa’dan ya da diğer yazarlardan daha farklı ve değişiktir.

ROMALILAR 3:10 VS. MEZMURLAR 14:1-3

Mezmurlar 14’ten Alıntı yapıyor sözüm ona Pavlus

Romalılar 3:10’da yazılmış olduğu gibi:
“Doğru kimse yok, tek kişi bile yok.”

Mezmurlarda ise bu:

Akılsız içinden, “Tanrı yok!” der.
İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü,
İyilik eden yok.
RAB göklerden bakar oldu insanlara,
Akıllı, Tanrı’yı arayan biri var mı diye.
Hepsi saptı,
Tümü yozlaştı,
İyilik eden yok,
Bir kişi bile!

olarak geçer. Mezmurlar, “erdemli insan yok” der, Pavlus, doğrunun ne olduğunu bilen, doğru = iyi olan denklemini bilmeyen insanlar yok diyor.

HRİSTİYAN CEVABA GÖZ ATALIM

Pavlus burada aynı şeyi kastediyor olabilir Mezmurlarla, Septuagint’ta Pavlusla aynı fikirde değildir. Pavlus nasıl doğru insan olmadığını söyleyebilir, İncil’in birkaç verse sonrası doğru insanların var olduğunu açıkça söylerken?

Çözüm

Yanlış alıntı yapan, bilerek ya da bilmeyerek, nasıl güvenimi koruyabilirim ki onlara karşı? Açıkça bellidir ki İncil, yanlış, Errant, bir belgedir. İncil’in hatasız olduğuna inanmıyorum, buna hatasız demek Tanrı’yı aşağılamaya bedel olduğu fikrindeyim.

(1) #50 Old Testament Prophecies of Jesus’ Resurrection

Çevirmen: Eren Gündemir

Site Editörü: Taner Beyter

Öncül Analitik Felsefe Dergisi, 19 Ocak 2018 tarihinde kuruldu. Sunum, söyleşi, makale, çeviri, canlı yayın gibi içerikler üreterek Analitik Felsefe’ye dair Türkçe veritabanını genişletmeye devam ediyor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Schellenberg’in İlahi Gizlilik Problemi’ne Plantinga’nın Dışsalcı Epistemolojisi Bir Yanıt Verebilir mi? - Musa Yanık

Sonraki Gönderi

Felsefeye Yeni İlgi Duyanlar İçin 10 Türkçe Felsefe Kitabı – Taner Beyter

En Güncel Haberler Analitik Felsefe