Ciddi Ateist Felsefe: O Zamanlar Ve Şimdi – William Lane Craig

Bu yazı, günümüzün önde gelen (Hristiyan) teist felsefecilerinden olan W. L. Craig’e, “Reasonable Faith” isimli internet sitesi üzerinden yöneltilen birtakım soruları içerir. Yazının içeriği, Ateist Din Felsefesi literatürünü ve bu alanda yapılan kaynak çalışmaları özetlemesi bakımından önemlidir.

/
2 Okunma
Okunma süresi: 17 Dakika

Soru:

Sayın Dr. Craig

Ben, Hristiyan olmayan ama sizin işinize ve bilginize saygı duyan birisiyim. Bugün size belki kısa bir genel bakış olarak Din Felsefesinin Ateist tarafına ilişkin kendi bakış açınızı sormak için yazıyorum.

Din felsefesi içerisindeki tarihsel ve güncel entelektüel iklim hakkında beğendiğim bazı makale ve yazılarınızda genel bir bakış sunduğunuz yerler mevcut. Örneğin Christian Today için yazdığınız “God Is Not Dead” başlıklı kapak yazınızda, çağdaş filozoflar arasında Tanrı’nın varlığına ilişkin argümanların rönesansını anlatıyor ve bu konularda entelektüel tartışmalara girmenin öneminden bahsediyorsunuz. “The Revolution in Anglo-American Philosophy” isimli makalenizde çağdaş felsefe içerisindeki Hristiyan Rönesansı ve daha geniş kültürel iklim hakkında bazı çıkarımlarda bulunuyorsunuz. “Introduction: The Resurrection of Theism” isimli makalenizde özellikle Plantinga, Swinburne ve Leslie gibi önemli teist filozofların çalışmalarıyla ilgileniyorsunuz. Son olarak The Cambridge Companion to Atheism isimli kitaba yaptığınız katkıda Ateizmin Teistik eleştirilerini ele alıyor ve bu alandaki bazı entelektüel çalışmaları inceliyorsunuz.

Bu makalelerin birkaçında ayrıca Quentin Smith’in “The Metaphilosophy of Naturalism” isimli makalesine de atıfta bulunuyor, burada analitik felsefe içerisinde Teizmin artan popülaritesinin altını çiziyor ve Teizmi, bilişsel olarak anlamsız görülmesinden ziyade, Ateizm ile epistemik olarak eşit koşullarda ele alıyorsunuz. Bu makaleler ciddi Ateistler ve Teistler arasındaki entelektüel tartışmalara üst düzey bir bakış açısı sundukları ve literatürde sağlanan gelişmeler ve tartışmalara bazı önemli bağlamlar sağlayabileceği için önemli.

Bildiğiniz üzere Ateizmin önde gelen savunucularından Quentin Smith geçtiğimiz yıl hayatını kaybetti. Smith, birçok Ateist ve Teist tarafından büyük bir saygıya layık görüldü. Smith’in ölümünün ardından Teistik Din Felsefesi için yaptığınız gibi benzer şekilde Ateist Din Felsefesi’yle ilgili genel bir bakış sunabilirseniz çok memnun olurum. Nitekim son birkaç on yıl içerisinde J. L. Mackie, Adolf Grunbaum, Paul Draper, Quentin Smith, J. H. Sobel, Evan Fales, Erik Wielenberg ve Graham Oppy gibi Ateizmin önde gelen savunucularından bazılarıyla etkileşime giren birkaç Teistten birisiniz. Deneyiminiz ve din felsefesindeki sofistike Ateizm ile olan bağınız göz önüne alındığında bir bütün olarak septik araştırma programları hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmeyi çok isterim.

Örneğin, pek çok insan Richard Swinburne’ün “The Existence of God” isimli eseriyle çağdaş Doğal Teolojinin temellerini attığını düşünüyorsa benzer şekilde çağdaş Ateist din felsefesi içerisinde Ateizm’in şimdiye kadar yayınlanmış en iyi savunmalarından biri olarak kabul edilen J. L. Mackie’nin “Miracle of Theism” isimli eserini aynı düzlemde kabul edebiliriz. Swinburne ve Plantinga’nın ortaya çıktığı ve Profesör Mackie’nin çalışmalarıyla Ateizmin önde gelen savunucusu olduğu dönem hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mackie, gündemi belirlerken Michael Martin, Richard Gale, Nicholas Everitt, Robin Le Poidevin, Keith Parsons, Theodore Drange, vb. gibi bazı çağdaşları ve onların Teizm karşıtı eserleri hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum. Özellikle Martin, “On the Nature and Existence of God” ve “Atheism: A Philosophical Justification” isimli eserlerinde, Teizm’in kapsamlı eleştirilerini ortaya koyarken Mackie’nin çizgisinden devam ediyormuş gibi görünür. Elbette Mackie’yi zamanında Ateizmin önde gelen savunucusu olarak takip eden ve Ateizmi savunmak için bilimsel olarak benzersiz bir yaklaşım benimseyen Quentin Smith hakkındaki görüşlerinizi de merak ediyorum. Ayrıca William Rowe ve Paul Draper’in Kötülük Problemi üzerine çığır açan bazı çalışmaları hakkında ve İlahi Gizlilik üzerinden yalnızca yeni argümanlar geliştirmekle kalmayıp bir triology (Prolegomena to a Religion, The Wisdom to Doubt: A Justification of Religion Skeptisicism, The Will to Imagine: A Justification of Skeptical Religion) ortaya koyan J.L. Schellenberg’ün öne sürdüğü dine karşı septik ateist tavır hakkında düşüncelerinizi merak ediyorum.

Ateizmin çağdaş argümanlarının karmaşıklığı, Teizm için birçok argümanın gelişimine paraleldir (Alex Pruss, Josh Rasmussen ve Rob Koons tarafından ortaya konulan Kozmolojik Argümanlar, Robin Collins tarafından öne sürülen Teleolojik Argümanlar, vb.). Buna bir örnek, Michael Tooley’in kötülükten gelen tümevarımsal argümanı ve Karnapcı argümanlar üzerine olan son çalışmasıdır. Bu gelişmelerle ilgili bazı düşüncelerinizi merak ediyorum. Hristiyan Felsefesi ve Teizm’in yeniden canlanmasına dikkat çekerken aynı zamanda sofistike Ateistlerin Teizm’in rönesansına yanıt olarak sunduğu bazı ağır ve zorlu karşı itirazları ele alıyorsunuz. Özellikle J. H. Sobel’in “Logic and Theism” ve Graham Oppy’nin “Arguing About Gods” isimli eserlerinin, Doğal Teoloji’ye “sert bir sol ve ezici bir sağ yumruk” vurduğunu ifade ediyorsunuz. Bu kişiler ve eserleri hakkında daha geniş bir şekilde tartışmayı çok isterim. Kitaplarının teknik yönleri hakkında bilimsel incelemeler yaptığınızı biliyorum ancak bu eserlerin analitik din felsefesi içindeki genel bağlam üzerindeki etkisi hakkında daha fazla bilgi edinmek isterim. Örneğin Sobel’in “Logic and Thesim” isimli eseri hakkında defalarca konuştunuz. Sobel’in çalışması, analitik din felsefesi için yeni bir gündem ve standart belirlemede ve disiplini gerçekten şekillendirmede Mackie’nin çizgisini takip ediyormuş gibi görünür. “Logic and Thesim”, Graham Oppy gibi birçok Ateist ve Rob Koons ve Ed Feser gibi teist tarafından, Ateizmin belki de şimdiye kadar sunulan en zorlayıcı savunması olarak kabul edilir. Bu değerlendirmelere katılıp katılmadığınızı merak ediyorum. Ayrıca J. H. Sobel hakkında biraz daha bilgi paylaşabilir misiniz? Sobel ve Ateizmin önde gelen savunucuları olan Rowe, Smith ve Mackie gibi isimlerin benzerlikleri ve farklılıkları nelerdir?

Ayrıca J. H. Sobel’in ölümünden sonra Graham Oppy’nin günümüzde Ateizmin en çetin savunucusu olduğundan bahsetmiştiniz. Pek çok teist, bugünlerde Doğal Teolojiye karşı çıkan en önemli eser olarak, Oppy’nin “Arguing About Gods” isimli kitabını örnek gösterir. Tıpkı Sobel’in “Logic and Theism” isimli kitabında olduğu gibi, Oppy’nin çalışmaları ve bunun din felsefesi içerisinde Ateizme nasıl yön verdiği hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum. “Oppy’nin eleştirilerini ele almadıkça, hiç kimsenin başarılı bir teistik argüman iddiasında bulunamayacağını” ifade etmiştiniz, acaba bu konu hakkında daha fazla konuşabilir ve Oppy’nin çalışmalarını Sobel’inkiyle karşılaştırabilir misiniz? Hangisinin Teizm için daha zorlayıcı bir meydan okuma olduğunu düşünüyorsunuz?

Gregory Dawes’in “Theism and Explanation”, Evan Fales’un “Divine Intervention”, Bede Rundle’ın “Why is there Something rather than Nothing” ve Erik Wielenberg’in seküler bir nesnel ahlak geliştirme çabaları gibi, diğer bazı muhteşem Ateist Din Filozofları ve onların projeleri hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum. Bu çalışmalardan bazıları Teizm ve Ateizm için ne gibi zorluklar ve beklentiler sunuyor? Bahsetmediğim eserler hakkında bakış açılarınızı sunmaktan çekinmeyin. Etki ve yöntem konularındaki bakış açılarınızı da duymak isterim. Örneğin David Hume’un eserinin, analitik ateist felsefe çalışmalarına derinden nüfuz ettiği söylenir. Hem Sobel hem de Mackie, Neo-Humecular ve Draper ve Tooley gibi isimler, Hume’u, Kötülükten gelen argümanlar için bir ilham kaynağı olarak alıntılıyor. Sizce bu moda devam edecek mi? Ayrıca hangi yöntemin Teizm için daha zorlayıcı olduğunu düşünüyorsunuz? En iyi Teizm ve Natüralizm modelini ele alıp bunları teorik erdemlere dayalı olarak karşılaştıran Graham Oppy’nin bu karşılaştırması mı yoksa Sobel ve Draper tarafından benimsenen daha Bayesci bir yaklaşım mı?

Son olarak J.H. Sobel’in ölümünden sonra Katolik Filozof Ed Feser şunları söylemişti: “Ateist filozoflar eskisi gibi felsefe yapmıyorlar. Mackie, Flew ve Sobel’in ölümünden sonra ciddi felsefi tartışmalar konusunda ateistler gerçekten zayıf kalıyor.” Görünüşe bakılırsa Felsefi Ateizm, öncesinde Smith’in ve şimdilerde Kai Nielsen’in ölümüyle birlikte en iyi savunucularından çoğunu kaybetti. Sizce gelecekte Teizm’de gördüğümüz gibi benzer şekilde Ateist Felsefede de bir rönesans görebilecek miyiz? Ateist Din Felsefesi için gördüğünüz bazı uzun vadeli beklentiler nelerdir? Bu konunun tartışabileceği birçok farklı yol bulunur. Daha önce de belirttiğim gibi, onlarca yıldır Ateizmin en iyi isimleriyle tartışan ve önde gelen bir din felsefecisi olarak bu statünüz göz önüne alındığında öne sürdüğüm bazı çalışmalar hakkında benzersiz bir bakış açısı sunabileceğinize inanıyorum. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Josh (Kanada)


Yanıt:

Josh, sorularınızı yanıtlamaya çalışmayacağım! Çünkü yapabilsem bile -ki bundan şüpheliyim- bunun için küçük bir kitap yazmam gerekir ve şu günlerde neredeyse tüm çalışma zamanımı alan başka bir proje üzerine yoğunlaşmış durumdayım.

Bunun yerine Reasonable Faith’deki okuyucularımıza teşvik adına sorularınızı burada yayınlıyorum. Ateizmle ilgili mevcut felsefi manzarayı bizim için ustaca araştırarak okurlarımıza bugün başrolün kim olduğu hakkında iyi bir çerçeve sağlamışsınız.

Ayrıca teistlerin, özellikle de Hristiyan teistlerin bugünlerde Hristiyan filozofların seküler meslektaşları tarafından ciddiye alınmasından cesaret alarak buradan ayrılacaklarını umuyorum. Sokaktaki ortalama bir kişi, sosyal medyaya baktığında Hristiyanların, seküler düşünürler tarafından ciddiye alınmayan entelektüeller ve kaybedenler olduğu izlenimini edinebilir. Mektubunuz bu klişeyi yerle bir ediyor ve Hristiyanların, seküler meslektaşlarıyla akademik sahada rekabet etmeye hazır ve yetenekli olduklarını gösteriyor.

Hristiyan filozofların daha geniş felsefi toplulukla olan ilişkisinin yalnızca bir yönünü, yani doğal teolojinin argümanlarını araştırdığınızı ifade etmek isterim. Şaşırtıcı görünse de çoğu Hristiyan filozof bu projeye dahil bile değildir. Bazıları epistemoloji, etik, metafizik ve şimdiler de teoloji gibi diğer alanlarda önemli ve yaratıcı çalışmalara imza atıyor yapıyor. Ben ise şu günlerde inancın doğası ve gerekçesi, ilahi sıfatlar vb. gibi konular üzerinden sistematik bir felsefi teoloji üzerinde çalışıyorum. Gerçekten de felsefe içerisinde Hristiyan olmak için harika bir zaman!

William Lane Craig


Kaynak: (Erişim: 05. 11. 2022)

Çevirmen: Musa Yanık

Çeviri Editörü: Beyza Nur Doğan

Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı Doktora öğrencisi. İlgi alanları: Din Felsefesi başta olmak üzere Epistemoloji, Analitik Felsefe ve Dinler Tarihi'dir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Çoğunluğu mu Kurtarmalı Azınlığı mı: Sayıların Ahlaki Bağlamı – Theron Pummer

En Güncel Haberler Analitik Felsefe:Tümü