Daha İyi Bir Dünyanın Olmayışı Problemi: Mümkün Dünyaların En İyisi – Kirk Lougheed

198 Okunma
Okunma süresi: 6 Dakika

St. Anselm’in sözleriyle, Tanrı, kendisinden daha büyüğü tasavvur edilemeyen (en mükemmel olan) varlıktır. Filozoflar uzun zaman boyunca Tanrı’nın, mümkün olan en iyi varlık olma durumunu göz önüne aldıklarında, onun ne tür bir dünya yaratmakla yükümlü olduğunu merak ettiler. En iyi varlıktan kasıtları, genellikle Tanrı’nın her şeyi bilmesi, her şeye gücünün yetmesi ve tamamıyla iyi bir varlık olmasıdır. Bazıları, Tanrı’nın en iyi varlık olduğu düşünülürse, herhangi bir dünya yaratması durumunda bu dünyanın mümkün olan en iyi dünya olması gerektiğinin açık olduğunu savunur. Aşağıdaki etkin argümanı inceleyelim:

En iyi varlık olarak Tanrı’nın, var olan en iyi seçeneği tercih etmesi gerekir. (eğer böyle bir seçenek var ise) Öyleyse yaratılacak en iyi dünyanın var olması gerekir çünkü böyle bir dünya olmasaydı, Tanrı’nın herhangi bir dünya yaratmak için iyi bir nedeni olmazdı. 

Yani ilk olarak, “Eğer Tanrı varsa, var olabilecek en iyi dünyayı yaratmıştır.” Fikrine inanmak için sebebimiz vardır. Her ne kadar Tanrı’nın yaratma yükümlülüğünün olmadığına dair itirazlar olsa da, birçok filozof varoluşun kendisinin iyi olduğunu varsayar. Eğer bu varsayım doğruysa, Tanrı’nın bir dünya yaratması, yaratmamasından iyidir. (1)

Tanrı’nın varlığına inananlar da dahil çoğu filozof, dünyamızın en iyi dünya olduğu kanısını son derece mantıksız bulmuştur. Dünyamız çok fazla acı ve kötülük barındırdığından, en iyi dünya olamayacağı açıktır. Kendi dünyamızdan daha iyi bir dünya hayal etmek ise kolaydır. Fakat o zaman, eğer dünyamız en iyi dünya değilse, Tanrı’nın var olması mümkün müdür? Yani, yukarıda değindiğimiz etkin argüman başarılıysa, Tanrı’nın sadece yaratması değil, aynı zamanda en iyi dünyayı yaratması gerekmektedir. Eğer Tanrı en iyi dünyayı yaratmamışsa, en iyi varlık en iyisini yapmayı başaramamış demektir. Öyleyse, “Tanrı vardır” ve “dünyamız var olabilecek en iyi dünya değildir” iddiaları çelişir. Teistlerin, ateistlerin ve agnostiklerin hepsi bu probleme çeşitli yanıtlar sunmuştur. 

1. Bahsi Geçen Problem

Önde gelen yanıtlardan biri, Tanrı’nın en iyi dünyadan daha az iyi bir dünya yaratmış olabileceğini öne sürer, çünkü Tanrı’nın yaratabileceği herhangi bir dünya için, Tanrı’nın yaratabileceği daha iyi bir dünya vardır. (2) Modern din felsefesinde bu durum “daha iyi bir dünyanın olmayışı problemi” olarak bilinir. Örneğin, dünyamızdan insan şiddetinin ya da bir doğal afetin çıkarıldığını hayal edin. Ya da dünyamızın bir tane daha mutlu insan içerdiğini hayal edin. Bu dünyanın geliştirilebileceği birçok farklı yöntem hayal etmek kolaydır. Bu düşünme şekli, Tanrı’nın yaratmayı seçebileceği giderek iyileşen dünyaların sonsuz listesine ulaşmamıza neden olabilir. Bu senaryoda, Tanrı en iyi varlık olduğundan, tercih etmek için en iyi seçenek yoktur. Bu nedenle, Tanrı’nın seçebileceği bir “en iyi dünya” olmadığından, dünyanın asgari iyilik gereksinimini karşıladığı sürece, Tanrı’nın en iyi dünyadan daha az iyi bir dünya yaratmakta haklı olduğu savunulabilir. Öyleyse Tanrı yaratmak için yeterince iyi olan dünyalardan herhangi birini seçebilir. Elbette Tanrı’nın yaratabileceği bizimkinden iyi dünyalar vardır, fakat her şey düşünüldüğünde, dünyamız genele kıyasla hala iyi bir dünyadır. Bu yanıt, eğer başarılı bulunursa, Tanrı’nın varlığının, en iyi dünyadan daha az iyi bir dünya yaratan Tanrı ile çelişmediğini ve böylece daha iyi bir dünyanın olmayışı probleminin çözüleceğini gösterir. 

2. Ahlaki Aşılabilirlik İtirazı

En iyi dünyadan daha az iyi bir dünyanın yaratılışı problemlidir, çünkü eğer Tanrı bir dünya yarattığında ondan daha iyi bir dünya varsa Tanrı’nın işi ahlaken aşılabilir olabilir. (3) Ve en iyi varlık olarak Tanrı, ahlaken aşılamaz olmalıdır. Bu itirazın, Tanrı’nın yaratılacak herhangi bir dünya yokken en iyi dünyayı yaratmasını imkansız hale getirmediğini unutmayın. Aksine, eğer giderek iyileşen dünyaların sonsuz listesi gerçekten varsa, Tanrı’nın yaratışı her zaman ahlaken aşılabilir olacaktır. Yine de, eğer tanrı en iyi varlıksa, bu sonuç imkansız sayılır. Peki bu itiraz bizi nereye getirir? Bu itiraz, Tanrı’nın var olmamasını gerektirir çünkü Tanrı’nın yaratıcı çalışmaları her zaman aşılabilirdir. Veya bu senaryonun gerçek olamayacağını ve Tanrı’nın aslında en iyi dünyayı yarattığını söyler. Fakat sonra yine dünyamızın, tüm kötülükleri ve acıları ile, Tanrı’nın yaratabileceği en iyi dünya olduğu sonucunda sıkışıp kalırız.

3. Çoklu Evren Teorisi

Tanrı’nın birbirinden izole birçok evreni barındıran çoklu evrenler yarattığı fikri, daha iyi bir dünyanın olmayışı problemine benzersiz bir çözüm sunar. Son zamanlarda çoklu evren teorilerinin bilim camiasında saygınlığını artırmıştır. İlginç şekilde, daha iyi bir dünyanın olmayışı problemi göz önünde bulundurulduğunda, aslında çoklu evrenin varlığını ortaya koymak için bağımsız felsefi nedenler yoktur. Tanrı’nın eşi benzeri olmayan en iyi dünyayı yarattığı ve bundan daha iyi bir dünyanın olmadığı iddiasından kaçınmak için bazı teistler, Tanrı’nın asgari iyilik gereksinimini karşılayan tüm evrenleri içeren çoklu bir evren yarattığını iddia ederler. (4) Belki de giderek iyileşen evrenlerin sonsuz bir listesi vardır. Bu senaryoda Tanrı, tüm iyi evrenleri yaratır ve çoklu evrenin tamamı mümkün yarattıklarının en iyisi olarak kabul edilebilir. Evrenimiz, Tanrı’nın yarattığı evrenlerden yalnızca biridir ve bu şekilde Tanrı’nın çok daha iyi şeyler yaratmış olabileceği fikri, çoklu evren teorisi sayesinde korunmuş olur.

Tanrı’nın dünyayı en iyi dünyadan daha az iyi yaratmasına yönelik ahlaki aşılabilirlik itirazı zorlayıcıdır. Eğer Tanrı gerçekten her şeyi bilen, her şeye gücü yeten, bütünüyle iyi bir varlık ise, yaratıcı çalışmasının ondan daha aşağı bir varlık tarafından aşılabileceği doğru olamaz. Bu nedenle teistler, Tanrı’nın benzersiz en iyi dünyayı ya da yeterince iyi evrenleri içeren bir çoklu evreni yarattığını düşünmelidir. Felsefi kaygılar gütmeden var olamasalar da bu görüşler, teistler için daha iyi bir dünyanın olmayışı probleminden kaçınmanın ümit veren yollarındandır.  Eğer bu görüşlerden herhangi biri ikna edici değilse, o zaman sizlere ateizm için güçlü bir argüman bırakıyoruz. 

Notlar 

  • (1) Tanrı’nın özgür olup olmadığı hakkında daha karmaşık problemler mevcut fakat burada onlara değinmiyorum.
  • (2) Myron A. Penner’e göz atın, “Divine Creation and Perfect Goodness in a no best Word scenario”, International Journal for Philosophy of Religion 59,no.1 (2006): 25-47; ve Daniel ve Frances Howard-Snyder, “How an Unsurpassable Being can Create a Surpassable World”, Faith and Philosophy. Vol.11 (1994): 260-268
  • (3) William Rowe. Can God Be Free? New York, Oxford University Press, 2004.
  • (4) Klaas, Kraay’a göz atın. “Theism and Modal Collapse,” American Philosophical Quarterly. vol.48 (2011): 361-372.

Kaynakça

BAĞLANTILI METİNLER 

Kirk Lougheed- “The Problem of No Best World”, (Erişim Tarihi:05.08.2020), Erişim Kaynağı: https://1000wordphilosophy.com/2014/03/24/the-problem-of-no-best-world/

Çevirmen: Damla Belemir Aydın

Çeviri Editörü: Beyza Nur Doğan

Bilkent Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde eğitimine devam etmekte. Daha çok din felsefesi ve etikle ilgileniyor. Felsefe dışındaki ilgi alanlarını Fransız sineması, mitoloji ve fotoğrafçılık oluşturuyor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Dış Dünyanın Varlığı Hakkında Şüphecilik - Andrew Chapman

Sonraki Gönderi

Kapitalizm ve Sosyalizm İçin Argümanlar - Thomas Metcalf

En Güncel Haberler Analitik Felsefe