Denkel’in Eleştirileri Üzerine Notlar – M. A. Kuntman

64 Okunma
Okunma süresi: 3 Dakika

1. Denkel’in yaptığı gibi, nesnelerin girilmezliğini karşıt niteliklerin aynı yer ve zamanı paylaşmalarının olanaksızlığı biçiminde temellendirelim. Bu ontik-mantıksal temellendirme, aynı türden ve tümüyle benzer nitelikler taşıyan birbirinden iki ayrı nesnenin aynı anda aynı yeri paylaşmasını engellemez. Tümüyle benzer nitelikler taşıyan nesnelerin birbirinden ayırt edilmez oldukları söylenebilir. Ancak, ayırt edilmez nesnelerin birbirleriyle özdeş olmaları gerekmez. Bu nesneler aynı anda aynı yeri paylaşıyor olsalar bile bu durum değişmez. [Gerçekten de, Spini 0, 1,2, …gibi tam sayı olan bazı nesnelerin (bosonların) aynı anda aynı yeri paylaştıkları halde birbirlerinden sayıca ayrı kalabildikleri deneysel olarak belirlenebilen bir olgudur. (Bkz. Özdek-alan-nesne, dip­ not 13.)]

Öyle görülüyor ki, nesnelerin özdeksel çekirdeğe sınırlayan ve özdeksel çekirdeği mutlak girilmez olarak niteleyen Denkel ontolojisi, Denkel’in girilmezliği karşıt niteliklerin ayrı yer ve zamanı paylaşmalarının mantıksal olanaksızlığına dayandıran savıyla mantıksal bir tutarsızlık içine düşmüş bulunuyor. Çünkü, ontik-mantıksal girilmezlik ilkesi benzer nesnelerin örtüşmelerini mantıksal olarak engelleyemiyor. Bu sonuç ise, Denkel ontolojisinin nesnelerin kayıtsız şartsız girilmezlikleri ile açık bir biçimde çelişiyor.

2. Bir yıldızın köklü bir değişim geçirerek bir kara deliğe dönüştüğünü varsayalım. Bulunduğumuz yerden, önceki yıldızın alanı olarak görünmeye devam eden alanın merkezinde artık o yıldızın varolmaması, bir alanın bütün nesnelerden (özdeksel çekirdeklerden) bağımsız varolabilen bir şey olduğunu göstermez. Merkezdeki nesnenin şimdi bir kara delik olması ve bir kara deliğin ışığı yaymak yerine emen bir nesne olması bunun tersini destekleyen bir olgu olarak öne sürülemez. Denkel’in uslamlamasının çekici yanı “şimdi bizim uzay bölgemizde bulunan kimi alanların kaynakları artık yoktur. O kaynakların yerinde artık kaynak olmayan şeyler vardır” biçimindeki dile getirişe dayanıyor. Öncelikle, bir kara deliğin hiçbir şeye kaynak olmadığı doğru değildir. Kara deliklerin ışık kaynağı olamayacaklarını söylemek ise doğrudur. Ancak, bir alanın kaynağının özdeksel nesneler olduğunun söylendiği durumlarda “kaynak” sözcüğünün uygun olmadığını sanıyorum. (Bkz. 12. dipnot.) [Kimi zaman elektromanyetik alanlardaki bir titreşim, kimi zaman bir parçacık (foton) olarak tasarlanan ışığa gelince durum oldukça tartışılabilir bir durum olmaktadır. Örneğin, Wheeler-Feynman uzaktan etki kuramına göre, güneş gibi ışık kaynağı olan nesneler, eğer çevrelerinde yaydıkları ışığı emecek başka nesneler olmasaydı, ışıyamazlardı.]

Bu noktalarla ilgili olarak özdek-alan-nesne başlıklı yazıda savunulan görüşler şöyle özetlenebilir:

  • a) Herhangi bir nesne (özdeksel çekirdek) ancak ve ancak çevresindeki herhangi bir alan ile birlikte varolabilir.
  • b) Belirli bir nesne olmak için belirli bir özdek ve alana sahip olmak zorunludur.
  • c) Ancak, adı geçen yazıda belirli bir nesne olmak için belirli bir alana ya da belirli bir özdeğe sahip olmak yeterli koşul olarak hiçbir biçimde savunulmamışlar. Çünkü, ne özdek ne de alan herhangi bir nesneden bağımsız olarak bireyleşime ya da zaman içinde özdeşliğe konu olamazlar. Oysa Denkel’in Nesne ve Doğa’sında bunun tam tersinin savunulduğunu görüyoruz. (13. dipnota bakınız.) Sayın Denkel’in bu noktalarla ilgili düşüncelerini açıklamasını bekliyorum.

3. Varlıkların sayısıyla ilgili eleştiriye gelince, alan ile özdek arasındaki ayrım bir tür ayrımı olmaktan çıkarılmıştır. Bu durumda, türlerin sayısında bir azalma olduğu açıktır.

4. Denkel: “Ancak bu doluluk bütünüyle ‘sözel’ olacağından kof bir doluluk olmayacak mı?” Kesinlikle hayır, (vii) bölümde bu doluluğun kütle-enerjinin yoğunluğu ile bir tutularak temellendirildiğini görüyoruz. Ayrıca bu doluluk nicel olarak da belirlenebilir. Bu doluluk kavramı, ontoloji ile fizik arasındaki köprünün temellendiği noktadır.

5. Birbirine çarpışan iki arabanın çıkardığı gürültü, ezilmeler, parçalanmalar vb. öbür ontolojilerin açıklamalarından hiçbir biçimde eksik kalmaksızın açıklanabilir. Mıknatıs örneği ile kıyaslandığında bu gibi çarpışmalardaki elektriksel kökenli itici kuvvetler, önce çok yavaş, nesneler birbirlerine atomik boyutlarda yaklaştıklarında ise birdenbire çok hızlı bir artış gösterir. Elektriksel kökenli itici kuvvetlerin bu özelliği, söz konusu çarpışma örneklerinde ‘nesnelerin birbirlerine yaklaşmaları sırasında neden karşılıklı itişen iki eş mıknatıs kutbu gibi önce yumuşak bir biçimde yavaşlayıp sonra biraz da iç içe girip tekrar ayrıldıklarının makroskopik ölçeklerde gözlemlenemez olduğunu açıklar.

6. Denkel: “Çünkü her nesnenin bir alansal bölümü varsa ve alanların yayımları da sonsuzsa her nesne her yerde olmalıdır.’’ Denkel burada şöyle bir uslamlama öneriyor.

  • Öncül 1. Her nesnenin bir alansal bölümü vardır.
  • Öncül 2. Alanların yayılımları sonsuzdur.
  • Sonuç: Her nesne bir yerdedir.

Oysa yukarıdaki öncüllerden bu sonuç elde edilemez. Nesne ile onun uzaysal bir bölümü olan alan özdeş değildir. [Dolayısıyla, nesnelerin alansal bölümlerinin örtüştüğünü söylediğimizde nesnelerin kendilerinin de birbirleriyle bütünüyle örtüştüklerini söylemek zorunda kalmıyoruz.]


Arda Denkel kendi yaklaşımına yönelik bu eleştiriye verdiği cevabı okumak için: … Ve Yanıtları – Arda Denkel

Not: Bu içerik ilk kez “Kuntman, M. Ali. ‘Denkel’in Eleştirileri Üzerine Notlar’, Felsefe Tartışmaları, 1988, 4 (31-32)” da yer almış olmuş gerekli izinler doğrultusunda yayınlanmaktadır. Bu içerik geçmişteki mecmu/basılı halinden Taner Beyter ve Can Kalender tarafından el yordamıyla sitemizde yayınlanabilecek hale getirilmiştir.

Öncül Analitik Felsefe Dergisi, 19 Ocak 2018 tarihinde kuruldu. Sunum, söyleşi, makale, çeviri, canlı yayın gibi içerikler üreterek Analitik Felsefe’ye dair Türkçe veritabanını genişletmeye devam ediyor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Eşel’e Yanıt: Ontolojinin Sınırları - Arda Denkel

Sonraki Gönderi

... Ve Yanıtları – Arda Denkel

En Güncel Haberler Arda Denkel Kitaplığı

Alanlı Nesne – Arda Denkel

Önce bir iki küçük noktaya değinmek istiyorum. Alanların seyreklik ve yoğunluğundan söz ederken, Sayın Kuntman’ın kendisi