Giriş
Eşitlikçilik, tüm insanların doğuştan eşit muamele görmesi gerektiğin savunan bir siyasal doktrindir; genellikle hukuken ve toplum genelinde insanların eşit tutulmaları gerektiğini ifade eder. İnsanların eşitliğine; özellikle de toplumsal, siyasal ve ekonomik hak ve ayrıcalıklarla ilgili olarak eşitliğe dair bir inançtır ve insanlar arasındaki eşitsizliklerin ve ayrımcılıkların (ırka, cinsiyete, cinsel eğilime, dine vb dayalı) ortadan kaldırılması gerektiğini savunur.
Sosyalizm, Marksizm, Komünizm ve Anarşizm gibi siyasal felsefelerin tümü, belirli ölçülerde eşitlikçiliğin prensiplerini desteklerler. Kimi görüşlere göre modern temsili demokrasi, siyasal eşitlikçiliğin gerçekleşmiş halidir; ancak diğer görüşlere göre gerçekte siyasal gücün büyük kısmı hâlâ halkın elinde eşit dağılmış olmaktan ziyade bir yönetici sınıfın elinde toplanmıştır. Örneğin, 1776 tarihli Amerika Birleşik Devletleri Bağımsızlık Bildirgesi, “tüm insanlar eşit yaratılmıştır” (dolayısıyla her birey hukuk önünde eşit muamele görecektir) ifadesiyle ahlaki ve hukuki bir eşitlikçilik anlayışını içerir. Ancak ABD toplumunun bu hakları kölelere, kadınlara ve diğer gruplara tanıması çok daha sonraları gerçekleşmiştir. 1789 Fransız Devrimi’nin sloganı olan “”Liberté, égalité, fraternité (özgürlük, eşitlik, kardeşlik)” ise ancak 19. yüzyılın sonunda, Üçüncü Cumhuriyet döneminde kurumsallaşmıştır.
Bu terim, “eşit” veya “bir” anlamına gelen Fransızca ‘‘égal’’ kelimesinden türetilmiştir ve İngilizcede ilk kez 1880’lerde kullanılmıştır. Ancak eşanlamlı kavram olan ‘‘equalitarian’’ terimi 18. yüzyılın sonlarına kadar uzanmaktadır.
Eşitlikçilik Türleri
- Ekonomik Eşitlikçilik (ya da Maddi Eşitlikçilik), bir toplumun üyelerinin eşit konumda bulunmasını ve ekonomik güç, servet ve katkı bakımından tüm ekonomik kaynaklara eşit erişime sahip olmasını ifade eder. Bu anlayış, Sosyalizmin çeşitli biçimlerinin kurucu ilkelerinden biridir.
- Ahlaki Eşitlikçilik, eşitliğin adaletin merkezinde yer aldığını, tüm bireylerin eşit saygıyı hak ettiğini ve bütün insanların temel değer ya da ahlaki statü bakımından eşit olduğunu savunan görüştür.
- Hukuki Eşitlikçilik, her bireyin aynı yasalara tabi olması, hiçbir birey, grup ya da sınıfa özel hukuki ayrıcalık tanınmaması ve herkesin tanıklığının aynı ağırlıkla değerlendirilmesi ilkesidir.
- Siyasal Eşitlikçilik ise toplum üyelerinin siyasal güç veya etki bakımından eşit konumda bulunmasını ifade eder. Bu anlayış, demokrasinin çoğu biçiminin kurucu ilkelerinden biridir.
- Şans Eşitlikçiliği, çeşitli sol görüşlü siyaset felsefecileri tarafından benimsenir; dağıtımcı adaleti (bir toplumda malların dağıtımı konusunda neyin adil veya doğru olduğu) ile ilgili bir görüş olup, kaba şanstan kaynaklanan sonuçlar (örneğin genetik yapıdaki talihsizlikler veya yıldırım çarpması) ile bilinçli tercihlerden kaynaklanan sonuçlar (örneğin kariyer seçimleri veya adil kumar) arasında ayrım yapmaya çalışır.
- Toplumsal Cinsiyet Eşitlikçiliği, gücün kadınlar ve erkekler arasında eşit şekilde paylaşıldığı bir toplumsal yapıyı ya da ebeveynlerin aile içi otoriteyi eşit şekilde paylaştığı bir aile düzenini ifade eder.
- Irksal Eşitlikçilik, ırk ayrımcılığının (farklı ırk gruplarının günlük yaşamda ister yasalarla ister toplumsal normlarla zorunlu kılınmış olsun ayrılması) olmadığı durumdur.
- Fırsat Eşitlikçiliği (ya da Varlık Temelli Eşitlikçilik), eşitliğin, kaynakların yeniden dağıtımı yoluyla mümkün olabileceği fikridir. Bu genellikle, bireylere reşit olduklarında verilen bir sermaye hibesi şeklinde tasarlanır. Fikir, 1737–1809 yılları arasında yaşamış Thomas Paine’den bu yana gündemdedir.
- Hristiyan Eşitlikçiliği, tüm insanların Tanrı ve Mesih önünde eşit olduğunu savunur ve özellikle Hıristiyan kilisesi öncülüğünde ve evlilik içinde cinsiyet eşitliğini öğütler.
Kaynak, (Erişim Tarihi: 18.09.2025)
Çevirmen: Alperen Kılınçer
