Alternatif Tanrı Konseptleri – Jonathan David Garner

7 Okunma
Okunma süresi: 4 Dakika

Bu blogda çoğunlukla klasik / geleneksel teizm hakkında konuşuyorum. Klasik / geleneksel teizm, en temelde, mutlak güçlü, mutlak bilgili ve mutlak iyi olan bir Varlığın var olduğunu iddia eder. Daha spesifik olarak bu Varlık mutlak şefkatli, kişisel, zamansız, mekansız, nedensiz, maddi olmayan, değişmez, vb.’dir. Bu Tanrı pozisyonu “Anselmuscu Teizm”, “Kusursuz Varlık Teizmi” veya “Teizm” olarak da bilinir.

Aziz Anselmus Tanrı’nın “daha büyüğü/yücesi düşünülemeyen” olduğuna inanıyordu. Ancak bu fikir ile ilgili problem ileri argümanlar olmaksızın kişisel bir Varlığa ulaşamamamızdır. Belki de kişisel olmayan bir Varlık vardır ve o kişisel bir Varlık’tan daha yüce/büyüktür. Buna ek olarak, Anselm böyle bir Varlığın tapılmaya layık olacağına inanıyordu, ama problem şu ki belki de herhangi bir varlığın tapılmaya layık olması mantıken imkansızdır. Emin olmak için kişisel olarak mutlak güçlü ve mutlak iyi bir Varlığın (yani Tanrı’nın) var olmasıyla ilgilenirim; bu Tanrı kesinlikle ‘2’ sayısının var olup olmadığından daha önemli olacaktır!

Mutlak iyi bir Varlığın oldukça şefkatli olması gerektiği akla yatkındır ve Varlık ile bir *ilişki kurmanın bizim çıkarımıza olacağı da makuldür. Ancak yine de bu Tanrı’ya tapmamız ve ibadet etmemiz gerektiği anlamına gelmez. Bir varlığın tapılmaya ve ibadete layık olması mantıklı bir şekilde mümkün olsa bile, bu Tanrı’nın ona tapmamız ve ibadet etmemizi istediği anlamına gelmez.

Alternatif Konseptler

Ancak bir Varlığın mutlak güçlü veya mutlak iyi olmasının mümkün olmadığını da düşünebilirsiniz. Tanrı’yı veya yaratıcıyı yalnızca epey güçlü veya epey iyi olarak da düşünebilirsiniz. (yani “hemen hemen mükemmel Varlık Teizm”i) Bu tümüyle aldatıcı bir pozisyon olmayabilir. Örneğin, biri dünyadaki tüm kötülüğü görür; Tanrı’nın mutlak güçlü ve mutlak iyi bir Tanrı olamayacağı sonucuna varır. Ayrıca epey güçlü ve epey iyi bir Varlığın dünyadaki korkunç acılara da izin vermeyeceği açık görünüyor. Bunun üzerine böylesi bir Varlığın a priori olarak var olma olasılığının ne olduğunu sorma probleminiz vardır. Bakacağınız referans grubu ** “sınırlanmış ilahlar”dır, ki bu da epey büyüktür! (yani düşünebileceğimiz çok sayıda sınırlanmış ilah vardır.) Dolayısıyla, dünyadaki verilere bakmadan evvel, sınırlanmış bir ilahın var olma olasılığı o kadar azdır ki; bu saçmadır! (bir an olsun yalnızca Zeus’un var olma olasılığını düşünün). Problemler yalnızca politeizme vardığınızda daha da kötüleşir. Ancak politeizm en azından kötülük ve inançsızlığı klasik teizmden ve hemen hemen mükemmel Teizm’den daha iyi açıklayabilir.

Panteizm seçeneği de mevcut. Dawkins’in Panteizm’in yalnızca “parlatılmış” ateizm olduğu yönündeki iddiasına sempati duyuyorum. Evreni Tanrı olarak adlandırmak semantik bir hile gibi görülebilir, ancak belki de o, yalnızca semantik bir hiledir. Buna ek olarak, Tanrı terimini kullandıklarında çoğu insanın kast ettiği bu değildir. Bana sorarsanız, evreni Tanrı olarak adlandırmak, muzları sebze olarak etiketlemekten bile daha kötüdür. Bu nedenle, Panteizm ‘Tanrı’ teriminin kötü bir açıklamasıdır; o kullanışlı değil. Diğer yandan, evrenin Tanrı ya da bir ilah olup olmadığını neden önemsememiz gerektiği problemiyle karşı karşıya kalıyoruz. Panenteizm de özellikle klasik teizmle karşılaştırıldığında daha iyi değildir. Panenteizm hala dünyada meydana gelen tüm korkunç kötülükleri ve saçmalıkları açıklamak, hem de Tanrı’yı hem dünyaya içkin hem de dünyaya aşkın olarak ele aldığımız ortaya çıkan tüm yeni kavramsal zorlukları açıklamak zorundadır.

Üçüncü olarak bazı deizm anlayışları dünyadaki verileri klasik teizmden daha iyi açıklamaktadır. Ancak Deizmi (veya teizmin farklı biçimlerini) açıkça müdahaleci olmayan (bir Tanrı anlayışı) olarak yorumlarsak, bu bariz problemler yaratır. Mesela; müdahaleci olmayanı, var olmayandan ayıran şey nedir? Pratik açıdan konuşmak gerekirse, aralarında hiçbir fark yoktur; *** sıfır (veya boşluk) hipotezi hiçbir farkın olmamasıdır. Bu hipotezleri ilk bakışta ve haklı olarak reddediyoruz. “Kimse bakmadığında uçabilirim.” gibi bir şey söyleseydim, bu müdahaleci/içkin olmayan ilahlar konsepti gibi yanlışlanamaz bir hipotez olurdu. Kimsenin bakmadığı zaman kameraların beni kaydedebileceği bahsini açtığınızda da **** ad hoc yapabilir ve özel bahaneler bulabilirim. Eğer gerçekliğe bir etkiniz yoksa, bunun nedeni muhtemelen hiç var olmamanızdır.

Sonuç

Craig ve Swinburne gibi Hıristiyan apolojistler klasik teizm ile diğer teizm biçimleri arasında olasılıksal bir kıyaslama yapmamaktadır. Onlar, klasik teizmin var olma olasılığının, çeşitli alternatif teizmlerin (bireysel veya kolektif olarak) var olma olasılığından daha fazla olduğunu iddia etmediler. Eğer bir apolojist klasik teizmin muhtemelen doğru olduğunu kanıtlamak istiyorsa yapacak çok işi vardır (1).

Notlar

(1) İşler, kişi yalnızca Hıristiyan teizmini savunmaya başladığında çok daha kötüleşir. Öncelikle, tarihsel bilgiye sahip olma problemleriyle karşılaşıyoruz. Apolojistler, İsa’nın diriltildiğine dair sözde sağlam kanıtın, birisinin İsa’nın ölümden dirildiğini bildiği iddiasına hak vermek için yetersiz olduğunu kabul edeceklerdir. Dahası, apolojistlerin birçoğu da bu kanıtların doğrudan böylesi bir inanç sahibi için yeterince makul olmadığını kabul edecektir. İkinci olarak apolojistler, Hristiyan teizminin gerçek olma olasılığını, teizmin diğer belli başlı versiyonlarının doğru olma ihtimaliyle hiç kıyaslamamışlardır. Eğer bunu yaptılarsa, bu çok nadiren olmuştur, ve ‘klasik teizm’ kategorisi altında olmamıştır.

Çevirmen notları:

* Yazar “ilişki kurma” derken muhtemelen Tanrı’ya ibadet etme veya ona tapınmayı kast etmektedir.

** Yazar, ”sınırlanmış” terimi ile muhtemelen mutlak ve sonsuz “güç”, “iyilik”, “bilgi” vb sahibi olmayan ilahları/Tanrı’ları kast edilmektedir.

*** Boşluk veya Sıfır hipotezi: ölçülen iki olgunun arasında bir fark olmadığını kabul eden genel bir önermedir. Daha fazla bilgi için: https://en.wikipedia.org/wiki/Null_hypothesis

**** Felsefeciler “ad hoc” terimi ile genellikle, bir kurama yöneltilen makul eleştirilerden kurtulmak için çoğunlukla söz konu kuramın iç tutarlılığı ile bağdaşma kaygısı gütmeyen bahaneleri ima eder.

Jonathan David Garner- “Alternative concepts of God”, (Erişim Tarihi: 30.06.2020), Erişim Kaynağı: https://jonathandavidgarner.wordpress.com/2018/10/14/alternative-concepts-of-god/

Çevirmen: Taner Beyter

Ankara Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nü bitirdi, şu an Hacettepe Antropoloji öğrencisidir. Felsefe master eğitimine ise ara verdi. Etik, din, epistemoloji ve siyasetle ilgilenir. Öğretmen olup, STK’larda görevlidir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Frege’nin Platonizm Argümanı – Alex Malpass

En Güncel Haberler Analitik Felsefe