“Analitik” Din Felsefesi – Graham Oppy

/
1298 Okunma
Okunma süresi: 33 Dakika

Özet

Bu makale, ‘analitik’ din felsefesine genel bir bakış sunmaktadır. Tarihsel bir taslakla başlayıp, ardından ‘analitik’ din felsefecileri tarafından tartışılan bazı soru türlerini incelemeye çalışır. Ayrıca ‘analitik’ din felsefesinin olası geleceği hakkında kısa bir tartışma ve İslam ve Arap felsefesinin ‘analitik’ din felsefesi içerisinde ele alınmasına ilişkin çok kısa bir ek de bulunmaktadır.

Giriş

(Bu makaleye), ‘analitik’ din felsefesine çok hızlı bir şekilde tarihsel bir bakış atarak başlıyorum. Sonrasında din dili, dini metafizik, dini epistemoloji, din aksiyolojisi, din politikaları ve ‘din’ tanımıyla bağlantılı olarak ‘analitik’ din felsefecileri tarafından sorulan soru türlerini kısaca ele alıyorum. ‘Analitik’ din felsefesinin olası geleceğine dair çok kısa bir tartışmayla makalenin ana bölümünü bitiriyor ve son olarak, ‘analitik’ din felsefesi içerisinde İslam ve Arap felsefesinin ele alınmasına ilişkin olarak kısa bir ek değerlendirmede bulunuyorum.

1. Kısa Bir Tarihsel Bakış

‘Analitik’ ve ‘kıta’ felsefesi olarak adlandırılan yöntemlerin birbirlerinden nasıl ayrıldıklarının tarihi bazen tartışmalı (örneğin bkz. Friedman (2000) ve Gordon (2012)) olsa bile, ‘analitik’ felsefenin doğası tartışmaya açıktır (örneğin bkz. örneğin Beaney (2017) ve Soames (2003)). ‘Analitik’ din felsefesinin doğasını anlayabilmenin bir yolu, yayınlanmış çalışmaları değerlendirmek olabilir: Sophia (1961’de kuruldu), Religious Studies (1964’te kuruldu), International Journal for Philosophy of Religion (1970’de kuruldu) ve Faith and Philosophy (1983’te kuruldu).

Bertrand Russell, dini sorular üzerine kapsamlı bir şekilde yazılar yazmış olsa bile, Ayer’in (1936) çalışmasını çağdaş ‘analitik’ din felsefesinin temel metni olarak ele almak için gerekçeler bulunmaktadır. Ayer, doğrulamacı anlam açıklamasına dayanarak, örneğin ‘Tanrı vardır’ gibi karakteristik dini iddiaların anlamsız olacağını öne sürmüştür. Sonraki otuz yıl boyunca ‘analitik’ din felsefesi, öncelikli olarak din dilinin anlamıyla ilgili sorularla ilgilenen mantıksal pozitivist hareketin gölgesinde faaliyet göstermiştir. Bazı kişiler, bu dönemdeki ‘analitik’ din felsefesinin belirsizliğinin bir örneği olarak Flew ve MacIntyre’ın (1955) çalışmasına başvurabilir.

Bunu izleyen kabaca kırk yıl boyunca, ‘analitik’ din felsefesinde Tanrı’nın varlığı, ilahi sıfatların doğası ve dini epistemolojide dini inancın rasyonalitesine ilişkin bazı meseleler üzerine bir odaklanma eğilimi görülmüştür. Bu dönemin iki başrol oyuncusu vardır: Richard Swinburne ve Alvin Plantinga. Swinburne, öncelikle teizm üzerine ‘kapsamlı’ bir üçleme (Swinburne (1977), (1979), (1981)) ve ardından Hristiyan teizmi üzerine bir dörtleme (Swinburne (1989), (1991), (1994), (1998)) çalışmaları yapmıştır. Plantinga’nın çalışmaları, Swinburne’e oranla daha sistematik olmamakla beraber, onun çalışmalarından daha az etkili değildir: örneğin bkz. Plantinga (1967), (1974), (1980), (2000). Bu dönemde önemli katkılarda bulunan diğer isimler arasında şunları sayabiliriz: Adams (1987), Alston (1991), Barnes (1972), Davies (1993), Evans (1996), Forrest (1996), Hasker (1989), Helm (2000), Hick (1989), Mackie (1983), Morris (1986), Rowe (1975) (2004), Sobel (2003) van Inwagen (1995) ve Wierenga (1989). Bu dönem boyunca, ‘analitik’ din felsefesi içerisindeki tartışmalar, ezici bir çoğunlukla beyaz, erkek, İngilizce konuşan ve neredeyse bütünüyle Hristiyanlığa odaklanma eğilimi göstermiştir.

Son yirmi yıl içerisinde, Tanrı’nın varlığı, ilahi sıfatların doğası ve dini inancın rasyonalitesi hakkındaki aynı soruları, ezici bir çoğunlukla beyaz, erkek, İngilizce konuşan ve neredeyse yalnızca Hristiyanlığa odaklanan perspektiflerden tartışmaya devam eden epey eser bulunmaktadır. Örneğin bkz. Audi (2011), Bayne (2018), Cottingham (2014), Craig ve Moreland (2009), Feser (2017), Hudson (2014), Leftow (2012), Plantinga (2011), Pruss ve Rasmussen (2018), Taliaferro (2005), van Inwagen (2006), Ward (2017), Wettstein (2012) ve Wynn (2013). Fakat bu dönem içerisinde bahsi geçen konuların kadın, İngilizce konuşan ve Hristiyan odaklı bakış açılarıyla tartışılmasında bir miktar artış bulunmaktadır. Örneğin bkz. Benton vd. (2018), Chandler ve Harrison (2012), Clack ve Clack (2019), De Cruz (2019), Deng (2019), Stump (2010) ve Zagzebski (2012).

Son yirmi yıl içerisinde, ‘analitik’ din felsefesindeki bu uygulamanın gözden geçirilmesi gerektiğine dair çeşitli çağrılar yapılmış ve bu eleştirilerden bazılarında, geniş kapsamlı reformlar gerektiği şeklinde önerilerde bulunulmuştur. Örneğin bkz. Harris (2002), Harris ve Insole (2003), Coakley (2005), Harrison (2007), Diller ve Kasher (2013), Ellis (2018), Draper ve Schellenberg (2018) ve Mizrahi (2019). Belki de kısmen bu eleştirilere, ‘analitik’ din felsefesindeki tartışmalara beyaz, erkek, İngilizce konuşmayan ve yalnızca Hıristiyan odaklı bakış açılarını dahil etmek için daha fazlasının yapılabileceğine dair artan bir kabul olduğu şeklinde yanıt verilebilir.

Meister ve Copan (2007), ‘analitik’ din felsefesinin o zamanki mevcut durumuna ilişkin bir tahlilde bulunmaya çalışır. Bu çalışma, dokuz bölüme ayrılır. ‘Dünya Dinlerinde Felsefi Meseleler’ adlı birinci bölüm, Hinduizm, Budizm, Afrika Dinleri, Çin Dinleri, Musevilik, Hristiyanlık ve İslam’a ilişkin bölümlerden oluşurken; ‘Din Felsefesinin Anahtar Figürleri’ isimli ikinci bölümde, Augustine, Shankara, İbn Sina, İbn Meymun, Aquinas, Hume, Kant, Kierkegaard, Nietzsche ve James’in isimlerine yer verilir. Kitabın geri kalan bölümlerinde, dini çeşitlilik, Tanrı kavramı, Tanrı’nın varlığına dair argümanlar, Tanrı’nın varlığına karşı argümanlar, felsefi teoloji, Hristiyan teizmi ve din felsefesindeki son konular tartışılmaya çalışılır. Din felsefesinde Hristiyan olmayan anahtar figürlerin en sonuncu isminin İbn Meymun (ö. 1204) olması dikkat çekiciyken; kitabın ilk iki bölümünün ötesinde, Hristiyan olmayan geleneklerdeki metinler ve düşünürlerle neredeyse hiçbir önemli etkileşimin olmaması ise daha da dikkat çekicidir. III. ve özellikle de Yandell’in yazdığı bölümde, bu türden bazı girişimler bulunsa bile, ancak genel olarak diğer dinler, yalnızca Hristiyan odaklı bakış açılarından kavramsallaştırılır ve tartışılmaya çalışılır.

2016 yılında Routledge, Investigating Philosophy of Religion adlı bir seri yayınlamıştır. Bu seri, Budizm (Burton, 2017), Taoizm (Kohn, 2019), Hinduizm (Ranganathan, 2018), İslam (Aijaz, 2018) ve Yahudilik (Goodman, 2016) üzerine kitapları içerisinde bulundurur. Son dönemde benzer amaçlarla başka bazı çalışmalar da ortaya çıkmıştır. Örneğin bkz. Lebens vd. (2019). Bu eserler, Hristiyan olmayan geleneklerle, ‘analitik’ felsefe konusunda ilişkiler kurmaya yönelik olarak ciddi girişimlerdir. Bununla birlikte bu çalışmalar, mevcut durum içerisinde ağırlıklı olarak beyaz, erkek ve İngilizce konuşan insanlar tarafından uygulanan, neredeyse yalnızca Hristiyanlığa odaklanmış bir denizdeki adalar olarak görünür. Daha geniş değişikliklerin olup olmadığı henüz görülmemiştir. Belki de karşı bir atak olarak ele alınabilecek olan ilginç bir yeni gelişme, ‘analitik’ teolojinin yükselişidir. Örneğin bkz. Crisp ve Rea (2009), Rea (2009) ve Journal of Analytic Theology’nin 2013’te yayınlanan sayıları.

2. Din Dili

‘Analitik’ din felsefesi içerisindeki din dili tartışmaları, geniş bir uygulanabilirlik alanına sahiptir. Oldukça fazla dikkat çeken sorular şunlardır: (a) din diline literal olarak yorum getirilip getirilemeyeceği; (b) din dilinin katafatik olarak anlaşılmasının gerekip gerekmediği ve (c) din diline realist bir yorumun verilip verilemeyeceği.

Din dilinin çoğunlukla metaforik olduğu açıktır. Din diline literal olarak yorum verilip verilemeyeceği sorusu, yalnızca din dilinin metaforik olmadığı durumlarda ortaya çıkan bir husustur. Tarihsel olarak önemi olan bir başka görüş, din dilinin çoğunlukla analojik olmasına ilişkindir. Bu görüşe göre, din dilindeki kelimelerin literal anlamı bulunmakla birlikte, bu kelimelerin literal anlamı, dini olmayan dilde kullanıldıklarında sahip oldukları anlamdan farklı olmasıdır. Bu türden herhangi bir görüşün karşısına çıkan bir güçlük, din dilindeki bu kelimelerin benzerlerinin literal anlamlarını nasıl kazandığını açıklamaktan ileri gelir: Dini olmayan bağlamlarda literal anlamda kullanılan kelimeleri alıp dini bağlamlarda farklı literal anlamlarla kullanmamızı sağlayan şey nedir?

Dine inananların, en azından bazı dini konuların apofatik olarak (yani ne olmadıkları açısından -katofatik olarak değil-), yani ne oldukları açısından tartışılabileceğini iddia etmeleri pek fazla yaygın değildir. Bu türden bir görüş, genellikle bahse konu olan dinle ilgili şeylerin (ya da en azından dinle ilgili şeylerin içsel doğalarının), bütünüyle bizim anlama yeteneğimizin ötesinde olduğu düşüncesiyle birlikte hareket eder. Dinle ilgili şeylerin, bütünüyle bizim anlama yeteneğimizin ötesinde olduğunu iddia eden görüşlerin karşılaştığı bir güçlük, bu şeylere atıfta bulunmak için, kelimelerin kullanılmasının nasıl mümkün olduğunun açıklanmasıyla alakalıdır. Yalnızca terimin göndergesinin ne olmadığını söyleyerek, bir terimin göndergesini saptamak (prensip olarak bile) mümkün değildir. Elbette bu güçlük, yalnızca dinle ilgili şeylerin içkin doğalarının, bütünüyle bizim anlama yeteneğimizin ötesinde olduğunu varsaydığımız durumlarda ortaya çıkmaz.

Bazı ‘analitik’ din felsefecileri, en azından bazı durumlarda, din diline realist bir yorum verilmemesi gerektiğini savunur. Din dilinin bazı bölümlerinin, ifadeci, Wittgensteincı, işlevselci vb. gibi anti-realist yorumlarının uygulanabileceği pek çok farklı biçim vardır. Bu türden görüşlerin karşılaştığı güçlüklerden biri, dine inanan kişilerin, kendi dini iddialarının realist statüsü hakkında söylediklerine pek uymamalarıyla alakalıdır. Kendilerini dine inanan olarak gören kişilerin ifadeci, Wittgensteincı veya kendi din dili kullanımları hakkında işlevselci olabilmeleri olasılık dahilindedir. Ancak, din dilini kullanan herkesin, en iyi şekilde anti-realist bir bakış açısıyla anlaşılabileceğini kabul etmek çok daha güçtür.

Bir kişinin, kendisi için önemli olan dinle ilgili şeyleri ‘iyi’ olarak iddia etiğini varsayalım. Bu iddianın anti-realist bir yorumunu vermemiz gerektiğini, çünkü realist bir yorumun yapıldığı durumda, bu iddianın literal olarak anlaşılması gerektiğini varsayabiliriz. Buna göre dinle ilgili olan şey, olağan şeylerin değerlendirildiği gibi benzer türden yollarla değerlendirilir. İkinci olarak dinle ilgili olan şeyi, olağan şeylerin iyi olduğu anlamda iyi olmadığı için, analojik olarak anlaşılması gerektiğini de varsayabiliriz. Ek olarak (yukarıdaki tartışmalarla ilgili olarak nereye gelirsek gelelim) bu iddiaların, dinle ilgili şeyler hakkında katafatik bir anlayışa sahip olduklarının kanıtı olduğunu da varsayabiliriz. Bu durumda söz konusu şeyin içsel doğası hakkında bir miktar anlama yeteneğimiz olduğu varsayılabilir.

3. Metafizik

‘Analitik’ din felsefesi içerisinde metafizik konuların tartışılması genellikle sınırlı bir odak noktasına sahiptir, ancak bunun nasıl genişletilebileceğini görmek zor değildir. Dinle ilgili kabul edilen şeyler her ne olursa olsun, bu şeylerin varlığı ve doğası hakkında sorular sorabiliriz.

Varsaydığımız şeyler var mıdır? Varsa, onların varoluşunun kipliği nasıldır? Varlarsa, temel özellikleri nelerdir? Bizimle ilişkilerinin şekli ve doğası nasıldır? Onlar temel varlıklar mıdır? Eğer varlarsa ancak temel varlıklar değillerse, onlar nasıl kurulur veya inşa edilir? Dinle ilgili şeyler evrenimizin birer parçaları mıdır? Dinle ilgili şeyler uzay zamanımızda mı yer alır? Öyle değillerse, dinle ilgili şeyler başka bir uzay-zamanda mı bulunur? Dinle ilgili şeyler yalnızca zamansal mıdır (uzaysal değiller midir)? Dinle ilgili şeyler hem uzamsal hem de zamansal değil midir? Dinle ilgili şeyler deneyime konu olabilir mi? Dinle ilgili şeyler özgür birer failler midir? Dinle ilgili şeyler erdemli midir? Dinle ilgili şeylerde değerin yeri nedir? Dinle ilgili şeyler, benzer türden sahip olduğumuz temel metafizik yapıya mı sahiptir? Dinle ilgili şeyler madde ve formun birer bileşimi midir? Dinle ilgili şeyler, doğa ve varoluşun birer bileşimleri midir? Dinle ilgili şeylerin parçaları var mıdır? Dinle ilgili şeyler, bizim sahip olduğumuz türden benzer bir kipsel statüye mi sahiptir?

İlahi olduğu varsayılan varlıklar hakkında bu türden sorular sorabileceğimiz açıktır. Ancak dinle ilgili şeyler, örneğin kendimiz hakkında da bu türden sorular sormamıza neden olabilir. Maddi olmayan ruhlarımız var mıdır? Maddi olmayan ruhlarımız varsa, maddi olmayan ruhlarımız sonsuza kadar mı var olur? Maddi olmayan ruhlara sahipsek, maddi olmayan bu ruhlarımız önceki yaşamlarımızdaki maddi bedenlerimizle eşdeğer midir? Maddi olmayan ruhlarımız varsa, maddi olmayan ruhlarımız sonraki yaşamlarımızda maddi bedenlerimizle eşdeğer olacak mıdır? Maddi olmayan ruhlarımız varsa, gelecekte bedensiz, manevi ruhlar olarak mı var olacağız? Mevcut varlığımız, içinde bedenlenmemiş maddi olmayan ruhlar olduğumuz bir varoluş mudur? Mevcut varlığımız, ilahi bir varlığın maddi olmayan parçaları olduğumuz bir varlık mıdır? Mevcut varlığımız, ilahi bir varlığın maddi parçaları olduğumuz bir varlık mıdır? Maddi olmayan ruhlarsak, temel olarak maddi olmayan ruhlar olabilir miyiz? Temel olarak maddi olmayan ruhlarsak, nasıl oluşturuluruz? Maddi olmayan ruhlarsak, temel özelliklerimiz nelerdir? Maddi olmayan ruhlarsak, parçalarımız var mıdır? Parçalara sahip maddi olmayan ruhlarsak, bu parçalar nelerdir?

Dinle ilgili şeyler; hayvanlar, bitkiler, ekosistemler, jeolojik oluşumlar, gezegenler, yıldızlar, insani kuruluşlar, uzaylılar, yapay zekalar vb. gibi bir dizi başka varlıklar hakkında da benzer türden sorular sormamıza neden olabilir. Bu şeylerden hangilerinin maddi olmayan ruhları vardır? Bunlardan hangilerinin sonsuz, maddi olmayan ruhları vardır? Bu şeylerden hangisi tek bir maddi olmayan ruh tarafından birleştirilmiş farklı aşamalara sahiptir? Bu şeylerden hangisi ilahi olandan pay alır? Bu şeylerden hangisi ilahi olan tarafından en çok tercih edilir? Bunlardan hangisini dinle ilgili bir şey olarak kabul etmemiz uygun olabilir?

4. Epistemoloji

‘Analitik’ din felsefesi içerisindeki epistemolojik problemler, genellikle bireysel olarak insanların epistemik, inançsal durumları ve bunların nitelikleri hakkındaki tartışmalara odaklanma eğilimi gösterir. Bir birey, dinle ilgili olarak neleri bilebilir? Bir birey, dinle ilgili makul olarak neyden emin olabilir? Dinle ilgili neler kanıtlanabilir? Din söz konusu olduğunda, bir bireyin makul olarak görüşü neleri kapsar? Dini inanç, diğer konular hakkındaki inançlarla nasıl ilişkilidir? Dini inançlar nasıl gerekçelendirilebilir? Dinle ilgili güvenilir bilgi kaynakları nelerdir? Din söz konusu olduğunda çalışan özel bilişsel mekanizmalarımız var mıdır? Dinle ilgili şeylere iman etmek nasıl bir şeydir? Dinle ilgili şeylere güvenmek nasıl bir şeydir? Dinle ilgili şeylere umut beslemek nasıl bir şeydir? İman, güven ve umut birbirinden nasıl ayırt edilir ve onların birbirleriyle ilişkileri nasıldır? İman, güven ve umut; bilgi, kesinlik ve inançtan nasıl ayırt edilir ve bunlarla olan ilişkileri nasıldır? Dini inançların oluşumunda dini deneyimin rolü nedir? Eğer bu şeyler bizim evrenimizin parçaları değillerse, dini açıdan önemli olan şeylerle ilgili deneyimlere sahip olmak mümkün müdür? Dinle ilgili konularda uzmanların fikir birliği sağladığı şeyler bulunur mu? Din söz konusu olduğunda, yetkili olarak kabul edilmesi uygun olan bir şey var mıdır?

Son dönemde ‘analitik’ din felsefesi içerisinde, dinle ilgili anlaşmazlıkların önemine ilişkin bazı dikkatler, sosyal epistemolojideki problemlere yönelmiştir. Dinle ilgili meseleler söz konusu olduğunda uzman görüşler var mıdır? Dinle ilgili meseleler söz konusu olduğunda uzman görüşler varsa, uzman olmayan kimseler tarafından ortaya atılan iddialar nasıl tespit edilebilir? Dinle ilgili meseleler söz konusu olduğunda uzman görüşler varsa, onlar verdikleri hükümlerde mutabık kalabiliyorlar mıdır? Dinle ilgili meseleler söz konusu olduğunda uzman görüşler var ya da yoksa, ancak bu konulardaki hükümlerinde birbirleriyle anlaşamıyorlarsa, geri kalan kimselerin bu konulardaki anlaşmazlıklara nasıl tepkiler vermesi beklenir? Uzman fikir birliğinin yokluğu ve yaygın bir anlaşmazlığın olduğu durumlarda dinle ilgili meseleler hakkında herkesin şüpheci bir tavır benimsemesi gerektiğini varsayabilir miyiz? Uzman fikir birliğinin yokluğu ve yaygın bir anlaşmazlığın olduğu durumlarda, herkesin silahlarına sarılmasının problem yaratmayacağını düşünebilir miyiz? Bu tür sorular üzerine düşündüğümüzde, dini meselelerle ilgili görüşlerin nasıl dağınık olduğunu dikkate almamız gerekir mi? Dinle ilgili sorular hakkında, görüşümün kendine özgü olup olmamasının bir önemi var mıdır? Dinle ilgili meseleler hakkındaki görüşlerimin, başka milyarlarca farklı insan tarafından paylaşılıp paylaşılmadığının bir önemi var mıdır?

‘Analitik’ felsefe, diğer konu başlıklarıyla ilgili olarak da sosyal epistemolojideki başka bazı problemlere dikkat çekmeye başlamıştır. Örneğin, nüfus içerisinde bilginin yayılması ve yanlış bilgi gibi durumlarda, kolektif hata ve bilgisizlik yerine, hangi sosyal uygulamalar kolektif bilgiyi teşvik edebilir? Mills’i (2007) takip ederek, grup üzerindeki tahakküm yapılarının (ayrıcalık ve boyun eğme), ayrıcalıklı kesim tarafından kendi kendini aldatma, kötü niyet, kaçınma ve yanlış beyanı teşvik etme ve yeniden üretme eğiliminde olduğundan şüphelenebiliriz. Ayrıca cinsiyet, ırk ve sınıfın yanı sıra, dinin de bu tür bir yapılandırıcı rol oynayabileceğinden de şüphelenebiliriz. Bu noktada, sistematik olarak dini boyun eğdirmenin uzun ve gerçek bir tarihinin arkasından, ‘dini bilgisizlik’ diyebileceğimiz şeyin tezahürlerini görmeyi de bekleyebiliriz: Dini konumla ilgili olarak istisnai olmak ve üstünlük inancı, hakim dinin özünde eşitlikçi ve kapsayıcı olduğu konusunda ısrar, eşitlikçi olmamasına rağmen geçmişteki bu tür sapmaların küçük sapmalar olduğunu ilan etmek, tarihsel geçmişin, farklı ayrıcalıklara göre kendini temsil etmesini mümkün kılacak şekillerde düzenlenmesi (ve onu düzeltme ihtiyacı), bunların mevcut olmadığını söylemek vb. gibi. Kesişimsel koşullar göz önüne alındığında, mevcut olan ‘dini bilgisizlik’ örneklerini belirlemenin ve araştırmanın kolay olmayacağından şüphelenebiliriz, ancak tarihsel örneklere işaret etmenin nispeten kolay olduğunu da düşünebiliriz.

5. Aksiyoloji

‘Analitik’ din felsefesi içerisinde, aksiyolojik problemlerin tartışılması, genellikle sınırlı bir odak noktasına sahiptir, ancak bunun nasıl genişletilebileceğini görmek zor değildir. Dinle ilgili kabul edilen şeyler ne olursa olsun, bu şeylerin değeri hakkında sorular sorabiliriz. Diğer şeylerin değeri, dinle ilgi olan şeylerin varlığına mı bağlıdır? Diğer şeylerin değeri, dinle ilgili olan şeylerin eylemlerine mi bağlıdır? Diğer şeylerin değeri, dinle ilgili olan şeylerin tutumlarına mı bağlıdır? Diğer şeylerin değeri, dinle ilgili olan şeylerin varlığına bağlı olabilir mi? Diğer şeylerin değeri, dinle ilgili olan şeylerin eylemlerine bağlı olabilir mi? Diğer şeylerin değeri, dinle ilgili olan şeylerin tutumlarına bağlı olabilir mi? Dinle ilgili şeylerin değeri, diğer şeylerin varlığına mı bağlıdır? Dinle ilgili şeylerin değeri, diğer şeylerin varlığına bağlı olabilir mi? Dini ilgilendiren şeyler, diğer şeylerle aynı aksiyolojik ölçekte mi yer alır? Dinle ilgili şeyler, diğer şeylerle aynı aksiyolojik ölçekte yer alabilir mi? Dinle ilgili olan şeylerin varlığına karşı hangi tutumları benimsememiz uygundur? Dinle ilgili olan şeylerin şunlar olmasını istemeli miyiz? Dinle ilgili şeylerin bunlar olmasını istemeli miyiz? Dinle ilgili hiçbir şey olmamasını istememiz için iyi bir nedenimiz var mıdır? Dinle ilgili şeylere tapınmamız uygun mudur?

Dinle ilgili olan şeyler hakkında sorabileceğimiz bu aksiyolojik soruların yanı sıra, bu aksiyolojik sorulara verdiğimiz cevapları etkileyecek meta-aksiyolojik sorular da vardır. Değerler nedir? Bir şeyin değerli olmasını sağlayan şey nedir? Şeylerin değerleri varsa, bir şeyin sahip olduğu özel değere sahip olmasını sağlayan şey nedir? Nesnel değerler metafizik açıdan problemli midir? Dinle ilgili olan şeyler varsa, nesnel değerler metafizik açıdan daha az problemli olabilir mi? Nesnel değerler epistemolojik olarak problemli midir? Dinle ilgili şeyler varsa, nesnel değerler epistemolojik olarak daha az problemli olabilir mi? Değerler konusunda nihilizm, dinle ilgili olan şeylerin varlığıyla bağdaştırılabilir mi? Değerler konusunda ifadecilik, dinle ilgili olan şeylerin varlığıyla bağdaştırılabilir mi? Değerler konusunda öznelcilik, dinle ilgili olan şeylerin varlığıyla bağdaştırılabilir mi? Değerler konusunda değere-bağlı yanıt, dinle ilgili olan şeylerin varlığıyla bağdaştırılabilir mi? (Meta-aksiyolojik soruların yanı sıra, metafiziksel, meta-epistemolojik ve meta-metodolojik sorular da bulunur ve bunlar dinle ilgili şeylerin tartışılmasıyla alakalıdır. Ancak bu tür soruları bu makalede ele almaya çalışmayacağız).

6. Politika

Çağdaş ‘analitik’ felsefe içerisinde, din politikaları tartışmalarına, ‘liberal demokrasiler’ de bulunan din ve siyasi otorite arasındaki doğru ilişki hakkındaki sorular hâkim olmuştur. Eberle ve Cuneo’ya (2015) göre, tartışmanın odağında bulunan ilkeyi şöyle sunabiliriz: liberal bir demokrasinin vatandaşları, ancak ve ancak siyasi tartışmalarda sunmaya hazır oldukları yasanın uygulanması için makul seküler gerekçelere sahip olduklarına inandıkları takdirde zora başvurarak bir yasanın uygulanmasını destekleyebilirler. Bu ilke, çoğu seküler liberal siyaset teorisyeni tarafından desteklenirken (örneğin Jürgen Habermas, Charles Larmore, Steven Macedo, Martha Nussbaum ve John Rawls), Robert Audi gibi bazı dini açıdan liberal siyaset teorisyeninin yanı sıra, çoğu dini anlamda liberal siyaset teorisyeni tarafından da reddedilir; örneğin, Chris Eberle, Philip Quinn, Jeffrey Stout ve Nicholas Wolterstorff ve ayrıca Alisdair MacIntyre, John Milbank, Christine Pickstock ve Stanley Hauerwas gibi dini anlamda ‘yeni gelenekçiler’, liberal demokratik teorinin toptan reddinin bir unsuru olarak bunu reddederler. Eberle ve Cuneo’nun (2015) tartışması içerisinde anarşistler, komünistler, kozmopolitler, sosyalistler vb. gibi liberal olmayan seküler siyaset teorisyenleri için masada yer olmadığını belirtmekte ayrıca yarar vardır.

Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, ‘analitik’ din politikaları felsefesinin, aşağıdaki türden soruları ele aldığını varsayabiliriz: Siyasal otoritenin temelinde dinin rolü nedir? İyi düzenlenmiş bir siyasi sistemde dinin uygun şekilde oynadığı rol nedir? İyi düzenlenmiş bir siyasi sistemde dini otoritelerin rolü nedir? İyi düzenlenmiş bir siyasi sistemde, vatandaşların eğitiminde dini otoriteler nasıl bir rol oynamalıdır? İyi düzenlenmiş bir siyasi sistem içerisinde, eğitim müfredatında dinin rolü nasıl olmalıdır? İyi düzenlenmiş bir siyasi sistemde vatandaşların eğitiminin doğru bir parçası olan beşerî bilimler ve bilimlerin öğretilmesinde dinin rolü nasıl olmalıdır? İyi düzenlenmiş bir siyasi sistemde, dini kurum ve kuruluşlar, hangi ayrıcalıklara (ör. vergilendirme ve temsil ile ilgili olarak) neden sahip olmalıdır? Barınma yardımı, iletişim hizmetleri, acil servisler, istihdam yardımı, gıda yardımı, sağlık hizmetleri, kolluk kuvvetleri, evlilik yardımı, ebeveynlik yardımı, politika araştırmaları, kamu yayın hizmetleri vb. gibi sosyal hizmetlerin sağlanmasında dini kurum ve kuruluşlar nasıl bir rol oynamalıdır? Dini otoritelere, bireylere ve kuruluşlara, örneğin yaş, sınıf, engellilik, cinsiyet, isim, milliyet, ırk, bölge, din ve cinsel yönelime dayalı ayrımcılığı ve hoşgörüsüzlüğü azaltmak veya ortadan kaldırmak için mevcut yasalardan muafiyet tanınmalı mıdır?

7. ‘Din’in Tanımı

‘Din’in tanımlanması, yalnızca ‘analitik’ din felsefesi içerisnde değil, aynı zamanda İngilizce konuşan akademi dünyasında da problemli bir konu olmuştur. Taliaferro’ya (2019) göre bir din, nihai, kutsal bir hakikat ya da varoluş durumu hakkında saygı ya da hürmet çağrısı yapan; bu hakikatle, uygulayıcılarına kişisel olarak dönüştürücü bir dua hayatı, ritüelleştirilmiş meditasyon ve/veya tövbe ve kişisel yenilenme gibi ahlaki uygulamalar yoluyla aydınlatıcı ya da özgürleştirici bir ilişki olarak tanımladığı şeye yönlendiren, toplumsal, aktarılabilir bir öğretiler ve öngörülen uygulamalar bütünüdür. Taliaferro’nun da belirttiği gibi, bu tanım, ‘din’in Tanrı’ya ya da tanrılara inanmayı gerektirmesini içermese bile, ‘din’in ‘saygı ya da hürmet gerektiren nihai, kutsal bir hakikat ya da varlık durumu’ ile ‘kurtarıcı, aydınlatıcı ya da özgürleştirici bir ilişki’ olduğu iddiasına dayanan, ‘öğretiler ve öngörülen uygulamalar’ içerdiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, bana öyle geliyor ki buradaki koşul, Hinduizm, Budizm, vs. gibi başlıca Hint dinleri tarafından karşılanmamaktadır. Bu dinlerde özgürleştirici olarak pratik bir hedef (‘artık bunların hiçbiri yok’) bulunur. Ancak kişi, bu hedefe ‘saygı veya hürmet gerektiren nihai bir kutsal hakikat veya varlık durumu’ ile uygun bir şekilde ilişkili olarak ulaşmaz. Dolayısıyla iyi niyetine rağmen Taliaferro’nun tanımının, bu noktada İbrahimi din anlayışlarıyla çok yakından ilgisi olduğunu düşünüyorum.

Başka bir yerde de ele aldığım gibi, Atran’ı (2002) izleyerek, daha iyi bir tanım verebiliriz. Çok kabaca: dinler, doğal olmayan nedensel varlıkların memnuniyetine ve/veya evrimsel kanallar ve aşağıdakilerin bir noktada birleşmesinden kaynaklanan doğal olmayan nedensel düzenleyici yapıların üstün gelmesine yönelik bağlılıkların toplumsal  birer sonucudur: (1) doğal olmayan nedensel faillere ve/veya doğal olmayan nedensel düzenleyici yapılara yönelik yaygın inanç (ya da kabul); (2) doğal olmayan nedensel faillerin memnuniyetine ve/veya doğal olmayan nedensel düzenleyici yapıların üstün gelmesine ya da bunlardan kaçınmaya yönelik fazladan maddi bağlılıkların halka açık taklidi;  (3) bu fazladan maddi bağlılıklarda bulunarak insanların varoluşsal kaygılarının üstesinden gelmek; ve (4) komünyon, cemaat ve yakın dostluk içerisinde yukarıdakilerin hepsinin ritüelleştirilmiş, ritmik, algısal koordinasyonudur. Bu açıklamaya göre, Semavi, İran, Hint, Doğu Asya, Afrika, Yerli ve Yeni dinlerin tümü doğru bir şekilde dinler olarak sınıflandırılırken, ateizm, natüralizm, felsefe ve seküler siyasi ideolojiler ve uygulamaların tümü ise doğru bir şekilde din olmayan olarak sınıflandırılır. Elbette tanım, katılımcıların din için önemli olarak gördüğü her şeyi seçmese bile, öyle görünüyor ki bize vermesi gerekeni vermiş oluyor; yani dinleri, din olmayan şeylerden doğru bir şekilde ayırıyor.

8. Din Felsefesinin Geleceği

‘Analitik’ din felsefesinin nasıl geliştirilebileceğine dair görüşlerde bir eksiklik bulunmamakla beraber, kısaca ‘içerden’ ve ‘dışardan’ bazı tavsiyelerde bulunmaya çalışacağım.

Draper ve Schellenberg (2017), bize, ‘odak noktası’ ve ‘bakış açısı’na göre sınıflandırdıkları bir dizi görüş sunar. Buna göre, belki de ‘analitik’ din felsefesi, odak noktasını aşağıdaki şekillerde değiştirebilirse: inancın din için hem gerekli hem de temel olduğu fikrini reddeder, dinin otorite ve vahye imanla özdeşleştirilmesinden vazgeçer; bunun yerine dinin gerçekten evrensel olarak ele alınmasını amaçlar ve kucaklar, dinlerin felsefeye ve felsefenin dinlere yönelttiği önemli problemlerin peşine düşer, natüralist dinleri belirler ve geliştirir ve aynı zamanda dinleri ciddi şekilde inceleyen doğa bilimleri, sosyal bilimler, beşeri bilimler ve sanat alanlarındaki birçok disiplinden yararlanır ve onlarla birlikte çalışabilirse gelişebilir. Diğer yandan belki de ‘analitik’ din felsefesi, bakış açısını aşağıdaki şekillerde değiştirirse: ‘analitik’ din felsefesinde analitik teolojiden çok daha fazlası olduğunu kabul eder, kıta felsefesi ile köprüler kurar, dini Mooreculuğun çekiciliğini anlar, dini ve dini olmayan yaşam tarzlarını ilgilendiren en temel hususları ele alır ve tanıdık dini metinlerin, geleneklerin ve uygulamaların birbiriyle yarışan yorumlarına açık olmayı benimserse gelişebilir.

Eckel vd. (2021), sadece ‘analitik’ din felsefesinin iyileştirilmesini değil, genel olarak din felsefesinin iyileştirilmesini odak noktası olarak ele almaya çalışırlar. Wildman’ın (2021) öncülüğünde, giriş tartışmalarını dört kategoriye göre düzenlerler: (1) evrensel bakış açısı, (2) çok disiplinli olma, (3) eleştirel teori ve (4) gerçek dünya uygulamaları. İlk iki tema Draper ve Schellenberg’de (2017) belirginken, üçüncü tema Eckel ve diğerlerinde çok daha belirgindir (Dördüncü tema, biraz daha fazlasını vadeder). Bana öyle geliyor ki, en ilginç olan şey, son birkaç on yılda, ‘analitik’ felsefe içerisinde ırk, cinsiyet vb. gibi eleştirel sınıf teorilerinin artıcı bir şekilde benimsenmesidir. Bununla birlikte, daha önce de ifade ettiğim gibi, henüz ‘analitik’ din felsefesi, diğer alanlarla çok fazla etkileşime girmemiştir. Belki de yakın bir gelecekte çok daha fazla din felsefecisinin (‘analitik’ din felsefecileri de dahil olmak üzere), gerçek dünyada karşılıkları olan çok disiplinli araştırmalara katıldığını görebilmek mümkün olabilir.

9. Ek: Arap ve İslam Felsefesi

21/05/2021 tarihi itibarıyla PhilPapers (https://philpapers.org/) veri tabanındaki 2.580.106 girdiden Arap ve İslam felsefesine ayrılan 2014 makale bulunur. Bu çalışmalar arasında İbn Sina hakkında 454, İbn Rüşd hakkında 373, Molla Sadra hakkında 176 ve Farabi hakkında 73 makale yer almaktadır. Bu makalenin geri kalan kısmında, Molla Sadra ile ilgili materyalleri bir kenarda tutup, orta çağ Arap ve İslam felsefesine ve ayrıca onun Hristiyan ve Yahudi felsefesindeki etkisine ve kabulüne bir göz atmaya çalışacağım.

Stanford Felsefe Ansiklopedisi’nde de buna benzer bir ideal örneği görebiliriz. Arap ve İslam felsefesindeki belirli alanlara ilişkin; metafizik (Bertolacci: 2018), doğa felsefesi ve doğa bilimi (McGinnis: 2018), nedensellik (Richardson: 2020), psikoloji ve zihin felsefesi (Ivry: 2012), dil ve mantık (Street and Germann: 2013) ve mistisizm (Aminrazavi: 2021). Belirli filozofların belirli konulardaki görüşlerine ilişkin; İbn Sina üzerine, metafizik (Lizzini: 2020), mantık (Strobino: 2017) ve doğa felsefesi (McGinnis: 2020), İbni Rüşd üzerine, doğa felsefesi (Montada: 2018) ve Farabi üzerine, toplum ve din felsefesi (López-Farjeat: 2020). Bireysel olarak filozoflar hakkında; Ebubekir el-Razi (Adamson: 2021), Farabi (Druart: 2020), İbnü’l Arabi (Chittick: 2019), Ömer Hayyam (Aminrazavi ve van Brummelan: 2017), Sühreverdi (Marcotte: 2019), Gazzali (Griffel: 2020), Molla Sadra (Rizvi: 2019), Abdullatif el-Bağdadi (Bonadeo: 2019), İbn Sina (Gutas: 2016), Kindi (Adamson: 2020) ve İbn Bacce (Montada: 2018). Arap ve İslam felsefesinin İbn Meymun üzerindeki etkisine ilişkin: (Pessin: 2014), Yahudi düşüncesi (Zonta: 2016), Latin Batı (Hasse: 2020) üzerindeki etkisine ve Arap ve İslam felsefesindeki Yunan kaynaklarına ilişkin (DAncona: 2017) ve İhvan-ı Safa hakkında (Baffioni: 2021) birer girişi içerisinde barındırır. Bunlara herhangi bir atıfta bulunmamış olmama rağmen, örneğin isimlerini saydığım Yahudi filozoflar hakkında da makaleler bulunur: İbn Kammuna, Isaac Albalag, Shem-Tov İbn Falaquera, Joseph İbn Kaspi, Abraham İbn Ezra, Abraham İbn Daud, İbn Cebirol, Isaac Israel ve Saadya Gaon.

Son birkaç on yıl içerisinde, Arap ve İslam felsefesi üzerine, ciddi bir şekilde Batılı çalışma geleneği devam etmektedir. Bu geleneğin herhangi bir açıklamasından bahsedilebilecek eserler arasında; Fakhry (1983), Leaman (1985), Hourani (1985), Leaman ve Nasr (2001), Laliwala (2005), Adamson ve Taylor (2005), Nasr (2006) ve McGinnis ve Reisman (2007)’ın eserleri örnek olarak verilebilir. Marenbon (2012), çalışması içerisinde (ve daha birçok benzer eser), orta çağ Arap ve İslam felsefesi konularına üç önemli bölüm ayırır. Bununla birlikte, (a) bu çalışmanın birçok bölümünün, çağdaş analitik din felsefecileri tarafından bir uzmanlık alanı olarak görüldüğü ve konumlandırıldığı, (b) bu çalışmanın birçok bölümünün odağında, oldukça uzak tarihsel dönemlere ait özel bir vurgu yapıldığı ve tarihsel olduğu açıktır. Mizrahi (2020), (1) Hristiyan (ve özellikle muhafazakar Hristiyan) teistlerin çağdaş analitik din felsefesinde yoğun bir şekilde temsil edilmesi, (2) çağdaş analitik din felsefesindeki bilişsel önyargıların (aşırı güven ve doğrulama önyargısı dahil) kötü etkisi ve (3) çağdaş analitik din felsefesinde, Hristiyan olmayanların deneyimlerinden bariz kopukluk gibi duyduğu endişelere değinmeye çalışır.

Mizrahi (2020), analitik din felsefecilerinin, analitik din felsefesi üzerinde çalışan ve Hristiyan olmayan kişilerin dini bakış açılarıyla ilgi uyandıracak şekilde çalışmalarını gözden geçirme sorumluluklarının olduğunu öne sürer. Mizrahi, özellikle analitik felsefecilerin, Hristiyan olmayan terimlerle ifade edilen dini inançları, soruları, problemleri ve argümanları dikkate alarak, farkındalık yaratacak bir şeyle meşgul olmaları gerektiklerini öne sürer. Mizrahi, bu öneriyi açıklamak için, şu örnekleri kullanmaya çalışır: (a) ilahi sıfatlar, Şehadet (Shahadah) ve hac (hajj) ve (b) Kur’an, ilahi vahiy ve Arapça’nın önceliği. Mizrah’nin de vurguladığı gibi, bu daha gerçek anlamda kapsayıcı bir disipline giden yolda yalnızca küçük bir adım olacaktır. Aksi takdirde, örneğin analitik feminist felsefedeki benzer hareketlerde olduğu gibi, çürütülmeye ve zayıflatılmaya karşı savunmasız kalacaktır.

Çağdaş analitik din felsefesinde, azınlığın (muhafazakar olmayan, Hıristiyan olmayan) kendilerini duyurmak, yayınlamak vb. gibi görüşlerinin, hakim olan görüşlerin savunucularına bağlı olduğu konusunda şüpheliyim. Bu şüphe, kimlik politikalarının doğası gereği, din felsefesinde ilerleme sağlamanın, felsefenin diğer alanlarında ilerleme sağlamaktan daha zor olacağına dair bir başka şüpheyle de yakından ilintilidir. Felsefe içerisinde, belirli ırksal, cinsiyet, sınıf vb. gibi kimliklere üstünlük kazandırmaya çalışan hiçbir misyoner yoktur. Ancak elbette din felsefesi içerisinde, kendi dini kimliklerine üstünlük kazandırmaya çalışan birçok misyoner vardır. Bu misyonerlerin, rakip dini kimlikler için misyonerlik yapacak diğer kişileri teşvik etmeye çalışma konusunda istekli olmamaları gerektiğini umabiliriz.


Kaynakça: Ana Metin

  • Adams, R. (1987) The Virtue of Faith Oxford: Oxford University Press
  • Aijaz, I. (2018) Islam: A Contemporary Investigation London: Routledge
  • Alston, W. (1991) Perceiving God Ithaca: Cornell University Press
  • Atran, S. (2002) In Gods We Trust Oxford: Oxford University Press
  • Audi, R. (2011) Rationality and Religious Commitment Oxford: Oxford University Press
  • Ayer, A. (1936) Language, Truth and Logic London: Victor Gollancz
  • Barnes, J. (1972) The Ontological Argument London: Macmillan
  • Bayne, T. (2018) Philosophy of Religion: A Very Short Introduction Oxford: Oxford University Press
  • Beaney, M. (2017) Analytic Philosophy: A Very Short Introduction Oxford: Oxford University Press
  • Benton, M., Hawthorne, J. and Rabinowitz, D. (2018) Knowledge, Belief and God Oxford: Oxford University Press
  • Burton, D. (2017) Buddhism: A Contemporary Investigation London: Routledge
  • Chandler, J. and Harrison, V. (eds.) (2012) Probability in the Philosophy of Religion Oxford: Oxford University Press
  • Clack, B. and Clack, B. (2019) The Philosophy of Religion, 3rd Edition, Cambridge: Polity
  • Coakley, S. (2005) ‘Feminism and Analytic Philosophy of Religion’ in W. Wainwright (ed.) Handbook of Philosophy of Religion Oxford; Oxford University Press, 494-525
  • Cottingham, J. (2014) Philosophy of Religion: Towards a More Humane Approach New York: Cambridge University Press
  • Craig, W. and Moreland, J. (eds.) (2009) Blackwell Companion to Natural Theology Oxford: Wiley-Blackwell
  • Crisp, O. and Rea, M. (eds.) (2009) Analytic Theology Oxford: Oxford University Press
  • Davies, B. (1993) An Introduction to Philosophy of Religion Oxford: Oxford University Press
  • Decosimo, D. (2021) ‘Skills Without Values, Rallies Without Virtues: Beyond Hipster Heideggerianism and Shining Things’ in Eckel vd.153-77
  • De Cruz, H. (2019) Religious Disagreement Cambridge: Cambridge University Press
  • Deng, N. (2019) God and Time Cambridge: Cambridge University Press
  • Diller, J. and Kasher, A. (eds.) (2013) Models of God and Alternative Ultimate Realities Dordrecht: Springer
  • Draper, P. and Schellenberg, J. (eds.) (2018) Renewing Philosophy of Religion Oxford: Oxford University Press
  • Duncan, S. (2007) Analytic Philosophy of Religion: Its History Since 1955 Penrith: Humanities Ebooks
  • Eberle, C. and Cuneo, T. (2015) ‘Religion and Political Theory’ https://plato.stanford.edu/entries/religion-politics/
  • Eckel, M, Speight, A. and DuJardin, T. (eds.) (2021) The Future of Philosophy of Religion Dordrecht: Springer
  • Ellis, F. (ed.) (2018) New Models of Religious Understanding Oxford: Oxford University Press
  • Evans, S. (1996) The Historical Christ and the Jesus of Faith: The Incarnational Narrative as History Oxford: Oxford University Press
  • Feser, E. (2017) Five Proofs of the Existence of God San Francisco: Ignatius Press
  • Flew, A. and MacIntyre, A. (eds.) (1955) New Essays in Philosophical Theology London: SCM Press
  • Forrest, P. (1996) God without the Supernatural: A Defence of Scientific Theism Ithaca: Cornell University Press
  • Friedman, M. (2000) A Parting of the Ways; Carnap, Cassirer and Heidegger Peru: Open Court
  • Goodman, L. (2016) Judaism: A Contemporary Investigation London: Routledge
  • Gordon, P. (2012) Continental Divide: Heidegger, Cassirer, Davos Cambridge: Harvard University Press
  • Harris, H. and Insole, C. (eds.) (2005) Faith and Philosophical Analysis: The Impact of Analytical Philosophy on Philosophy of Religion Aldershot: Ashgate
  • Harris, J. (2002) Analytic Philosophy of Religion Dordrecht: Springer
  • Harrison, V. (2007) ‘Feminist Philosophy of Religion and the Problem of Epistemic Privilege’ Heythrop Journal 48: 685-96
  • Hasker, W. (1989) God, Time and Knowledge Cornell: Cornell University Press
  • Hasker, W. (2007) ‘Analytic Philosophy of Religion’ in W. Wainwright (ed.) Oxford Handbook of Philosophy of Religion Oxford: Oxford University Press
  • Helm, P. (2000) Faith with Reason Oxford: Oxford University Press
  • Hick, J. (1989) An Interpretation of Religion New Haven: Yale University Press
  • Hudson, H. (2014) The Fall and Hypertime Oxford: Oxford University Press
  • Kohn, L. (2019) Daoism: A Contemporary Investigation London: Routledge
  • Lebens, S. (2020) The Principles of Judaism Oxford: Oxford University Press
  • Lebens, S., Rabinowitz, D. and Segal, A. (eds.) (2019) Jewish Philosophy in an Analytic Age Oxford: Oxford University Press
  • Leftow, B. (2012) God and Necessity Oxford: Oxford University Press
  • Mackie, J. (1983) The Miracle of Theism Oxford: Clarendon Press
  • McGrew, L. (2017) Hidden in Plain View Florida: DeWard
  • Meister, C. and Copan, P. (eds.) (2007) Companion to Philosophy of Religion London: Routledge
  • Mills, C. (2007) “White Ignorance” in S. Sullivan and N. Tuana (eds.) Race and Epistemologies of Ignorance Albany: State University of New York Press
  • Mizrahi, M. (2019) ‘If Analytic Philosophy is Sick, Can it be Cured?’ Religious Studies 56: 558-77
  • Morris, T. (1986) The Logic of God Incarnate Ithaca: Cornell University Press
  • Nagasawa, Y. (2017) Maximal God: A New Defence of Perfect Being Theism Oxford: Oxford University Press
  • Oppy. G. and Trakakis, N. (eds.) (2009) The History of Western Philosophy of Religion, 5 volumes, New York: Oxford University Press
  • Oppy. G. and Trakakis, N. (eds.) (2018) Interreligious Philosophical Dialogues, 4 volumes, Abingdon: Routledge
  • Plantinga, A. (1967) God and Other Minds Ithaca: Cornell University Press
  • Plantinga, A. (1974) The Nature of Necessity Oxford: Clarendon Press
  • Plantinga, A. (1980) Does God Have A Nature? Milwaukee: Marquette University Press
  • Plantinga, A. (2000) Warranted Christian Belief Oxford: Oxford University Press
  • Plantinga, A. (2011) Where the Conflict Really Lies Oxford: Oxford University Press
  • Pruss, A. and Rasmussen, J. (2018) Necessary Existence Oxford: Oxford University Press
  • Ranganathan, S. (2018) Hinduism: A Contemporary Investigation London: Routledge
  • Rea, M. (ed.) (2009) Readings in Philosophical Theology, 2 volumes, Oxford: Oxford University Press
  • Rowe, W. (1975) The Cosmological Argument Princeton: Princeton University Press
  • Rowe, W. (2004) Can God Be Free? Oxford: Oxford University Press
  • Schellenberg, J. (2005) Prolegomena to Philosophy of Religion Ithaca: Cornell University Press
  • Schellenberg, J. (2013) Evolutionary Religion Oxford: Oxford University Press
  • Soames, S. (2003) Philosophical Analysis in the Twentieth Century, 2 volumes, New Jersey: Princeton University Press
  • Sobel, J. (2003) Logic and Theism Cambridge: Cambridge University Press
  • Stump, E. (2010) Wandering in Darkness: Narrative and the Problem of Suffering Oxford: Oxford University Press
  • Swinburne, R. (1977) The Coherence of Theism Oxford: Oxford University Press
  • Swinburne, R. (1979) The Existence of God Oxford: Oxford University Press
  • Swinburne, R. (1981) Faith and Reason Oxford: Oxford University Press
  • Swinburne, R. (1989) Responsibility and Atonement Oxford: Oxford University Press
  • Swinburne, R. (1991) Revelation Oxford: Oxford University Press
  • Swinburne, R. (1994) The Christian God Oxford: Oxford University Press
  • Swinburne, R. (1998) Providence and the Problem of Evil Oxford: Oxford University Press
  • Taliaferro, C. (2005) Evidence and Faith: Philosophy of Religion Since the Seventeenth Century Cambridge: Cambridge University Press
  • Taliaferro, C. (2019) ‘Philosophy of Religion’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/philosophy-religion/
  • Van Inwagen, P. (1995) God, Knowledge and Mystery: Essays in Philosophical Theology Ithaca: Cornell University Press
  • Van Inwagen, P. (2006) The Problem of Evil Oxford: Oxford University Press
  • Ward, K. (2017) The Christian Idea of God: A Philosophical Foundation for Faith Cambridge; Cambridge University Press
  • Wierenga, E. (1989) The Nature of God Cornell: Cornell University Press
  • Wettstein, H. (2012) The Significance of Religious Experience Oxford: Oxford University Press
  • Wildman, W. (2021) ‘Reading Tea Leaves, Drinking Tea: Four Transformations in Philosophy of Religion’ in Eckel et al., 5-16
  • Wildman, W. and Rohr, D. (2017) ‘North American Philosophers of Religion: How They See Their Field’ in Draper and Schellenberg, 133-53
  • Wynn, M. (2013) Renewing the Senses: A Study of the Philosophy and Theology of the Spiritual Life Oxford: Oxford University Press
  • Zagzebski, L. (2012) Epistemic Authority: A Theory of Trust, Authority and Autonomy in Belief New York: Oxford University Press

Ek Kaynakça:

  • Adamson, P. (2020) ‘Al-Kindi’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/al-kindi/
  • Adamson, P. (2021) ‘Abu Bakr al-Razi’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/abu-bakr-al-razi/
  • Adamson, P. and Taylor, R. (eds.) (2005) Companion to Arabic Philosophy Cambridge: Cambridge University Press
  • Aminrazavi, M. (2021) ‘Mysticism in Arabic and Islamic Philosophy’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/arabic-islamic-mysticism/
  • Aminrazavi, M. and Van Brummelan, G. (2017) ‘Umar Khayyam’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/umar-khayyam/
  • Baffioni, C. (2021) ‘Ikhwân al-Safâ’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/ikhwan-al-safa/
  • Bertolacci, A. (2018) ‘Arabic and Islamic Metaphysics’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/arabic-islamic-metaphysics/
  • Bonadeo, C. (2019) ‘Abd al-Latif al-Baghdadi’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/al-baghdadi/
  • Chittick, W. (2019) ‘Ibn Arabî’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/ibn-arabi/
  • D’Ancona, C. (2017) ‘Greek Sources in Arabic and Islamic Philosophy’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/arabic-islamic-greek/
  • Druart, T. (2020) ‘Al-Farabi’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/al-farabi/
  • Fakhry, M. (1983) A History of Islamic Philosophy London: Longmans
  • Germann, N. (2021) ‘Al-Farabi’s Philosophy of Society and Religion’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/al-farabi-soc-rel/
  • Griffel, F. (2020) ‘Al-Ghazali’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/al-ghazali/
  • Gutas, D. (2016) ‘Ibn Sina [Avicenna]’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/ibn-sina/
  • Hasse, D. (2020) ‘Influence of Arabic and Islamic Philosophy on the Latin West’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/arabic-islamic-influence/
  • Hodges, W. and Druart, T. (2019) ‘Al-Farabi’s Philosophy of Logic and Language’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/al-farabi-logic/
  • Hourani, G. (1985) Reason and Tradition in Islamic Ethics Cambridge: Cambridge University Press
  • Ivry, A. (2012) ‘Arabic and Islamic Psychology and Philosophy of Mind’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/arabic-islamic-mind/
  • Laliwala, J. (2005) Islamic Philosophy of Religion Delhi: Sarup
  • Leaman, O. (1985) An Introduction to Medieval Islamic Philosophy Cambridge: Cambridge University Press
  • Leaman, O. and Nasr, S. (eds.) (2001) History of Islamic Philosophy London: Routledge
  • Lizzini, O. (2020) ‘Ibn Sina’s Metaphysics’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/ibn-sina-metaphysics/
  • López-Farjeat, L. (2020) ‘Al-Farabi’s Psychology and Epistemology’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/al-farabi-psych/
  • Marcotte, R. (2019) ‘Suhrawardi’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/suhrawardi/
  • Marenbon, J. (ed.) 2012) Handbook of Medieval Philosophy Oxford: Oxford University Press
  • McGinnis, J. (2018) ‘Arabic and Islamic Natural Philosophy and Natural Science’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/arabic-islamic-natural/
  • McGinnis, J. (2020) ‘Ibn Sina’s Natural Philosophy’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/ibn-sina-natural/
  • McGinnis, J. and Reisman, D. (eds.) (2007) Classical Arabic Philosophy: An Anthology of Sources Indianapolis: Hackett
  • Montada, J. (2018) ‘Ibn Bâjja [Avempace]’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/ibn-bajja/
  • Montada, J. (2018) ‘Ibn Rushd’s Natural Philosophy’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/ibn-rushd-natural/
  • Nasr, S. (2006) Islamic Philosophy from its Origins to the Present Albany: SUNY Press
  • Pessin, S. (2014) ‘The Influence of Islamic Thought on Maimonides’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/maimonides-islamic/
  • Richardson, K. (2020) ‘Causation in Arabic and Islamic Thought’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/arabic-islamic-causation/
  • Rizvi, S. (2019) ‘Mulla Sadra’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/mulla-sadra/
  • Street, T. and Germann, N. (2013) ‘Arabic and Islamic Philosophy of Language and Logic’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/arabic-islamiclanguage/
  • Strobino, R. (2018) ‘Ibn Sina’s Logic’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/ibn-sina-logic/
  • Zonta, M. (2016) ‘Influence of Arabic and Islamic Philosophy on Judaic Thought’ Stanford Encyclopedia of Philosophy https://plato.stanford.edu/entries/arabic-islamic-judaic/

Graham Oppy, “Analytic Philosophy of Religion”, Saudi Journal of Philosophical Studies, 2, 2021, (s. 163-79) Bu makale, çevirmeni tarafından yazarından izin alınarak çevrilmiştir.


Çeviren: Musa Yanık

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Kitap Analizi: “Aklın Üç Yüzü” – Musa Yanık

Sonraki Gönderi

Ayırtedilemezlerin Özdeşliği – Peter Forrest (Stanford Encyclopedia of Philosophy)

En Güncel Haberler Analitik Felsefe:Tümü