726 Okunma Sayısı
3 dakika okuma süresi
29 Ağustos 2025

Dört [Farklı] Problem ve Birleşik [Ortak] Bir Çözüm – Alexander Pruss

Benzer [muadil] bir problem en az dört farklı alanda ortaya çıkmaktadır.

  1. Fizik: Doğa yasalarındaki sabitlerin değerlerini ne açıklar?
  2. Etik: Ahlaki yasalardaki parametreleri ne açıklar? Örneğin ebeveynlerimize sağladığımız faydaları yabancılara sağladığımız faydalara göre ne ölçüde öncelememiz [tercih etmemiz] gerektiği gibi.
  3. Epistemoloji: Epistemik ilkelerdeki parametreleri ne açıklar? Örneğin tümevarımsal genellemelerimizi gerekçelendirmek için delillerimizi ne kadar hızlı kullanmamız gerektiği veya sadeliğe ne kadar epistemik ağırlık vermemiz gerektiği gibi.
  4. Anlambilim [Semantik]: Sözcüklerimizin uzantıları [genişletilmesi] için sınırların nerede çizildiğini ne açıklar?

Bazı noktalarda işe yarama umudu olan, ancak tüm alanlarda işe yaramayan bir takım çözümler mevcuttur. Mesela, doğa yasalarındaki sabitlerin rastgele değerlere sahip olmasını sağlayan bir evren yaratma mekanizmasının var olduğu görüşü, fizik problemini [1] çözer, ancak diğer üç sorun [2-3-4] için pek bir şey yapmaz.

Bununla birlikte, 2-3-4’e yönelik belirsizlik [müphemlik] çözümlerinin fizik vakasında [alanında] yardımcı olma umudu [ihtimali] çok düşüktür. Aslında, belirsizlik 2-3-4’te de pek yardımcı olmaz, çünkü belirsiz bölgelerin neden orada olduğu ve neden o şekilde bulanık [belirsiz] olduğu sorusu hâlâ ortada olacaktır; [öyleyse] sadece parametre sorusunu değiştirmiş [ötelemiş] oluyoruz.

Bazı alanlarda, nesnel [objektif] parametrelerin olmadığı bir teoriye sahip olma umudu olabilir. Örneğin, Bayesçilik, parametrelerin önceki olasılıklar [önsel değerler] tarafından belirlendiğini savunur ve öznel [subjektif] Bayesçilik ise nesnel [objektif] önceki olasılıkların olmadığını söyler. Gerçekçilik-karşıtı [anti-realist] etik teoriler de benzer bir şey yapar. Ancak fizik vakasında [alanında] böyle bir hareketin [yaklaşımın] olasılığı düşüktür [pek makul değildir].

Her alanda, parametrelerin değerlerini zorunlu olarak ortaya çıkaran ve açıklayan sade ve zarif ilkelerin var olduğuna dair bir umut olabilir. Ancak bu umut, dört vakanın hiçbirinde henüz gerçekleşmemiştir.

Her alanda, kaba bir zorunluluk [açıklaması] tercih edilebilir. Ancak bu, son çare olmalıdır.

Her alanda, parametreler hakkındaki soruyu diğer parametreler hakkındaki benzer bir soruya kaydırabilecek [dönüştürebilecek] şeyler söylenebilir. Örneğin, nesnel Bayesçilik, sadeliğe ne kadar epistemik ağırlık vermemiz gerektiği sorusunu önceki olasılıklar [önsel değerler] sorusuna kaydırır [dönüştürür].

Sorular bu kadar benzer olduğunda, tek tip [yeknesak] bir çözüm sunmanın önemli bir değeri vardır. [İşte] teist bunu yapabilir. Bunu, şu görüşleri tercih ederek yapar:

  1. Fizik: Tanrı, evrenin temel doğa yasalarına sahip olmasını sağlar.
  2. Etik: Tanrı, temel ahlaki ilkeleri belirler [vazeder].
  3. Epistemoloji: Tanrı, bizim için temel epistemik ilkeleri belirler.
  4. Anlambilim [Semantik]: Tanrı, dilimizin bazı [belli] temel düzeylerini belirler.

Bu dört vakanın [alanın] her birinde Tanrı’nın bunu nasıl yaptığı sorusu yer alır. Ve her birinde “ilahi buyruk” tarzında bir cevap, “doğal hukuk” tarzında bir cevap ve muhtemelen başka cevaplar da vardır.

Fizikteki “ilahi buyruk” tarzındaki cevap, vesileciliktir; etik ve epistemolojide ise sadece [tam anlamıyla] “ilahi buyruk”tur; ve anlambilimde [semantikte] ise Tanrı’nın ilk konuşmacı olduğu ve temel dilbilimsel yapılar için [Tanrı’nın belirlediği] anlamlarının normatif olduğu görüşüdür. Bunların hiçbiri bana pek cazip gelmiyor ve bunun nedeni aynı: hepsi ilgili özellikleri bizim için dışsal [harici] hale getiriyor.

Fizikteki “doğal hukuk” cevabı ise teistik Aristotelesçiliktir: yasalar şeylerin doğasına göre ortaya çıkar [onlara tabidir] ve Tanrı hangi doğaları gerçekleştireceğini [somutlaştıracağını] seçer; teistik doğal hukuk [oldukça] iyi geliş[tiril]miş bir etik teoridir ve epistemoloji ve anlambilim [semantik] alanlarında da benzerleri [muadilleri] vardır, her ne kadar [bunlar] çok popüler olmasalar da.


Alexander Pruss – “Four problems and a unified solution“, (Erişim Tarihi: 28.08.2025)

Çevirmen: Muhammet Berhak Demir

Editör: Taner Beyter

Öncül Analitik Felsefe

Öncül Analitik Felsefe

Öncül Analitik Felsefe Dergisi, 19 Ocak 2018 tarihinde kuruldu. Sunum, söyleşi, makale, çeviri, canlı yayın gibi içerikler üreterek Analitik Felsefe’ye dair Türkçe veritabanını genişletmeye devam ediyor.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Önceki Yazı

Bir Sloganın Tarihi, “kişisel olan politiktir” – Guy Stevenson

Sonraki Yazı

Lenin’in Anlamı Üzerine – Paul Le Blanc ile Söyleşi

Bu Yazıları Kaçırmayın

Açıklama Boşluğu Neden Nörobilimin Çözülemeyen Problemi Olarak Ele Alınmaktadır? – Magnus Wijkander

Öznel deneyimin mahrem dünyası -yani, hisleriniz,…

Altı Saniyelik Sarılma – Julian Baggini

On yıllardır Metro-Goldwyn-Mayer Stüdyoları’nın filmleri, çelenkle…