Hangi Üniversitenin Felsefe Bölümünü Tercih Etmeliyim? – Taner Beyter

687 Okunma
Okunma süresi: 4 Dakika

Felsefe lisans eğitimi almak isteyen arkadaşlar ile uzun süredir üniversite tercihleri konusunda bir araya geliyoruz. Bize, hangi üniversitenin felsefe bölümünü tercih etmelerinin daha iyi olacağı gibi epey sorumluluk doğuran sorular yöneltiyorlar. Bu içeriğimizde söz konusu bu sorulara dair birkaç hususa dikkat çekmek ve birkaç öneri de bulunmak istiyoruz.

Eğer üniversite sınavına girerek felsefe bölümü tercih etmeye karar verdiyseniz bu uyarıları dikkate almanızı öneririz.

1. Bu içerik felsefe lisans eğitimi almak isteyenlere yönelik “kusursuz olma iddiası bulunmayan” bir izlek içermektedir. Yalnızca bu içerikte yer alan tavsiyelere göre tercih yapmanızı tavsiye etmeyiz, olabildiğince araştırarak ve farklı kaynaklara göz gezdirerek “acele etmeden” tercih yapmanız en doğrusu olacaktır.

2. Eğer felsefe lisans eğitimi almaya karar verdiyseniz karşılaşacağınız ilk zorluk ne yazık ki ekonomik/mesleki olacaktır. Felsefe eğitimi alanların büyük bir kısmı ne yazık ki felsefe dışı alanlarda çalışmaktadır. Eğer felsefe eğitimi almakta ısrarcıysanız akademik kariyer yapmak (ve akademisyen olmak), MEB’de görevli felsefe öğretmeni olmak, kolej ve dershanelerde görevli felsefe grubu öğretmeni (felsefe-sosyoloji-mantık-psikoloji) olmak, dershanelerde rehberlik ve halkla ilişkiler departmanında görevli olmak sizi bekleyen en olası mesleki tercihleriniz arasında yer alacaktır. Diğer yandan yayınevlerinde mesleki kariyer yapmak da olası mesleki tercihler arasındadır. Fakat en nihayetinde gerçekten felsefe lisans eğitimi almak istediğinizden emin olun, lisans eğitiminizi yarıda bırakmak zorunda kalmak istemezsiniz. Diğer yandan bu ifademiz örtük olarak “Asla felsefe eğitimi almayın, işsiz kalırsınız.” anlamına gelmiyor! Gerçekten yaptığınız işe samimice bağlı, emektar ve kendinizi geliştirmeye açık iseniz hem sevdiğiniz alan olan felsefe ile meşgul olup hem de maddi olarak yeterli koşulları sağlayabilirsiniz.

3. Maddi koşulları bir kenara bırakırsak; felsefe eğitimi almak istediğinizden emin olmadan tercih listenize felsefe bölümü yazmayın. Ne yazık ki kimi öğrenciler hukuk, psikoloji vb bölümleri tercih listelerinde üst sıralara yazdıktan sonra “açıkta/mezuna kalmamak” için alt sıralara da felsefe bölümü yazıyor. Felsefe’ye dair hiçbir fikri ve perspektifi olmaksızın mutsuz bir lisans hayatı geçiriyor veya bölümü bırakmak zorunda kalıyorlar. Bu durum hem onlar hem felsefe bölümleri için gereksiz bir maliyet. Felsefeyi seven ve lisans eğitimi almak isteyen, yaptığı tercih sonucunda da ilerleyen zamanda da en doğru tercihi yaptığını gördüğümüz birçok başaralı örnek mevcut. En az 4 yıl boyunca felsefe ile iç içe olacağınızı hayal edin ve tercih listenizi buna göre hazırlayın. (Eğer felsefe bölümlerini araştırırken bu içeriğe ulaştıysanız muhtemelen felsefe bölümü yazmalısınız(: )

4. Tercih yaparken x üniversitesinden mezun olanlar veya lisans eğitimlerine devam edenlerle iletişime geçmeniz, x üniversitesinin müfredatını incelemeniz (İslam felsefesi, felsefe tarihi, analitik felsefe, kıta felsefe vb hangi alana daha yakın?), x üniversitesinin öğretim kadrosunda yer alan isimlerin özgeçmişlerine, çalışmalarına ve katkı sundukları çalışmalara dikkatlice göz gezdirmeniz oldukça önemli.

5. Eğer tercihlerinize felsefe bölümü yazmaya karar verdiyseniz İngilizce (veya yerleştiğiniz bölüme göre Fransızca, Almanca da olabilir ama genellikle İngilizce) bilmek zorundasınız. Bu sebeple de İngilizce eğitim veren veya İngilizce hazırlık koşulu olan bölümlere öncelik vermeniz oldukça rasyonel olacaktır. Türkçe felsefe kaynakları oldukça kısıtlıdır, yalnızca kaba bir Türkçe felsefe tarihi bilgisine sahip olarak mezun olmak istemezsiniz. Tercih edeceğiniz felsefe bölümünün dilinin İngilizce olması, Türkçe/İngilizce olması ve akademik kadrosunda yabancı uyruklu öğretim görevlilerinin olması mühim.

6. Zihin felsefesi, din felsefesi, bilim felsefesi, ahlak felsefesi vb. mevcut ilgi alanınıza göre felsefe bölümü tercih etmeniz, elbette istisnalar olmakla birlikte, yerinde olmayabilir. Felsefede ilgi alanınız zamanla değişebilir, birçok koşulu göz önüne alarak tercih yapmanız en doğrusu olacaktır.

7. Yaşadığınız şehir veya şehir dışı, ailenizin maddi koşulları ve burs olanaklarını hesaba katmayı unutmayın. Fakat tercih edeceğiniz üniversite ve bölümünün çimenlerinin pek bir önemi olmadığını acı bir şekilde deneyimlemek istemezsiniz. Üniversitede öğrenci kulüplerinin çeşitliliği ve sayısı, Erasmus ve Work and Travel gibi değişim programları, felsefe dışı alanlardan ders seçme olanağınızın olup olmaması, derslerinize girecek olan akademisyenlerin niteliği, online veya fiziksel kütüphane erişim olanakları, felsefe bölümlerinin düzenlediği ulusal ve uluslararası etkinlikler de hem kendinizi hem de iletişim becerinizi geliştirmeniz için “kampüs çimenlerinden” çok daha önemlidir.

8. Tercihlerinizi yaparken “taban puanlarından” ziyade “sıralamaya” dikkat edin. Bu konuda Yök Atlas’tan verdiğimiz şu bağlantı resmi olmayan sitelere göre çok daha güvenilirdir. (Bu içeriği hazırlayan kişi öğretmen olduğu ve uzun süredir tercihleri konusunda öğrencilerine yardımcı olduğu için bu hususu özellikle unutmamanızı tavsiye ediyor)

9. Felsefe bölümlerinin (ve başka bölümlerin) yeterliliklerine dair yapılmış şu çalışmaya bakabilirsiniz.

10. Bahsettiğimiz bu hususları göz önüne alarak öneri listemizde 10 üniversiteye yer verdik. Bu listede yer almayan felsefe bölümlerinin yetersiz olduğunu iddia etmiyoruz; ya biz bölümü yeterince tanımadığımız için önermiyorsunuzdur ya da demin bahsettiğimiz hususları göz önüne aldığımızda ilk 10 içerisinde başka önerilere yer vermeyi tercih etmişizdir, listeye ekleme ve çıkarma yapabilirsiniz. Listede yer alan bölümlerin akademik kadrosunu ve bahsettiğimiz diğer olanaklarını dikkatlice inceleyerek “ne yaptığınızın farkında bir şekilde” tercih yapmanız sizin için en iyisi olacaktır. Bize bu konuda e-mail atmaktan çekinmeyin.

Bu listenin yanı sıra Maltepe Üniversitesi Felsefe Bölümü, Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü, 9 Eylül Üniversitesi Felsefe Bölümü, Ankara Üniversitesi Felsefe Bölümü, Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü, Yeditepe Üniversitesi Felsefe Bölümü, Anadolu Üniversitesi Felsefe Bölümü, Akdeniz Üniversitesi Felsefe Bölümü ve Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü de araştırmanızı öneririz.


*Bilkent Üniversitesi Felsefe Bölümü, uluslararası yayın ve düzenledikleri etkinlikler, yerli ve yabancı öğretim kadrosu, İngilizce eğitim vermesi, bölüm dışı ders seçme olanakları, burs olanakları, analitik felsefe ve çağdaş felsefe eğilimli olması vb birçok sebepten ötürü ilk önerimizdir.


Not: Bu içeriğin sorumluluğu bizzat yazara aittir; Öncül Analitik Felsefe Dergisi’nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

1 Yorum

  1. Akdeniz üniversitesi felsefe bölümünden mezun olmuş birisi olarak kendi tecrübelerimden birazını aktarmak istiyorum. Öncelikle gerçekten felsefeye ilginiz varsa 4 yılın sonunda kaybetmeniz kuvvetle muhtemeldir, çünkü oldukça kötü denebilecek bir eğitim sizi karşılayacak. İyi diyebileceğimiz hocalar 3 ya da 4 tanedir (bence 2,5), onlar da öğrencilerin umursamazlığına ve başarısızlığına öyle alışmıştır ki öğrencilerine duydukları ilgi bir devlet memurunun mesleğine duyduğu ilgiye benzer. Bu alanında yetkin sayılacak hocalarımızın da ancak yüksek lisans ve doktora düzeyinde bir nebze ilgili olduğu rivayet edilir (ben her ne kadar inanmasam da).
    belki çok kötü bir üniversite değilse de kesinlikle felsefeye duyduğunuz ilginin bireysel kalacağını garanti ederim. Aldığınız derslerin yarısı anlamsız geleceğini de garanti ederim, genel olarak hocaların yaklaşımı motivasyonunuzu kırabilir. Ama puanım buna yetiyor vs, ya da Antalya çok güzel bir şehir gibi düşünceleriniz varsa, ben üniversite okuyayım çok önemli değil diyorsanız orasını bilemem. Ama felsefe de kariyer yapmak gibi bir niyetle okuyacaksanız 1-0 geriden başlarsınız, Türkçe eğitim vermesi belki de 2-0 geriden başlamanız anlamına geliyor olabilir. Dediğim gibi tamamen bireysel bir çaba sizi taşıyacaktır, keza sadece okul değil aynı zamanda öğrenci profili de seçmiş oluyorsunuz.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Pascal’ın Kumarı: Tanrı’ya İnanç İçin Pragmatik Bir Argüman – Liz Jackson

Sonraki Gönderi

Baudolino Romanının Tahlili Üzerine Felsefi Bir Deneme veya Kendime Dair Bazı Notlar - M. Maşuk Aktaş

En Güncel Haberler Analitik Felsefe