Paul Draper’ın Tanrı’nın Varlığına Dair Ahlak Argümanı – Jonathan David Garner

/
219 Okunma
Okunma süresi: 2 Dakika

Paul Draper bir ateist filozof. Ancak o, ateist olmasına rağmen hala Tanrı için bazı kanıtlar olabileceğini düşünüyor. Bilhassa, Tanrı’nın varlığına dair bir ahlak argümanı (yani tümevarımsal bir argüman) öne sürmüştür.

Argüman şu şekildedir:

  1. Dünyada ahlaki failler, yani biz bulunmaktayız. “Ahlaki failler” ile Draper, insanların ahlaki yasalara sahip olduğunu ve özgürce ahlaki seçimler yapabildiğini ima eder.
  2. Varlığımıza dair natüralist bir teorinin ahlaki failler olarak (ahlaki) statümüzü açıklama olasılığı, bizi ahlaki fail olarak yaratan bir Tanrı’ya oranla daha azdır.
  3. Ahlaki bir eylem, ahlaki bir sorumluluk gerektirir.
  4. Ahlaken eylemlerimizden sorumlu olmak için libertenyen özgür iradeye sahip olması gerekir, yani kişi, herhangi bir zamandaki ahlaki eylemler ile ahlaki olmayan veya nötr eylemler arasında seçim yapabilmelidir.
  5. Bu türden bir libertenyen özgür iradenin teizmle beraber var olma olasılığı, natüralizm ile beraber var olma olasılığından çok daha fazladır.
  6. O halde ahlaki faillik, Tanrı’nın varlığı lehine güçlü bir argümandır.

O halde bu argüman hakkında ne söyleyebiliriz? Öncelikle, libertenyen özgür iradeye vurgu yapan dördüncü öncüle göz gezdirebiliriz. Bu türden bir özgür iradeye sahip olduğumuz çok açık görünmüyor. Bu konuyu inceleyen profesyonel felsefecilerin çoğu, bizim bu kadar fazla özgür irademiz olduğunu pek düşünmüyor. Belki mantıksal olarak libertenyen özgür iradeye sahip olmamız mümkündür ancak konu bu değil, mesele bundan ziyade bu türden bir özgür iradeye sahip olup olmamamızın ne kadar akla yakın ve makul olduğudur. Sonuç olarak libertenyen özgür iradenin dünyaya dair bir olgu olduğu kesin değildir, onun (libertenyen özgür iradenin) doğru olup olmadığını bilmiyoruz. Nitekim birçok Hristiyan teist bizim libertenyen özgür iradeye sahip olduğumuzu düşünmüyor, onlar bunun yerine bağdaşırcı özgür iradeye (compatibilism) hak veriyorlar.

Ancak libertenyen özgür irademiz olsa bile, Draper’in ahlak argümanının önemli karşı kanıtları görmezden geldiği ileri sürülebilir. Habersiz olduğumuz için başkalarına edemediğimiz ve dolayısıyla özgür irademizi kullanamadığımız durumlar olduğu gerçeğini düşünün. (mesela, kimsenin yardım etmediği, araba bagajına sıkışmış birini düşünün.) Eğer Tanrı gerçekten var ise, bu biraz şaşırtıcı olurdu. Dolayısıyla, libertenyen özgür irade genel anlamda Tanrı’nın varlığı lehine bir kanıt olarak kabul edilse bile, ilk etapta bu türden bir özgür iradenin var olduğunu varsayarsak, gerçek/aktüel dünyada libertenyen özgür iradeye dair Tanrı’nın varlığı aleyhine kanıt sayılabilecek daha spesifik gerçekler mevcuttur.

Diğer yandan gerçek/aktüel dünyamızdaki insan olmayan canlılar ve hayvanlar, (kesinlikle) libertenyen özgür iradeye sahip değildir. Tanrı’nın hayvanları libertenyen özgür iradeye sahip olacakları şekilde yaratması mantıksal olarak imkânsız mıdır? Kabul edelim ki bu türden (libertenyen özgür iradeli) hayvanlar bizim dünyamızdaki hayvanlardan epey farklı olurdu, ancak meselemiz bu değil. Mesele böylesi bir durumun mantıksal olarak mümkün olup olmamasıdır. Natüralizmde libertenyen özgür iradenin var olması şaşırtıcı geldiyse o halde natüralizmde, hayvanların da libertenyen özgür iradeye sahip olması hayli hayli şaşırtıcı gelmelidir. O halde natüralizmin doğru olduğu hipotezinde hayvanların bu kadar da özgür iradeye sahip olmadığını görmek şaşırtıcı olmazdı, çünkü dünyamızda gördüğümüz de tam olarak budur.


Jonathan David Garner-Paul Draper’s moral argument for the existence of God”, (Erişim Tarihi: 26.11.2020)

Çevirmen: Taner Beyter

Ankara Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nü bitirdi, şu an Hacettepe Antropoloji öğrencisidir. Felsefe master eğitimine ise ara verdi. Etik, din, epistemoloji ve siyasetle ilgilenir. Öğretmen olup, STK’larda görevlidir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Ateizm Dünya Hakkında Öngörülerde Bulunur mu? – Jonathan David Garner

Sonraki Gönderi

Tanrı'nın Varlığı Lehine ve Aleyhine Olan Argümanları Nasıl Sınıflandırabiliriz? – Jonathan David Garner

En Güncel Haberler Analitik Felsefe