Liberteryen Salgın Politikası – Michael Huemer

/
2 Okunma
Okunma süresi: 6 Dakika

Az önce bu eğitim döneminin son yüz yüze dersine girdim. Covid-19’dan dolayı derslerim online derslere dönüştürüldü, en azından derslerin tamamı iptal edilmedi. Her neyse, bu durum salgın hastalık tehditlerine yönelik liberteryen bir bakış açısının vereceği cevap üzerine düşünmek için uygun bir zaman gibi görünüyor. Sanırım, liberteryenlerin bu tarz bir problemle başa çıkmasının hiçbir yolu olmadığını ileri süren bir kişinin Facebook paylaşımını görmüştüm.

Birçok liberteryenin böylesi bir argüman karşısında bocalayacağını sanmıyorum. Ama şayet siz onlardan biri değilseniz belki de cevabı bilmiyorsunuzdur. Belki de şu tarz bir şey düşünüyorsunuzdur:

 Liberteryenler devlet müdahalesine karşı oldukları için, ölümcül hastalıkları durdurmak için alınan herhangi bir önleme de karşı olacaklardır herhâlde? Seyahat kısıtlamaları, karantinalar, zorla test yapılması, tüm bunlar özgürlüklerimizi ihlal etmekte! Ve bu yüzden liberteryenlere göre bu durum her zaman ve hep kötü, değil mi?

Cevap: Çoğu liberteryen, devletin bütün müdahalelerine karşı değildir. Çoğu, devlete minimum rol biçen sınırlı bir devletçi görüşüne sahiptir. Diğerleri, yani liberter anarşistler, nihayetinde devletin elimine edilmesini ummaktadır. Ancak bu ikinci gruptakiler devletin yaptığı her şeye karşı değildir; onlar yine de devletin önemli asgari fonksiyonlarının birisi (devlet dışı bir aktör) tarafından aktör tarafından yerine getirilmesine müsaade ederler.

Sınırlı Devlet Liberteryenizmi

Sınırlı Devlet görüşü: Devletin temel fonksiyonu, bireyleri dolandırıcılık ve saldırılara karşı korumaktır. Peki ama saldırı olarak nitelendirilen şey nedir?

Fiziksel olarak bir kişinin vücuduna onun rızası olmaksızın zarar vermek tam bir örnek vakadır. İşte bunun hakkında iki önemli gözlem:

(1) Kişi zararı doğrudan vermek zorunda değildir; yani zarar verdiğiniz kişinin vücuduna dokunmak zorunda değilsiniz. Bu zarar dolaylı yoldan olabilir: Zararlı bir nesneyi başkasının vücuduna fiziksel olarak zarar verici bir şekilde temas edeceği öngörülebilen bir yörünge üzerinden gönderebilirsiniz. Mesela kurşun sıkmak gibi. Yahut daha da günümüze gelelim, şayet bir başka insana karşı bilinçli bir şekilde bir virüs yaysanız ve bunun kişiye bulaşacağını ve daha sonra onun vücuduna fiziksel olarak zarar vereceğini bilseydiniz ne olurdu? İzahtan vareste bir şekilde bu durum saldırı olarak nitelenirdi.

(2) Zararın belli olmasına gerek yoktur. Makul olmayan bir fiziksel zarar riskine neden olmak, saldırganlık olarak ya da en azından ahlaken meşru savunmayı değerlendirme amacıyla ilişkili olan saldırganlık tarzı bir şey olarak değerlendirilebilir. (Belki de tam anlamıyla saldırı değil ama yeteri düzeyde saldırganlık tarzında). Örneğin, rızası olmayan kurbanlarla Rus Ruleti oynamak saldırı olarak nitelenir ve buna cebrî bir tepki gerekir. Bu durumu, birini vurma olasılığınızın 1/1.000.000 olan bir milyon hazneli bir silahla düşünseniz bile değişen bir şey olmaz. Hiçbir liberteryenin bu durumla ilgili bir problemi yoktur. Benzer şekilde sarhoşken araba kullanmak yayalara ve normal sürücülere makul olmayan risk yaratır ve bu yüzden yasaklanabilir.

Elbette ki makul olmayan risk olarak neyin kabul edileceği tartışmaya açıktır. Bu, zarar olasılığı, zarar tehdidinin toplam büyüklüğü ve kişinin bu makul olmayan riski dayatmak için ne kadar iyi gerekçelere sahip olduğu ile ilgili bir meseledir. (bkz.: et & hastalık riski üzerine önceki yazıya)

İşte bu durum, hastalığı önleme tedbirlerinin liberteryen gerekçelerinin özünü oluşturur. Covid-19 gibi bulaşıcı bir hastalık riski taşıyan herhangi bir birey, insanlarla etkileşime girdiğinde onlara fiziksel bir zarar riski yaratır. Şayet bu risk “makul değil” ise (riskin olasılığı, büyüklüğü ve eylemi uygulamanın gerekçeleri göz önüne alındığında) o zaman bu tehdit altındaki kişiler kendilerini olası fiziksel zararlardan korumak için baskı kullanmada haklı olacaklardır. Bireyler haklı bir şekilde bunu yapabildiği için, bunu yapmakla devleti de yetkilendirebilirler,tabi eğer genel manada devleti meşru bir varlık olarak kabul ederseniz.

Bu yüzden karantina uygulaması, hareketi kısıtlama ve test gerekliliği vs. bu durum için haklı neden olacaktır. (Devlet mutlak bir test zorunluluğu dayatamaz. Fakat kişinin bulaşıcı bir hastalığı varsa diğer insanlarla tehlike yaratabilecek bir şekilde temasa geçmesine izin verilmesi için insanların test yaptırmasında ısrar edebilir.)

Sınırlar

Açıkça görülüyor ki bu durum, devletin ahlaklı biçimde hastalık riskini azaltabilecek her türlü kısıtlamayı dayatabileceği anlamına gelmemektedir. Örneğin devlet, nüfusu AIDS’e karşı korumak için bütün gey insanların toplama kamplarında karantinaya alınması gerektiğini ilan edemez. Ve yine, kısıtlamalar makul olmayan risk dayatılmasını engellemek ile ilgili olmalıdır.

Kabul, bu durum hükümetin tam anlamıyla yapması için müsaade edilen şeyleri tartışmaya açık hale getiriyor çünkü ikircikli durumların olduğu geniş bir alan olacaktır. Ama aynı zamanda bazı net durumlar da vardır.

Liberter Anarşizm

Yukarıdaki açıklama oldukça basittir. Ama bazı uçlarda gezen aşırılık yanlısı liberteryenler aslında devletin tamamen ortadan kaldırılmasını savunmaktadırlar. Anarko-kapitalist bir toplum salgın hastalıklarla nasıl başa çıkabilir?

Anarko-Kapitalist bir toplumda salgın hastalıklarla mücadele işinin, özel temsilcilertarafından yapılması gerekirdi. Özel işletmeler, aynı coğrafi alandaki ticari işletme birlikleri ve ev sahibi birlikleri hastalığın yayılmasına karşı korunmak için almak istedikleri önlemlerin ne olduğuna dair karar vermeleri gerekirdi. Örneğin sizin Ev Sahipleri Birliği’niz,muhit sakinlerininitibarlı bir hastaneden Covid testinin negatif olduğunu gösteren bir teste sahip olmadığı sürece mahalleye giremeyeceğini söyleyebilirdi.

Daha önceki akıl yürütmemize istinaden, özel temsilcilerin de bu kuralı cebren uygulamada haklı bir gerekçeleri olacaktır ve koruma temsilcilerini bu görevi yapmaları için yönlendirebileceklerdir.

Bunun, koordineli ve toplum çapında bir karşılığının olmayacağına dairendişe duyabilirsiniz, farklı özel sektör gruplarının farklı politikalar benimseyecek olacağını ve bu yüzden merkezi bir hükümete sahip olmanın daha iyi olacağını düşünebilirsiniz. Ancak şunu belirtmek gerekir ki bir hükümete sahip olsanız bile bu koordineli uluslararası bir karşılık sağlamaz, farklı hükümetler farklı politikalar benimseyecektir. Fakat çok az sayıda insan bu durumun bir dünya hükümetine ihtiyacımız olduğunu gösterdiğini düşünmektedir. Mülk sahiplerinin birliğine dayalı bir cevap, tıpkı devlete dayalı kararlar gibidir, sadece çok küçük devletlerin kararı şeklinde olacaktır.

Cezai Adalet ve Hastalıkların Önlenmesi: Niçin Çifte Standart?

Şu ana kadar tüm bu anlatılanların oldukça basit bir açıklaması var gibi görünüyordu. Liberteryenler için bu konuda herhangi ciddi bir çıkmaz var mı?

İşte düşündüğüm en ilginç felsefi sorun: Liberteryenler (diğer çoğu insan gibi) ceza yargılaması kapsamı içinde bir kişinin suçluluğu ispatlanana kadar masum olarak varsayılması gerektiğini düşünür. Bu durum, bir kişinin suçlu olup olmadığının çok belirsiz olduğu çeşitli durumlarda onu serbest bırakmamız gerektiği anlamına gelir. Kişinin suçlu olma olasılığı oldukça yüksek olsa bile (%50 gibi) yine de onu serbest bırakmamız gerekecektir.

Fakat böylesi bir insanı serbest bırakmak apaçık bir şekilde toplumun geri kalanına büyük bir risk yaratır çünkü geçmişte suç işlemiş çoğu insan gelecekte daha fazla suç işleyecektir. Bu durum devletin bizi zarar risklerinden korumak için ne derece güç kullanabileceği ile ilgili yukarıda söylediğim şeylerle ne kadar uyumlu? İnsanları karantinaya almak onları hapse atmak gibidir. Peki o zaman niçin hastalık taşıma olasılığı yalnızca %1 olan bir kişiyi karantinaya almak sorun teşkil etmiyor da suçlu olma olasılığı %50 olan bir kişiyi hapse atmak sorun teşkil ediyor?

Bu arada, bu sorunun sadece liberteryenler için değil aynı zamanda sıradan, ana akım fikirlere sahip olan herkes için bir sorun teşkil ettiğini belirtmek isterim. Ölümcül bir hastalığa sahip olma olasılığı %1 olan bir kişinin karantinaya alınabileceğini ama suçlu olma olasılığı %50 olan bir sanığın hapsedilemeyeceği hususunda hemen hemen herkes hemfikirdir.

Konuyla ilgili görebildiğim kadar konuyla ilgili olan farklar şunlardır:

  • a) Suçlu olduğu iddia edilenleri hapsetmek bir ceza tedbiri iken (suçlular cezayı hak ettiği için onlara zarar vermeyi amaçlar) karantina bir ceza değildir. Cezalandırma için daha yüksek delil standartları vardır.
  • b) Elbette ki adli cezalar genellikle karantinadan çok daha fazla zararlıdır.
  • c) Bulaşıcı bir hastalığa sahip olan ya da olabilecek bir kişi diğer insanlarla etkileşime girdiğinde fazladan yanlış bir şey yapmasa bile onlara yine de bir tehlike yaratır. Ama suçlu olduğu iddia edilen biri yanlış eylemlerde bulunmadıkça gelecekte insanlara karşı bir tehlike yaratmaz.
  • d) Bulaşıcı bir hastalığı olan kişi çok daha fazla insan için tehlike teşkil eder zira kişi hastalığı başkalarına bulaştırırsa, bu kişiler de yine başka insanlara bulaştıracak ve bu böyle devam edecektir. Sıradan bir suç bu şekilde katlanarak yayılmaz. Sonuç olarak hastalık vakalarını “makul olmayan risk” olarak saymak için çok daha düşük bir olasılık gerekmektedir.
  • e-) Ceza yargılamalarında devletin delil standartlarını zayıflatmaktan kaynaklanan iktidarı kötüye kullanma tehdidi daha büyüktür.
  • f-) Suçlar söz konusu olduğunda şayet kişi gerçekten suçluysa suçlu olma olasılığının kabul edilebilir olması için daha somut deliller ummak çok daha gerçekçidir. Fakat güvenilir testlerin bulanamadığı yeni bir hastalık vakasında böylesi bir şeyi ummak mantıksız olabilir.

Michael Huemer- “Libertarian Pandemic Policy”, (Erişim Tarihi: 06.06.2021)

Çevirmen: Bahadır Akkaya                                         

Çeviri Editörü: Çağan Fırtına

Öncül Analitik Felsefe Dergisi, 19 Ocak 2018 tarihinde kuruldu. Sunum, söyleşi, makale, çeviri, canlı yayın gibi içerikler üreterek Analitik Felsefe’ye dair Türkçe veritabanını genişletmeye devam ediyor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Graham Oppy on his Defense of Naturalism

En Güncel Haberler Analitik Felsefe