1.1K Okunma Sayısı
3 dakika okuma süresi
2 Eylül 2025

Ahlaki Nihilizm (Felsefe Sözlüğü)

Giriş

Ahlaki Nihilizm, ahlaki iddia ve önermelerin genel olarak yanlış olduğu biçimindeki meta-etik yaklaşımdır. Bu kavrayışa göre ahlaki doğruluk diye bir şey yoktur; bundan ötürü de nesnel ahlaki gerçekler veya ahlaken doğru olan önermelerin olmadığı, hiçbir şeyin ahlaken doğru, yanlış, iyi ve kötü gibi değerler almadığı savunulur. (örneğin bir ahlaki nihilist, cinayetin yanlış olmadığını fakat doğru da olmadığını ileri sürer).

Ahlaki Nihilizm’i, Ahlaki Öznelcilik (Ethical Subjectivism) ve Ahlaki Görecilik (Moral Relativism) ile karıştırmamak gerekir; söz konusu bu iki akım, ahlaki önerme ve ifadelerin nesnel olmayan bir anlamda doğru veya yanlış olabileceğini kabul ederler, kabul etmedikleri şey ahlaki önerme ve ifadelerin herhangi bir sabit doğruluk değeri alamayacağıdır.

Ahlaki Nihilizm’e yönelik eleştirilerin kaynağı genellikle pozitif ahlaki doğruların/gerçeklerin var olduğunu savunan Ahlaki Natüralizm (Ethical Naturalism) ve Ahlaki Gayrı-Natüralizm (Ethical Non-Naturalism) gibi ahlaki realist teorilerdir. Bu açıdan bazı yönleriyle Metafiziksel Nihilizm ile de ilgilidir.

Kimileri bazen Niccolò Machiavelli’nin felsefesini bir tür Ahlaki Nihilizm modeli olarak tanımlar ancak bu epey tartışmalıdır; çünkü Machiavelli ahlaki meseleler söz konusu olduğunda genellikle sessiz kalmış ve tüm ahlak mefhumunu reddetmekten ziyade kendi döneminin ahlaki teorilerine bir alternatif geliştirmiştir.

Hata Teorisi

Hata Teorisi, Bilişselcilik’i (Cognitivism) (yani ahlak dilinin doğru önermelere dayandığı inancı) Ahlaki Nihilizm (yani ahlaki doğruların/gerçeklerin olmadığı inancı) ile kombine eden bir ahlaki nihilizm biçimidir. Bu teori, olağan/yaygın ahlaki kavrayış ve ifadelerin çok köklü ve çeşitli hatalar içerdiğini ve tüm ahlaki ifadelerin ontolojik olarak yanlış iddialar öne sürdüğünü savunur.

Hata Teorisi, (i) tüm ahlaki iddiaların yanlış olduğu, (ii) tüm ahlaki iddiaların yanlış olduğuna inanmak için güçlü gerekçelerimiz bulunduğunu ve (iii) reddetme yönünde elimizde gerekçelerin bulunduğu hiçbir iddiaya inanmamızın doğru olmamasından dolayı bir ahlaki iddiaya inanmamızın gerekçelendirilmiş olmadığını ve bu yüzden de hiçbir ahlaki iddianın doğru olduğunu bilemeyeceğimizi iddia eder.

Hata Teorisi’nin Küresel Yanlışlık (Global Falsity) adlı biçimi, ahlaki inançlar ve iddiaların, aslında var olmayan belirli ahlaki gerçeklerin var olduğunu iddia ettikleri için yanlış olduğunu öne sürer.

Hata Teorisi’nin Önkabul Hatası (Presupposition Failure) adlı biçimi, ahlaki inançlar ve iddiaların, ne doğru ne de yanlış olamayacaklarından dolayı doğru olmadıklarını savunur (yani ahlaki inançlar ve önermeler, aslında var olmayan ahlaki doğrulukların/gerçeklerin varlığını varsayar, önkabul olarak görür).

En etkili ve meşhur Ahlaki Hata teorisyeni, 1977 tarihli “Ethics: Inventing Right and Wrong” adlı eserinde bu metaetik görüşü savunan J. L. Mackie’dir (1917- 981). Mackie, ahlaki iddiaların yanlış bir yaklaşım olan Motivasyon İçselciliği’ni (Motivation İnternalism) (yani bir bireyin ahlaken zorunlu gördüğü bir eylemi gerçekleştirme motivasyonuna sahip olduğu fikri) kabul etmeyi ima ettiğini ve bundan dolayı tüm ahlaki iddiaların da yanlış olduğunu savunur.

Bunun yanı sıra Mackie, ahlaki iddiaların zorunlu olarak onlara karşılık gelen bir “gerekçe talebi”ni de beraberinde getirdiğini savunur (örneğin, “bebekleri öldürmek yanlıştır” önermesi doğruysa, o halde herkesin bebekleri öldürmemek için elinde bir gerekçesi bulunmalıdır), fakat bu bebekleri öldürmek için türlü türlü gerekçeler gören ve bunu yapmamak için hiçbir neden görmeyen bir psikopatın varlığı tarafından çürütülür; bundan dolayı tüm ahlaki iddialar yanlıştır.


Kaynak, (Erişim Tarihi: 02.09.2025)

Çevirmen: Taner Beyter

Taner Beyter

Taner Beyter

Ankara Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nü bitirdi, Felsefe master eğitimine ise ara verdi. Farklı sivil toplum kuruluşlarında eğitmenlik yaptı. Etik, epistemoloji, din felsefesi ve metafelsefe ile ilgilenmektedir. Öğretmenlik mesleğine ve yayınevlerindeki editörlük faaliyetlerine devam etmektedir.   

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Önceki Yazı

Tarihselcilik (Felsefe Sözlüğü)

A Pankration (athletic contest) depicted on a terracotta drinking cup. c500 BCE. Courtesy the Met Museum, New York
Sonraki Yazı

Felsefe Atletizm Gibidir: Teori Pratiğe Dökülmelidir – Michael Tremblay

Bu Yazıları Kaçırmayın

Açıklama Boşluğu Neden Nörobilimin Çözülemeyen Problemi Olarak Ele Alınmaktadır? – Magnus Wijkander

Öznel deneyimin mahrem dünyası -yani, hisleriniz,…

Altı Saniyelik Sarılma – Julian Baggini

On yıllardır Metro-Goldwyn-Mayer Stüdyoları’nın filmleri, çelenkle…