John Stuart Mill’in İyi Yaşam Üzerine Yaklaşımı: Yüksek Nitelikli Hazlar – Dale E. Miller

/
3 Okunma
Okunma süresi: 19 Dakika

Etiğin önemli sorularından biri, insanların hayatlarını onlar için iyi yapan şeyin ne olduğudur. Filozoflar, insanların yaşamlarını daha iyi hale getiren şeyler hakkında çeşitli teoriler, yani “refah” teorileri önermişlerdir.

Bu tür teorilerin çoğu, zevkli deneyimlerin hayatımızın iyi gitmesini sağlayan şeylerin en azından bir parçası olduğunu söylüyor. Fakat bazı zevk türleri, refahımıza diğerlerinden daha fazla katkıda bulunuyor olabilir mi?

19. yüzyıl filozofu John Stuart Mill (1806–73) bu soruya “evet” cevabını vermiştir. Bu yazı Mill’in cevabının nedenini açıklıyor.

John Stuart Mill

1. Mill’in Hedonizmi

Mill, hazzın yalnızca refahımıza katkıda bulunan bir şey olmadığını, refahımızdan sorumlu tek şeyin bu olduğunu iddia eder. Benzer şekilde, sadece acı bizi daha da kötüleştirir. Mill, mutlu olduğu sürece bir insanın hayatının kendisi için iyi gittiğini düşünür.

Mill, “mutluluğu” zevk alma ve acıdan kurtulma olarak tanımlar. Faydacılığında, en iyi hayatı, “mümkün olduğunca acıdan kaçınan ve zevkler açısından mümkün olduğunca zengin bir varoluş” olarak tanımlar.[1] Bu refah teorisine “hazcılık” denir [2].

Mill’in hedonizm meselesi, Faydacılık ( Utilitarianism) kitabı 4. Bölüm, “fayda ilkesinin kanıtı” kısmındadır. [3] Mill burada, “herhangi bir şeyin arzu edilir olduğuna dair tek kanıt, insanların onu gerçekten arzulamasıdır”[4] der. Mill, yalnızca kendisi için arzuladığımız tek şeyin benzersiz bir şekilde değerli olduğunu bilebileceğimizi savunmuştur.

2. Bentham ve Push-Pin Oyunu

Daha eski bir faydacı filozof olan Jeremy Bentham (1748–1832) da hazcılığa katılır.[5] Bununla birlikte, onun hedonizmi Mill’inkinden önemli ölçüde farklıdır.

Bentham için, zevkli bir deneyimin mutluluğumuza ne kadar mutluluk kattığı, kesinlikle ne kadar haz içerdiğiyle ilgilidir. Bu da zevkin yoğunluğuna ve ne kadar sürdüğüne bağlıdır. Dolayısıyla bu iki faktör, yoğunluk ve süre, zevkli bir deneyimin değerini belirler.

Bentham, haz kaynağının hazzın değeriyle ilişkili olmadığını düşünür. Şiir okumayı anlamsız bir oyun olan “push-pin” oynamakla karşılaştırır.[6] Mill’in, Bentham’ın vardığı sonucu özetlediği gibi, “haz miktarı eşit olduğunda push-pin oyunu oynamak, şiir okumak kadar iyidir.”[7]

3. “Nitel” Hedonizm: Hazların Çoğulluğu

Bentham, hazzın tüm zevkli deneyimlerde mevcut olan tek bir duygu olduğuna inanırken Mill, farklı haz çeşitleri olduğuna inanmıştır; bir kişi hem şiir okumaktan hem de koşmaktan zevk alabilir ancak bu etkinliklerin verdiği hazlar tamamen farklı “hisler”e sahip olabilir.

Bu nedenle, bazı “haz türlerinin diğerlerinden daha arzu edilir ve daha değerli” olması mümkündür.[8] Mill, niteliksel olarak üstün bazı hazların, mutluluğumuza, diğer, fazla veya eşit miktarda niteliksel olmayan hazdan daha fazla mutluluk eklediğine inanır. Bu nedenle Mill için zevkli bir deneyimin değeri üç faktöre bağlıdır: yoğunluk, süre ve (Bentham’ın aksine) kalite.

4. Yetkin Yargıçlar Testi

Ama hazların kalitesini nasıl karşılaştırırız? Mill, her iki etkinlikten de haz almış insanlara danışmamız gerektiğini söylüyor. Bu karşılaştırmayı yapma yetkisi ancak onlarda vardır. Birini kesin olarak daha güçlü bir şekilde arzu ediyorlarsa o zaman o haz daha kalitelidir:

İki hazdan, her ikisini de deneyimleyen herkesin veya hemen hemen herkesin, herhangi bir ahlaki zorunluluk duygusuna bakılmaksızın kesin olarak tercih ettiği bir haz varsa, bu daha arzu edilen hazdır.[9]

Mill’in “kanıt”ındaki basitliğe dikkat edin: bir hazzın daha arzu edilir olduğuna dair tek kanıt, insanların onu gerçekten daha güçlü bir şekilde arzulamasıdır.

Mill, bu testin sonuçlarının açık olduğuna inanmıştır. Hemen hemen herkesin hayvanlarla paylaştığımız bedensel haz deneyimlerine sahip olmasına rağmen yalnızca bazı insanlar, belirgin bir şekilde insani “zekânın, duyguların, hayal gücünün ve ahlaki duyguların zevklerinden” haz almak için zihinsel olarak yeterli ölçüde yetiştirilmiştir. [10] Bu iddiaya göre, kesin olarak bu hazları tercih edenler:

Şimdi, her iki hazzı da eşit derecede tanıyan ve eşit derecede takdir etme ve zevk alma yeteneğine sahip olanların, daha yüksek yetilerin kullanıldığı bir varoluş tarzına yönelik belirgin bir tercihte bulundukları tartışılmaz bir gerçektir.[11]

Bu, Mill’in, hedonistlerin bir kişinin haz aldığı sürece “sadece domuzlara layık” bir hayat yaşamasını onaylayacağı şeklindeki itiraza cevap vermesini sağlar.[12] Mill’in niteliksel hedonizmi, böyle bir hayatın bir değeri olmasına rağmen (düşük kaliteli hazların bir değeri olduğu için), kişinin hayatı daha yüksek kaliteli hazlarla zengin olsaydı neden çok daha mutlu ve çok daha iyi olacağını açıklayabilir.[13]

Mill’in görüşünün pratik bir sonucu, herkese daha yüksek kaliteli hazların tadını çıkarmak için yeterli bir eğitim sağlamanın önemini vurgulamasıdır. Böyle bir eğitime sahip olmayan insanlar, bu hazların neden üstün olduğunu anlamayabilirler ancak bu konuda karar verebilecek yetkin yargıçlar onlar değillerdir:

Memnun bir domuz olmaktansa memnun olmayan bir insan olmak daha iyidir; Memnun bir aptal olmaktansa tatmin olmamış bir Sokrates olmak daha iyidir. Ve eğer aptal kişi ya da domuz farklı bir görüşe sahipse bunun nedeni onların sorunu sadece kendi yönülerinden bilmeleridir.[14]

5. Cevaplanmamış Sorular

Mill’in görüşleriyle ilgili bazı önemli soruların net cevapları yoktur. Bunlardan ilki, acılar arasında niteliksel farklılıklar olup olmadığıdır. Diğeri, daha kaliteli hazların bedensel hazlardan ne kadar daha değerli olduğudur. Mill, açıkça niteliksel hazları önemli ölçüde daha değerli görüyor; tartışmalı olarak, bazı bilginler onun niteliksel hazları sonsuz derecede daha değerli gördüğüne inanmaktadır.[15]

6. Sonuç: Mill’in Niteliksel Hedonizmi Mantıklı mı?

Mill, bedensel hazların değerini küçümsüyor gibi görünebilir. Onun görüşü, müze ziyaretleri ve operalar gibi “nadir” etkinliklere mümkün olduğunca çok zaman ayırmamızı ve spor ya da seks gibi “heyecan verici” uğraşlara hiç zaman ayırmamamızı gerektiriyor gibi görünebilir.

Ancak gelişmiş yetileri olan insanlar, çeşitli etkinliklerde, diğer hazlarla birleştirilmiş daha kaliteli bir haz bulabilirler. Futbolu iyi bilen biri, maçlardan entelektüel ve estetik haz alabilir. Seks hem duygusal olarak tatmin edici hem de fiziksel olarak zevkli olabilir. Mill, en iyi yaşamların huzur ve heyecanı bir araya getirdiğini öne sürmüştür.[16]

Ayrıca Mill’in çok az oyun içeren bir çocukluktan başlayarak biraz alışılmadık bir hayat yaşadığından bahsetmekte fayda var. Bu nedenle, bazı bedensel hazları yargılamak için tamamen yetkin bir kişi olmayabilir.[17]


Dipnotlar

  • [1] Mill 1969b, 214.
  • [2] Hedonizm kelimesi Yunanca hēdonē (“haz”) kelimesinden gelir.
  • [3] Bu argümana bir giriş için Mill’in “Proof of the Principle of Utility” yazısına bakınız.
  • [4] Mill 1969b, 234.
  • 5] En basit haliyle faydacılık, eylemlerin uzun vadede dünyadaki toplam mutluluk miktarını maksimize edeceklerse doğru olduğunu söyleyen ahlaki teoridir; aksi halde yanlışlardır. Faydacılık, sonuççuluk (consequentialism) adı verilen ahlaki teori türünün bir versiyonudur. Bu tür bir teoriye giriş için Shane Gronholz’un Consequentialism’ine bakınız.
  • [6] Açıklama için bkz. https://en.wikipedia.org/wiki/Push-pin_(game).
  • [7] Mill, 1969a, 113.
  • [8] Mill, 1969b, 211.
  • [9] Mill 1969b, 211. Mill’in, yüksek kaliteli hazların “içsel üstünlüğünü tam olarak takdir eden” insanların bile bazen bunun yerine daha düşük kaliteli hazları seçme cazibesine kapıldığını kabul ettiğini unutmayın (Mill 1969b, 212). “Daha asil duygular için olan kapasite, çoğu bünyede çok hassas bir bitki gibidir, kolayca öldürülür” (Mill 1969b, 213) olduğundan, bunu çok sık yapanlar, daha yüksek kaliteli hazların tadını çıkarma yeteneğini tamamen kaybedebilirler.
  • [10] Mill 1969b, 211.
  • [11] Mill 1969b, 211. Mill’in, söz konusu insanların yalnızca potansiyel olarak hazza yol açabilecek etkinliklere katıldıklarını değil, söz konusu hazdan gerçekten keyif aldıklarını söylediğini unutmayın. Klasik müziği takdir etmeyi öğrenmemiş birini bir senfoniye gitmeye zorlamak, onları senfoni hayranlarının gösteriden aldığı estetik zevk konusunda yetkin bir yargıç yapmayacaktır. Muhtemelen, senfoniye aşina olsalar bile, hazzından hiç haberdar değillerdir; kesinlikle onu takdir etme ve tadını çıkarma yeteneğine sahip değiller.
  • [12] Mill 1969b, 210.
  • [13] Mill, Bentham gibi daha önceki faydacıların bile, hazlar arasındaki niteliksel ayrımlar kavramını ortaya koymadan bu itiraza yeterince cevap verebildiğini öne sürüyor. Örneğin, zihinsel ve estetik hazlar, bedensel hazlardan çok daha uzun süre ve aynı acı verici etkiler olmadan (örneğin akşamdan kalma olmak) zevk alabileceğimizi söyleyebilirler (Mill 1969b, 211). Ancak Mill, bu kavramı kullanarak daha da güçlü bir yanıt verebilir.
  • [14] Mill 1969b, 212. Belirgin biçimde insani olan yetilerimizin kullanılmasının üstün hazlar ürettiği inancından dolayı, Mill’in hazcı mutluluk anlayışı, Yunan filozof Aristoteles’in kesinlikle hedonist olmayan anlayışına biraz benzerlik gösterir (Aristoteles 1999, 1–18) . Mill, Aristoteles’in kendini etkilediğini nadiren kabul etse de bu, Aristoteles’in Mill düşüncesindeki birkaç yankısından biridir.
  • [15] Örneğin, Riley 2003. Zıt bir yorum için bkz. Miller 2010, 58–9.
  • [16] Mill 1969b, 215. Mill, bir kişinin daha yüksek kaliteli hazlar pahasına daha düşük kaliteli hazları seçmesini bir hata olarak görebilir. Ancak bu, düşük kaliteli hazlardan tamamen kaçınmamız gerektiğine inandığı anlamına gelmez. Egzersiz gibi günlük hayatımızın sıradan bir parçası olan birçok aktivite, bazı düşük kaliteli hazları içerir. Çoğu zaman, daha önce de belirtildiği gibi, daha yüksek kaliteli, entelektüel ve duygusal olan hazlarla birlikte daha düşük kaliteli hazların tadını çıkarabiliriz ve böyle bir kombinasyon, hazları tek başına yaşamaktan daha değerli olacaktır. Ve belki de bazen, daha sonradan kullanmak üzere şarj etmek ve uzun vadede daha yüksek kalitede haz almamıza izin vermek için bir süre yüksek yetilerimizi dinlendirmeye ihtiyacımız var. Dolayısıyla bedensel hazdan zevk almak, her zaman daha az zihinsel hazdan zevk almak anlamına gelmez.
  • Belki de bizim için en iyi yaşam, Mill’in inandığından biraz daha fazla bedensel haz içeren bir yaşam gibi görünebilir. Ancak eğer insani yetilerin uygulanmasından kaynaklanan hazların bedensel hazlardan yeterince üstün olduğuna ve en iyi yaşamın, birincinin ikincisine büyük ölçüde baskın olacağı bir yaşam olduğuna sizi ikna ettiyse Mill, o zaman bile bu üstünlüğün ne kadar büyük olması gerektiği konusunda hala devam eden bir anlaşmazlık olacaktır.
  • [17] Bir hedonist olarak Mill’in yalnızca hazzın (ve acıdan kurtulmanın) değerli olduğuna inanmasına rağmen hazlar arasındaki niteliksel farklılıklara ilişkin açıklamasının, bedensel hazların da, haz değeri olan şeyler arasında olduğu sürece önem taşıdığına dikkat edin.

Referanslar

İleri Okuma


Dale E. Miller – “John Stuart Mill on The Good Life: Higher-Quality Pleasures“, (Erişim Tarihi: 26.06.2022)

Çevirmen: Beyza Nur Doğan

Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü'nden mezun olmuştur. Beykent Üniversitesi'nde okutman olarak çalışmanın yanında çeşitli yayınevleri için sosyal bilimler alanında çeviriler yapmaktadır İlgi alanları antropoloji, psikoloji ve başta din felsefesi olmak üzere felsefenin tüm alanlarıdır.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Kelam Ontolojik Argümanını Keşfetmek- Faraz Kahan

En Güncel Haberler Analitik Felsefe:Tümü