Willard Van Orman Quine (Felsefe Sözlüğü)

/////
96 Okunma
Okunma süresi: 8 Dakika

Willard Van Orman Quine (arkadaşları ona AKA W. V. O. Quine veya “Van” derdi) (1908 – 2000), Amerikalı bir filozof ve matematiksel mantıkçıydı. Quine genel olarak 20. yüzyılın ikinci yarısının en önemli filozoflarından biri olarak görülmüştür.

Mantıksal Pozitivizm ve Pragmatizm’e yönelik eleştiri ve katkıları; Epistemoloji, Metafizik, Mantık, Dil Felsefesi ve Matematik Felsefesi’ndeki çalışmalarda devrim etkisi yarattı ve dolayısıyla da 20. yüzyıl Analitik Felsefesi’nin gelişimine önemli katkılar sağladığı söylenebilir. Ayrıca analitik yöntemleri istikrarlı ve tutarlı bir şekilde uygulama titizliği onu bir tür aşırı Deneycilik, Natüralizm ve Fizikalizm’e götürmüştür.

Tümü de anlaşılır bir şekilde net ve esprili bir tarzda kaleme alınmış yirminin üzerinde kitap ve çok sayıda makale yayınladı. 70 yıllık uzun yaşamı boyunca Harvard Üniversitesi’ne önce öğrenci, sonra eğitmen ve profesör olarak ve nihayetinde de emekli olmuş yaşlı bir devlet adamı olarak bağlı kaldı.

Yaşamı

Quine, 25 Haziran 1908’de ABD/Ohio/Akron’daki gösterişsiz bir çiftlik evinde doğdu. Babası Cloyd Robert Quine, bir mühendis ve sanayi alanında çalışan bir girişimci olup 1967’deki ölümüne dek Akron Equipment Company’de çalışmaya devam etmişti. Annesi Harriet Van Orman ise üniversite mezunu olup bir yerel okulda öğretmenlik yapıyordu. Quine’ın Robert Cloyd Quine adında bir de ağabeyi vardı.

Felsefeye olan ilgisi erken yaşlarda başlamıştı; dokuz yaşındayken cennet ve cehennemin absürtlüğü ile ilgilenip buna kafayı takmıştı. Yaşadığı yerdeki yerel lisede okurken pozitif bilimle ilgili dersleri seçiyordu. Etimolojiye epey ilgiliydi, haritalara ve uzak diyarlara takıktı ayrıca hırslı bir pul koleksiyoncusu olup her şeyi listelerdi. Lisedeyken, kardeşi ona okumak zorunda olduğu William James’in “Pragmatizm”ini vermişti. (Her ne kadar ilk önce, onu evreni anlama arzusuyla dolduran, Edgar Allen Poe’nun kısa öyküsü “Eureka”yı okuduğunu iddia etmesine rağmen).

1930’da Oberlin Koleji’nde matematik ve felsefe alanında lisans eğitimi almaya hak kazandı (Oberlin/Ohio’da bulunan bu özel okul, oldukça seçkin bir liberal edebiyat ve beşeri bilimler kolejiydi). Burası aynı zamanda, Bertrand Russell okuyarak “kozmik kavrayış”a (evreni anlama çabası ima ediliyor) dair ilgisinin daha da arttığı ve keskinleştiği yerdi. Daha sonra, 70 yıllık dikkat çekici bir ilişkinin başlangıcına işaret edecek şekilde Harvard Üniversitesi’nden burs aldı.

1932 yılındayken yalnızca iki yıl içinde, Alfred North Whitehead‘in danışmanlığında doktorasını tamamladı. Daha sonra ise Harvard Junior Fellow olarak görevlendirildi; bu atama, onu önümüzdeki dört yıl boyunca eğitmenlik yapmak zorunda kalmaktan muaf tutmuştu.

1932 yılında ilk eşi olan Naomi Clayton ile evlendi. Kazandığı burs sayesinde 1932 ve 1933 yılında Avrupa’yı gezerek Alfred Tarski (Tarski; daha sonra Quine’in Cambridge’deki bir toplantıya katılma davetini kabul edecek ve böylece de Polonya’daki Nazi baskısından kurtulacaktı) ve diğer Polonyalı mantıkçıların yanı sıra (meşhur Eksiklikler Teoremi’ni henüz tamamlamış olan) Kurt Gödel, Mantıksal Pozitivistler Rudolf Carnap (1891 – 1970), Moritz Schlick ve Viyana Çevresi’nin diğer üyeleri ve Çevre’nin İngiliz takipçilerinden Alfred Ayer ile tanıştı (1901 – 1983). Daha sonra ise Carnap’ın “parlak bir öğrencisi” oldu ve felsefi olarak gitgide daha çok çatışma içine girmelerine rağmen yakın dostlukları hiç bozulmadı.

1930’lu yıllarda, esas olarak Mantık ve küme teorisi üzerine olmak üzere fikirlerini önce makaleler ile; 1933 yılında ise ilk kitabı olan “A System of Logistics” ile daha da geliştirdi. 1940 yılında, epey popüler ders kitabı olan, “Mathematical Logic”i yayınladı. 1936’da Harvard’da Felsefe Bölümü öğretim görevlisi ve ardından 1941’de ise Doçent oldu.

Quine yetenekli bir dilciydi; dinleyicileri için Fransızca, Almanca, İspanyolca, Portekizce ya da hangisi uygunsa onu öğrenmeyi ve İngilizce yerine bu şekilde ders vermeyi tercih ederdi. Örneğin, II. Dünya Savaşı boyunca Brezilya’daki Mantık dersini Portekizce vermişti. Diğer yandan Birleşik Devletler Donanması’nda askeri istihbaratçı olarak görev yaptı ve Teğmenlik rütbesine kadar yükseldi. 1945 yılında, Elizabeth (1935 doğumlu) ve Norma (1937 doğumlu) adında iki kızı olan Quine ve eşi ayrılmışlardı; iki yıl sonra ise boşandılar.

Quine, 1948 yılına Harvard’da profesörlüğe terfi etti. Aynı yıl, (Deniz Kuvvetlerinde hizmet verirken tanıştığı) ikinci eşi Marjorie Boynton ile evlendi; Douglas adında bir oğlu (1950 doğumlu) ve Margaret (1954 doğumlu) adında bir kızı doğdu. Quine, Dixieland cazını epey severdi; bu dönemde piyano ile beraber caz gruplarında banjo çalıyordu.

Quine, 1956’dan 1978 yılları arasında Harvard Üniversitesi’nde Edgar Pierce Felsefe Kürsüsü’nde görev yaptı; emek olduktan sonra ise 2000 yılındaki ölümüne kadar yine aynı üniversitede Fahri Profesör olarak çalıştı. Üretkenliği ve seyahat tutkusu emekliliğine dek devam etti (hayatı boyunca 118 ülkeyi ziyaret etmişti!); emekli olduktan sonra da her gün Harvard’daki ofisini ziyaret etmişti.

İlk kez 1951’de yayınlanan çığır açıcı kitabı “Two Dogmas Of Empiricism” ile büyük bir üne kavuştu, fakat “Word And Object” (1960) de dahil olmak üzere hayatının geri kalanında çılgınca üretmeye ve çalışmalarını tekrar gözden geçirip yayınlama devam etti: “Philosophy of Logic” (1969), “Set Theory and Its Logic” (1963), “Methods of Logic” (1972), “The Roots of Reference” (1973), “Theories and Things” (1981), “Pursuit of Truth” (1989), “Quiddities” (1990) ve “From Stimulus to Science” (1995).

Quine’a fahri derece veren 18 üniversite arasında Lille Üniversitesi, Oxford Üniversitesi, Cambridge Üniversitesi, Uppsala Üniversitesi, Bern Üniversitesi ve (elbette) Harvard Üniversitesi yer alıyordu. Ayrıca Quine; American Academy of Arts and Sciences (1949), British Academy (1959), Instituto Brasileiro de Filosophia (1963), National Academy of Sciences (1977), Institut de France (1978) ve Norveç Bilimler Akademisi (1979) dahil olmak üzere birçok seçkin topluluğun akademik bursunu layık görülmüştü.

Quine, 25 Aralık 2000’de yaşama veda etti. Küllerinin bir kısmı anne babasının mezarlarının arasında Akron/Ohio’daki Glendale Mezarlığı’nda yer alıyor; diğer kısmı ise Cambridge, Massachusetts, Harvard, Massachusetts ve Meriden, Connecticut’a dağıtılmış halde.

Çalışmaları

İlk bakışta, Quine’ın felsefesi, temel ilkelerindeki kopukluklarla da beraber bütünüyle bölük pörçük görünmektedir. Fakat felsefesi zamanla giderek büyüyen bir sistematik tutarlılık sahibi olmuştur.

Epistemoloji disiplininde Quine, amacı bilimsel bilginin nasıl elde edildiğine dair psikolojik bir açıklama sunmak olan “Doğallaştırılmış Epistemoloji” (“naturalized epistemology”) olarak adlandırdığı şeyi savunmak adına Epistemolojik Temelciliği (Epistemological Foundationalism) reddetmesiyle bilinmekteydi. Bu yaklaşım aslında bir tür bir tür Fallibilizm (Yanılabilircilik) idi (Yanılabilircilik; ilkesel olarak bütün bilgi iddialarının yanlış olabileceği ve mevcut bilgilerimiz için mantıksal olarak kesin gerekçelere sahip olmak zorunda olmadığımıza dair bir ilkedir).

Quine’in 1951 tarihli ufuk açıcı makalesi “Two Dogmas Of Empiricism” (bu makale Emre Can Özuslu tarafından dergimizin dördüncü için çevrilmiştir) ve bu makalenin tamamlayıcısı olan 1953 tarihli “From a Logical Point of View”, onun şöhretinin temellerini atan eserleriydi. Bu çalışmalarında, dönemin Analitik Felsefe camiasının çoğunda neredeyse sapkınlık olarak görülen bir iddia olarak “analitik-sentetik ayrımın” önemini (ve hatta varlığını) reddediyordu.

“Analitik” ifadeler (“Tüm bekarlar evlenmemiştir” gibi kavram ve kelimelerin anlamlarıyla doğru olan ifadeler: Doğruluğu önermeyi oluşturan kelimeler/kavramlar/ifadelerden çıkarsanan, tanımı gereği doğru olan ifadeler) ile “Sentetik” ifadeler (örneğin “Paspasın üzerinde bir kedi var” dünyaya dair olgu ve gerçeklere dayanılarak doğruluğu veya yanlışlığı çıkarsanan ifadeler) arasındaki ayrım; 18. yüzyılda Immanuel Kant tarafından kurulmuş olup Mantıksal Pozitivistlerin temel doktrinlerinden biriydi. Quine, nihayetinde “analitik” belirleniminin döngüsel olduğunu ve tanımı gereği doğru olmak biçimindeki açıklamanın makul olmadığını savundu. Ayrıca o, evrensel olarak bilinen tali bilgiler ile kavramsal veya analitik doğrular arasında gerçekte hiçbir ayrım olmadığını iddia ediyordu. Quine, bu reddedişle mantık ve matematiğin “doğrularını” dahi tamamen ampirik hale getirmişti; o, mantıksal ve matematiksel ifadelerin (en azından ilkesel olarak), tıpkı içinde yaşadığımız dünyadaki deneyimlerde olduğu gibi, deneyim ışığında güncellenmesi/değiştirilmesi hatta terk edilmesi gerektiğini söylüyordu. Elbette bu da natüralist ve revize ettirilmiş bir epistemolojinin gelişmesine yol açtı. Çalışmaları Mantıksal Pozitivizm’e yaslanan dil görüşlerinden büyük bir uzaklaşmayı temsil etmenin yanı sıra uzlaşım, anlam, eşanlamlılık ile ilgili tezler için sağlam bir ampirik temel sağlamanın zorluğunun yeni bir incelemesini müjdeliyordu.

Quine’in söz konusu bu eserlerinde şiddetle eleştirdiği Mantıksal Pozitivizm’in diğer ana ilkesi ise İndirgemecilik (anlamlı herhangi bir ifadenin bu anlamını, yalnızca dolaysız deneyime atıf yapan bazı mantıksal terimler inşasından aldığı yönündeki yaklaşım) idi. Quine’in eleştirileri Mantıksal Pozitivizm’in çözülüşü ve gözden düşüşünde önemli bir rol oynamasına rağmen, o Doğrulama İlkesi’nden (Verificationist) uzaklaşmamıştı: Ona göre tüm teorileri doğrulamak veya yanlışlamak mümkün olsa dahi bireysel ifadeleri doğrulamak veya yanlışlamak mümkün değildi.

Ayrıca Quine, herhangi bir ampirik kanıt yığınını her zaman için açıklayabilecek birçok teori olacağına inanıyordu; bu haliyle bir tür Relativist olmuştu. Metafizik ve ontoloji yaklaşımında ise (veya Quine’in verdiği isimle “ontik teori”de) iki önemli makalesi ön plana çıkıyordu: “Steps toward a Constructive Nominalism” (1947) ve “On What There Is” (1948). Genel olarak, ontolojisi ilk başta nominalistti; yalnızca belirli tekillerin var olduğunu, tümellerin veya soyut varlıkların (abstract) var olmadığını (belki de dilsel semboller dışında) savunuyordu. Diğer yandan kabul edilmiş olan bilimsel teorilerin birden fazla ontik varoluş teorisine izin verdiğini ve yalnızca bir ontik teorinin doğru olduğunu belirlemeye çalışmanın yanlış olduğunu açıkça belirtiyordu.

Quine’in ontolojisindeki matematiksel mantığın önceliği, onun meşhur varlık tanımında daha da görünür hale gelir:

Var olmak, bir değişkenin değeri olmaktır.

Önce “Word And Object” (1960) sonra ise “Pursuit of Truth” (1990) ile beraber anlamları bir tür fikir müzesindeki nesneler olarak ve sözlü ifadeleri ise keyfi, gelişigüzel ve yerine kullanılabilir adlar gibi gören dil felsefesindeki egemen teorileri şiddetle eleştirdi. Bu zamana dek soyut varlıkların varlığını kabul ederek daha önceki Nominalizm görüşünden vazgeçti ve diğer yandan da dil öğrenimine ilişkin davranışçı bir açıklama geliştirdi. Çevirinin Belirsizliği Tezi‘ni, özellikle de Radikal Çeviri‘ye dair (şimdiye dek hiç bilinmeyen bir dili tercüme etme girişimi) görüşlerini ilk olarak “Word And Object”de önerdi. Bir cümleyi tümcelere ayırmanın ve işlevleri kelimeler arasında dağıtmanın her zaman için farklı yolları olduğunu, böylece de, tek bir cümlenin her zaman için birden fazla farklı anlama sahip olması gerektiğini ileri sürdü. Bir cümlenin (ve dolayısıyla da bir kelimenin) yalnızca bir dil bütünü bağlamında anlamı olduğu pozisyonunu savunmak için Anlambilim/Semantic veya Confirmation Holism ilkesini etkin bir şekilde genişletti.

Quine’in ilk çalışmaları olan (özellikle) “A System of Logic” (1934), “New Foundations of Mathematical Logic” (1937), “Mathematical Logic” (1940), “Methods of Logic” (1950) ve “Set Theory and Its Logic” (1963) gibi makaleler esas olarak matematiksel mantık üzerineydi ve küme teorisinin matematiksel alanına dair önemli katkılar içeriyordu.

Ayrıca Quine Paradoksu olarak bilinen ilginç bir paradoks da geliştirmişti:

“alıntısından sonra gelen cümle yanlıştır” alıntısından sonra gelen cümle yanlıştır.

Willard Van Orman Quine’ın Kitapları


Kaynak (Erişim Tarihi: 21.04.2021)

Çevirmen: Taner Beyter

Ankara Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nü bitirdi, şu an Hacettepe Antropoloji öğrencisidir. Felsefe master eğitimine ise ara verdi. Etik, din, epistemoloji ve siyasetle ilgilenir. Öğretmen olup, STK’larda görevlidir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Hayvanlar - Voltaire (Felsefe Ansiklopedisi)

Sonraki Gönderi

Faydacılık (Felsefe Sözlüğü)

En Güncel Haberler Analitik Felsefe