Anlık Nedenselliğin Mümkünlülüğüne Karşı Bir Argüman – Alexander Pruss

/
213 Okunma
Okunma süresi: 2 Dakika

Anlık nedensellik, olayların anlık ve eş zamanlı olması koşuluyla hem neden hem de sonucun aynı anda oluşmasıdır.

Anlık nedenselliğin mümkün olduğunu varsayarak şu karakterlere göz atalım: Ölüm emirlerini anında onaylayan yargıç ile arama emirlerinde belirtilen kişiyi ölüm emri imzalandığı anda infaz edecek olan bir cellat. Arama emri çıkarıldığı anda yargıç hayatta ise ondan başka herkesi öldürebilecek ve ayrıca “ölülerden emir almayan” bir cellat bu.

Yargıç sizin ölümünüz için bir emir verirse bu metafiziksel bir saçmalıktan ziyade “sadece” bir adaletsizlik olur. Peki ya yargıç kendi ölümü için bir emir çıkarırsa?

Birdenbire hakim, cellat tarafından anında infaz edilir. Fakat bu sırada hakimin tutuklama esnasında hayatta olmaması gerekir ancak o hayatta değildir! (eğer ölümünden sonra emir zaten önceden imzalanmışsa bunu göz ardı edin lütfen.) Bu durumda hakim hem idam edilir hem de edilmez, bu da oldukça saçmadır.

Buradan yola çıkarak, hakimin kendi ölümü için infaz emri vermesinin mümkün olmadığı sonucuna varabilir ve Dede Paradoksu’ndaki muz kabuğu hikayelerine benzer hikayeler anlatabiliriz: Eğer hakim kendi ölüm fermanını imzalamaya kalkışacak olsaydı, muz kabuğuna basıp düşebilir, kaleminin mürekkebi bitebilir veya bu tarz şeyler olabilirdi lakin pek çok filozof bu tür hikayelerden tatmin değildir. Prensipte kendi ölüm fermanını imzalaması herhangi birisininkini imzalamasından daha zor gözükmese de eğer sadece hakim kendi ölüm fermanını kendisinin imzaladığını biliyorsa psikolojik olarak bu durum biraz daha zor olabilir.

Herhangi bir “muz kabuğu” olmaksızın bu senaryonun imkansızlığını açıklamanın iyi bir yolu ise anlık nedenselliğin mümkün olmadığı gerçeğidir. Her halükarda, Dede Paradoksu’nun zaman yolculuğunun imkansızlığını ortaya koyduğunu düşünenler, bu argümanın anlık nedenselliğin imkansızlığını ortaya koyduğunu düşünmelidir.

Peki ya kişinin anlık nedenselliğin mümkün olması sezgisine ne dersiniz? İşte bir öneri. E olayının tarihi, evrenin başlangıcı ile olay arasındaki zamansal süre olsun. (Eğer evrenin başlangıcı yoksa, negatif olmayan bir tarih seçin.) O zaman anlık nedenselliğin mümkün olduğuna dair sezgimiz, nedenselliğin mümkün olduğu yerde nedenselliğin mümkün olduğuna söyleyerek ona bir miktar adalet sağlar ve bu etki farklı anlarda olsa bile aynı tarihe sahiptir. O halde, bu anların arasında herhangi bir süre yoktur ve bu sayede hakim ve cellat hikayesinin çalışmasını sağlayabiliriz. Evrenin başlangıcından itibaren, hakimin ölüm fermanını imzaladığı bir anın (a) olduğu bir (T) süresi (saniye cinsinden) vardır. Arada bir süre veya zamansal bir boşluk olmadan hakimin öldüğü başka bir (b) anı ve evrenin başlangıcından sonra da bir (T) süresi vardır. (a) ile (b) arasında, celladın imzayı gördüğü an ve hakimi öldüren nedensel süreci başlattığı an gibi başka anlar da olacaktır ki büyük olasılıkta bu durumda zaman sıkışık değildir.

Bu durum, anlık nedensellik olabileceğine dair sezgimize biraz adalet sağlar ve bu tam olarak anlık bir nedensellik değil, zamansal genişleme ve zamansal boşluk olmayan nedenselliktr.

Teşekkür: Yetki mührünü Jon Kvanvig’den aldım. Başlangıçta aklımda olan arama emrinin anlık yazılmasından retorik olarak daha iyi çalışıyor.


Alexander Pruss- “An argument against the possibility of instantaneous causation”, (Erişim Tarihi: 19.11.2020), Erişim Kaynağı: http://alexanderpruss.blogspot.com/2013/02/an-argument-against-possibility-of.html?m=1


Çeviren: Kaan Sungur

Öncül Analitik Felsefe Dergisi, 19 Ocak 2018 tarihinde kuruldu. Sunum, söyleşi, makale, çeviri, canlı yayın gibi içerikler üreterek Analitik Felsefe’ye dair Türkçe veritabanını genişletmeye devam ediyor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Kısa Acılar Problemi Üzerine – Alexander Pruss

Sonraki Gönderi

Zayıf Pasifizm ve Çift Etki Doktrini – Alexander Pruss

En Güncel Haberler Analitik Felsefe