Belirsizlik ve Doğruluk Dereceleri – Alexander Pruss

/
247 Okunma
1 min read

Yanlış ve doğru arasında fazladan doğruluk değerleri atadığımız belirsizlik sorununun iki değerli olmayan mantık çözümünü düşünün. Eğer doğruluk değeri sayıları sonluysa, sonlu bir çok doğruluk değerinin atanmasının sınırlarını sorduğumuzda hemen bir gerileme problemi yaşarız. Örneğin, doğruluk değerleri Yanlış, 0.25, 0.50, 0.75 ve Doğru ise, 0.50 doğruluk değeri ile 0.75 doğruluk değeri arasındaki “X keldir” sınırın nerede olduğunu sorabileceğiz.

Doğruluk değerlerinin sayısının sonsuz olması daha iyi gibi görünse de aslında daha kötüdür. Görünüşe göre bir dizi doğruluk değeri olamaz. İşte nedeni. X’in saçı Y’den azsa, fakat ikisi de tam anlamıyla kel ya da kel değil ise, “X keldir” ifadesi “Y keldir” ifadesinden daha doğru olur. Fakat, dünyamızda ne kadar saça sahip olduğumuz reel sayılarla ölçülür, örneğin saç hacmi ile kafa derisinin yüzey alanı arasındaki oranı ölçen reel sayılar (gerçek ayrıntılar korkunç derecede dağınık olacaktır). Ama muhtemelen bizim sahip olduğumuzdan daha hassas hesaplanmış mesafelere sahip olası dünyalar olacak, çeşitli hiper gerçekleri kullanarak ölçülmüş mesafeler. Alice’in belli belirsiz kel olduğunu varsayarsak, Alice’den son derece ufak bir farkla az ya da çok kel olan Y insanlar olacaktır. Ve ‘olası tüm sonsuz küçükler dizisi’ olmadığından (çünkü hiper gerçekliğin tüm sistemlerin dizisi yoktur), tüm doğruluk değerlerinin bir dizisi olmayacak.

Dahası, doğruluk değerleri arasındaki karşılaştırmalarda belirsizlikler olacaktır. Daha az kel olmanın bir yolu daha fazla saça sahip olmaktır. Bir diğer yolu daha uzun saça, bir diğer yolu daha kalın saça ve bir diğer yolu ise daha kırışık bir saç derisine sahip olmaktır. Epistemizmi benimsemedikçe, “X keldir”in “Y keldir”den daha fazla ya da daha az veya eşit ya da kıyaslanamaz şekilde doğru olup olmadığının belirsiz olacağı birçok durum olacaktır.

Kolay bir problemle başladık: Neyin kel olup olmadığı belirsiz. Ve iki değerli olmayan çözüm, bizi bu tür sorunların muazzam bir şekilde çoğalmasına ve bir diziye dahil edilemeyen muazzam bir doğruluk değerleri sistemine götürdü. Bu en iyi yöntem gibi görünmüyor.


Alexander Pruss “Vagueness and degrees of truth”, (Erişim Tarihi: 29.11.2020)

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Gözlem, Çöküş ve Döngü – Alexander Pruss

Sonraki Gönderi

Ölüm Kötü Müdür? Ölüm Korkusu Üzerine Epikür ve Lukretius - Frederik Kaufman

En Güncel Haberler Analitik Felsefe