Sofizm (Felsefe Sözlüğü)

/
189 Okunma
Okunma süresi: 3 Dakika

Sofizm erken Pre-Sokratik Antik Yunan’da bir felsefe okuludur. Yunanistan’da MÖ 7. ve 6. yüzyılların Yedi Bilgesi olarak adlandırılan kişilere verilen isimdir (aşağıya bakınız), fakat aynı zamanda evren hakkında büyük sorulardan ziyade insanın kendisi ve nasıl davranması gerektiği ile ilgilenen diğer birçok erken Yunan filozofu da bu şekilde adlandırılır. Bununla birlikte, iyi tanımlanmış bir okul veya hareketten ziyade, benzer düşünen bireylerden oluşan serbest bir gruptur.

“Sofizm” terimi, Yunanca “sophos” veya “sophia” (“bilge” veya “bilgelik”) anlamına gelir gelir ve başlangıçta belirli bir bilgi veya zanaat alanındaki herhangi bir uzmanlığa atıfta bulunur. Esas olarak şairlere atıfta bulunduğu bir dönemden sonra, genel bilgeliği ve özellikle insan meseleleri hakkındaki bilgeliği tanımlamaya başladı. Zamanla, “mükemmellik” veya “erdem” dersleri veren, (genellikle bunun için yüksek ücretler talep eden), dil ve kültürün doğası hakkında spekülasyon yapan ve hedeflerini (genellikle başkalarını kandırmak veya ikna etmekti) gerçekleştirmek için retorik kullanan gezgin entelektüeller sınıfını ifade etmeye başladı.

Sofistler, biliş ve bilgi (mutlak gerçeğin olmadığı veya aynı anda iki bakış açısının kabul edilebilir olduğu) hakkında göreceli görüşlere sahiptiler, doğru ve ahlak üzerine şüpheci görüş, ve felsefeleri genellikle din, hukuk ve ahlak eleştirilerini içeriyordu. Birçok Sofist, çağdaşlarının çoğu kadar dindardı, fakat bazıları ateist veya agnostik görüşlere sahipti. Tipik Sofist alıntıları şunlardır: “İnsan her şeyin ölçüsüdür” (Protagoras) ve “Adalet, güçlünün avantajından başka bir şey değildir” (Thrasymakhos, MÖ 459-400).

Sofistlerin kendi zamanlarında önemli etkileri vardı ve büyük ölçüde saygı görüyorlardı. Genelde, hitabet ve retorik eğitimi karşılığında ücret alan gezici öğretmenlerdi ve retoriğin şehirli ve politik yaşama pratik uygulanışının üstünde durdular. Kültürel ve psikolojik katkıları, özellikle retorik öğretileri, rölativizmi benimsemeleri ve diğer bakış açılarını liberal ve çoğulcu kabulleriyle Atina’da demokrasinin büyümesinde önemli rol oynadılar. Sofistler ayrıca, son derece gelişmiş münakaşa becerilerini tam olarak kullanan dünyanın ilk avukatlarından bazılarıydı.

İlk Sofistler, ücret alma uygulamaları ve geleneksel Tanrıların varlığını ve rollerini sorgulamalarıyla birlikte, Sofist uygulayıcılara, fikirlere ve yazılara karşı popüler bir kızgınlığa yol açan tüm soruların cevaplarını bulabileceklerini iddia ettiler. Bazı yazarlar, Sokrates’i hiçbir ücret kabul etmemekte ve üstün bilgelik iddiasında bulunmamakta titiz olmasına rağmen, Sokrates’i bir Sofist olarak kabul etmişlerdir ve en ünlü öğrencisi Platon, Sokrates’i Diyaloglar’ının birçoğunda Sofistleri reddeden olarak tasvir eder.

Platon, Sofistlerin aldatmak veya yanıltıcı akıl yürütmeyi desteklemek için retorik el çabukluğu ve dilin belirsizliklerini kullanan, açgözlü ve güç peşinde koşan eğitmenler olarak gören modern görüşten büyük ölçüde sorumludur. Platon, özellikle ilk Sofistlerin en ünlü ve başarılılarından biri olan Gorgias’ı küçümsemiştir. Sofizmin, erdemden ziyade pratik retoriği vurguladığı ve öğrencilere bir meselenin herhangi bir tarafını tartışmayı öğrettiği için gerçeği saptırabileceği düşünülüyordu. Çoğu durumda, Sofist düşünce hakkındaki bilgimiz, bağlamı olmayan parçalı alıntılardan gelir; bunların çoğu, hocası Platon gibi, Sofistleri hafife alan Aristoteles’ten gelir.

Büyük ölçüde Platon ve Aristo‘nun etkisinden dolayı, felsefe, giderek pratik retorik disiplini ile eşanlamlı hale gelen Sofizm’den farklı olarak görülmeye başlandı, böylece Roma İmparatorluğu zamanında bir Sofist, sadece bir retorik öğretmeni ya da popüler bir halk konuşmacısıydı. Gerçekten de bir süre Sofistler zulme, tehditlere ve hatta suikastlara uğramaya başladılar. Büyük ölçüde aşağılayıcı modern kullanımında, “sofizm” (veya “sofistlik”), birisini aldatmak için kullanılan kafa karıştırıcı veya mantıksız bir argüman veya yalnızca kendi iyiliği için felsefe veya argüman yapan, gerçek içerik veya değerden yoksun hale geldi.

Antik Yunanistan’ın Yedi Bilgesi: (filozoflar, devlet adamları ve kanun koyucular):

  • Miletli Thales’i “Kefaletin yoldaşı felakettir” sözüyle ünlüdür.
  • Atinalı Solon (MÖ 638 – 558), “Kendini bil” özdeyişi ile ünlüdür.
  • Spartalı Chilon (MÖ 6. yy), “Dilin düşünceden önce hareket etmesin.” sözüyle ünlüdür
  • Midilli Pittacus (c. 640 – 568 BC), “Fırsatını bil” özdeyişi ile ünlüdür.
  • Priene Bias (MÖ 6. yy), “Bütün insanlar kötüdür” özdeyişi ile ünlüdür.
  • Lindoslu Kleobulus (yaklaşık MÖ 560’da öldü), “Ilımlılık kusursuzdur” özdeyişi ile ünlüdür.
  • Korintli Periander (MÖ 7. Yüzyıl), “Her Şeyde Öngörü” düsturuyla ünlüdür.

Diğer tanınmış Sofistler: Protagoras, Gorgias, Prodicus (c. 465 415 BC), Hippias (c. 460 – 399 BC), Thrasymachus (c. 459 – 400 BC), Lycophron (MÖ 3. yy), Callicles (MÖ 5. yy), Antiphon (c. 480 – 411) ve Cratylus (MÖ 5. yy).


Kaynak (Erişim Tarihi: 13.07.2021)

Bilkent Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde lisans eğitimine devam etmektedir. Felsefenin yanı sıra metal/klasik müzik, tarih ve taktik atıcılıkla ilgilenir

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Voltaire Fransızca Sadık Hidayet Farsça Sesleniyor: Hayvanlar Değerlidir - Taner Beyter

Sonraki Gönderi

Felsefenin İlerleme Eksikliği - Chris Daly

En Güncel Haberler Analitik Felsefe