İnternet Ateistleriyle İlgili Problem – Alex Malpass

66 Okunma
Okunma süresi: 2 Dakika

Uzun zamandır, özellikle popüler olan Hristiyan apolojetiğinde (1), bilhassa ön varsayımcı apolojetiğindeki (2), felsefi problemlerle ve ayrıca çeşitli başka felsefi argümanlarla ilgileniyorum. Bunun nedeninin bir kısmı, basitçe, aldığım resmî felsefe eğitiminden dolayı, ifşa etmeyi cazip bulduğum kötü felsefi argümanların varlığıdır. Ama bir başka faktör daha var ve bu da, bu kötü argümanları üreten insanların sergilediği kendini beğenmişlik ya da tamamen alçakgönüllülük yoksunluğudur (Sye Ten ve Matt Slick, size bakıyorum). Bu kötü argümanların savunucuları, sadece bu argümanlarla ya da konseptlerle oynayarak nereye varılacağını görmeyi amaçlayarak bir argümanı insanların kafasına vurulacak bir sopa gibi kullanmak yerine alçakgönüllü olsalardı bu insanlarla uğraşmak daha az çekici olurdu. Yani beni en çok rahatsız eden şey zayıf argümanlar ve kibrin karışımı.

Bununla birlikte, ayrımın diğer tarafında, ateist tarafında, da bu tür şeyleri giderek daha fazla görmeye başladım ve bu, tam olarak aynı nedenlerden dolayı bana kafayı yedirtiyor. Ateist olmak (ya bir tanrıya inanmamak ya da kesin olarak hiçbirinin olmadığına inanmak) sizi bir filozof yapmaz, epistemolojiyi iyi kavradığınız anlamına gelmez ve her şey hakkında haklı olduğunuzu göstermez. “Kanıt olmadan ileri sürülebilecek olan, kanıt olmaksızın reddedilebilir” diyebilmek, sizi bir filozof yapmaz. Herhangi bir iddiada bulunduysanız, sırf ateist olduğunuz için bu iddiayı ispat etme zorunluluğunuz olmadığını söylemek doğru değildir. Yalnızca ateist olduğunuz için bundan kaytaramazsınız. Onlar da herkes gibi zor yoldan öğrenmek zorunda.

Felsefe, özellikle epistemoloji ve mantık, bu büyük tartışmayla doğrudan ilişkilidir. Resmî eğitim alınmadan da bu fikirler hakkında konuşmak kesinlikle sorun değildir. Hatta, daha fazla insanın tam olarak bu alanlarla ilgilenmesi ve daha fazla insanın bunu yapmaya teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kesinlikle doktora yapmadıkça felsefe yapmaya çalışmamalısınız demiyorum. Tek söylediğim, felsefenin zor olduğunu hatırlamanız gerektiği. Havuzun sığ ucu yok; tamamı derin. Bir ışın kılıcının bir ucunu diğerinden zor tanıyorsanız, usta bir Jedi olduğunuzu düşünmeyin. Eğer ne yaptığınızı bilmeden felsefeyi sadece bir tartışmayı kazanmak için silah gibi kullanırsanız, işin sonu sizin için hiç iyi bitmez. Bunu yapıyor olsanız bile, bu yine de kötü bir fikirdir.

Felsefe, küstahlığın ne kadar aptalca olduğunu ortaya çıkarmakla ilgilidir. Bir el bombası gibi, kendi ellerinizde de patlayabilir.

Bunun olmasını önlemenin üç yolu vardır:

  1. Denemeye zahmet etmemek,
  2. Hiçbir zaman hata yapmamak,
  3. Mütevazı olmak.

Daima ama daima son seçeneği tercih edin.

Notlar

(1) Hristiyan apolojetiği, Hristiyanlık inanışını akılcı temellerle açıklamaya çalışan Hristiyan teolojisi dalıdır. Bu yaklaşım, inanışa yönelen itirazlara uygun açıklamalar getirmek ve diğer dünya görüşlerinin aksayan yanlarını ortaya koymayı da amaç edinmiştir.  (https://tr.wikipedia.org/wiki/Hristiyan_apolojeti%C4%9Fi)

(2) Hristiyan  inancının rasyonel düşüncenin tek temeli olduğuna inanan bir Hristiyan  özür dileme okuludur. Kutsal Kitabın ilahi vahiy olduğunu ve diğer dünya görüşlerinde kusurları ortaya çıkarmaya çalıştığını varsayar. (https://en.wikipedia.org/wiki/Presuppositional_apologetics)

Alex Malpass- “The problem with internet atheist”, (Erişim Tarihi: 29.08.2020), Erişim Kaynağı: https://useofreason.wordpress.com/2016/07/26/the-problem-with-internet-atheists/

Çevirmen: Damla Belemir Aydın

Çeviri Editörü: Çağan Fırtına

Bilkent Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde eğitimine devam etmekte. Daha çok din felsefesi ve etikle ilgileniyor. Felsefe dışındaki ilgi alanlarını Fransız sineması, mitoloji ve fotoğrafçılık oluşturuyor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Felsefe Nedir? – Alex Malpass

En Güncel Haberler Sosyal Bilimler