Zombiler* – Tom Polger

402 Okunma
Okunma süresi: 29 Dakika

1. Zombi nedir?

        Zombiler, bazı özellikleriyle insanlarla özdeş olmaları şart koşulmuş yaratıklardır -bu yüzden, bir bakıma, insanlardan ayrılamazlar- ancak bilinçten yoksundurlar. Zombiler, en azından davranışsal olarak insanlarla veya diğer bilinçli yaratıklarla özdeştirler ve başka durumlarda da bizim gibi olabilirler.

        İnsanlardan ayırt edilemeyen ancak zihinleri veya bilinçleri olmayan varlıkların olabileceği, felsefi tartışmalarda tekrar tekrar görülen bir fikirdir. Geleneksel bir modelde, sorun, diğer şeylerin zihinleri olduğuna yönelik kanıtımıza dair epistemik bir problemden kaynaklanıyor. Descartes’ın insanların giydiği şapka ve paltoların “otomatonları gizleyebileceği” endişesini hatırlayacaksınızdır. Ve Hilary Putnam da bize William James’in “otomatik sevgili” adını verdiği şeylerin ihtimalini göz önünde bulundurduğunu hatırlatıyor. 20. yüzyılın ortasında, Anglo-Amerikan zihin felsefesinde, bu “diğer zihinler problemi” büyük bir problem, belki de esas problemmiş gibi görünüyor.

İşte bu epistemik endişelerden zombiler ortaya çıkıyor. Felsefi zombilerin mucidi Robert Kirk, bunların epistemolojik araçları olan diğer zihinlere ilişkin şüpheciliğin desteklediği metafizik sorunlarını ayırmıştı (1974a)1. Kirk, epistemik sorunların temelinde yatan metafiziksel sezgileri incelemek için çarpıcı bir araç geliştirdi. Diğer zihinlere yönelik şüpheci yaklaşım tamamıyla tutarlı ise, diğer belirli varlıkların da var olabileceği, mantıksal olarak, en az onun kadar olası olmalıdır:

Şüphecinin, şüpheciye olan anatomik ve davranışsal benzerliklerine rağmen, diğerlerinin neticede duyarsız -herhangi bir duyusal deneyimden yoksun- olacağı iddiası kulağa oldukça tanıdık geliyor… Amacım, verdiğim tanıma uyan organizmaların (kısacası zombilerin) var olmasının aslında mantıksal açıdan olası olduğunu göstermek. (Robert Kirk, 1974a: 43)

Ancak -sorun şu ki- zombilerin var olma olasılığı en azından bazı materyalist (fizikalist, natüralist) zihin teorileriyle- belki de materyalizmin hiçbir versiyonuyla uyuşmuyor. Çünkü materyalistler (fizikalistler, natüralistler) maddi gerçekliklerin, bilinç durumları dahil olmak üzere, psikolojik gerçeklikleri belirlediğini savunuyorlar. Bu yüzden, şüpheci endişeyi dikkate almak bile, ilk bakışta, materyalizmi (fizikalizm, naturalizm) reddetmeyi gerektiriyor. Bu durumda zihin felsefesinin merkezi bir problemi, çözüm olduğu düşünülen bir öneriyi kendi içinde reddediyor gibi görünebilir. Böylece zombi sorunu ortaya çıkıyor.

Zombiler şu an moda2 ancak yakın zamanlı zihin felsefesinde bu sorunları körükleyen yegane problem değiller. Tıpkı talihsiz kurbanlar eksik, farklılaşmış, uzaylı ve dans eden qualia gibi, zombiler de bilinç hakkında sorular ileri sürmenin bir yoludur (Ayrıca bkz., Block 1980a, Shoemaker 1982, Chalmers 1996). Tüm bu karakterler, oldukça çarpıcı bir şekilde, bilincin doğasına ve nedensel etkisine yönelik sorular ileri sürmeye yarıyorlar. Teorilerimizin tanımladığı veya yetkilendirdiği varlıkları somutlaştırarak, düşünce deneyleri, bizi farklı bilinç ve zihin teorilerinin sonuçları hakkında dikkatli düşünmeye zorluyor. Zihin ve bilinç hakkındaki farklı bağlantıların, koşulların ve uyarıların taslağını çiziyorlar. Zombiler olası mı? Cevap, zombilerin nasıl şartlandırıldığı, ne tarz bir olasılıktan bahsedildiği ve ne tür bir bilinç teorisi savunduğunuzun detaylarına bağlı ve düşünmeye nereden başladığınız, neyi verili olarak aldığınıza bağlı. Güven Güzeldere’nin yazdığı gibi, “Zombi fikriyle oynamak, felsefi ateşle oynamaya dönüşebilir. Ancak tam da bu sebepten ötürü, düşünce deneylerinde zombileri bir hayal aracı olarak kullanırken ayrıntılara önem vermek çok önemlidir” (1995: 327).

        Güzeldere, zombilerin bilinçli varlıklara hangi açıdan benzediğine dayanan bir zombi taksonomisi oluşturuyor. Bilinçli varlıklarla davranışsal, işlevsel veya fiziksel3 açıdan mı özdeş olmaları gerekiyor? (1995) Davranışsal açıdan özdeş zombiler bilinçli varlıkların yaptığı tüm açık hareketleri ve söylevleri yapıyorlar ancak herhangi bir içsel yapıya sahip olabilirler ve her türlü maddeden oluşmuş olabilirler. İçi oyulmuş kabuklar olmak zorunda değillerdir, oldukça karmaşık olabilirler; ancak, iç organizasyonları belirsiz olarak bırakılmışlardır. İşlevsel olarak özdeş zombiler yalnızca bilinçli varlıkların yaptıkları hareketleri yapmakla kalmazlar, aynı zamanda, bazı açılardan, bilinçli varlıklarla aynı iç organizasyonu paylaşırlar. Fiziksel olarak özdeş zombiler, bilinçli varlıklara hücresi hücresine, molekülü molekülüne, atomu atomuna benzerlerdir. Zombilerin bilinçli varlıklarla özdeş olarak şartlanabilecekleri bu üç yol, üç teori ailesiyle paralellik gösterir: davranışçılık, işlevselcilik ve özdeşlik teorisi.5 Bunlar, zombilerin keşfetmemize yardımcı olabilecekleri başlıca teorilerdir.

        David Chalmers gibi, Owen Flanagan ve ben de zombilere ilişkin mantıksal bir ayrım yaptık.6 Sadece zombilerin insanlar ile nasıl bir benzerlik içinde olabileceğinin değil, aynı zamanda zombilerin olası olduğu varsayılan yolları da ayırdık. Zombiler, mantıksal (logically), metafiziksel (metaphysically) veya doğal (naturally) olarak olası mıdır? (Flanagan and Polger 1995; Chalmers 1996). Ben, mantıksal olasılığı (possibility) çelişkisiz olma olarak ele alıyorum.7 Tasavvur edilebilirlik (conceivability) (Horgan 1987) veya epistemik olasılık gibi (Kripke 1972) daha zayıf bir olasılık çeşidi olup olmadığına dair şüpheler bulunmaktadır. Doğal olasılığı, ancak ve ancak gerçek maddeler ve doğa yasalarıyla uyumluluk olarak ele alıyorum.8 Metafiziksel olasılığın ne olduğuna dair genel bir uzlaşı bulunmamaktadır. Tasavvur edilebilirliğin, metafiziksel olasılık için yegane rehberimiz olduğuna dair bilfiil fikir birliği olmasına rağmen; metafiziksel olasılığın düşünülebilirlik ile ilişkili olup olmadığı tartışma konusudur. 

Figure 1. Zombie Scorecard
Şekil 1. Zombi Puan Çizelgesi

        Bu ayrımlar birlikte ele alındığında Zombi Puan Çizelgesinin eksenlerini oluşturuyor (Polger 2000). Kabaca, düşünmemiz istenen zombiler, güç bakımından (mesela, hayal etmenin ne kadar güç olduğu gibi) Zombi Puan Çizelgesi’nde soldan sağa ve aşağıdan yukarıya artış gösteriyor. En güçlü iddia fiziksel açıdan özdeş zombilerin doğal olasılığı. En zayıf ise davranışsal açıdan özdeş zombilerin mantıksal olasılığı. Zombi Puan Çizelgesi, zombiler hakkındaki sorularımızı organize etmenin bir yolu. Örneğin, 7. kutucukta şu soruyu soruyoruz:

(S7) Davranışsal olarak insanlar ile özdeş zombilerin olması mantıksal olarak olası mıdır?9

Bu soruyu cevaplayabilir miyiz? Zombiler hakkındaki iddiaların hiçbiri tamamen tartışmasız olmasa bile, bu günlerde pek çok filozof davranışsal olarak özdeş zombilerin mantıksal olasılığını zararsız olarak göreceklerdir. Yine de, analitik davranışçılığa eğilimli olan biri, mesela, bu olasılığı kabul etmeyecektir; ve Dennett, davranışsal özdeşliğin işlevsel özdeşliği gerektireceği gerekçesiyle (7)’yi reddetmekte ve işlevsel olarak özdeş zombilerin uyumluluğunu kabul etmemektedir. (1995; “Zombies Explained”ime göz atın.)

2. Zombileri Tanımak

Aşağıda zombi sorularına bir yolculuk yapacağız ancak amacım, tüm düşünürlerin dokuz olasılıktan herbirini kabul ettikleri veya reddettikleri tüm gerekçeleri aktarmak değil. Amacım, daha çok, problemin yapısını ve problemi çevreleyen tartışmaları aydınlatmak. Zombilerin kendisine geçmeden önce, tartışmaların nüanslarına bir göz atalım.

1. Qualia Değişkenlerinin Karşılaştırmalı Anatomisi

Eğer zombi soruları, “x açısından insanlarla özdeş ancak bilinç sahibi olmayan varlıkların olması y olarak olası mı?” (y olasılık modu iken x bir derece veya özdeşlik türüdür) şeklinde sorarsak, bazıları, bunun insanların bilinçli olup olmadığı konusunda belli bir yanıtı hali hazırda varsaydığını söyleyerek eleştiri getirebilir. Yanlış anlaşılmalardan kaçınmak için sorular, “Birbirleriyle x açısından özdeş olan ancak birisi bilinçli iken diğeri olmayan iki varlığın olması y olarak olası mı?” şeklinde yenilenmelidir.

Bu formülasyon, zombi inşasının eksik, farklılaşmış, uzaylı ve dans eden qualia düşünce deneyleri ile nasıl ilişkili olduğunu görünür kılma gibi bir ek avantaja da sahip.

Zombiler ve Eksik Qualia: Birbirleriyle x açısından özdeş olan ancak biri bilinçli iken diğeri olmayan iki varlığın olması y olarak olası mı?

Farklılaşmış Qualia: Birbirleriyle x açısından özdeş olan ancak birinin bilinçli halleri diğerine göre “farklılaşmış” olan iki varlığın olması y olarak olası mı?

Uzaylı Qualia: Birbirleriyle x açısından özdeş olan ancak birinin bilinçli halleri, diğerinin sahip olduğu bilinçli hallerden nitelik bakımından farklı olan iki varlığın olması y olarak olası mı?

Dans Eden Qualia: Birbirleriyle x açısından özdeş olan ancak biri her zaman bilinçli iken diğeri, bazen ilki ile aynı bilince sahip olan, bazense farklı bir bilince sahip olan (farklılaşmış veya uzaylı qualia) veya hiç bilinci olmayan (eksik qualia) iki varlığın olması olası mı?

Bu soruların hepsi kişilerarası karşılaştırmalar ile ifade edilir. Eğer kişilerarası ifadelerin her zaman veya bazen eksik tanımlanmış olduğunu düşünüyorsanız (Shoemaker’ın (1982) Frege-Schlick olarak adlandırdığı görüş), bu soruların hepsini, yine de içsel formlarında sorabilirsiniz. Bunu yapmak için, yukarıdaki formülasyonlardaki iki özneyi ikili varlık aşaması olarak düşünün; yani, “t2 zamanındaki bir varlığın, x açısından, aynı varlıkla t1 zamanında özdeş olması ancak … bakımından farklı bir şekilde olması y olarak olası mıdır?”. Bu, içsel formdan birinci şahıs formuna geçişte küçük bir adım, “Benim, t2 zamanında, x açısından, t1 zamanındaki benle özdeş olup, ancak … bakımından farklı bir şekilde olmam y olarak olası mıdır?” Hem içsel hem de birinci şahıs varyasyonları Robert Kirk tarafından tasavvur edilmiştir (1974a).

2. Zombiler ve Çamur Adam (Swampman): Fiziksel ve İşlevsel Özdeşlik

Eğer bir şeyin “fiziksel organizasyonu” hem dar (yerel, sisteme içkin) hem de ahistorik (senkronik, sistemin tarihine dayanmayan) bir yolla düşünülürse, bu durumda, fiziksel özdeşlik işlevsel özdeşliği zorunlu kılıyor. (Benzer şekilde, fiziksel özdeşlik davranışsal özdeşliği de zorunlu kılıyor ancak basit bir davranış konseptinde bu pek de önemli değil.) Yapacağımız müzakerede fiziksel ve işlevsel özdeşliğin arasındaki asimetrik bağlantıdan faydalanmamız bizim yararımıza olacaktır. Bu yöntemdeki sorun filozoflar tarafından kullanılan ancak dar veya ahistorik olmadıkları için bu kısıtlamalara uymayan mevcut işlev kavramlarının olması. Örneğin, senkronik organizmasal fiziksel özdeşlik, “geniş kapsama” veya işlevselciliğin teleolojik versiyonlarına göre işlevsel özdeşliği zorunlu kılmıyor. Bir şeyin bir zamandaki işlevsel organizasyonu o şeyin tarihi ve atalarına bağlı olabilir. Bu durumda, işlevsel özdeşlik güçbela özgünleştirilen davranışsal ve fiziksel özdeşlikten ayrılabilir. Bu işleri bayağı karışık bir hale getiriyor.

İşlevin geniş ve tarihsel kavramlarının sonucunda ortaya çıkan bu karmaşıklıktan kaçınmak için şart koşulan işlevsel özdeşliğin alanını, tüm dünyalara veya tüm dünyaya uyacak şekilde -bireysel varlıklardan ziyade tarihlere- genişletmeye razı olmalıyız. (Ned Block “Inverted Earth”te buna yakın bir hamle yapıyor.) Öyleyse soru şu şekli alıyor: Dünyamızın diyakronik olarak (tarihinin tamamı boyunca) x açısından, asıl olduğu duruma özdeş olması ancak dünyadaki bir canlının bilinci bakımından farklılık göstermesi y olarak olası mıdır? Bu ad hoc bir hamle olarak görünebilir ancak bunun için desteğe sahibiz. Zombi problemi olumsal (indexical) formülasyonu barındırıyor: “Bu şey, burada, şu anda, aslen sahip olduğu bilinçten farklı bir bilince sahip olabilir mi, yani, hala x açısından özdeş olmaya devam ederken hiç bilince sahip olmadan?” Sorunun bu versiyonu zombi probleminin tüm-dünya özdeşliği formülasyonunu sağlıyor.

Tüm-dünya formülasyonunu kabul etmemizdeki diğer sebep, fiziksel olarak özdeş zombileri reddetmenin materyalizm için kalite testi farz edilmesidir; görünüşte materyalist olan herhangi bir teori, zombi sorusunun öne sürülüşü açısından, teknik bağlamda, materyalist olmayan teoriler ile aynı yerde gruplanmamalıdırlar. Bu yüzden zombi sorusunun amaçları doğrultusunda, fiziksel özdeşlik işlevsel özdeşliği zorunlu kılmaktadır.

Zombilerin şart koşulan özdeşliğinin çerçevesini oluştururken incelenen zamansal ve uzamsal kapsamı genişleterek zombi problemi niyetlilikle ilgili olan benzerini, Çamur Adam’ı, uzak tutuyor. Çamur Adam hakkındaki sorular bilhassa şu anda özdeş olup geçmişleri farklı olan iki şey hakkındadır. Eğer zombi sorusu en geniş zamansal ve uzamsal kapsamıyla değerlendirilirse, soru, şu anda özdeş olan ve de geçmişleri aynı olan iki şey arasında muhtemel farklılıkların olup olamayacağıdır. Bu sebeple, bu yorumda, örneğin Fred Dretske (1995), fiziksel olarak özdeş zombilerin (hayır) ve fiziksel olarak özdeş Çamur Adamların (evet) doğal olasılıklarına farklı yanıt verebilir. Çünkü, qualiaya ithafen, teleolojik işlevselciler ve teleolojik temsilciler (representationalists) için zombiler ve çamur adamlar arasındaki tek fark, mantıksal olasılıkların değişiklik göstereceği zamansal kapsam olacaktır. Bir başka deyişle, bunlar aynı sorulardır. Eğer zombi sorusunun geniş, tarihi kapsamlı formülasyonunu reddederseniz, bazı geniş-kapsam teorisyenleri (örneğin Dretske) fiziksel açıdan özdeş zombilerin doğal olarak olası olası kabul etmek zorunda kalacaklardır. Bu durumda fiziksel olarak özdeş zombilerin doğal olasılığı materyalizm için bir sorun teşkil etmeyecektir -çünkü Dretske gibi geniş-kapsam temsilcileri materyalist sayılacaklardır, eğer birisi sayılacaksa!

3. Zombiler ve Tasavvur Edilebilirlik

Zombiler, bilinç hakkındaki modern tartışmalara iki yolla dahil oluyorlar. Bazı filozoflar zombilerin olası olduğu (veya olmadığı) sezgisi ile başlıyor ve daha sonra sonuçların taslağını çizmeye ilerleyip teorilerini bu sezgiye uygun olacak şekilde inşa ediyorlar. Diğer filozoflar ise tercih ettikleri bilinç teorileri ile başlıyorlar ve bu temelde, zombilerin olası olduğu (veya olmadığı) sonucuna varıyorlar.

(David Chalmers gibi) Zombilerin olası olduğu sezgisiyle başlayanlar genellikle bunu, zihin felsefesindeki bazı veya tüm materyalizm versiyonlarının (fizikalizm, natüralizm) yetersizliğinin göstergesi olarak görüyorlar. Robert Kirk (1974) işlevsel veya fiziksel olarak özdeş11 zombilerin mantıksal veya metafiziksel olasılığını10, materyalizmi reddetmenin prima facie (ilk bakışta) sebebi olarak lanse etti. Aynı şekilde Chalmers (1996) işlevsel ve fiziksel olarak özdeş zombilerin olasılığını, fizikalist bilinç teorilerinin yetersizliğini göstermek için ele aldı. Kirk ve Chalmers tasavvur edilebilirlik argümanları öneriyorlar: Şu ya da bu tarz zombileri tasavvur edebiliyoruz, bu yüzden böyle zombiler olası, bu nedenle de şu ve şu sonuçlar bilincin metafiziksel olarak uygulanabilir teorilerinden kaynaklanıyor.

Aksine (Dennett gibi) zihin felsesinde materyalizm kanadında olanlar bu tutumu zombi varyasyonlarının bazılarının veya tümünün önünü kapatıyor gibi görüyorlar. Dennett, daha müsamahakâr bir davranışsal işlevselciliğe bağlılığından ve zombilerin mevkidaşları tarafından ihtiyaç duyulabilecek bilinç kavramına yönelik sakıncasından ötürü, tüm zombiler için doğal olasılığı reddediyor. Bahsedildiği üzere Fred Dretske, kendisini, erekfonksiyonel bilinç teorisine eski bir bağlılığından ötürü fiziksel açıdan özdeş zombilerin doğal olasılığına bağlanmış olarak alıyor (1995).12 Robert Kirk, tanımlamaları bizim psikolojik konseptleri kavrayışımızla uyuşmaz olduğu için zombileri artık olasılıksız olarak görüyor (1999). Ben ise, Özdeşlik Teorisi’nin işlevsel veya davranışsal olarak özdeş zombilerin doğal olasılığını makul kıldığını savunuyorum.

Mesele, tüm zombi yandaşlarının ve karşıtlarının tasavvur edilebilirlik argümanları kullanmaması.13 Bu en az iki sebepten ötürü önemli. Öncelikle, eğer nasıl cevaplayacağımızı bileceksek, karşılaştığımız argümanın ne olduğunu görmemiz gerek. İki tarafın da yalnızca tasavvur etmede veya hayal etmede kendilerinin daha iyi olduğunu iddia ettiği bir sezgi çatışmasında ilerleme kaydedilemez. İki taraf da, en azından, karşıt sezgiyi göz önünde bulundurma gibi bir yükün altındalar; ve eğer birisi zombilerin olasılığını makul kılan/kısıtlayan bir teori öne sürüyorsa, tekrar tekrar birilerinin sezgilerini yinelemek hoş olmuyor. İkinci olarak, zombileri tasavvur edilebilirlik argümanlarına dayanarak savunanlar, eğer davranışsal zombiler olası ise işlevsel zombilerin de olası olacağını, ve de işlevsel zombiler olasıysa fiziksel zombilerin de olası olacağını kabul etmeye meyilli oluyorlar. Bu da zombi türlerini olasılık açısından ya hep ya hiç konumunda gösteriyor.14 Ancak zombi inançları daha evvelki metafiziksel görüşlerinin sonucu olan bizler, olasılıklar arasında daha çabuk ayrım yapabiliyoruz. Bunu yapabiliyoruz çünkü tasavvur edilebilirlik yandaşları bu tarz prensiplere başvuramazken -başvurdukları zaman onların da öncel teorik bağlılıkları olmuş olacağı için -bizim tercih ettiğimiz teoriler, bize ayrım yapmak için meşrulaştırıcı prensipler sunuyor.

4. Zombiler ve Şüphecilik

Zombiler, diğer zihinler hakkındaki şüphelerden ortaya çıkmıştır. Ne var ki, şüpheciliğin zombilere dair iddialara dahil olduğu yegane yol bu değil. Bağlantıları çözümlemek bu rehberin kapsamında değil ancak bazı düşünceleri belirteceğim. Çeşitli noktalarda, zombi tartışmacılarının bazıları, bilimsel açıklamanın belli türleri hakkında şüpheci bir pozisyondan yaklaşıyorlar gibi görünüyor. Zombilerin olası olduğunu savunan Chalmers, bir bilinç teorisinin gerektirdiği beden ve zihin arasındaki kavramsal zorunluluğun herhangi olası fizikalist açıklama tarafından sağlanabileceği konusunda tereddütlü. Ancak Dennett’in zombi karşıtı argümanının da şüpheci bir tarafı var. Örneğin, korelasyona ilaveten özdeşlik iddiasını dayanaksız ve felsefi açıdan ölçüsüz olarak görüyor çünkü işlevsel-olmayan farklılıkların dünyada bir farklılık yaratacağı konusunda şüpheleri var. Genel olarak zombiler ve qualia hakkındaki tartışmalarda şüpheci unsurların pek ilgi görmediğini belirtmekten başka bu iddialar ile ne yapmamız konusunda herhangi bir bilgelik sunma amacım yok.

3. Zombi Türleri Kılavuzu

Eğer detayların nasıl doldurulacağı konusunda dikkatli davranmazsak, zombiler hakkında konuşmak yalnızca kafa karışıklığına yol açacak. Ancak eğer dikkatli olursak, zombiler Kirk’ün bir bilinç teorisinden ne alabildiğimizi keşfetmek için yeltendiği kullanışlı bir araç olabilir.

Birkaç yıldır işlevsel olarak özdeş zombilerin doğal olasılığını savunuyorum. Bunun sebebi zombiler hakkında güçlü sezgilere sahip olmam değil, bu olasılığı, bağımsız olarak cezbedici bulduğum, bilince dair metafiziksel bir görüşün kabul edilebilir bir sonucu bulduğumdan. Yani (olduğu gibi) işlevsel olarak özdeş zombilere bağlılığımın kaynağı tasavvur edilebilirlik argümanı değil. Tabi ki zihin felsefesinde var olan şeylerin çoğu birinin sezgilerine dayanıyor; demek istediğim şey, yola koyulduğum sezgiler zombiler hakkındaki sezgiler değil.

Descartes’ın, sanıyorum ki, zombiler hakkında sezgileri yoktu. Ancak şundan emin olabiliriz ki eğer siz Descartes iseniz, davranışsal, işlevsel ve fiziksel zombilerin mantıksal olasılığını kabul ederdiniz. Tüm zombileri doğal veya metafiziksel olarak olası kabul edip etmeyeceğiniz zihin-beden birliğinin zorunluluğunu nasıl değerlendirdiğinize bağlı; belki de bu detayı sizden beklemek anakronistiktir Bay Descartes.

Zombilerin tasavvur edilemezliği bu şekilde işlemektedir. Elinizde bir bilinç teorisi olduğu zaman, teorinizin zombileri onaylayıp onaylamadığına veya hangi türlerini dahil edip hangilerini dışarıda bıraktığına karar verebilirsiniz. Dualistler için durum basit; ayrıntılar daha çok materyalizm versiyonları (fizikalizm, natüralizm) için önem taşıyor çünkü materyalistler, kasıtlı bir şekilde, özdeşlik ve zorunluluk seviyesi kavramlarına göre ayrılıyorlar. Bu durumda bazı bilinç teorilerinin savunucularının çeşitli zombi değişkenlerine karşı nasıl bir tavır alması gerektiğine yönelik bazı öneriler ortaya çıkıyor. (Eğer bazı zombilerin olası olduğuna dair genel bir tasavvur edilebilirlik argümanı ile yola koyuluyorsanız bu, size hangi teorilerin uygun olduğunu, hangilerinin ise sezgilerinize problem teşkil ettiğini söyleyecektir.)

Soru (S7) ve (S9). Birbirleri ile davranışsal, işlevsel veya fiziksel açıdan özdeş olan ancak birisi bilinçli iken diğeri olmayan iki varlığın olması mantıksal olarak olası mıdır?

http://host.uniroma3.it/progetti/kant/field/score2.gif

Evet, üç zombi türünün tamamı mantıksal olarak olasıdır. Fiziksel açıdan özdeş olan iki varlık aynı zamanda işlevsel ve davranışsal olarak da özdeştir. O zaman fiziksel açıdan özdeş zombiler mantıksal olarak olasıysa, işlevsel (uyarılara dikkat!) ve davranışsal açıdan özdeş zombiler de olasıdır. Dualizm mantıksal olarak olası olduğu sürece, fiziksel olarak özdeş zombiler mantıksal olarak olasıdır.

Dualizmin başı belada; ancak, mantıksal olarak olanaksız olması için, yalnızca mantık açısından, kararlı bir şekilde yanlışlanmalıdır.15 Bu yüzden, şimdilik dualizmin mantıksal olarak olanaksız olduğundan emin olamayız. Üç zombi türünün tamamının da mantıksal olarak olası olduğu sonucunu çıkarmak zorundayız.

Dualizm mantıksal olarak olası olmasa bile işlevsel ve davranışsal açıdan özdeş zombilerin mantıksal olasılığını güvence altına alabileceğimiz diğer yollar var. Ancak bu kısa taslak şu anda bizim için yeterli. Mantıksal olasılık (çelişmemezlik) görece zayıf bir iddia. Farklı zombi türlerinin mantıksal olarak olası olmasının metafiziksel bilinç teorilerinin üzerinde hiçbir etkisi yok.16

Soru (S1), (S4) ve (S7). Birbirleriyle davranışsal olarak özdeş olan, ancak birisi bilinçli iken diğeri bilinçsiz olan varlıkların olması mantıksal, metafiziksel veya doğa olarak olası mıdır?

http://host.uniroma3.it/progetti/kant/field/score3.gif

Evet, üç zombi türü de olası.17 Aynı anda birçok soruyu yanıtlamak için olasılık modları arasındaki ilişkiden faydalanabiliriz. Eğer birbirleriyle davranışsal açıdan özdeş olan ancak birisi bilinçli iken diğeri bilinçsiz olan iki varlığın olması doğal olarak olası ise aynı zamanda metafiziksel ve mantıksal olarak da olası olmak zorundadır.

Ve daha önce bahsedildiği üzere davranışsal zombilerin doğal olarak olası olduğuna dair çok az şüphe var.18 Sonuca nasıl varıldığının alakasız olduğunu aklınızda bulundurun. Bu durumda, örneğin, devasa bir süper bilgisayar tarafından, veya sinir sistemim tarafından kontrol edilen gerçek boyutlu bir robotik kukla işimizi görecektir. Zayıf bir iddianın ortaya atıldığını görmek dikkatimizi çekiyor. Buradaki olay yalnızca insanın davranışsal bir kopyasının var olmasının olasılıksız olması değil, ancak doğanın kanunlarını ihlal edecek olması.  Daha ziyade, böyle bir şey o kadar olanaksız değil. Aksine, eğer George Lucas veya Steven Spielberg veya Rodney Brooks çok uzak olmayan bir gelecekte böyle bir şey üretmezlerse şaşırmalıyız.

Zombi sorusunun yalnızca insanlara değil, aynı zamanda, bilinçli hayvanlar dahil olmak üzere, bilinçli olduğu farz edilen tüm yaratıklara yöneltebileceğini kendimize hatırlattığımızda da durum hala sağlam. Davranışsal insan kuklalarının eli kulağında olduğundan şüphe duyabilirsiniz; ancak robotik köpeklerin veya kedilerin olasılığını reddetmek daha zordur. RoboKöpeciği hemen sepete koymayalım -ancak bu tarz bir şeyin doğa kanunları tarafından engelleneceğini iddia etmek zorlu bir yoldan geçiyor.19

Doğal olarak olası olan aynı zamanda metafiziksel ve mantıksal olarak da olasıdır; dolayısıyla (S1), (S4) ve (S7)’nin cevabı “evet.”

Soru (S3). Birbirleriyle fiziksel açıdan özdeş olan ancak birisi bilinçli iken diğeri olmayan iki varlığın olması doğal olarak olası mıdır?

http://host.uniroma3.it/progetti/kant/field/score4.gif

Eğer dualizm yanlış ise fiziksel olarak özdeş olan ancak bilinçlilik konusunda farklılık gösteren iki varlık olamaz.20

Analitik veya metafiziksel davranışçı, davranışsal açıdan özdeş olan tüm organizmaların kendiliğinden mental olarak da özdeş olması gerektiğini savunur. Fiziksel açıdan özdeş şeyler aynı zamanda davranışsal açıdan da özdeş olduğu sürece “daha fazla” özdeşlik eklemek hiçbir farklılık yaratmaz. Bu durumda da, analitik veya metafiziksel davranışçı, fiziksel açıdan özdeş zombilerin doğal olarak imkansızlığına bağlıdır. İşlevselciler, işlevsel açıdan özdeş olan iki şeyin bilinç açısından da özdeş olduğuna; ve fiziksel açıdan özdeş olan iki şeyin de aynı zamanda işlevsel açıdan özdeş olduğuna bağlıdırlar. Bu yüzden işlevselciler fiziksel olarak özdeş zombilerin olasılığını reddetmektedirler. Son olarak, Özdeşlik teorisyenleri için, mental durumlar fiziksel durumlar ile özdeş, bu yüzden aynı fiziksel duruma sahip iki şey zorunlu olarak aynı mental duruma sahip olmalıdır-fiziksel olarak özdeş zombiler olanaksızdır.

(S3)’e verilen olumsuz yanıta istisnai bir durum bazı anomalizm türleri olabilir; eşlenik durum teorisi ve nitelik dualizmi. Ancak fiziksel açıdan özdeş zombilerin doğal olasılığını kabul etmek için birinin özelliklerin arasında iki yönlü veya çeşitli tüm meşru veya kanunvari bağlantıları -tek yollu bağlantıyı bile- reddetmesi gerekir.  

David Chalmers’ın çift-yönlü bilgi görüşü, örneğin, tüm mümkün dünyalarda, fiziksel nitelikleri ve bilinçli (enformasyonel) nitelikleri bağlayan özgün, evrensel köprü prensiplerinin olmasını gerektirir. Eğer doğal olasılık David Chalmers’ın savunduğu genişletilmiş fiziksel teoriyi (fizik* veya yeni, genişletilmiş fiziksel teori, nasıl adlandırılacaksa) kapsayacaksa, (S3)’ü olumsuz bir şekilde yanıtlayabilir (1995, 1996). Fakat Chalmers’ın görüşü natüralizm sınırları içinde kalmıyorsa, bu durumda, fiziksel olarak özdeş zombiler (ancak doğal olanlar hariç) onun için doğal açıdan olası olacaktır.22

Soru (S5) ve (S6) İşlevsel veya fiziksel olarak birbirleriyle özdeş olan ancak birisi bilinçli iken diğeri bilinçsiz olan iki varlığın olması metafiziksel olarak olası müdür?

http://host.uniroma3.it/progetti/kant/field/score5.gif

İşlevsel veya fiziksel açıdan özdeş zombilerin metafiziksel olarak olası olup olmadığını bilmiyorum. Problem, bahsedildiği üzere, metafiziksel olasılığın doğasına dair bir fikir birliğinin olmaması. (S5) ve (S6) sorularını bu seferlik resmi olarak anlaşılamaz olarak bırakacağım. Bu durumda da, bu sorulara nasıl yaklaşılabileceğine dair belki birkaç fikir önerebilirim.

En doğal yorumunda Özdeşlik Teorisi (S6)’nın olasılığını reddediyor. Yani, eğer duyumlar gerçeklikte beyin süreçlerinin doğal türleriyle özdeş olan doğal türler ise metafiziksel olarak duyumların ve beyin süreçlerinin birbirleriyle özdeş olmadığı mümkün bir dünya yoktur. Bu, tam anlamıyla Kripke’nin (1972) geniş bir ölçüde kabul gören, suyun gerçek dünyada H2O olduğu göz önüne alındığında, metafiziksel olarak, suyun H2O olmadığı bir mümkün dünyanın reddine paralellik gösteriyor. Metafiziksel olasılık neyle ilgili olursa olsun, gerçekte özdeş olan şeylerin özdeş olmaması metafiziksel olarak imkansız olacaktır. Bu yüzden, Özdeşlik Teorisyeni fiziksel açıdan özdeş zombilerin metafiziksel olasılığını reddeder.

Ancak bu standart örnekte bile sorunlar var; eğer metafiziksel olasılık (Kripke’nin aksine) daha çok tasavvur edilebilirlik gibiyse23, (S6)’ya verilen cevap “evet, fiziksel açıdan özdeş zombiler metafiziksel olarak olasıdır.” olabilir. David Chalmers zombi problemini bazen bu şekilde yorumlamaktadır (1996). Öyleyse soru (S6) “Birbirleriyle fiziksel olarak özdeş olan ancak birisi bilinçli iken diğeri olmayan iki şeyin metafiziksel olarak olası olup olmadığın keşfetmiş olabilir miyiz?” haline geliyor. Kripke’nin yorumunda, bu soru (S3) ile aynı cevaba sahip, fiziksel açıdan özdeş zombiler mantıksal olarak olası mı; dualizm mantıksal olarak olası olduğu sürece onlar da mantıksal olarak olası.

Zombi Puan Çizelgesi’nin metafiziksel olasılık safhasındaki davranışsal zombileri kapsayan üçüncü soru, (S4), mantıksal olarak daha güçlü soru olan, davranışsal açıdan özdeş zombilerin doğal olarak olası olduğu sorusuna, (S1), verilen haklı olarak tartışmasız bir yanıttan ötürü olumlu bir cevap almıştır. Benzer bir strateji (S6)’nın cevabı için de uygulanabilir mi? (S3) için olumsuz bir yanıt verdiğimizi varsayın: fiziksel açıdan özdeş zombiler doğal olarak olası değil. Yine de, fiziksel açıdan özdeş zombilerin metafiziksel olasılığına olumsuz yanıt verilmeli sonucu çıkmıyor. Daha güçlü bir iddianın imkansızlığı, (S3), daha zayıf iddianın (S6) tehlikede olduğunu ima etmiyor. (S6)’ya olumsuz bir yanıt vermek için (S3)’ün reddinden daha fazlası gerekiyor. Bu, bilinçlilik bakımından cins özdeşliği iddiası veya mantıksal bağlılıktan geleceği için gerekliliğin gücünü alacaktır.

Belirtildiği gibi, metafiziksel olasılığın ne olduğuna yönelik karışıklıktan ötürü, soru (S5) ve (S6)’yı şu an için dışarıda bırakmak en iyi seçenek olarak gözüküyor. Tam tatmin edici değil ancak en makulü bu. Güzeldere (1995) asıl zombi tartışmasının bugünlerde, işlevsel olarak özdeş zombilerin olası olup olmadığının etrafında döndüğü iddia ediyor.

Yedinci Atış Denemesi**

Detaylar hakkındaki tüm bu münakaşalar gösteriyor ki detaylar zombi konusunda önem arz ediyor. Zombileri hayal etmek kendimizi, zaten sahip olduğumuz fikirlerin sonuçlarıyla yüz yüze getirmenin yalnızca canlı bir yolu. Bir görüşün bazı sonuçları veya sürdürmek için gerekli ikazlar tüm filozoflar için yenilir yutulur tarzdan olmayabilir. Ancak bu sonuçlar ve ikazlar bir zombi kavramından kaynaklanmıyor, yalnızca, zombi soruları sorularak ışık tutuluyorlar. Güzeldere aktarıyor, 

Zombilere inanmak yakın geçmişteki zihin felsefesinde sezgiler için turnusol kağıdı haline geldi… Birinin bu tarz sorulara vermek için seçtiği cevaplar genellikle, birinin, bilince yönelik çeşitli meseleler -bilincin ontolojisi, doğası, işlevi, evrimsel rolü vb.- bakımından, nerede durduğuna yönelik iyi bir belirteç görevi görüyor.” (1995: 326-327)

Devam etmeden önce nerede olduğumuza bir göz atalım. Eğer zombi puan çizelgesini takip ediyorsanız, şu anda şu şekilde gözükecektir:

Figure 2. Zombie scorecard for (Q1), (Q3)-(Q8)
Şekil 2. (S1), (S3)-(S8) için Zombi Puan Çizelgesi

Puan çizelgesi tüm zombi türlerinin mantıksal olarak olası olduğunu, davranışsal açıdan özdeş zombilerin tüm olasılık modları için de olası olduğunu, fiziksel açıdan özdeş zombilerin doğal olarak olası olmadığını gösteriyor ve de işlevsel veya fiziksel açıdan özdeş zombilerin metafiziksel olasılığına dair elimizde bir şey yok. Geniş bir fikir birliği (S9) yoluyla (S1), (S4) ve (S7)’yi emin bir şekilde cevaplamamıza olanak sağlamışken, (S3), (S5) ve (S6) ile, kendi sezgilerimizi ve görüşlerimizi saptamak için zombileri kullanmak amacıyla bu sorulara yanıt bulmayı pek beklememeliyiz. Bu soruları cevaplamak, bizi tartışmalı teorilere sırtımızı yaslamak zorunda bıraktı.

Bir durum hala incelenmemiş kalıyor.

Soru (S2). İşlevsel açıdan birbirleriyle özdeş olan ancak birisi bilinçli iken diğeri bilinçsiz olan iki varlığın olması doğal olarak (naturally) olası mıdır?

http://host.uniroma3.it/progetti/kant/field/score7.gif

Burada işlevsel açıdan özdeş zombilerin doğal olarak olası olduğu görüşünü savunmayacağım.24 İşlevsel açıdan özdeş zombilerin doğal olarak olası olduğunu göstermek için, ya Özdeşlik Teorisi ya da dualizme dair (ikisi de işlevsel açıdan özdeş zombilerin doğal olasılığını zorunlu kılan) veya işlevselciliğe karşı bir argüman (işlevsel açıdan özdeş zombilerin imkansızlığını zorunlu kılan) sunmam gerekir.

Doğrusunu isterseniz, Özdeşlik Teorisi’ne yakınım. Yani benim görüşümce (bazı bakımlardan) işlevsel açıdan insanlarla özdeş olup bilinçsiz olan bazı- birçok, çok büyük sayıda- sistemler olabilir. Özdeşlik teorisyenlerinin sıralamaları büyüyor olsa da, şimdiye dek hala azınlığız. Bu durumda zihin felsefesinde kabaca işlevselci geleneğe (tabi bunun tam ne olduğunu söylemek zor) düşen birçok filozof işlevsel açıdan özdeş zombilerin olasılığını reddedecektir.

Bu Dennett ile benim aramda tartışma konusu olan şey, elbette bunu burada tekrar nakletmenin hiçbir anlamı yok. Ancak şunu belirtmeliyim ki işlevselciler bile bazı bilinç kavramlarına ve işlevsel eşdeğerliğe göre iki şeyin (bu bakımdan) işlevsel olarak özdeş olabileceğini ancak bilinç bakımından farklılık gösterebileceğini kabul etmek zorundadırlar. Bize hangi kavramı veya kavramları tercih ettiklerini söyleyene kadar, zombilerin olasılığına ilişkin iddialarını hesaplamak çok zor. Benim şüphem pek çok işlevselcinin, kendilerini çok geniş bir işlev kavramına yaklaştırdıklarında- “mekanizm” olarak adlandırılması makul olan, tüm nedensel ilişkilerin oluşturan türden. Bu durumda, “işlevsel” açıdan özdeş zombilerin olasılığını reddederken, aslında fiziksel açıdan (yani nedensel açıdan) özdeş zombilerin olasılığını reddediyorlar. Farklı bir yönden varsam da buna ben de katılıyorum. Bu konuyu daha fazla incelemek mevcut rehberimizin kapsamı dışında.

4. Zombilerin Mevcut Konumu

İyisiyle kötüsüyle, zombiler zihin felsefesinde sıcak bir gündem maddesi. Özellikle iki devam eden söylem var. (Tabi ki bunlar birbirleriyle ilişkili.) Daha iyi bilinen kanatta David Chalmers ve onun birçok eleştirmeni ve destekçileri var.Görüşleri, Chalmers’ın kitabı The Conscious Mind’da, The Journal of Consciousness Studies’de, ve de yakın zamanda Philosophy and Phenomenological Research’te dile getirildi. Benim de yakın olduğum daha az bilinen kanatta ise Daniel Dennett var. Journal of Consciousness Studies’de başladı ancak konuşma serilerinde ve kitap bölümlerinde daha da gelişti.

Zombi tartışmasının Chalmers kanadında fiziksel açıdan farklı olmayan zombilerin ve dolayısıyla materyalizmin kendi yaşayabilirliğinin mantıksal ve metafiziksel ihtimalleri bulunmaktadır. Bu kanadın doğrudan Kirk’ün argümanından geldiğini söylemek yanlış olmaz; aslında Kirk yakın zamanda fikirlerini gözden geçirdi (Kirk 1999). Chalmers, tasavvur edilebilirlik argümanına dayanarak fiziksel açıdan özdeş zombilerin metafiziksel olarak olası olduğunu savunuyor. Eleştirmenleri ve destekçileri, kendilerini, bu tarz zombilerin olası olup olmadığına, ve aynı zamanda bu olasılığın, Chalmers’ın iddia ettiği gibi, herhangi bir materyalizm formuna (fizikalizm, natüralizm) engel oluşturup oluşturmadığı ile ilgileniyorlar.

Tartışmanın Dennett kanadı ise işlevsel açıdan özdeş zombilerin doğal (ve belki de metafiziksel) olasılığı ile ilgileniyor, ve dolayısıyla belli başlı materyalizm formlarının (fizikalizm, natüralizm) hayat bulabilirliği ile. Dennett, işlevsel açıdan özdeş zombilerin doğal olarak olası olması durumunda bilincin psikolojide işlevsel bir rolünün olmaması gerektiğini ve bu yüzden epifenomenal veya sistematik olarak gizemli olması gerektiğini savunuyor. Dennett bu sonucu zombi fikrinin saçma olana indirgenmesi olarak (reductio ad absurdum) görüyor- zombilerin tasavvuru bilincin epifenomenal olmasını gerektiriyorsa, zombi fikri tamamen reddedilmelidir. Dennett’ın bu şekilde düşünmesinin bir sebebi, tüm zombi destekçilerini Chalmers’ın yöntemiyle tartışıyor olarak ele alması; materyalizme karşı tasavvur edilebilirlik argümanları ileri sürmek. Bu akıl yürütmenin tersine, işlevsel açıdan özdeş zombilerin doğal olasılığını izin veren görüşlerin bilinci epifenomenal olarak aktarmak zorunda olmadığını belirttim; böyle bir görüş olarak Özdeşlik Teorisi’ni ileri sürüyorum.

5. Zaman Çizelgesi: Zombilerin Evrimi

Zihin felsefesinde, zombilerin bu kısa hayatındaki birkaç önemli olay:

1975 Robert Kirk zombileri yaratıyor.

[Zombiler kış uykusunda]

1991 Daniel Dennett Consciousness Explained kitabında zombileri tartışıyor.

[Sonradan, Dennett’ın kendi Çoklu Taslak Modelinin savunusunda, zombilerin sıradan meraklılıktan ziyade, merkezi bir rol oynadığını iddia edeceğim.]

1994 Todd Moddy de “Conservations with Zombies,” yazısını The Journal of Consciousness Studies’de yayınlıyor.

1995 David Chalmers kendi argümanlarını The Journal of Consciousness Studies’de, a Precis to The Conscious Mind’da özetleyecek. Moody’nin yazısı hakkında bir sempozyum zombilere birazcık momentum katıyor ve Dennett ile benim (Owen Flanagan ile birlikte) aramdaki anlaşmazlığa öncü oluyor. 

1996 Chalmers’ın The Conscious Mind’ı yayınlanıyor. Zombiler Tucson II konferansında sıcak gündem maddesi. Chalmers açılış konuşmasında zombilerden bahsediyor. Robert Kirk benim, Güven Güzeldere’nin ve NNNN’nin katıldığı bir oturuma başkanlık ediyor.

1998 Dennett’ın bana ve Flanagan’a cevabı, “The Unimagined Preposterousness of Zombies,” Brainchildren antolojisinde görünüyor, diğerlerinin yanında Scientific American ve Salon’un ilgisini topluyor. Dennett’a, Newfoundland’de Dennett’ın onuruna düzenlenen bir konferansta “Zombies Explained” konuşmamla yanıt veriyorum; Dennett da karşılık veriyor.

1999 Dennett, Royal Institude’de zombiler üzerine konuşuyor. Chalmers’ın The Conscious Mind in Philosophy ve Phenomenological Research üzerine bir sempozyumda zombiler tartışılıyor.

2000-2001 John Perry’nin son kitabındaki zombi argümanı, Tucson’da bu kadar çok zombi olmasına şaşırmamalı.

Notlar

* Bu rehberin bölümleri benim “Zombies Explained” (2000)’imden alınmıştır.

** Bu alt-başlık bir beyzbol terimi olan “The Seventh Inning Stretch”ten çevirilmiştir. (Ç.N)

1. C.B. Martin ve M. Deutscher terimi tesadüfen benzer bir şekilde kullandılar (1966), ancak açıkça görülüyor ki, Kirk’ün açıklamasıyla bir ilgileri yoktu. 

2. Belirtmekte fayda var ki, Kirk, zombi düşünce deneylerinin permütasyonları üzerinde durmasa da, neredeyse şu anda geçerli olan tüm zombi çeşitlerini ya tanımladı, ya sözlerini etti. Daha yakın zamanlı yenilikler Dennett’ın “zimbolar”ı (1991) ve Chalmers›ın “dans eden qualia”sı (1996).

3. Güzeldere, davranışsal, işlevsel ve fizyololojik zombileri değerlendiriyor. Fiziksel açıdan herhangi bir ölçüde veya özellikte benzerlik taşıyan tüm zombileri göz önünde bulundurmalıyım. Zombileri bu yolla şartlandırmanın amacı, eğer fiziksel ve işlevsel zombiler arasından ayrım az olsa da belirginleştirilebilirse, (ve birçok kişi belirginleştirilemeyeceğini savundu; örneğin, Lycan 1987, Hill 1997) fiziksel açıdan özdeş zombilerin işlevsel açıdan özdeş zombilerinden farklı olduğunu sağlama almaktır. Spesifik bir şekilde, organizmaların biyolojik (fizyolojik) yapısı, özünde işlevsel olsa bile doğada, ayrım hala devam eder (Millikan 1989, 1993; Lycan 1987,1996; Neander 199’›e göre).

4. Bu, davranışsal zombilerin genel olarak fizyolojik halleri olup olmadığına ve özellikle, hareketlerinin eylem olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğine ilişkin tarafsız olarak ele alınıyor.

5. Şu an için, davranışçılık, işlevselcilik, ve Özdeşlik Teorileri, bahsedilecek olan diğer görüşlerin yanı sıra, bilinç teorileri olarak görülecek. Örneğin, işlevselciliğin, bilinç teorisi olarak değil de (örneğin, Ned Block 1980a) zihin (biliş ve yönelimsellik diyelim) teorisi olarak savunulmasına rağmen, burada söz konusu olan, yalnızca, bilinci açıklamaya çalışan işlevselci teoriler (örneğin, William Lycan 1987, 1996).

6. Ayrıca bkz: Don Locke (1976).

7. Bu tartışmanın içindeki birkaçı da dahil bazı filozoflar, mantıksal olasılık benim metafiziksel olasılık dediğim şeye daha yakın, daha güçlü bir kavram olarak alıyorlar.

8. Terence Horgan, nispeten zayıf nomolojik olasılıktan ayırdığı fiziksel olasılığı bu şekilde tanımlıyor (1987).  Zaman-mekan yasalarının yerelliği ile ilgili karmaşıklıklar gözden gelinebilir; (S3)’e ilişkin Chalmers ile alakalı görülere bakınız. (aşağıdaki ## notu)

9. Güzeldere zombilerin özdeşlikleriyle ilgili, onları farklı zombi türleri olarak ele alarak, benzer, daha uygun yöntemler öneriyor: davranışsal zombiler, işlevsel zombiler, ve fiziksel zombiler (1995). Bazen bu konuşma tarzını kullanacağım. Yani, diyelim ki, davranışsal açıdan özdeş zombilerin doğal olarak olası olduğunu sorduğum zaman, aslında (S1) için, “İnsanlarla davranışsal açıdan özdeş zombiler doğal olarak olası mıdır?” sorusunu kısaltmış oluyorum.

10. Kirk mantıksal olasılığı kaba bir anlamda kullandığını belirtiyor, yani benim metafiziksel olasılık dediğim şeye daha benzer gibi.

11. Kirk fiziksel halleri nedensel olarak bireyleştirilmiş olarak görüyor. Materyalizmi temsil eden teoriler olarak sundukları Lewis ve Armstrong›un nedensel-spesifik teoriler. Bunların işlevselci olarak mı veya Özdeş Teorileri olarak mı sınıflandırılacağı şu an için rafa kaldırdığım bir konu. (Lewis, günümüzde, işlevselci olup olmadığını bilmediğini söylüyor; Guttenplan 1994’teki entry›sine göz atın.) 

12. Önerdiğim uyarıyı yaptığımız anda, Dretske’nin, fiziksel olarak özdeş zombileri kabul ettiğini reddedebileceğini aklınızda bulundurun.

13. Dennett’a yönelttiğim, tüm zombi savunucularına, sürekli, tasavvur edilebilirlik argümanı yürütüyormuş gibi davranmasından ötürü bir eleştiri.

14. Chalmers yazışmalarda beni buna teşvik etti.

15. Uzamsız zihinlerin (disembodied minds) uyumluluğuna karşı çağdaş bir argüman için Douglas Long (1977)’ye bakınız. Hilary Putnam (1997) dualizmin dinsel bir bağlamda mantıklı olabilecekken, bilim-ile-felsefe bağlamında anlamsız olduğunu ileri sürüyor gibi görünüyor.

16. Oldukça açığa kavuşturucu, ancak, mevzubahis konu mantıksal ve analitik davranışçılık semantik ve referansın belirli görüşleri ise, veya Block›un, (1980a) örneğin David Lewis›e atfettiği (büyük İ) “İşlevselcilik” ise.  Putnam’ın mantıksal davranışçılığın klasik eleştirisi, “Brains and Behaviour,”daki X-Dünyalıları (süper-süper-Spartalılar), zombilerin başatlarıdır.  

17. Önceki soru setleri ile bir üst üst gelme olduğunu fark edin. Dualizm mantıksal olarak olası olmasa bile, (S7)’ye bir evet yanıtı bu ikinci akıl yürütme dizgisiyle elde edilebilir.

18. Davranışçılığın bazı versiyonlarının taraftarları, yine de, davranışsal açıdan özdeş zombileri olasılığını reddedecektir. Mantıksal veya analitik davranışçı bilinç gibi zihinsel terimlerin, yalnızca, davranışlara ve davranış eğilimlerine işaret ettiğini savunur.  Bu yüzden, bir analitik davranışçı, davranışsal açıdan özdeş zombilerin mantıksal olarak olası olduğunu reddetecektir- ve böylece metafiziksel veya doğal olarak olasılığını da. Bir metafiziksel davranışçı davranışsal açıdan özdeş zombilerin mantıksal olarak olası olmasını kabul edebilir, ancak bilincin basitçe davranış olduğu temelinde, metafiziksel veya doğal olasılığını reddeder. Bu görüşler zombi tartışmalarında belirgin olarak yer almıyor.

19. Sony Şirketi emin adımlarla yollarında ilerliyorlar. Bakınız.

20. Bu cevap, ayrıca, geniş-kapsamlı ve tarihsel teorileri de uygunlaştırmak için yapılan ikaza bağlıdır.

21. Bu temel köprü prensipleri zaman-mekan’a yerelse bile, Chalmers, en azından, fiziksel açıdan özdeş zombilerin doğal olarak olası olduğunu m mekanında ve z zamanında reddedebilir. Mekan ve zaman arasında kıyaslamaya izin verirsek, bu durumda yasalar değişebilir, Chalmers›ın görüşü (S3)’teki gibi bir olasılığa müsaade edebilir. Ancak zombi tartışmasını zaman ve mekan bakımından olasılıkları kısıtlıyor olarak almak daha makuldür. Her hayali kıyaslamalı soru için, gaye, “Mesela benim gibi, bu şey, şurada ve bu anda, x yönünden özdeş kalmaya devam ederken, gerçeklikte sahip olduğundan farklı bir bilince sahip olabilir mi?”, sorusuyla da açık hale getirilebilir.

Chalmers’ın görüşü gibi görüşleri savunanların fiziksel açıdan özdeş zombilerin doğal olasılığını reddetmelerini olanaklı kılan bu zaman-mekan kısıtlaması, yukarıda, Dretske’nin geniş-kapsam görüşüne ilişkin tartışılan zaman-mekan serbestliği ile bağdaşır. Geniş-kapsam durumunda, bir şeyin geçmişine ne kadar uzaklığın bizim değerlendirmelerimiz ile ilişkili olduğunu gözden geçiriyoruz.  Bir organizmanın tüm evrimsel geçmişini dahil ederek geniş-kapsam materyalistlerinin zombilerin doğal olasılığını reddetme ihtimallerini sağlama alıyoruz. Ancak Chalmers’ın zombilerin doğal olasılığını reddetmesi için bundan daha da fazlasına ihtiyacımız var- çünkü, eğer maddeyi ve bilinci bağlayan temel köprü prensipleri farklı ise, tüm tarihleri boyunca fiziksel olarak özdeş olan iki şeyin bilinç bakımından ayrı olması Chalmers›ın görüşüyle uyuşur. Bu ihtimali ortadan kaldırmak için ya (i) her verili dünya için temel köprü prensiplerinin zaman ve mekanda evrensel olduğunda ısrar edebiliriz, ya da (ii) kıyaslamayı (köprü prensipleri de dahil olmak üzere) yalnızca, tüm fiziksel ve nomolojik geçmişlerinde özdeş olan şeyler arasında yapabiliriz. İkincisinin, örneğin, zombi sorularını birinci şahıs formatında sorarak üstesinden gelinmiştir. Öyleyse, Dretske-benzeri geniş-kapsam qualia teorisyenlerinin fiziksel açıdan özdeş zombilerin doğal olasılığını reddetmesine olanak sağlayan aynı soru formatı, dünya-içi çeşitliliğin tüm etkilerini temel köprü prensiplerine uygun bir şekilde açıklama getirerek, aynı zamanda, Chalmers-benzeri çift-yön teorisyenlerinin fiziksel açıdan özdeş zombilerin doğal olasılığını da reddetmelerine olanak sağlamaktadır.

22. Bu vakaların nasıl tarif edileceği konusunda dikkatli olmalıyız. Chalmers, bazen fiziksel açıdan özdeş zombilerin metafiziksel olasılığını reddeder. Ancak bu durumlarda yeni köprü yasalarını yürütmektedir, yani aslında tartışıtığı şey doğal* olasılıktır.

23. Kripke’nin (1972) “epistemik” olasılığı; Horgan’ın (1987) muğlak tasavvur edilebilirliği- ancak Horgan bu tür bir tasavvur edilebilirlik ve metafiziksel olasılık arasında bir bağlantıyı reddetmektedir.

24. Daniel Dennett’e karşı işlevsel açıdan özdeş zombilerin olasılığın epifenomenal bir bilinç kavrayışını ne gerektirdiğini, ne de zorunlu kıldığını savunuyorum.

Kaynak: Tom Polger, “Zombies*”, SIFA Societá Italiana Filosofia Analitica Università Roma Tre, 2000, http://host.uniroma3.it/progetti/kant/field/zombies.htm#* (erişim: 30 Kasım 2019), çev. Can Kalender

Hacettepe Üniversitesi'nde dilbilim öğrencisi. İlgilendiği alanları dilin kökeni ve nörodilbilim oluşturuyor. Zihin felsefesi ile de ilgileniyor. Hobileri arasında metal müzik yer alıyor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Sınırlamalar ve Hayvanlar – Robert Nozick

Sonraki Gönderi

İnsan Doğası Var Mı? İnsan Doğası Felsefesi Üzerine - John Danaher

En Güncel Haberler Analitik Felsefe