Delilci/Olasılıksal Cehennem Argümanı – Jonathan David Garner

/
105 Okunma
Okunma süresi: 4 Dakika

Delilci Cehennem Argümanı, cehennemin varlığının, (eğer varsa) Tanrı’nın varlığını ihtimal dışı kıldığını ileri sürer. İlk argüman, cehennemin var olduğunu varsayacaktır. Başka bir deyişle, teistlerin, özellikle de Hıristiyan teistlerin zaten inandıkları şeyin üzerinden gideceklerdir. Bu argüman, belirli bir teist Hıristiyan’ın inandığı ve ulaşmaya çalıştığı bir sonucu, en baştan sunmaktadır.

Argüman şu şekilde tasvir edilebilir:

  1. Eğer Tanrı varsa, O, her şeye gücü yeten, her şeyi bilen ve her şeye kadir olandır.
  2. (Varsayım) Cehenem vardır.
  3. Tanrı varsa, ağır basan bir iyiliği (daha büyük bir iyiliği) meydana getirmek için cehennemin var olması zorunlu olmadıkça; cehennem var olmazdı.
  4. Daha büyük bir iyiliği meydana getirmek için cehennemin var olmasının zorunlu olmadığı, en azından, akla yatkındır.
  5. O halde, cehennem yoktur.
  6. Öyleyse cehennem vardır ve yoktur.

Mantıksal bir çelişkiye ulaştığımıza göre, bu önermelerden biri yanlış olmalı. Buna ek olarak, mantıksal bir çelişkiye varmış olsak da, bu argüman zorunlu gerçeklere başvurmuyor. Ve 4. öncül doğru olduğu açık olan bir öncül olmadığından dolayı, bu argümanı makul bir Cehennem Argümanı olarak görmüyorum.

Bir teist 1. öncülü reddetmek ve Hristiyan bir teist ise (en azından Hıristiyanların çoğu) 2. öncülü reddetmek istemeyecektir.

3. öncül, teistlerin acı çekmeyle ilgili onaylamak istedikleri şeye benziyor. Teistler, acı çekmek daha büyük bir iyilik için zorunlu olmadıkça, Tanrı’nın acı çektirmeyeceğini tasdik etmek isterler. Aynı akıl yürütme çizgisi, bu argümanın 3. öncülü için de geçerlidir.

4. öncül asıl tartışmanın döndüğü yer olacaktır. 4. öncül, daha ağır basan bir iyiliğin var olmasının mantıksal olarak imkansız olduğunu İDDİA ETMEMEKTEDİR. Tam aksine, bunun yerine bu öncül, bu türden daha büyük bir iyinin olmamasının makul olduğunu söyler.

Nesnel olasılık şartları açısından makullüğü anlamamıza bile gerek yok. Bunun yerine, cehenneme yüklenen daha büyük bir iyiliğin olmadığına dair dolaysız bir sezgiye sahip olabilirsiniz.

4. öncüle hemen itiraz etmek, şüpheci teizm denilen şeyi onaylamak olacaktır. Şüpheci Teizm, Delilci Kötülük Argümanı’na uygulanmıştır. Şüpheci Teizm, Tanrı’nın belirli türden kötülüklere izin vermek için bir sebebi olduğunu görmesek bile, yine de Tanrı’nın (bildiğimiz kadarıyla) iyi sebeplere sahip olabileceğini söyler. Eğer var olsalardı, niçin bu türden iyilikleri tespit edebilecek bir pozisyonda olacağımızı düşünelim ki?

Fakat bu itiraz burada bile geçerli olmayabilir. Çünkü 4. öncülü ikna edici bulan kişinin zorunlu olarak böyle bir çıkarımda bulunması gerekmez.

Onlar sadece bu türden daha büyük bir iyiliğin olmadığı sezgisine ya da hiçbir iyinin cehennemin varoluşunu gerekçelendiremeyeceği sezgisine sahiptirler. (Aslında, Tanrı’nın cehennemin var olmasına izin vermeyeceği şeklindeki ilk izlenimine de sahip olunabilirdi!)

Hepsini toparlamak gerekirse, tartışmanın kısaltılmış özeti şöyledir;

  1. Eğer Tanrı varsa O, cehenneme yalnızca, cehennem daha yüksek bir iyi için zorunluysa izin verebilir.
  2. Ağır basan bir iyilik için cehennemin var olmasının zorunlu olmadığı akla yatkındır.
  3. Öyleyse, Tanrı’nın var olmadığı akla yatkındır.

Şimdi, başka bir Cehennem argümanı inşa etmek için iki Hristiyan hipotezini ele alalım. Evrenselci Görüşü ve Cehennemin Ebedi Bilinç görüşünü ele alalım.

  1. Eğer cehennemin Ebedi Bilinçli Eziyeti görüşü (EBE) doğru ise cehennem vardır.
  2. Eğer cehennemin Evrenselci görüşü (EG) doğru ise, o halde cehennemin var olmak zorunda değildir.
  3. O hâlde cehennemin Ebedi Bilinçli Eziyet görüşü (EBE) Hristiyan teizmini hipotezi olmak için EG hipotezinden daha az sadedir (çünkü böyle bir görüş, “Cehennem vardır.” gibi bir ek hipotez eklemektedir.)
  4. O hâlde tüm şartlar eşit sayıldığında Evrensel Görüş hipotezi cehennemin Edebi Bilinçli Eziyet görüşü hipotezinden daha olasıdır.

Şimdi, Hristiyan teizmi ve Natüralizm’in birbiriyle rekabet eden hipotezleri ile ilgili üçüncü ve son bir argümanı inceleyelim. Üstelik bu özel argüman, tartışmanın her iki tarafının da, var olduğu konusunda hem fikir olacağı bir veri demetini de içerecektir.

  1. Aktüel dünyada cehennemin var olduğuna inanmayan bazı insanlar vardır.
  2. Eğer natüralizm doğruysa, (1) nolu durumu görmemiz şaşırtıcı değildir.
  3. Hristiyan teizmi doğruysa, (1) nolu durumu görmemiz biraz şaşırtıcıdır.
  4. O halde, aktüel dünyada, cehennemin var olduğuna inanmayan bazı insanların var olması, Hıristiyan teizmine karşı natüralizm lehine bir kanıt olarak kabul edilir.

(1) nolu önerme pek tartışmalı olmasa gerek.

(2) nolu öncül, (1)’in natüralizmin doğru olması durumunda şaşırtıcı olmadığını söyler; çünkü o natüralizm de cehennem gibi doğaüstü durumların var olmadığını söylüyor. Ayrıca, natüralizmde, bizi bir cehennemin var olduğuna inandırmakla ilgilenecek personel (kişisel) bir Tanrı yoktur.

Muhtemelen, Tanrı, cehenneme giden insanlarla gerçekten ilgilenmemiz için cehennemin var olduğuna inanmamızı sağlamakla ilgilenecektir. Buna karşılık Natüralizm’de doğa, cehennemle ilgili inançlarımızla ilgilenmez ki bu da (3) nolu öncül için ana destektir. Bir kişinin bir şeyle gerçekten ilgilenmesi için inançtan daha azı bir işe yaramaz. Örneğin, zombiler hakkında endişelenmek için zombilerin gerçekten var olduğuna inanmam gerekir. Şu an zombilerin gerçekte (aktüel dünyada) var olmadığını biliyoruz, ama asıl mesele şu ki, onların var olduklarına inanmayan birinin onlar için endişelenmesi (onlar ile ilgilenmesi) zordur. Öyleyse cehennemin var olduğuna inanılmıyor ise cehennem hakkında “gerçekten endişelenmek” de zordur. Biri cehennem kavramı karşısında dehşete düşebilir, tıpkı zombi kavramından korkan biri gibi, ama bunların gerçekten var olduğuna inanmıyorsanız onları hakkında umursamak zordur.


Jonathan David Garner– “Evidential/Probabilistic Argument from Hell“, (Erişim:25.01.2021)

Çevirmen: Taner Beyter

Çevirmen: Erim Bakkal

Cehennem Problemi ile İlgili İçeriklerimiz:

Ankara Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nü bitirdi, şu an Hacettepe Antropoloji öğrencisidir. Felsefe master eğitimine ise ara verdi. Etik, din, epistemoloji ve siyasetle ilgilenir. Öğretmen olup, STK’larda görevlidir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Hristiyanlığa Karşı Tarihsel Argüman - Jonathan David Garner

Sonraki Gönderi

Ateizm Lehine 100 + 10 Argüman (İngilizce) ve 147 Türkçe Din Felsefesi İçeriği