Felsefe ve Bilim’le Farklılığı – Thomas Metcalf

26 Okunma
Okunma süresi: 5 Dakika

Felsefe ve bilim hem kendimizi hem de geri kalan dünyayı öğrenmenin yoludur. Bu makalede, bilim ve felsefenin birbiriyle örtüşüp örtüşmediği ve ne derecede örtüştüğü sorularındaki başlıca iki bakış açısını inceleyeceğiz. Bu bize felsefenin kendisinin nasıl bir şey olduğu hakkında da çok şey gösterecektir.

Tarihsel olarak en baskın olan şeyle başlayacağım, yani karakteristik felsefi soruların doğasına hakim olan bakış ile. Bu görüşe “metafelsefi rasyonalizm” diyebiliriz; bu isimlendirme kusursuz ve mükemmel değil, ancak şimdilik yeterli olacaktır. Bu geleneksel yaklaşıma göz attıktan sonra, felsefenin ne olduğu hakkında daha yeni bir yaklaşım olan metafiziksel natüralizm’e bakacağız.

1. Geleneksel Yaklaşım: Metafelsefi Rasyonalizm

Metafiziksel rasyonalizme göre, genel  olarak felsefi meselelerin çoğu a priori şekilde bilinebilir. A priori bilgi, bu bilginin içeriği olan önermeyle ilgili her türlü ampirik gözlemden önce veya ondan bağımsızdır. Bu, herhangi bir gözlem yapmaksızın bir şey bildiğimiz anlamına gelmez; farklı renklerin neye benzediğini keşfetmek için gözlerimizi kullanmamız gerekebilir. Ancak bazı filozoflar, örneğin kırmızı ve yeşil konseptlerine bir kez sahip olduktan sonra, hiçbir şeyin aynı anda hem kırmızı hem de yeşil olamayacağını yalnızca düşünerek bildiğimizi ifade ederler (çapraz başvuru BonJour 1998: 2). Yalnızca düşünerek biliyorsunuz; veya hem tamamen kırmızı ve hem de tamamen yeşil bir şey fikrini düşündüğünüzde böyle bir nesneyi hayal bile edemediğiniz için bu bize imkansız görünür.

Karakteristik olarak felsefi bilginin a priori olduğunu düşünürsek, o halde bu bize bilim ve felsefe arasındaki farklara dair çok şey söyleyecektir. Bu farklılıkların tablosunu nasıl çizebileceğimize dair bir özet:

  • Bilim (yalnızca) ampirik bilgi ile ilgilidir; felsefe ise aynı zamanda a priori bilgi ile de ilgilidir (eğer o varsa),
  • Bilim, olumsal (muhtemel, olası, koşullu, şartlı) doğrularla ilgilidir; felsefe ise aynı zamanda zorunlu doğrularla ilgilidir (eğer varlarsa).
  • Bilim, betimsel/tanımlayıcı (descriptive) gerçeklerle ilgilidir; felsefe ise aynı zamanda normatif gerçeklerle de ilgilidir (eğer varlarsa).
  • Bilim fiziksel nesnelerle ilgilidir; felsefe ise aynı zamanda soyut nesnelerle de ilgilidir (eğer varlarsa).

Birçok yeni terimle karşı karşıyayız gibi görünebilir. Bunların başka makalelerde bunların ne anlama geldiği hakkında daha fazla şey söyleyeceğiz. Temel olarak, olumsal gerçekler şu anki gerçeklerdir, ancak böyle olmaları gerekmiyordu; başka türlü de olabilirdi. Betimleyici/Tanımlayıcı gerçekler, (şeylerin) nasıl olması veya olmaları gerektiği ile değil, şeylerin kendilerinin gerçekte nasıl oldukları ile ilgilidir. Fiziksel nesneleri açıklamak kolay değildir. Belki de onlar maddeden oluşan, uzay ve zamanda yer kaplayan nesnelerdir. Soyut nesneler eğer mevcutlarsa; herhangi bir şekilde fiziksel evrende değildirler. (çapraz başvuru Plato 1997, bks. V-VII).

Yukarıdaki “aynı zamanda” (-felsefe ise AYNI ZAMANDA-) yinelemesine dikkat edin. Felsefe ise/aynı zamanda hem ampirik bilgi ve olumsal olma hem de tanımlayıcı olmayla ilgilidir, bilimin başlıca odak noktasıysa yalnızca fiziksel gerçekledir. Ve parantezin (-eğer VARLARSA-) ayrıca tekrarlandığına dikkat edin; çünkü bazı filozoflar a priori bilginin varlığını (Quine 1961: 43); zorunlu doğruları (Quine 1969: §§ 1-4); normatif doğruları (çapraz başvuru Ridge 2013); ve soyut nesneleri (çapraz başvuru Loux 2006: ch. 2; Armstrong 2002) reddetmişlerdir.

Bazı filozoflar felsefenin üç ana alt daldan oluştuğunu düşünmektedir: genel konuşursak; metafizik (gerçekliğin doğası, yapısı ve içeriği), epistemoloji (bilgi ve kanıtın doğası ile kapsamı) ve etik (iyi, kötü, doğru ve yanlış). Bu doğruysa, yukarıdaki tanımlamalarıma epey iyi uyuşmaktadır. Metafizik büyük ölçüde zorunlu/mutlak gerçekler ve soyut nesnelerle ilgilidir (Loux 2006). Epistemoloji, kimin neye inanmakta ve neleri bilebileceği hakkında ne derece haklı olduğu konusundaki tartışmalı normatif soru ile ilgilidir.(BonJour 2002: ch. 10; Huemer 2002; bunu Kornblith 2002 ve Goldman 1986 ile karşılaştırın). Ve etik de tartışmasız bir şekilde normatiftir: o, iyi ve kötü, doğru ve yanlış ile ilgilidir (çapraz başvuru Huemer 2005: ch. 4; Ridge 2013).

2. Daha Yeni Bir Yaklaşım: Metafelsefi Natüralizm

“Natüralizm” kelimesi felsefede birçok farklı açıdan (farklı anlamlarda) kullanılmaktadır. Burada bahsettiğimiz şeye ‘metafelsefi’ natüralizm denilebilir (Quine 1969; Goldman 1986; Kornblith 2002; çapraz başvuru Papineau 2013). Bu, bu teorinin yalnızca bazı felsefi meseleler veya konular hakkında değil, bizzat felsefenin kendisi hakkında da bir natüralizm olduğu anlamına gelir. Ve kelime bize, bu teorinin söylediği şeylere dair bir ipucu veriyor: o, felsefe ve doğa bilimleri arasında güçlü bir bağlantı/ilişki olduğunu da söylemektedir. Çoğu filozof, bilimin felsefi konular hakkında söyleyecek önemli şeyleri olabileceği konusunda hemfikirdir, ancak bu filozofların bazıları felsefenin büyük ölçüde ampirik bilim ile yer değiştirmesi gerektiğini savunur. Eğer natüralizm gibi bir şeyi kabul edersek, o halde felsefeyi yalnızca bilimle tezat oluşturarak tanımlamak epey zor olacaktır. Bununla birlikte, hala geleneksel felsefi meselelerle daha çok ortaklaşan “bilim artı felsefe” alanlarını da tanımlayabiliriz: kendilerini “filozoflar” olarak adlandırılan insanların ilgilenme eğiliminde olduğu alanlar/konular. Metafelsefi rasyonalist, bir çalışma ya da düşünce alanının karakteristik olarak felsefi olduğuna inandığı durumlarda, metafelsefi natüralist (bu alanların ve durumların) en azından tarihsel olarak, (aslında) felsefeyle daha fazla birleşmiş olduğunu kabul edebilir. Bu nedenle, yukarıdaki madde madde işaretlenen listemde “felsefe aynı zamanda şununla da ilgilidir”leri “felsefe geleneksel olarak şunlarla ilgilidir” ile değiştirirse, neredeyse her filozofun kabul edeceği bir şeye ulaşırız. Natüralistler, bilimi geleneksel felsefi soruları incelemek/soruşturmak için kullanmamız gerektiğine inanır, ancak birçoğu bu pozisyonlarının nispeten yeni olduğunu kabul eder (Papineau 2013). Onlar, filozofların şimdiye kadar genelde yaptıkları şeyde öncelikle akıl, kavramsal inceleme, mantık ve sezgiyi kullandıklarını düşündüklerini kabul edeceklerdir.

3. Sonuç

Tarihsel olarak felsefi meseleler olarak kabul şeylerin nihayetinde yalnızca a priori bir incelemeye açık olup olmadığı veya bundan ziyade (bu meselelerin) bilimsel gözlem nesneleri olmaya daha uygun olup olmadığı konusunda önemli tartışmalar vardır. Gerçekten de bu konu, bugün ki felsefenin en canlı ve önemli tartışmalarından biridir. Ancak en azından, bir kişinin bir felsefe sınıfında çalışacağı türden meselelerin, genel olarak, doğa bilimleri ile karşılaştırarak tanımlanabileceğini görebiliriz.

Referanslar


Thomas Metcalf- “Philosophy and Its Contrast with Science”, (Erişim Tarihi: 25.07.2020), Erişim Kaynağı: https://1000wordphilosophy.com/2018/02/13/philosophy-and-its-contrast-with-science/

Çevirmen: Taner Beyter

Çeviri Editörü: Talha Gülmez

Ankara Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nü bitirdi, şu an Hacettepe Antropoloji öğrencisidir. Felsefe master eğitimine ise ara verdi. Etik, din, epistemoloji ve siyasetle ilgilenir. Öğretmen olup, STK’larda görevlidir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Uygulamalı Etik - Chelsea Haramia

En Güncel Haberler Analitik Felsefe

Sonuçculuk – Shane Gronholz

1. Sonuçlar Önemlidir Bugün yaptığınız herhangi bir şeyi düşünün. Muhtemelen bir şey yaptınız, çünkü bir şeylerin