Natüralizm ve Ahlaki Bilgi Problemi – Michael Huemer

/
255 Okunma
Okunma süresi: 10 Dakika

Burada, ahlaki natüralizmin ahlaki bilgiyi izah edememe sorununu ele alacağım.

1. Arka plan: Ahlaki Natüralizm

  • Ahlaki natüralistler, ahlaki niteliklerin (iyi, kötü, doğru ve yanlış) tamamen deskriptif (ahlaki-olmayan) kavramlar kullanılarak açıklanabileceğini ileri sürerler. Yani, iyilik belki de sadece evrendeki toplam hazzın arttırılmasını ifade eden bir niteliktir (burada, ‘’evrendeki toplam hazzın arttırılmasının’’ herhangi bir değerlendirici terim içermediğine dikkatinizi çekerim). Ya da belki bir eylemin doğruluğu, onu eyleyenin yaşamını kolaylaştırmasından ibarettir. Belki de iyilik = arzu etmeyi arzu ettiğimiz şeydir vs. Bu türden birçok natüralist fikir vardır.
  • Natüralistler, ahlaki terimlerin anlamlarını, ahlaki olmayan bir dil vasıtasıyla izah edebileceklerini söylemekteydiler. Fakat artık genellikle bunu söylemiyorlar. Çünkü G.E. Moore bu fikri uzun zaman önce çürütmüştür. Örneğin, ‘’hazzı teşvik etmek iyi midir?’’ sorusunu ele alalım. Bu sorunun anlamlı olduğunu ve bu anlamın ‘’hazzı teşvik etmek, hazzı teşvik eder mi?’’ sorusundaki anlamla denk olmadığını fark edeceksiniz. Bu gösterir ki; ‘’iyi olmakla’’ ‘’hazzı teşvik etmek’’ aynı anlama gelmemektedir.
  • Artık natüralistler genellikle teorilerinin bilimsel teoriler ile, örneğin su = H2O teorisiyle benzeşik olduğunu iddia ediyorlar. Dikkat edin ki ‘’H2O’’, ‘’su’’ kelimesinin anlamını açıklamamaktadır (Birçok insan da su kelimesini herhangi bir kimya bilgisi olmaksızın kavramaktadır). Fakat, suyun esas doğasını pek tabii açıklamaktadır (molekülleri bir oksijen atomuna bağlı 2 hidrojen atomu içeren bir bileşiktir).

Ahlaki natüralizmin popüler bir savunması için Sam Harris’in The Moral Landscape adlı eserine bakabilirsiniz. (Ben okumadım ama ahlaki natüralizmi savunuyor ve tipik akademik sunumlardan daha okunaklı olduğunu varsayıyorum). Bu görüş aynı zamanda Railton, Boyd, Sturgeon (filozoflar) ve Michael S. Moore (hukuk teorisyeni) gibi akademisyenler tarafından da savunulmaktadır.

2. Daha Fazla Arka Plan: Bilgi Problemi

Birçok kişi ahlaki bilgiyi kafa karıştırıcı bulmakta. Neyin iyi, kötü, doğru ve yanlış olduğunu nasıl bilebiliriz? Bazılarımız “ahlaki sezgileri” kullanmanız gerektiğini söylüyor (kitabımı incelebilirsiniz: https://www.amazon.com/dp/0230573746/).

Burada önemli nokta, natüralistlerin ahlaki sezgilerden bilhassa kaçınmaya çalışmalarıdır. Onlar ahlaki bilginin nasıl ampirik olabileceğini göstermek istiyorlar. Bu, ilk başta bir natüralist olmanın temel motivasyonudur.

Başlangıç olarak düşünelim: Örneğin, eğer iyilik yalnızca ‘hazzı artırma niteliğiyse,’ o hâlde, hazza neyin sebep olduğunu ampirik olarak belirleyebileceğimiz için, neyin iyi olduğunu da ampirik olarak belirleyebiliriz. Sam Harris’in görüşünün de buna yakın olduğunu düşünüyorum (“haz” yerine “iyi-oluş” kelimesini kullanarak).

Problem şurada ki, ”iyilik = hazza sebep olmak”ı nasıl bildiğimizi açıklamadığımız sürece yukarıdaki açıklama işe yaramaz. Ayrıca bunu da ampirik olarak doğrulamanız gerekir. Başka bir deyişle, diyelim ki şöyle bir çıkarım yaptınız:

  • P1. Demokrasi, (tüm dünya için) hazzı diktatörlükten daha fazla artırır.
  • C. Bu nedenle demokrasi (ilk bakışta) diktatörlükten daha iyidir.

(“Hazzı artırmanın” iyiliğin en iyi natüralist açıklaması olup olmadığı veya bunun yerine “iyi-oluş”, “yaşam” vb. ile ilgili bir şey mi olması gerektiği konusunda endişelenmeyin. Bu sadece açıklama amaçlıdır; ‘’haz’’ yerine istediğinizi koyabilirsiniz).

Problem şu ki, şunu varsaymazsanız C, P1’den çıkmaz:

  • P2. Hazzı artırmak iyidir.

P2’yi inkâr etmiyorum ve hazzı artırmanın iyi olduğuna elbette katılıyorum. Sorun, bunu nasıl bilebildiğimizdir. Ben, bunu ahlaki sezgiyle biliriz derim. Bu durumda natüralistin, bunu nasıl bilebildiğimize dair başka bir açıklamaya ihtiyacı olacaktır. Bunun analitik olduğu fikrini zaten reddetmiştik (yukarıda Bölüm 1’e bakınız). O hâlde natüralist, bunun ampirik olduğunu bir şekilde iddia etmek zorunda kalacaktır. O zaman P2’nin ampirik kanıtı nedir?

Natüralistler P2’nin doğru olduğunu çünkü hazzı artırmanın ‘’iyiliğin doğası’’ olduğunu ileri sürebilirler. Fakat yine de bunun iyiliğin doğası olduğunu nasıl bilebildiğimizi açıklamak zorunda olurlar. Yani eğer P2, “iyilik hazzı artırma niteliğiyle özdeştir’’ gibi bir P3’e dayalıysa, o zaman bir natüralist, bize P3’ün ampirik kanıtını açıklamak durumundadır. 

3. En İyi Açıklamaya Çıkarım

Yukarıda değinildiği gibi, çağdaş natüralistler, su = H2O, ısı = titreşim halindeki moleküllerin kinetik enerjisi ve yıldırım = elektronların bulutlardan yeryüzüne boşalması gibi bilimsel teoriler ile analojiler kurarlar. Bunların hepsi ampirik olarak gerekçelendirilen “teorik indirgemelerdir,” zira esasen bu teoriler bazı gözlemleri açıklamaya yardımcı olurlar.

Belki de ahlaki teoriler- en iyi açıklamaya çıkarım yaparak- benzer bir şekilde gerekçelendirilebilir. Yani şimdi ahlaki yargıların, gözlemlediğimiz herhangi bir şeyi izah edip etmeyeceğine dair bir tartışmayı aralıyoruz (birkaç on yıl önceki Harman/Sturgeon tartışmasını inceleyebilirsiniz).

Önceki natüralist düşünce: Ahlaki gerçekler bir sürü şeyi açıklıyor. Örneğin Adolf Hitler’in Holokost’u emretme nedeni, O’nun kötü olmasıydı, başka bir şey değil (mesela eylemlerini kontrol edememiş olması veya büyük bir yanlış anlaşılmaya kurban gitmiş olması değil). Başka bir örnek: Birleşik Devletler köleliği adaletsiz olduğu için kaldırdı, başka bir neden için değil, misal köleliğin ekonomik açıdan verimsiz olması veyahut kölelerin ayaklanması ve alt edilemeyecek kadar güçlü olması vb. (bkz: https://philpapers.org/archive/HUEALR-2.pdf ).

Önceki natüralist-olmayan düşünce: Hayır, ahlaki değerlendirmeler gözlemleri asla açıklayamaz. Örneğin, köleliğin adaletsiz olmasından dolayı kölelik kaldırılmıştır derseniz, bu sadece laf-ı güzaftır. Daha doğru bir ifade şu olur; kölelik kaldırılmıştır çünkü insanlar onun adaletsiz olduğunu düşünmüşlerdir. Yani hakikaten açıklayıcı olan şey bizim hakkımızdaki psikolojik gerçeklerdir. Köleliğin adaletsiz olduğunu düşündüğümüz ancak aslında köleliğin adil olduğu durumda olacak olanlarla köleliğin adaletsiz olduğunu düşündüğümüz ve gerçekten de haklı olduğumuz durumda olacak olanlar tamamen aynıdır. Asıl adillik ya da adaletsizlik, ampirik olarak hiçbir fark yaratmayacaktır. Doğru açıklama Hitler’in yoğun, ırksal bir nefret barındırması olan psikolojik gerçektir. Böyle bir motivasyonun kötülük teşkil ettiği fikri, fazladan bir izah gücü katmamaktadır. Hitler aynı nefrete sahip olsaydı ve bu nefret kötülük oluşturmayan bir nefret olsaydı, sanki kötülük oluşturuyormuş gibi tamamen aynı şeyler gerçekleşirdi.

Natüralist yanıt: İki nokta var. Birincisi, bilim felsefesinde çoktan beridir kabul edilmektedir ki, bilimsel bir teori kendi başına bir gözlem öngörmez. Bunun yerine, bir teoriden gözlemsel çıkarımlar yapmak için, arka planda kalmış diğer teorik inançlar da dahil olmak üzere, genellikle bir dizi kompleks yardımcı varsayımlardan yararlanırsınız. Bu yüzden, bunu ahlaki teorilerle de yapmakta sorun görülmemelidir. Şimdi, bizim arka plandaki inançlarımız nazara alındığında, Hitler’in kötü olduğuna dair teori, O’nun Holokost’u emretme benzeri şeyleri yapmasının daha muhtemel olduğunu öngörür. Bunun kötülüğe dair arka plan inançlara dayandığını belirtmek, buna itiraz etmek anlamına gelmeyecektir.

İkincisi, ‘’iyi izahat’’ getirmenin en iyi yollarından birisi birleştirmedir. Belirli bir dübelin neden belirli bir deliğe girmediğini izah etmek istiyorsanız, en iyi izah “yuvarlak bir deliğe kare bir dübel girmez” şeklinde olabilir (karenin köşegeninden daha küçük bir çapa sahip olduğundan dolayı). En iyi izah, dübeldeki tüm temel parçacıkların spesifik konfigürasyonuna vs. atıfta bulunmaz. “yuvarlak delik” izahının mikro fiziksel olandan daha iyi olmasının nedeni, bir dahaki sefere başka bir kare dübeli (farklı bir konfigürasyona sahip parçacıklardan oluşan) başka bir yuvarlak deliğe yerleştirmeye çalıştığınızda ne bekleyeceğinizi bilmenizi sağlamasıdır. En iyi izah böylece, mikro fiziksel izahın yapamadığının aksine, sezgisel birlikteliğe sahip durumları birleştirir.

Ahlaki açıklamalar da bu minvalde olabilir. Her bir kötülük durumunda altta yatan, psikolojik bazı karakteristikler vardır ve bunlar kötülüğü tesis eder. (ama farklı durumlarda farklı psikolojik konfigürasyonlar vardır). O hâlde neden sadece altta yatan psikolojik konfigürasyonları esas almayalım? Çünkü birinin ahlaki karakterine atıfta bulunan bir açıklama, sezgisel birlikteliğe sahip durumları birleştirir.

Ahlakın açıklayıcı bir değeri bu şekilde olabilir.

4. Sorun Nerede?

Ahlaki natüralizm, oldukça sezgi-karşıtı bir görüştür. Filozof olmayan neredeyse hiçbir kimse bu görüşü ortaya koymazdı. Birçok insan ahlakın bilim gibi bir şey olmadığını hisseder. Fakat neden böyle olmadığı, pek de açık olmayabilir. Şimdi bunu açacağım.

Öncelikle size “su=H2O”yu nasıl bildiğimizi anlatayım. İnsanlar bunu 1800’lü yıllarda keşfettiler (bundan önceki bin yıl boyunca suyun bir element olduğunu düşünüyorlardı). İki önemli deney yapıldı.

A. Yanma: Öncelikle bir miktar “yanıcı hava” (hidrojene eskiden böyle isim verilmişti) ve bir miktar “flojistisiteden arındırılmış hava” (eskiden oksijene böyle denirdi) alıp bunları bir kaba koyarsınız. Kabın içine bir kıvılcım sokarsınız ve bir yanma meydana gelir. Yanma sonrasında gaz miktarı azalır ve konteynerin duvarlarında yoğuşma olur. Bu yoğuşmanın, kullanılan gazla aynı kütleye sahip olan su olduğu anlaşılır.

B. Elektroliz: Bir su numunesine elektrik potansiyeli farkı uygularsınız. Hem negatif kutupta hem de pozitif kutupta gaz kabarcıkları oluşmaya başlar. Su yavaş yavaş tükenir ve üretilen gazın toplam kütlesi tüketilen suyun kütlesine eşit olur. Negatif kutuptan çıkan gazın yanıcı hava olduğu ortaya çıkar; pozitif kutupta görünen gaz ise, flojistisiteden arındırılmış havadır.

Bunlar, suyun şu anda hidrojen ve oksijen olarak adlandırdığımız diğer iki elementten oluştuğunun temel kanıtlarıdır. Şimdi, ahlakın natüralist açıklamalarında buna benzer bir şey var mı? Elektroliz ya da yanma deneylerine benzer şekilde açıklayabilecekleri deneyler mevcut mu?

Hayır, değil. Kilit nokta şudur ki, su örneğinde alternatif teoriler formüle edilebilir fakat bu teoriler aynı kanıtları açıklayamayacaktır. Örneğin, su = NaCl olduğunu düşünüyorsanız, o hâlde suyun elektrolizinin neden hidrojen ve oksijen gazı ürettiğini doğal, absürt olmayan bir şekilde açıklayamazsınız.

Ahlaki meseledeyse, alternatif teoriler düşünebilirsiniz ve bunlar tamamen aynı gözlemleri mükemmel benzerliklerde açıklarlar. Farz edelim ki birisi, Hitler’in Holokost emrini neden verdiğini, Hitler’in kötülüğüne ve aşırı ırkçı nefretin (bir tür) kötülük teşkil ettiği teorisine başvurarak açıklamayı öneriyor. Alternatif bir değer sistemine sahip biri, aşırı ırkçı nefretin iyi olduğunu öne sürebilir ve bu kişi de aynı olayları eşit derecede doğal bir şekilde açıklayabilir. “Kötülük”teorisinin gözlemleri birleştirdiği ölçüdeki (yukarıdaki 3. Bölümde açıklandığı üzere) bir birleştirmeyi “iyilik” teorisi de pek tabii yapabilir.

Natüralistin açıklamaları aşağı yukarı şöyledir. Lavoisier’in, yanma deneyi yerine, suyun bileşim maddeleri hakkındaki teorisini aşağıdaki gözlemlerle desteklediğini farz edelim: “Masam şu anda ıslak. H2O’nun suyu oluşturduğu göz önüne alındığında, H2O’nun masanın üzerinde olması, masanın ıslak olduğu gözlemini açıklar. Benzer şekilde H2O, nehirlerin ve göllerin neden var olduğunu, bu sabah susuzluğumun neden giderildiğini vs. de açıklar. İşte bu yüzden H2O’ya inanmalıyız.”

Natüralistlerin ahlaki açıklamaları da benzer şekildedir. Siz de alternatif bir teorik indirgeme ikame edebilir ve tamamen aynı olguları ‘’izah edebilirsiniz’’.

“Naturalism and the Problem of Moral Knowledge,” Southern Journal of Philosophy 38 (2000): 575-97.) İsimli çalışma üzerine kaleme alınmıştır.


Çevirmen Notu: Dili tekrar eden sözcüklerden arındırmak ve anlatımı güçlendirmek adına explanation sözcüğü,  zaman zaman ‘’izah’’ zaman zaman ‘’açıklama’’ şeklinde çevrilmiştir.


Michael Huemer – “Naturalism & the Problem of Moral Knowledge“, (Erişim Tarihi: 11.05.2024)

Çevirmen: Alperen Kılınçer

Çeviri Editörü: Gökdeniz Tosun

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Isaiah Berlin’in İki Özgürlük Kavramı: Negatif ve Pozitif Özgürlük – Joseph T F Roberts

Sonraki Gönderi

Gayrıbilişselcilikteki Problem Ne? (1) – Taner Beyter

En Güncel Haberler Analitik Felsefe:Tümü