Her yıl milyonlarca hayvan bilimsel araştırmalarda kullanılmakta.[i] Yakılıyor, kör ediliyor, boğuluyor, aç bırakılıyor ve elektroşoka maruz kalıyorlar; zehirleri yutmaya zorlanıyor, kalp krizi ve inmeler geçirtiliyor, kansere, diyabete ve diğer hastalıklara da savunmasız bırakılıyorlar.[ii] Ve bu deneylerin sonunda neredeyse her zaman öldürülüyorlar.
Aşılar, ağrı kesiciler ve diyaliz gibi bir sürü tıbbi gelişmelerde hayvan deneyleri kullanılsa da bu uygulama aslında oldukça basit bir sebepten tartışmaya açık: hayvanların üzerinde deneyler yapıyoruz çünkü tıpkı bizim gibiler, ne var ki bu benzerlik onları kullanmamızın yanlış olduğu fikrini de beraberinde getiriyor.
Bu yazıda hayvan deneylerindeki etik ilkeleri, bu konudaki yaygın üç savunmayı ve bunlara verilen cevapları inceleyeceğiz.
Birinci Argüman: “Hayvan Deneyleri İlerleme İçin Zorunludur.”
Hayvan deneyleri savunucuları, sözünü ettiğimiz bu deneylerin tıbbi gelişim için “zorunlu” olduğunu savunurlar. Eleştirenlerse bazı durumlarda ilerlemeyi kolaylaştırabileceğini ya da hızlandırabileceğini söyleseler de bu deneyleri zaruri görmezler: ilerleme başka şekillerde de yapılabilir. [iii] Eleştirmenler ayrıca hayvan deneylerinin biyolojik farklılıklar sebebiyle insanlara uygulandığında farklı sonuçlar verebileceğini, bu nedenle aslında tıbbi gelişmeleri sekteye uğratabileceğini dile getirirler. [iv]
Hayvan deneyleri bazı ilerlemeler için gerekli olmuş olsa da her zaman böyle olacak diye bir kural yoktur. In vitro ya da mikroçip organ modelleri teknolojileri gibi daha karmaşık alternatifler hayvan deneylerini gereksiz hale getirebilir.[v]
Savunucular ise alternatiflerin bazı hayvan deneylerinin yerini alabileceğini ancak canlı organizmaların tüm bilimsel amaçlar için doğru bir şekilde modellenemeyecek kadar karmaşık olduğunu öne sürmektedir: laboratuvarda yetiştirilen deri hücreleri kimyasal tahriş edici maddelerin test edilmesinde işe yarayabilir ancak temel araştırmalar için tüm alt sistemleri birbiriyle etkileşim halinde olan canlı bir hayvan gerekebilir. [vi]
İlerleme hayvan deneylerini gerektirmiş olsa da bu mutlak bir zorunluluk değildir, o sadece ilerlemenin peşinden gitmek için gereklidir. Çünkü eğer bir hedefe varmak için ahlaki açıdan yanlış bir şey yapmamız gerekiyorsa, o zaman hedefin peşinden gitmek yanlıştır. Yani, eğer hayvan deneyleri ahlaki açıdan yanlışsa, ilerleme için gerekli olduğunu iddia etmek onun yanlış olmadığını göstermez: hatta tam tersi, yanlış olmadığını varsaymak tercih ediliyor olabilir.
İkinci Argüman: “Hayvan Deneylerinin Faydaları Zararından Fazladır.”
Bu savunmayı değerlendirmek için, genel olarak mutluluğu maksimize edip zararı minimalize etmemiz gerektiğini söyleyen Faydacılık (Utilitarianism) adındaki etkili bir ahlak teorisini uygulayabiliriz. [vii]
Faydacılık eşitlikçidir (egalitarian), yani deneyimsel refahı olan bütün varlıklar (onun nazarında eşit) değerlidir. Tıpkı insanlar gibi hayvanlar da ahlaki olarak değerlidir çünkü duyarlılardır; onlar da hazzı, acıyı, korkuları, duyguları ve belki de düşüncüleri deneyimler.[vi] Bunu görmezden gelmek veya hayvanların deneyimlerini ahlaki kavrayışımızın dışında tutmak ırkçılık ve cinsiyetçiliğin hayvanlara yansıması olan türcülük (speciesism) yaptığımız anlamına gelir.[vii]
Faydacı yaklaşım, örneğin bir deterjan markasının zehirli etkilerini ölçmek gibi faydalarının az, hayvanlara verilen zararın ise büyük olduğu durumlarda hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalara karşı en belirgin karşı argümanı sunar.[viii]
Kasten yaralamalar, hastalıklar, kafeslere kapatılma ve tecrit etme, hatta ölümler gibi durumlar sebebiyle hayvanların deneylerde maruz kaldıkları acılar oldukça açık ve belliyken, özellikle belirli bir iyileştirici amaca hizmet etmeyen deneylerde hayvanların kullanımının faydaları muğlak ve değişken olabileceği için hangi hayvan deneylerinin faydacılığın ölçütlerine uygun olduğuna karar vermek çoğu zaman kolay olmaz. [ix]
Faydacılıktan olsa olsa oldukça fazla köpeğin insülin ilacının yapımında zarar görmesine karşın bu ilacın milyonlarca şeker hastasının hayatını kurtarmış olması gibi tıbbi yararın hayvanların maruz kaldıkları zararlara ağır basması gibi durumlarda bahsedebiliriz.
Ancak aynı Faydacı mantık, özellikle deney sonuçları insan tıbbı ile daha ilgili olacağı için, insanlar üzerinde deney yapılmasını da haklı gösterebilir. Belki de faydacı mantığın bu sonucu, faydacılığın yanlış bir ahlak teorisi olduğunu göstermektedir. Filozof Peter Singer ise faydacılığın hayvan deneyleri için erişilmesi zor yükseklikte bir çıta yarattığını düşünmektedir: yapılan deney o kadar hayati olmalı ki insan üzerinde uygulanmayı da haklı çıkarabilmeli.[x]
Üçüncü Argüman: “Hayvanların Hakları Yoktur.”
İnsanlar üzerinde deney yapmamız hayvanların sahip olmadığı haklarımızı ihlal edebilir.[xi] Filozoflar hakları hak sahibinin rasyonel olmasına dayandırma eğiliminde olmuşlardır ve buradan hareketle hayvanların rasyonel olmamalarına işaret ederek haklarının da olmadığını iddia etmişlerdir.[xii]
Hayvan haklarını kabul etmek için, insanlarda ve insan olmayanlarda ortak bir rasyonalite olduğunu gösterebiliriz. İroniktir ki bizzat hayvan deneyleri bize hayvanların rasyonelleğine dair kanıt sunabilir [xiii] Ancak biz zaten bebeklere ve zihinsel engelli insanlara haklar atfediyoruz. Dolayısıyla, hayvanlar sofistike bir rasyonaliteye sahip olmasalar bile onları ahlaki değerlendirmenin dışında tutmak, bebekler veya bilişsel engelli kişiler üzerinde deney yapılmasını hoş görmediğimiz sürece tutarsız olabilir.
Hayvanların haklarını temellendirmenin bir diğer yolu da hissedebilme yetisidir. Hayvanlar da belki aynı bebekler gibi haklara sahiptir çünkü, onlar da “bir hayatın öznesi”dirler, filozof Tom Regan’ın (1938-2017) etkileyici formülüne başvurursak bunun anlamı şudur: işler onlar için iyi ya da kötü gidebilir; başlarına ne geldiği onlar için kıymetli ve bu da onlara yapabileceklerimiz konusunda bize oldukça katı sınırlar getiriyor.[xiv]
Bu hak temelli yaklaşım, Faydacılık’ı eleştirerek şayet faydacılık zarar verici bir kemoterapiyi onaylıyorsa, tümör nakledilen bir farenin nasıl haksızlığa uğradığını açıklayamayacağını savunur.[xv] Faydacılık olsa olsa laboratuvarda hayvan kullanımının “3R İlkelerini” açıklayabilir: Alternatifi Seç, Sayıyı Azalt, Koşulları İyileştir (Reduce, Replace and Refine)[xvi] ancak hayvan deneylerinin tamamen ortadan kaldırılmasını haklı çıkaramaz. Hatta tam tersi Regan’a göre:
Eğer hayvanların hakları varsa ve biz de bu hakları ahlak oyununun temel taşı olarak görüyorsak o zaman bu haklar onları biyomedikal araştırmalarda kullanarak elde ettiğimiz gerçek ya da öngörülen, kazandığımız veya kazanmayı hedeflediğimiz bütün faydaların önüne geçer.[xvii]
Negatif bir hak, yani bir şekilde muamele görmeme hakkı, genellikle olumlu bir hak, yani sağlık hizmetleri veya eğitim gibi bazı haklara erişim hakkı üzerinde önceliklidir. Dolayısıyla, tedavi arayışı genel sağlık hizmetleri hakkımızın bir parçası olsa bile, bu hak, hayvanların bu arayıştan zarar görmeme hakkına göre geçersiz kılınabilir.
3. Sonuç
Hayvan deneylerine yönelik üç yaygın savunuyu ele aldık. Bu konu tabii ki hayvanların ahlaki statüsü ve onlara davranış şeklimiz üzerine çok daha derin bir tartışmanın sadece bir parçası. Medeniyet tarihi, kısmen insanın insan dışı yaşamlar üzerindeki kontrolünün artmasının tarihidir. Bu gücü nasıl kullandığımız, etik açısından kesinlikle en önemli sorunlardan biridir.
Notlar
- [i] Yakın zamanda yapılan tahminlere göre bu sayı yıllık 190 milyon omurgalı ediyor. (Taylor & Alvarez, 2019) Buradaki ana odağımızı bir bilince sahip olma olasılığı daha yüksek olan ve böylece etik açıdan daha önemli görülecek omurgalılara yönelttik: Tiina Carita Rosenqvist’in Hayvan Zihinleri (Animal Minds) yazısına göz atın.
Burada tabii ki insan-dışı hayvanlardan bahsediyoruz. Biz kısaca hayvanlar diyeceğiz ancak bu kullanımın haklı olup olmamaktan da öte hayvanların sömürülmesini kolaylaştıran benmerkezci tutumları destekleyebileceği uyarısında da bulunalım.
Sirkesineği ve planari solucanı gibi günümüz laboratuvarının yaygın omurgasızlarının hissedebilen duyarlı varlıklar oldukları sürece bu yazının kapsamına girebilirler. Omurgasızların hissedebilirliği üzerine tamamlayıcı bir araştırma için Rethink Proirities Grubunun Omurgasız Duyarlılık Tablosu (The Invertebrate Sentience Table, 2020) yazısına göz atın.
Ek olarak odağımız laboratuvarda esir tutulan hayvanlar üzerinde yapılan istilacı araştırmalar üzerine. Hayvanların yabani popülasyonları üzerine olan araştırmalar, örneğin, görece o kadar da istilacı olmayan etiketlemeler ve takipler buradaki argümanların kapsamının dışındadır. - [ii] Hayvanlara uygulanan işlemler Regan’ın “Empty Cages: Animal Rights and Vivisection, 2005” yazısından alıntılanmıştır.
- [iii] Bazı kesimler insan sağlığını ve refahını geliştirmek için büyük ölçekte en işlevsel şeyin hayvan deneylerinden ziyade şimdiki tıbbi bilgimiz ile sağlığı destekleyici kaynakların daha adil dağıtımı olduğunu savunur: Brandon Boesch’in Etik ve Mutlak Yoksulluk: Peter Singer ve Efektif Alturizm yazısını bu argüman için bir altyapı olarak okuyabilirsiniz.
- [iv] Örneğin 30-40 adet HIV aşısı insan-dışı primatlarda yapılan denemelerde etkili olmuşken insanlar üzerinde yapılan denemelerde hiçbiri etkili olmamıştır. Bir diğer örnekte iste kobaylar üzerinde yapılan onay sonrası zehirlilik testi için penisilin sınıfta kalmışken insanlar üzerinde gayet güvenliydi. Denemeler insan üzerindeki uygulamadan önce olsaydı penisilin hiç hayata geçebilir miydi? Bu ve bunun gibi diğer başarısız olmuş hayvan deneylerinin insanlara aktarımının değerlendirilmesi için Keen (2019, pp. 248-258)’e bakın.
- [v] Directive 2010/63/EU’ya göre Avrupa Birliği bütün hayvan deneylerini farklı yöntemlerle değiştirmeyi hedefliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin Gıda ve İlaç Dairesinin Modernleşme Hareketi 2.0’a göre artık Amerika Birleşik Devletleri’nde ilaç satabilmek için hayvan deneyi artık zorunlu değil. Değerlendirme için ABD Gıda ve İlaç Dairesi’ne (2024) göz atın.
- [vi] Hayvan deneylerinin gerekliliğine yönelik bir tartışma için bkz. örneğin Stanford Medicine (2024). Psikolojik araştırmalar söz konusu olduğundan aktif ve işlevsel bir bilincin yerini genellikle hiçbir şeyin tutamatacağını unutmayın: Mesela, yeni bir analjezik araştırması yapıyorsak ağrı ve acıyı hisseden deneklere ihtiyaç duyduğumuz kesindir. Hayvan içermeyen psikoloji deneylerindeki bir diğer zorluk da şu: Zihni modelleyebilecek kadar gelişmiş bir beyin bilgisayar modeli, bu özelliğin dolayı kendisi de acı hissedebilir. Her ne kadar bu zihin felsefesinde epey tartışmalıdır, ancak doğruysa, hayvan araştırmalarının “sanal” alternatifi, yerine geçmesi amaçlanan şey kadar ahlaken problemli olacaktır. Bkz. Thomas Metcalf, Artificial Intelligence: The Possibility of Artificial Minds.
- [vii] Shane Gronholz, Sonuççuluk ve Faydacılık yazısına esere bakınız. Faydacılığın hayvan araştırmalarına uygulanmasına ilişkin kapsamlı bir tartışma için Bass (2012) adlı esere bakınız.
- [viii] Birçok hayvanın nasıl bir bilince sahip olabileceği ve bir bilince sahip olmaları temeli üzerine bir görüş için Tiina Carita Rosenqvist’in Hayvanların Zihinleri (Animal Minds) yazısına bakınız.
- [viiii] Dan Lowe’nin Türcülük yazısına bakınız.
- [x] Alaistir Norcross (2007), p., 654.’e bakınız.
- [xi] Standart bir fara kafesinin zemin alanı doğal alanına kıyasla 280 bin kat çok daha küçüktür. Lahvis’e (2017) göz atın. Tavşanlar için ise Ulusal Araştırma Kurumunun (National Research Council) izin verdiği alan ne zıplamaları ne de koşmaları için yeterli olan 0.14 metrekare zemin ve yaklaşık 40 santimetre yüksekliktir. Ulusal Araştırma Kurumu (National Research Council, 2011), p.59’a bakınız.
Ölümün hayvanlara zarar verip vermediği konusuna gelince de, en azından bilinçli ve duyarlı hayvanları öldürmek onların gelecek deneyimlemelerini engeller. Sonuçta ölüm insanların da gelecek deneyimlemelerini engellediği için kötü olarak görülür; görünen o ki, çoğu hayvan için de ölüm zarar vericidir. Ölümün insanlar için kötü olup olmadığı ve böylelikle hayvanlar için de aynı şeyin geçerli olup olmadığı konusunda temel bir görüş için Frederik Kaufman’ın Ölüm Kötü Müdür? Ölüm Korkusu Üzerine Epikür ve Lukretius yazısına bakınız. Çoğu zaman bir hayvanın yaşam kalitesinin düşüklüğü bizim için ölmesinin daha doğru olması anlamına gelir ve merhamet ile birlikte onu öldürmemiz gerektiğini düşünürüz: bu konuda bir görüş için Nathan Nobis’in Ötanazi veya İyi Ölüm yazısının özellikle note 2’sine bakınız. - [xii] Singer (2023), İkinci Bölüm. Burada insan derken varsayılan insanın kapasitesini laboratuvardaki herhangi bir fare ile eşitlemek amacıyla ağır bilişsel hasara uğramış bir öksüzden bahseder.
- [xiii] Buradaki odak ahlaki veya doğal haklar üzerinedir yani hukuki haklardan bahsedilmiyor; hukukun ne dediğinden ya da hangi hukuki haklara sahip olup olmadıklarından bağımsız olarak kabaca herkesin sahip olduğu haklardan söz ediliyor.
- [xiiii] Aynı etik teorisi geleneksel haklara dayanan etiğin yapı taşlarından olan Immanual Kant’ın işlerinde olduğu gibi. Andrew Chapman’ın Deontoloji: Kantçı Etik yazısına bakınız.
- [xv] Hayvanların rasyonelliği üzerine bir inceleme için Krupenye and Call’a (2019) bakınız.
- [xvi] Regan aslında hayvanların çoğu türünün akıl yürütebilen ve özerk olduğuna inanır ancak yine de hakların daha geniş ve kapsayıcı bir yetiye bağlı olduğuna savunmanan daha doğru olduğunu düşünür, çünkü diğer birçok nedenin yanı sıra çoğu insanın haklara sahip olduğuna inandığı tüm insanlar rasyonel ve özerk değildir. Bkz. Regan (1997).
- [xvii] Singer ne kadar faydacı bir tarafta da olsa hayvan “hakları” fikrini kabul eder ancak bunu da sadece “hayvanların ihtiyaç ve isteklerinin bizde ahlaki yükümlülükler doğurma biçimine kısaltılmış bir atıf” olarak görür. Faydacı hedef hala toplam mutluluk gibi genel anlamda faydayı olabildiğince en yüksek düzeyde tutmaktır ve haklar bu hedefe hizmet ettiği sürece tanınır. Haklar aşılmaz değildir, yani toplam toplum çıkarlarının ötesine geçemezler. Singer (1987), p.3.
- [xviii] Bilimsel açıdan mümkün ya da değil, bu söylemin açılımı: hayvan deneylerini alternatif yöntemlerle değiştir, kullanılan hayvan sayısını hayvan başına toplanan veriyi en yüksek düzeye çıkararak azalt, acıyı ve sıkıntıyı en az düzeye indirmek için hayvan kullanımını iyileştir demektir. Bu 3R iki İngiliz biyolog olan Russel ve Burch tarafından 1959 yılında yayımladıkları kitapları İnsancıl Deneysel Teknik İlkelerinde (The Principles of Humane Experimental Technique) tanıtıldı.
- [xviiii] Regan (1997), p.105.
Referanslar
- Bass, Robert (2012). “Lives in the balance: Utilitarianism and animal research”. in The Ethics of Animal Research: Exploring the Controversy, Garret, Jeremy, (ed.), MIT Press, Boston: pp. 81-106.
- Keen, Jim (2019). “Wasted Money in United States Biomedical and Agricultural Animal Research”. in Animal Experimentation: Working Towards a Paradigm Change. Kathrin Herrmann and Kimberley Jayne, Eds. Brill.
- Krupenye, Christopher and Call, Josep (2019). “Theory of mind in animals: Current and future directions”. Wiley interdisciplinary reviews. Cognitive science 10(1).
- Lahvis, Garet P (2017). “Unbridle biomedical research from the laboratory cage”. eLife 6:e27438.
- National Research Council (2011). Guide for the Care and Use of Laboratory Animals, Eighth Edition. The National Academies Press.
- Norcross, Alastair (2007). “Animal Experimentation”, in Bonnie Steinbock (ed.), The Oxford Handbook of Bioethics. Oxford University Press.
- Regan, Tom (1976). “The Case for Animal Rights”, in Tom Regan and Peter Singer (eds.). Animal Rights and Human Obligations. Prentice Hall.
- Regan, Tom (1983). The Case for Animal Rights. University of California Press
- Regan, Tom (1997) “The Rights of Humans and Other Animals”. Ethics and Behavior, 7(2), 103-111.
- Regan, Tom. (2005). “Empty Cages: Animal Rights and Vivisection” in Andrew I. Cohen and Christopher Heath Wellman, (eds.), Contemporary Debates in Applied Ethics. Malden, MA: Blackwell Publishers: 77-90.
- Rethink Priorities (2020). “Invertebrate Sentience Table”.
- Russell, William and Burch, Rex (1959). The Principles of Humane Experimental Technique. Methuen & Co. Ltd.
- Singer, Peter (1987). “Animal Liberation or Animal Rights?” The Monist, 70 (1), 3-14
- Singer, Peter (2023). Animal Liberation Now: The Definitive Classic Renewed. Harper Collins.
- Stanford Medicine. “Why Animal Research?” Accessed July 13 2024.
- Taylor, Kate and Alvarez, Laura Rego (2019). “An Estimate of the Number of Animals Used for Scientific Purposes Worldwide in 2015”. Alternatives to Laboratory Animals. 47(5-6), 196-213.
- U.S. Food & Drug Administration. “Facts about FDA and Animal Welfare, Testing & Research”. Accessed September 13 2024.
İlgili Diğer Yazılar
- Animal Minds – Tiina Carita Rosenqvist
- Hayvanların Ahlaki Statüsü – Jason Wyckoff
- Türcülük – Dan Lowe
- “Acı Çekebilirler mi?”: Bentham’ın Hayvanlara Karşı Sorumluluklarımıza Dair Görüşleri – Daniel Weltman
- Ahlaken Göz Önüne Alınabilirlik Kuramları: Ahlaki Açıdan Kimler ve Neler Önemlidir? – Jonathan Spelman
- Artificial Intelligence: The Possibility of Artificial Minds by Thomas Metcalf
- Etik ve Mutlak Yoksulluk: Peter Singer ve Efektif Altruizm – Brandon Boesch
- Ölüm Kötü Müdür? Ölüm Korkusu Üzerine Epikür ve Lukretius – Frederik Kaufman
- Ötanazi veya İyi Ölüm – Nathan Nobis
- Sonuççuluk – Shane Gronholz
- Deontoloji: Kantçı Etik – Andrew Chapman
- Principlism in Biomedical Ethics: Respect for Autonomy, Non-Maleficence, Beneficence, and Justice – G. M. Trujillo, Jr.
- Uygulamalı Etik – Chelsea Haramia
Paul Bali – “Ethics and Animal Research“, (Erişim Tarihi: 01.10.2025)
Çevirmen: İpeksu Kaya
Çeviri Editörü: Beyza Nur Doğan & Taner Beyter
