Bilimcilik (Felsefe Sözlüğü)

//
217 Okunma
Okunma süresi: 4 Dakika

Giriş

Bilimcilik, fizik ve doğa bilimlerine ait varsayımların ve araştırma metotlarının -felsefe, beşerî ve sosyal bilimler de dahil olmak üzere- diğer disiplinlere de uygulanabilir (ve hatta onlara göre daha temel) olduklarına dair geniş çaplı bir inançtır. Doğa bilimlerinin yaşama dair tüm yorumlamaların üzerinde bir otoriteye sahip olduğu ve sadece doğa bilimlerine ait yöntemlerin herhangi bir felsefi (ya da diğer) sorgulamadaki unsurları oluşturduğu inancına dayanır.

Kaynağını Empirizm’den almış olup Pozitivizm ile de yakından ilişkilidir. Bu felsefeye göre, bilginin en güvenilir hali bilimsel bilgidir ve bu bilgiler sadece sıkı bilimsel metotlardan geçen teorilerin tasdik edilmesine dayalıdır.

Bir diğer yönüyle de bu terim bazen bilimin ya da bilimsel iddiaların (bir doğrulama ya da otorite olarak) bilimsel sorgulamaların ötesinde olarak ilgili konularda uygunsuz bir şekilde kullanılmasına yönelik aşağılayıcı bir ifade olarak da söylenebilir. Bu bağlamda bilimsel emperyalizm terimi de kullanılmaktadır. Araştırma yapılabilecek tüm sahalardaki doğa bilimlerinin uyguladığı metotlarına yönelik işe yararlığına dair abartılı bir güvenin olduğunu ima eder.

Bilimciliğin savunucuları daha öncesinde bilimin konuları arasında yer almayan alanlara da bilimin bir parçası olarak yaklaşılması için bilimsel sınırlarının genişletilmesi gerektiğini ileri sürmektedirler. En ekstrem şekliyle Bilimcilik, bilimin sınırlara sahip olmadığı ve zamanla tüm insani sorunların ve tüm yönüyle insani uğraşların sadece bilim yoluyla ele alınıp çözülebileceği inancı olarak da görülebilir. Bilimcilik tüm fenomenlere dair doğal açıklamalara sahip olan, tüm doğaüstü ve paranormal spekülasyonlardan kaçınan ve Bilim Çağı’na uygun yaşam felsefesi içerisindeki hem ampirizm hem de akılcılık olan iki sütunu oluşturan bilimsel bir dünya görüşü olarak da görülebilir.

Bilimciliğe Yönelik Eleştiriler

En güçlü anlamda Bilimciliğin sadece bilimsel iddiaların anlamlı olduğu görüşünün bizzat kendi kendini çürüttüğü ileri sürülmüştür; çünkü bilimciliğin kendisi bilimsel bir iddia değildir. Buna göre de Bilimcilik ya yanlıştır ya da anlamsızdır. (Ç.N.: Her şeyin bilim tarafından anlaşılabilir ve açıklanabilir olduğu iddiasının bizzat kendisi bilimsel bir iddia değildir, bilimsel olarak doğrulanamaz denmek isteniyor.)

Bilimsel metot tarafından ele alınamayacağı gerekçesiyle metafizik ya da dini tartışmaların kesin anlamda tümünü terk etmesini de gerektirmektedir (bu mantığa göre ahlaki tartışmalarda de buna dahil edilebilir) ki bu da sözde her şeyi kapsayan bir doktrin için sınırlayıcı bir durumdur. Son olarak kimileri ise Bilimciliği savunanların çok sayıdaki önemli (karşı) argümanla gerçekte yüzleşmekten kaçındıklarını söyler.


Scientism (Erişim Tarihi: 23.09.2021)

Çeviren: Arsel Berkat Acar

Editör: Taner Beyter

Öncül Analitik Felsefe Dergisi, 19 Ocak 2018 tarihinde kuruldu. Sunum, söyleşi, makale, çeviri, canlı yayın gibi içerikler üreterek Analitik Felsefe’ye dair Türkçe veritabanını genişletmeye devam ediyor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Hayatın Anlamı: Bir Psikoloğun Görüşü – Steve Taylor

Sonraki Gönderi

Bir Bilgisayar Simülasyonunda Yaşamadığınızı Nereden Biliyorsunuz? – Laura D’Olimpio

En Güncel Haberler Analitik Felsefe:Tümü