Neandertallerin Sanat Yapabildiğini Nasıl Keşfettik? – Chris Standish & Alistair Pike

2 Okunma
Okunma süresi: 3 Dakika

Bizi insan yapan nedir? Birçok insan konuşmak, sanatla uğraşmak ve ahlak sahibi olmak gibi karmaşık beceriler olduğunu iddia eder. Peki bu tanıma göre insan ilk defa ne zaman ve nasıl ‘’insan’’ olmuştur? İskelet kalıntıları, atalarımızın ilk defa ne zaman ‘’anatomik olarak modern’’ olduğunu gösterebilirken bilim insanları için soyumuzun ilk defa nerede ‘davranışsal olarak modern’’ olduğunu göstermek çok daha zor bir konu.

Davranışsal modernliğin ana özelliklerinden biri, sembolleri kullanabilme, anlayabilme ve yorumlayabilme yetisidir. Homo sapiens’in bunu en azından 80.000 yıldır yaptığını biliyoruz. 40.000 yıl önce soyu tükenmiş olan akrabamız Neandertaller ise kültürel ve davranışsal olarak aşağı varlıklar kabul edilir. Science dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma ise Neandertallerin mağara resmi yapabildiğini göstererek bu görüşe meydan okuyor.

Afrikan Homo sapiens’te sembolik davranışa dair ilk örnekleri, büyük ihtimalle süslenmek ve grup aidiyetini damgalamak için kullanılan mineral boyalar ve deniz kabuklarıdır.

Diğer insan türlerine ait benzer davranışlara dair kanıtlarsa fazla tartışmalıdır. 40.000-45.000 yıl önce Avrupa’da yaşayan Neandertallerin de süslendiğine dair umut veren ipuçları vardır. Ancak bilim insanları bunun aynı tarihlerde orada yaşayan Homo sapiens’ten ilham alınarak yapıldığını şiddetle savunmaktadır – modern insanın Neandertallerle temas ettiği hatta çiftleştiğini biliyoruz.

Maltravieso Mağarası’nda üç el izini gösteren duvar (orta sağ, orta üst ve sol üst). H. Collado

Mağara resimleri, vücut süslerine kıyasla sembolik davranışın çok daha sofistike bir örneği olarak görülmektedir ve geleneksel olarak Homo sapiens’in karakteristik özelliği olarak düşünülür.  Hatta birçok araştırmacı, tarihi 40.000 yıl öncesine dayanan Avrupa’daki mağara resimlerinin, Neandertaller o sırada yaşıyor olsa bile, modern insan tarafından resmedildiğine inanır.

Mağara Resimlerinin Yaş Tayini

Maalesef mağara resimlerinin yaş tayinini isabetli olarak yapmanın zorluğu nedeniyle resimlerin kökenlerine dair çok az bilgi sahibiyiz.  Arkeologlar geçmişimizdeki olayların tarihini belirlemeye çalışırken genellikle radyokarbon tarihleme metodu kullanırlar ancak bu, örneğin organik madde içermesini gerektirir.

La Pasiega; pigment üstünü örten kalsiyum karbonat kabuğu. J. Zilhão

Ancak mağara resimleri genellikle, organik madde içermeyen mineral temelli pigmentlerle yapılır, yani radyokarbon metodu mümkün değildir. Bazen bunu mümkün kılan kömür temelli boyalar kullanılmış olsa da örneğimiz saf halde olmadığı, bu da kusurlu tarihlemeye yol açabilir, için radyokarbon tarihleme hâlâ uygun bir metot değildir. Bakılacak olan pigment örneği doğrudan sanat eserinden alındığı için zarar verici bir teknik olması da cabası.

Karbonatlı minerallerin Uranyum-Toryum tarihlemesi genellikle daha iyi bir seçenektir. Bu iyi tanınan jeokronolojik tarihleme tekniği, halk arasında ‘’mağara çökelleri’’ olarak bilinen dikit ve sarkıt gibi coğrafi yapıların içerdiği eser miktardaki uranyumun bozunmasına bakarak minerallerin yaş tayinini yapar. Genellikle mağara resimleri üzerinde birikmiş olan çökeller ise bizi resmin kendisinden örnek alma külfetinden kurtarır ve daha isabetli bir tarihleme imkânı sağlar.

Yeni Dönem

Araştırmacılar yakın tarihte İspanya’da keşfedilen 3 mağara resminin yaş tayinini yaparken uranyum-toryum tarihleme metodunu kullandılar. Kuzey İspanya’daki La Pasiega Mağara‘sında bulanan kırmızı motif 64.800 yıldan daha eskiydi. Güney İspanya’da bulunan Ardales Mağarası‘nda bulunan kırmızı boyalı çeşitli dikitlerin ise M.Ö. 43.300—45.700 yılları arası farklı zamanlarda aşama aşama çizildiği tespit edildi, bir başkası da 65.500 yıl önceye dayanıyordu. Orta Batı İspanya’daki Maltravieso Mağarası‘nda bulunan kırmızı el baskısının ise 66.700 yıldan daha eski olduğu keşfedildi.

La Pasiega mağarasında yer alan kırmızı boyalı merdiven gösterimi. C.D Standish, A.W.G. Pike ve D.L. Hoffmann

Sonuçlar bize gösteriyor ki üç alanda da mağara resimleri Homo sapiens’in Batı Avrupa’ya gelişinden en az 20.000 yıl önce yaratılmıştı. Bunlar, ilk defa Neandertallerin mağara resmi ürettiğini ve tekil bir örnek de olmadığını gösterir. İspanya’nın dört bir yanında, 18.000 yıllık bir periyot içerisinde defalarca üretilmişti. Şaşırtıcı olan ise bu resimlerde kullanılmış olan şekillerin (kırmızı çizgiler, noktalar ve el baskıları) Avrupa’nın farklı yerlerinde de mevcut, onların da birkaçı Neandertaller tarafından yapılmışsa şaşırtıcı olmayacaktır.

Resimlerdeki merdiven vb. şekillerin ne anlama geldiğini bilmiyoruz ama Neandertaller için önem arz ettiğine eminiz. Bazıları mağaraların derinlerindeki karanlık alanlara resmedilmişti, bu resimlerin çizilebilmesi için boyanın yanında ışık kaynağına da ihtiyaç vardır. Resim çizilen yerler rastgele seçilmemişti, alçak sarkıtların tavanları veya dikitler tercih edilmişti. Bu yapıların da Neandertaller için önemli olduğu düşünülüyor.

Sonuçlar hem Neandertalleri anlama hem de insan soyunda kompleks davranışların ortaya çıkışı konusunda oldukça dikkat çekici. Neandertallerin tıpkı çağdaşı olan Afrika’dan çıkmış modern insan toplulukları gibi sembolik anlayışa sahip olduğu su götürmez bir gerçek.

Duvarlara yapılmış merdiven sembolü çizimi. Breuil et al. (1913)

Davranışsal modernliğin ortaya çıkışını anlamak için dikkatimizi Neandertaller ve Homo sapiens’in etkileşimde bulunduğu zamanlara ve ikisinin ortak atasının zamanına çevirmeliyiz. Ataları olması en muhtemel aday 500.000 yıl kadar önce yaşamış olan Homo heidelbergensis gibi gözüküyor.

Belki de artık Homo sapiens ve Neandertalleri neyin farklı yaptığına odaklanma zamanıdır. Modern insan Neandertellerin ‘’yerini almış’’ olabilir ama gitgide daha da emin olduğumuz bir şey var ki Neandertaller bizimle benzer bilişsel ve davranışsal becerilere sahipti, onlar da bizim kadar ‘’insandı’’.  


Chris Standish & Alistair Pike– “How we discovered that Neanderthals could make art“, (Erişim Tarihi: 03.09.2021)

Çevirmen: Başar Cem Yılmaz

Çeviri Editörü: Çağan Fırtına

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Açık Sınırlara Karşı Hayekyen Bir Argüman - Berat Mutluhan Seferoğlu

En Güncel Haberler Sosyal Bilimler