Grice’ın Konuşmaya Dayalı Sezdirimleri: Ne Diyoruz Ve Neyi Kastediyoruz? – Thomas Hodgson

//
231 Okunma
Okunma süresi: 17 Dakika

Alex ve Chris lahana çorbası yapmaktadırlar ve mutfakta hiç lahana olmadığını fark ederler. Alex ‘yakında bir market var’ der. Chris, Alex’in yakında bir market olduğunu söylediğini kabul eder. Alex aynı zamanda lahananın marketten alınabileceğini kastetmiştir ve Chris bunu bilir.

Bu örnek yalnızca kastedilen şeyler ile hem kastedilen hem de söylenen şeyler arasındaki ayrımı gösterir. Bu yazı, İngiliz filozof Paul Grice’ın (1913-1988) “konuşmaya dayalı sezdirim” kuramını ortaya koyarak bunlar arasındaki farkı araştırmaktadır. [1]

Grice’ın kuramında, sezdirilen ama söylenmeyen şey (lahananın oradan satın alınabilir olması) konuşmaya dayalı bir sedirimdir.[2] Kuram, iletişimin rasyonel, iş birliğine dayalı bir süreç olduğu ana fikrinden yararlanır ve bunu nasıl iletişim kurduğumuzla ilgili gerçekleri açıklamak için kullanır.

Paul Grice ve Studies in the Way of Words’ünün kapağı.

1. İş birlikçi Olmak

Lahana durumu normal bir durumdur. Chris, tam olarak söylenmese de Alex’in ne kastettiğini anlamıştır. Grice’ın kuramının yanıtlamaya çalıştığı soru, bunun nasıl mümkün olduğudur.

Grice konuşmanın İş birliği İlkesi adını verdiği şey tarafından yönlendirildiğini öne sürer:[3] “Söyleyeceğinizi, konuşmanın amacı ve yönü doğrultusunda, gereken zamanda ve gerektiği kadar söyleyiniz.”

Bir başka deyişle bu, doğru bilgiyi doğru zamanda yararlı bir şekilde sağlama gerekliliği olarak yorumlanabilir.  

2. Maksimler

Sonasında Grice bazı başka maksimler veya kurallar önerir. Bunlar iş birlikçi konuşmacının uyması beklenebilecek kurallardır.[4] Maksimler dört kategoriye ayrılır: Nicelik, Nitelik, Bağıntı ve Tarz. [5]

Nicelik

1. “Katkını gerektiği (alışverişin mevcut amaçları doğrultusunda) kadar bilgilendirici   yap.”

2. “Katkını gerekenden daha bilgilendirici yapma.”

Nitelik

  • “Katkını doğru yapmayı dene.”

1. “Yanlış olduğuna inandığın bir şeyi söyleme.”

2. “Yeterli delilin olmadığı bir şeyi söyleme.”

Bağıntı

  • “Konu ile alakalı ol.”

Açıklık

  • “Açık ol.”

1. “İfade belirsizliğinden kaçın.”

2. “Anlam bulanıklığından kaçın.”

3. “Kısa ve öz ol (laf kalabalığından kaçın).”[6]

4. “Düzenli ol.”

Konuşmacılar iş birlikçiyse ve genelde maksimlere uyuyorlarsa kastettikleri şey ile alakalı sonuçlara varılabilir. Bu özellikle, kişilerin söylediklerinin bariz bir şekilde iş birlikçi olmadığı durumlarda belirgin olacaktır.

3. Konuşmaya Dayalı Sezdirimlerin Hesaplanması

Grice’a göre konuşmaya dayalı sezdirimler, konuşmacının iş birlikçi olduğu, yani maksimlere uyduğu veya onları iyi bir nedenle ihlal ettiği varsayımı yapılarak çıkarsanabilir. [7]

Lahana örneğinde Alex, markette lahana olduğunu düşünmüyorsa söylediği şey Chris için bağıntı maksimini yerine getirecek kadar bağıntılı olmaz.[8] Yakınlarda market olması gerçeği, çorba konusunda yardımcı olmuyordur. Fakat Chris’in, Alex’in işbirliği yapmadığını düşünmek için hiçbir sebebi yok. Bu temelde Chris, Alex’in bağıntılı bir şey kastettiğini düşünebilir. Bariz bir şekilde bağıntılı olan şey, lahananın yakındaki marketten alınılabilecek oluşudur. [9]

Lahana örneğinde maksimlere uyulmuştur. Grice bize farklı maksimler kullanarak çıkarsanan konuşmaya dayalı sezdirimlerin başka örneklerini de sunar. Bu durumların bazılarında maksim ihlal edilmiştir.

Alex’in “tuz nerede?” diye sorduğunu ve Chris’in “mutfakta bir yerde.” diye cevap verdiğini varsayın. Alex’in konuşmanın bu noktasında ihtiyaç duyduğu şey, tuzun yerine dair daha spesifik bir bilgidir. Chris bu konuşmada Nicelik maksimine uymamaktadır. Chris’in iş birlikçi olduğu varsayımı ancak daha spesifik bir cevap başka bir maksimi ihlal edecekse korunabilir. Eğer Chris tuzun mutfakta nerede olduğunu bilmiyorsa daha spesifik herhangi bir yanıt, ikinci maksim olan Nicelik’i (“Yeterli delilin olmayan şeyi söyleme.”) ihlal edecektir. Bu, Chris’in tuzun mutfakta nerede olduğunu bilmediği sezdirimini yaratır.

 Başka bir tür örnek, bir maksimi kasten ihlal eden bir konuşmacıyı içerir ve sezdirim neden böyle yaptıklarının bir açıklaması olarak çıkarsanır. Alex’in, bir şef olarak işe başvuran Chris için bir referans verdiğini ve Alex’in Chris’in nitelikleri hakkında iyi bir fikir oluşturabilecek konumda olduğunu varsayın. Alex referans verirken “Chris hep zamanında gelir,” den başka hiçbir şey söylemez. Oysa Chris’in nitelikleri hakkında daha fazla bilgi verebilirdi. Alex bunu söylemek istemese de bunu yapmamasının makul açıklaması Chris’in hiçbir iyi niteliğe sahip olmamasıdır. Konuşmaya dayalı sezdirim, Chris’in bu iş için iyi bir aday olmadığıdır.[10],

4. Geçersiz Kılma

Grice konuşmaya dayalı sezdirimleri, söylenenden ayırmak için bir test önerdi. [11] Konuşmaya dayalı sezdirimlerin geçersiz kılınması kolaydır. Bu ya bağlamın sezdirimin ortaya çıkmadığı şekilde olduğu ya da cümlenin ardından başka bir bağlamda doğal bir sezdirim olabilecek açık bir inkar gelebileceği anlamına gelir. [12]

Geçersiz kılmaya bir örnek olarak lahana örneğinin Alex’in “yakında bir market var” sözlerini “ama bugün kapalı olduğunu düşünüyorum” ile devam ettirdiği bir versiyonunu düşünün. Bu durumda Chris, Alex’in lahananın oradan alınabileceğini kastettiğini düşünmeyecektir. Karşıtlık hissi yoktur. Bu, Alex’in “ama yakınlarda market yok” diye devam ettiği, dedikleri ile bağdaşmayan bir duruma benzemez.

5. Sonuç

Grice’ın kuramı son derece etkili olmuştur. İletişim üzerine olan günümüz dil bilimi ve felsefe çalışmalarının çoğu, Grice’ın bir gelişimi veya ona karşı bir tepkidir.

Grice’ın felsefede amaçladığı en önemli uygulama, ‘yakında bir market var’ cümlesi gibi bir ifadenin ne anlama geldiğinin, konuşmacıların bu ifadeyi kullanırken ne kastettikleri ile karıştırılmaması gerektiğidir.

Grice’ın kuramı, bu ikisini ilkeli bir şekilde ayırmak için bir yol sağlar ve nispeten daha basit bir anlamı olan bir ifadenin daha farklı ve karmaşık bir şeyi bildirmek için nasıl kullanılabileceğini açıklar. Bu daha sonra, ifadelerin ne anlama geldiğinin daha basit kuramlarına yol açar çünkü bildirilen şey, kuramın ilkeleri ile açıklanabilir. 


Notlar

  • [1] Grice Oxford ve Berkeley’de ders verdi. Dil felsefesine en ünlü katkıları 1967 William James Dersleridir. Dersler, Grice 1989d, bölüm 1 olarak yayınlandı. Grice’ın hayatına ve çalışmasına genel bir bakış için bkz. Chapman 2005. Grice’ın fikirlerine ilişkin bir anket için bkz. Neale 1995. Blome-Tillman 2013 konuşmaya dayalı sezdirimlere daha uzun bir giriştir.
  • [2] Grice aksi takdirde ‘önerme’, ‘ima etme’ veya ‘anlamına gelme’ olarak adlandırılabilecek şeyleri kapsamak için ‘sezdirim’ terimini sunar (Grice 1989b, 24,25). Bunu, kuramını sunmak için teknik bir terim kullandığını göstermek için yapar. Grice bu girdinin konusu olan konuşmaya dayalı sezdirimi, geleneksel sezdirimden ayırır (Grice 1989b, 25-26).
  • [3] Grice 1989b, 26.
  • [4] Konuşmacıların genelde maksimleri takip edip etmediği başka bir sorudur.
  • [5] Bu alıntıların tamamı Grice 1989b, 26-27’den alınmıştır. Grice’ın çalışmasını tartışan kişiler, bazen kategorilere ‘maksimler’, örneğin, “Açıklık maksimi’ olarak atıfta bulunurlar. Grice’ın sunumunda, Nitelik, Bağıntı ve Açıklık ‘süpermaksimleri’ ve kategoriye giren diğer maksimleri içeriyor olarak tanımlanır. Grice, bu maksimler listesinin genişletilebilir ve geliştirilebilir olduğunu söyler.
  • [6] Grice burada kendi sözünü de çok uzatarak şaka yapıyor: bir başka deyişle, çok fazla kelime kullanıyor.
  • [7] Grice’ın terimleriyle sezdirimler ‘çıkarsanmak’ yerine ‘hesaplanır’. Grice 1989b, 31 konuşmaya dayalı sezdirimlerin hesaplanabilir olduğunu söyler: iş birlikçi ilkenin ve maksimlerin varsayımından türetilebilirler. Konuşmacıların bunları bilinçli bir şekilde hesaplamaları gerektiğini söylemez.  Grice ve onun fikirlerini geliştirenler için önemli olan fikir, rasyonel davranışın genel ilkelerinin dilin kullanımı ile ilgili gözlemlenen gerçekleri açıklayabileceğidir. Daha fazlası için, bkz. Saul 2002.
  • [8] Grice 1989b, 32.
  • [9] Bu tür bir örnek için karmaşık bir kurama ihtiyacımız olmadığı düşünülebilir. Alex’in söylediğinin diğerini kastettiği ve bunun ne anlama geldiği açıktır zaten. Akılda tutulması gereken şey, Grice’ın bariz olanları da kapsayan bir dizi durum için genel bir açıklama sağlamaya çalıştığı ve yaptığı açıklamanın belirli bir yoldan, başka bir deyişle, iş birlikçi ilkeden yararlanıyor olmasıdır.
  • [10] Grice 1989b, 32–37 konuşmaya dayalı örnekleri A, B ve C gruplarına ayırır ve her biri için birkaç örnek verir. Lahana örneği maksimlere uyulan A grubudur. Tuz örneği bir maksimin diğerini yerine getirebilmek için ihlal edildiği B grubudur. Referans örneği maksimlerin ihlal edildiği C grubudur. Grice’a göre bunun gösterdiği bir şey, maksimleri kullanmadan da mükemmel bir şekilde iletişim kurabileceğimizdir.
  • [11] Grice 1989b, 39; 1989a, 43–44.
  • [12] Zakkou 2018 geçersiz kılınabilirlik testine daha uzun bir giriştir.
  • [13] Grice 1989c, bu motivasyonu ve Grice’ın çağdaşları tarafından aktif bir şekilde tartışılan birkaç felsefi soru örneği sunar.

Referanslar


Thomas Hodgson – “Gricean Conversational Implicature: What We Say and What We Mean“, (Erişim Tarihi: 03.09.2022)

Çevirmen: Irmak Gökpınar

Çeviri Editörü: Beyza Nur Doğan

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Neden Biyologlar Hayvanların Bilinçli Olabileceğini Düşünmüyor? – Antone Martinho-Truswell

Sonraki Gönderi

Ötanazi, Ahlak ve Tıp – Dr. Altay Ünaltay & Taner Beyter

En Güncel Haberler Analitik Felsefe:Tümü