Olumsallık Argümanı’nı Çürütmek – Jonathan David Garner

/
214 Okunma
Okunma süresi: 2 Dakika

Olumsallık Argümanı, Tanrı’nın varlığını kanıtlamak için varolan argümandır. Argüman aşağıdaki gibidir:

  1. Her olumsal şeyin (varlığın) bir açıklaması vardır.
  2. Eğer evrenin varlığının bir açıklaması varsa, bu açıklama aşkın, kişisel bir varlıktır.
  3. Evren olumsal bir şeydir. (Ç.N.: var olmaması da mümkündür.)
  4. Öyleyse, evrenin varlığının bir açıklaması vardır.
  5. O halde, evrenin varlığının açıklaması ona aşkın, kişisel bir varlıktır (herkesin kastettiği şekliyle bu açıklama, Tanrı’dır).

Gördüğümüz gibi, argüman Yeter Sebep İlkesi’ne (yani argümanın 1.öncülü) dayalı olarak başlar ve Tanrı’nın varlığıyla da sonuçlandırılmaya çalışır. (Ç.n. : Yeter Sebep İlkesi ile, ‘var olan her şeyin bir sebebi/açıklaması vardır’ iddiası ima ediliyor.)

İlk olarak, evrenin olumsal olup olmadığını sorarak bu argümana itiraz edebilirsiniz.

Buna ek olarak, eğer evren/kozmos (mesela çoklu evrenler) sonsuz ise, problem tam olarak nedir? Çünkü, eğer var olan her şey başka bir şey tarafından açıklanırsa, o zaman bir sorun yok gibi görünüyor. (Var olan evren de dahil her şeyi, başka evrenlerin varlığı ile açıklarsak sorun yok gibi duruyor.) Biri, serinin (tüm evrenlerin) bir bütün olarak açıklanmadığı şeklinde itiraz edebilir, ama olsun ne sorun var ki? Bunun ne gibi bir önemi var?

Şimdi, evreni sonsuz geçmişiyle muhafaza eden Zorunlu Varlık’a (Tanrı’ya) bir göz atalım. Bu eylem (evreni muhafaza etmek/var etmek) zorunlu mu yoksa olumsal mı? Eğer zorunlu ise, o zaman kişi evrenin zorunlu olarak var olduğunu söylüyordur. Ancak eğer evrenin zorunlu olarak var olduğunu kabul edersek, o halde Tanrı’ya hiç de ihtiyacımız kalmıyordur.

Tanrı’nın evreni olumsal olarak (yaratmaması da mümkün olarak) muhafaza ettiğini varsayalım. Öyleyse, neden başka bir evrene değil de özellikle bu evrene sahip olduğumuzu açıklayan şey tam olarak nedir? Eğer bunun bir açıklaması yoksa, Tanrı’ya hiç başvurmamak gerekmez mi? Neden işin açıkçasını yani evrenin sadece var olduğunu söyleyerek daha basit bir açıklamayı tercih etmiyorsunuz? Fakat Tanrı’nın bu evreni yaratması ve muhafaza etmesi için bir sebep olsa bile, söz konusu bu sebep hala olumsaldır.

Bu argümanla ilgili temel problem yaslandığı YSİ (Yeter Sebep İlkesi) versiyonudur. Söz konusu bu versiyon, edebi ve müstakil olarak var olan olumsal şeylerin var olduğu olası bir dünyanın (mümkün bir durumun, mümkün bir evrenin, mümkün bir dünyanın) var olmadığını varsayar. Fakat bu neden imkânsız olsun ki? Buradaki problem tam olarak nedir? Edebi ve müstakil olarak var olan bir dünyanın var olduğu bir evrenin, onu var olmaktan alıkoyacak hiçbir şey yoktur. Başka bir deyişle evren aslında zorunlu olarak vardır. Sonuç olarak YSİ’ne başvurmaya da gerek yoktur.

Son olarak, YSİ destekçilerinin çoğunun hemencecik kabul ettiği YSİ’nin bizzat kendisi için herhangi bir gerekçe yok gibi duruyor. Yine de YSİ’nin kendinde apaçık (self-evident, bizzat kendi kendisinin gerekçesi ve açıklaması) olduğunu ve/veya dolaylı yoldan gerekçelendirilebileceğini iddia edeceklerdir. Ancak, bir şeyin kendinde apaçık olduğunu iddia etmek, onu gerçekten de öyle yapmaz. Peki YSİ’ni dolaylı yoldan gerekçelendirmeye ne demeli? Bu yönde gördüğüm tek argüman, eğer YSİ yanlışsa o zaman hiçbir şeyin açıklama gerektirmediğini iddia ediyor. Ancak bu kötü bir argümandır, çünkü konumuzla bir ilgisi olmayan yersiz bir ifadedir. Bazı şeylerin bir açıklamasının olmaması, hiçbir şeyin bir açıklamasını olmadığı anlamına gelmez. Çoğu şeyin bir açıklama gerektirdiği veya “sonsuz olmayan” (sonlu) şeylerin daha fazla açıklama gerektirdiği pek tabi düşünülebilir.


Çevirmen Notu:

* olumsallık varlık: eğer varsa, var olamayabilecek, varlığa gelemeyecek ya da var olmaması mümkün olan bir varlık. Olumsal olmak, var olması zorunlu olmayan, var olmaması mümkün olan anlamında kullanılmaktadır.

Doğrudan İlgili Diğer İçerikler:


Jonathan David Garner- “Contingency Argument refuted”, (Erişim Tarihi: 22.11.2020), Erişim Kaynağı: https://jonathandavidgarner.wordpress.com/2017/09/11/contingency-argument-refuted/

Çevirmen: Taner Beyter

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Mucizeler ve Edward Feser – Jonathan David Garner

Sonraki Gönderi

Descartes’ın Düalizm Argümanı Maskeli Adam Safsatası’na mı Düşüyor? – Jonathan David Garner

En Güncel Haberler Analitik Felsefe