Ateist Filozof Ayer Olağanüstü Ölüme-Yakın Deneyimini Anlatıyor – Michael Liccione

/
26 Okunma
Okunma süresi: 2 Dakika

Felsefe öğrencilerinin çoğunun adını bildiği A.J. Ayer, 1989’da yaşama veda etti. Aynı zamanda bir ateist olan Ayer, dini iddiaların (diğer birçok şey gibi) ampirik olarak doğrulanabilir olmadığı için anlamsız olduğunu savunan “Mantıksal Pozitivizm” adlı düşünce okulunun en önde gelen simalarından biriydi. İşte tam da bundan dolayı, ölümünden bir yıl evvel Ayer’in ölüme-yakın (near-death) bir deneyim yaşadığını ifade etmesi bir hayli ilginçtir. Ayer’in söz konusu bu deneyimiyle ilgili etkileyici olan şey; deneyimin anlamı ve içeriğinden ziyade, deneyim boyuncaki ve sonrasındaki tepkileridir:

“… Bir parça somon (yerken) boğazımda kaldı. [Bu] benim hatamdı.” diye yazmıştı. “Bir şeyler ters gitti ve neredeyse anında kalp atışlarımı gösteren grafik aşağı indi.” Hastane görevlileri hemen onu kurtarmak için koştular fakat çok geç kalmışlardı: Kalbi tamamen durmuştu. Ama yine de görevliler uğraşmaya devam etti ve şaşırtıcı bir şekilde kalbi yaklaşık 4 dakika sonra tekrar atmaya başlamıştı. Doktorlar, bu olaydan sonra beyninde hasar olması gerektiğini düşünmüşlerdi ve bu yüzden de bilincini geri geldiğinde normal bir şekilde konuşabilmesine herkes çok şaşırmıştı.

Uyandıktan sonra ilk sohbette hatırlayabildiği kadarıyla, odasındaki bir kadına şunları söylemişti: “Öldüğümü biliyor muydun? Nehri ilk seferde geçmeye çalıştığımda bunu başaramadım fakat ikinci seferde bu başardım. Olağanüstü bir deneyimdi.

Sonra bu deneyimini “Öldüğümde Gördüğüm Şey” başlıklı bir makalede şöyle yazıyordu; “son derece parlak, kırmızı bir ışık ile karşı karşıya kaldım, ve sırtımı döndüğümde bile çok güçlüydü.”

Peki neydi bu ışık? “Bu ışığın, evrenin yönetiminden sorumlu olduğunu biliyordum.”

Ayer, iki farklı mahlukat ile tanıştığını ve onların “biraz farklı halde olan” uzay-zamanı düzeltmelerine yardımcı olmaya çalıştığını söylüyor. Mahlukatlar tarafından görmezden gelindiğini belirtmesinin ardından, şöyle söylüyordu: “Yaşadığım bu deneyim aniden son buluna dek gittikçe daha çok dehşete kapıldım.”

Ayer’in tasvir ettiği gibi yaşadığını söylediği deneyim böyleydi. Fakat asıl ilginç olan daha sonraki tepkileriydi.

Doktorlarından biri daha sonra Ayer’in kendisine “Bir İlahi Varlık gördüm. Korkarım ki artık tüm yazdıklarımı ve görüşlerimi tekrar gözden geçirmem gerekecek.” diye bir sır verdiğini ileri sürdü.

Tüm bu olanlara rağmen Ayer, kamuoyu önünde, yaşadığı deneyiminin bir tür yanılsama olabileceğini de kabul etmişti. Fakat diğer yandan, söz konusu bu deneyimin, daha önce sahip olduğu bazı inançları tekrar gözden geçirmesini sağladığını da kabul etmesi için yeterince gerçekti:

Yaşadığım bu deneyimlerim, yakın zamanda olması beklenen gerçek ölümümün benim sonum olacağına dair inancımı biraz zayıflattı, fakat yine de böyle olacağını (ölümün bir tür son olacağını) umuyorum.”

Ayer, yine de, “Gördüğüm o şeyler, Tanrı’nın var olmadığına dair inancımı zayıflatmadı.” diye yazmıştı. Böyle yazmış olsa dahi, söz konusu bu deneyiminin ölümden sonra bir yaşamın varlığına işaret edebileceğine dair vermiş olduğu taviz, ateist/hümanist arkadaşları tarafından, materyalizme olan inancını tekrar onaylayan bir sonraki makalesini yazmaya zorlanmasına sebep olmuştu. “Ayer öldü … Tanrı’nın varlığını açıkça reddederek öldü. “

Hristiyan bir sitede yayınlanıp alıntılar ile aldığım bu yazı, Ayer’in tepkisinin korkunç bir hata olduğunu iddia ediyor. Ama yine de böyle bir deneyime dair Ayer’in yaşadıklarının, bir tür inancı doğrulayıp doğrulamadığını anlamak için bu sitenin dini yönelimini paylaşmanız gerekmiyor. Ayer, sahip olduğu ateizm/materyalizm yaklaşımını, başlangıçta onu inanmaya yönlendirmiş olan yaşadığı bu deneyim ile doğrudan çelişse bile sürdürmeye devam etmişti. Onun inancını paylaşan ve bu yüzden de tepkisinin makul olduğunu düşünenler tam da bu sebeple onun iman ettiği ve inandığı şeyin akla yatkın olduğunu düşünür. Peki ama bu, ateizmi ve materyalizmi herhangi bir dinden daha makul ve iyi bir pozisyona nasıl çıkarmış olur? Ateizm de bir iman biçimi midir?


Michael Liccione- “Atheist Philosopher Describes His Fascinating Near-Death Experience“, (Erişim Tarihi: 24.04.2021)

Çevirmen: Taner Beyter

Ankara Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nü bitirdi, şu an Hacettepe Antropoloji öğrencisidir. Felsefe master eğitimine ise ara verdi. Etik, din, epistemoloji ve siyasetle ilgilenir. Öğretmen olup, STK’larda görevlidir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Post-Modernizm (Felsefe Sözlüğü)

En Güncel Haberler Analitik Felsefe

Thomizm (Felsefe Sözlüğü)

Thomizm, filozof ve teolog Thomas Aquinas’ın çalışmalarının ve düşüncelerinin mirası olarak ortaya çıkan bir Orta Çağ