Yalan Söylemek ve Sonuçlar – Alexander Pruss

/
192 Okunma
Okunma süresi: 2 Dakika

Bob’un masum yaşamları kurtarmak için yalan söylerken Alice’in hiç yalan söylemediğini düşünelim.

Alice’in ve Bob’un Carl’ı bir p önermesinin doğru olduğuna inandırmalarının masum bir yaşamı kurtaracağı şartlar düşünelim ve p’nin doğru olup olmadığını bildiklerini varsayalım.

Bu gibi bazı durumlarda Bob’un masum yaşamları kurtarma konusunda daha iyi olması olasıdır:

  • 1. p yanlıştır ve Carl Alice ve Bob’un karakteri hakkında bir şey bilmez.
  • 2. p yanlıştır ve Carl Alice ile Bob’un Carl’ı p’ye inandırmalarının masum bir yaşamı kurtaracağını bilmez.

1 ve 2’deki durumlarda Bob’un Carl’ı p’ye inandırmada başarılı olma ihtimali daha yüksekken Alice’in değildir.

Ancak bir durum türünde Alice’in daha iyi sonuç alma olasılığı vardır:

  • 3. p doğrudur, Carl Alice ve Bob’un karakterlerini ve Carl’ı p’ye inandırmalarının masum bir yaşamı kurtaracağına inandıklarını bilir.

Bu durumlarda, Carl’ın p konusunda Bob’a inanması pek olası değildir çünkü Bob’un masum yaşamları kurtarmak için yalan söyleyecek tipte bir insan olduğunu bildiği için p doğru olsa da olmasa da p’yi onaylayacağını bilir ancak kesinlikle Alice’e inanacaktır.

(1) ve (2)’deki durumlar (3) tipindeki durumlardan daha mı yaygındır yoksa daha mı nadirdir?

Saldırganın kapıma gelip olası bir kurbanın evimde olup olmadığını sorarken kendisinin saldırgan olarak bilindiğininden haberdar olduğu standart senaryoların kategori (1)’e girdiğini, saldırganın saldırgan olarak bilindiğinden haberdar olmadığı durumlarınsa kategori (2)’ye girdiğini varsayıyorum (Korsgaard bu senaryoyu Kant’ın yalan söylemesi üzerine bir makalesinde tartışır).

Bir diğer yandan, kategori (3) (a) suçlanan kişinin yaşamının doğru tanıklığın inanılmasına bağlı olduğu ve (b) tanığın tanıklıktan bağımsız olarak suçlanan kişiyi masum olarak görmeye meyilli bir kimse olduğu (mesela, suçlanan kişi arkadaşı olduğu için diyebiliriz) ölüm cezası senaryolarını da kapsar. Bu gibi bir durumda, Alice yalnızca söyledikleri doğruysa (ya da en azından yalnızca doğru olduğuna inanıyorsa) tanıklık yapacakken Bob söyledikleri doğru olsa da olmasa da tanıklık yapar ve bu yüzden Bob’un tanıklığı Alice’in tanıklığının taşıdığı ağırlığı taşımaz.

Kategori (3) ayrıca kapıya dayanmış saldırganın evdeki muhatabanın karakterini, kendisinin saldırgan olarak bilindiğini ve potansiyel kurbanın evde olmadığını bildiği ancak evi aramasının diğer potansiyel kurbanları ortaya çıkarabileceği senaryoları içerir. Örneğin, bir Gestapo görevlisinin evde Yahudi olup olmadığını sorduğunu ve evde olmadığını ancak evde Roma’lı mültecilerin olduğunu düşünelim. Gestapo görevlisi evde Yahudi olsa bile Bob’un olmadığını söyleyeceğini bildiği için kapıdaki kişi Bob’ken evi arayıp Romalıları bulur; ancak Alice’e inanır ve evi aramaz, böylece Romalılar kurtulur.

Kabaca, Alice ya da Bob’un hangisinin karakterinin sonuçsalcı olarak daha iyi olacağı sorusu bir masumun yaşamı açısından daha inandırıcı ve her zaman dürüst olmanın mı (Alice) yoksa daha az inandırıcı ve yalan söylemeye hazır olmanın mı (Bob) daha kullanışlı olacağı sorusuna denk gelir.


Alexander Pruss- “Lying and consequences”, (Erişim Tarihi:30.11.2020)

Çevirmen: Yiğit Aras Tarım

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Cinayet ve Hırsızlık – Alexander Pruss

Sonraki Gönderi

Enis Doko, Üçlübirlik Problemi ve Hristiyan Teizminin Eleştirisi Üzerine (2. Bölüm) - Yeşua Özçelik

En Güncel Haberler Analitik Felsefe