İş Etiği – Thomas Metcalf

/
412 Okunma
Okunma süresi: 13 Dakika

Neredeyse herkes her gün, şu ya da bu şekilde bir iş yapar. Yiyeceklerimiz, barınmamız ve diğer birçok istek ve ihtiyacımız için para ödüyoruz. Bunun yanında birçok insan emeğini bir işveren için veya kendisi için çalışarak satmaktadır.

Her şey yolunda gittiğinde insanlar mükafatların, maaş çeklerinin ve pek çok değerli ürün ve hizmetin tadını çıkarır. Öte yandan işler kötü gittiğinde insanlar işlerini ve paralarını kaybedebilirler; itibarları zedelenebilir. Hatta ve hatta hapse girebilir, yoksullaşabilir ve hayatlarını bile kaybedebilirler.[1]

Tüm bunlardan dolayı iş hayatında yaşananlar ahlaki açıdan epey mühimdir: Çünkü insanlar fayda elde edebilir veya zarar görebilir; insanlara saygılı ve onur verici şekilde davranılabileceği gibi saygısız ve küçümseyici şekilde de davranılabilir; ayrıca iş yerleri (veya işletmeler) pek çok şekilde adil olmayı ve hakkaniyeti teşvik edebileceği gibi adaletsizliğe ve haksızlığa da zemin sunabilir.

Paydaşlar (Stakeholders) bir işletmeden etkilenebilecek herkestir ancak tüm paydaşlar birey değildir. Topluluklar, ülkeler ve hatta doğal dünya -hayvanlarda dahil olmak üzere- da paydaşlardan biri olabilir.[2] Dolayısıyla iş etiğinin kapsamı epey geniştir.

Bu nedenle iş etiği uygulamalı veya pratik etiğin en önemli alanlarından biridir. Bu yazıda işletme sahiplerinin, çalışanların, müşterilerin birbirlerine ve dünyanın geri kalanına karşı sahip olduğu bazı etik yükümlülükleri ele alacağız.

1. Çalışanlara ve Müşterilere Karşı Yükümlülükler

Belki çoğu insan kendi işine sahip olmayı beklemiyordur ama yine de zaman zaman işveren konumunda olacaklardır. Çatınızı tamir etmesi için birini tuttuğunuzu varsayalım. Bahçenizin beklenmedik tehlikelerden arınmış olduğundan emin olmanız mı gerekir? Diyelim ki tuttuğunuz çatı ustası size bir tahminde bulunuyor ve siz de bunu kabul ediyorsunuz daha sonra çatı ustası söylediğini unutuyor ve sizden ne söylediğini tekrar etmenizi istiyor. Gerçeği söyleme zorunluluğunuz var mı?

İş etiğinin ana çalışma alanlarından biri, işverenin çalışanlarına karşı yükümlülükleriyle ilgilidir. Bu nedenle iş etiği çalışanlar, işverenlerin güvenli çalışma koşulları ve makul ücret sağlamak için sorumlu oldukları ahlaki yükümlülükleri inceler. Yasalar genellikle güvenli çalışma koşulları ve makul ücreti sağlamayı gerektirse de iş etiği yalnızca yasaya uymakla ilgili değildir.[3]

Kimileri sözünü ettiğimiz bu ahlaki yükümlülüklerin, çalışanlarınıza gerçekten saygı duymanızdan doğduğunu düşünüyor.[4] Hakkaniyet veya adalet, maaşların veya ücretlerin nispeten eşit olmasını gerektirebilir.[5] Bunun yanında işverenlerin kadınlara ve diğer baskı gören gruplardan insanlara adil davranılmasını sağlama yükümlülüğü vardır ve bu yükümlülük kadınları veya beyaz-olmayanları işe alırken biraz daha fazla ayrıcalık tanımaya kadar uzanabilir.[6] Bunun ötesinde işletmelerin grevdeki işçilerin yerine başkalarını almamak ve onları offshore işlere (deniz aşırı ülkeler mesela) yollamamak gibi sadakat ve karşılıklılık yükümlülükleri de olabilir.[7]

Çalışanların iş arkadaşlarına adil davranma yükümlülükleri de vardır. Örneğin, güvenli bir işyeri ortamı inşa etmeye yardımcı olmak ve diğer çalışanlarla dürüstçe iletişim kurmak gibi. Ayrıca bir grev sırasında çalışmamak da bu adil davranma yükümlülüklerinizden biri olabilir.

Bir müşteri olarak çalışanlara nezaketle davranma yükümlülüğünüz de vardır. Yalnızca bazı ürünleri ve hizmetleri almak amacıyla iletişim kuruyor olsanız da çalışanlar saygıyı hak ederler.[8] Bu saygı, çalışanları grevdeyken bir işletmeden ürün almamayı da içerebilir.

İşletmelerin temsilcileri müşterilerini aldatmamalı ve belki de müşterilerine kusurlu veya tehlikeli ürünleri -en azından uyarı vermeden- satmamalıdır.[9] Belki de, reklamcılık göz önüne alındığında, çocuklar ya da diğer hassas gruplara yönelik reklam vermemek gibi ahlaki yükümlülüklerimiz olabilir.[10] Ayrıca işletmelerin müşterilerinin ve çalışanlarının gizliliğini koruma konusunda da yükümlülükleri olabilir.[11] Muhtemelen fikri mülkiyeti çalmamak gibi bir sorumluluğumuz da vardır. [12]

Bu sadece bir başlangıç, başka birçok yükümlülükten söz edilebilir. [13]

2. İşletme Sahiplerine, Topluma ve Çevreye Karşı Yükümlülükler

Bir perakendeci için çalışıyorsanız o perakendeciden kıyafet çalmamak gibi bir sorumluluğunuz var mıdır? Ya işvereniniz büyük bir şirketse ve muhtemelen malların eksildiğini gözden kaçırmayacaksa? Kimse izlemiyorken mesaiden kaytarmak bir problem midir? Diyelim ki patronunuz size masanın altından ödeme yapmak istiyor, vergisiz bir maaşı kabul etmek yanlış olur mu? Veya patronun sana komşu bir parka bir avuç dolusu çöp atmanı söylese, bu durumda ne yapmalısın?

Çoğu ahlak felsefecisi, işletmelerin işletme sahiplerine karşı da yükümlülükleri olduğuna inanır. Bir şirketin temsilcilerinin şirketin sahiplerine karşı güvene dayalı bir ödevi vardır. Size yatırım param gibi önemli bir konuda güvenirsem, bu durumda bu güveni kabul ederek önemli bir ahlaki sorumluluk üstlenirsiniz. [14]

İşletmelerin çalışanlarına çok fazla para ödeyerek parayı israf etmeme gibi bir yükümlülükleri olduğu da iddia edilebilir.[15] Benzer şekilde, yasaları bir kenara bıraksak bile, içeriden bilgi sızdıranların ticaretine izin vermemek konusunda da ahlaki bir adil olma yükümlülüğümüz olabilir. [16]

İş etiği derslerinin çoğu, öncelikle işletmelerin paydaşlarına karşı ahlaki yükümlülüklerine odaklanır ve bunun tersi de (paydaşların işletmelere karşı ahlaki yükümlülüklerine odaklanmak) ele alanır. Bununla birlikte, işletmelerin çok büyük siyasi ve toplumsal etkileri vardır. Bu sebeple iş etiğiyle ilgili konuları ekonomi, sosyoloji, siyaset ve adalet alanlarındaki daha geniş konularla derinden bağlantılıdır.[17] Örneğin kimi işletmeler genel olarak topluma veya genel olarak ülke ekonomisine fayda sağlamayan özel, rant arayan yasaları geçirmek için Kongre’de lobi yaparlar. [18]

Ahlak felsefecileri, işletmelerin, asgari ücret yasasına ve fikri mülkiyet yasalarına uymak, [19] kirliliği en aza indirmek ve yolsuzluğu desteklememek gibi geniş çaplı konularda topluma karşı pek çok yükümlülüğü olduğuna inanırlar. [20]Ayrıca işletmelerin çalışma şartları kötü yerlere sahip olmamak gibi yükümlülükleri de olabilir.[21]

Bir müşteri olarak yalnızca ahlaki açıdan sorumluluk sahibi işletmelerden hizmet satın alma konusunda hakkaniyetli olma veya iyilik sever olma yükümlülüğünüz olabilir.[22] Bunun yanında potansiyel bir çalışan olarak, ahlaksız olduğu anlaşılan bir endüstri için çalışmama yükümlülüğünüz olabilir.[23]

3. Sonuç

Göründüğü gibi, iş etiği uzmanları çok çeşitli ahlaki sorularla uğraşırlar. Bu soruları yanıtlamak için normatif etik teorilerine ve Analojiye Dayalı Argümanlara başvurmak gibi ahlak felsefesinin yöntem ve olanaklarını kullanıyoruz. [24]

Elbette ki kimileri iş hayatındaki tek yükümlülük ve hedefin para kazanmak olduğunu söyler.[25] Ancak bu pek makul değil, faydalı olan ile ahlaki açıdan doğru olan arasında bir fark vardır ve her zaman için birincisine -yani faydalı olana- öncelik vermek bencilcedir.[26] Ahlak felsefecileri bu nedenle müşterek-kolektif sorumluluğu savunurlar. Bu bir işletmenin toplum ve çevreye karşı sahip olduğu yükümlülükler gibi daha geniş çaplı yükümlülükleri ciddiye alması demektir. [27]

Tüm bunlarla birlikte, neyse ki bir işletme ahlaki açıdan sorumluklarını yerine getirdiğinde bu durum onun kâr elde etmesine de yardımcı olabilir. Bazen ahlaken doğru olan ile kişisel çıkar paralel olabilir. [28]


Dipnotlar

  • [1] Bkz. işletmeler yeterince etik davranmadığında meydana gelebilecek felaketin önde gelen bir örneği için Bryce 2002,: Rosenfield 2010 ayrıca yararlı bir açıklama sağlar, ayrıca bkz. Brown ve Dugan 2002’ye de bakılabilir. İş etiğine dair konulardaki hatalar ve eksikler ile ve bunlara karşılık gelen zararların bir başka ünlü örneği için ayrıca bkz. Von Drehle 2006.
  • [2] Bir firmadan etkilenebilecek tüm insanlara öncelik verme projesi, paydaş odaklılığı benimseme projesidir. “Paydaşlar” işletmeyi etkileyebilecek ve işletmeden etkilenebilecek kişilerdir ve işletme, tüm bu paydaşlara karşı ahlaki yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışır. Bkz. Freeman (2010 [1984]) paydaş yaklaşımı konusundaki ilk çalışmalardan biri için. Ayrıca bkz. Byers ve Stanberry (2018, § 3.1).
  • [3] Şirketler ve hukuk hakkında daha fazla bilgi için bkz. Byers ve Stanberry (2018, § 4.1 ve özellikle bölüm 4’ün kendisi).
  • [4] Ayrıca bkz. Werhane (1985, s. 132); Arnold (2003) ve (2010); çalışma koşulları için bkz. Byers ve Stanberry (2018, § 6.1); ücretler için bkz. Wertheimer (1996, s. 230).
  • [5] Boatright 2010; Byers ve Stanberry (2018, § 6.2).
  • [6] Himma (2001); Boxill (2010); Byers ve Stanberry (2018, § 8.1).
  • [7] Bkz Gould (2010, s. 309), Biondi (2010), ve Byers & Stanberry (2018, §§ 6.3).
  • [8] Ayrıca bkz. Deontoloji: Kantçı Etik – Andrew Chapman
  • [9] Bkz. Carson (2010, s. 343).
  • [10] Carson (2010, s. 351).
  • [11] Bkz. Byers ve Stanberry (2018, §§ 6.4 ve 11.1).
  • [12] Himma (2008); George (2010); Byers ve Stanberry (2018, §§ 7.1).
  • [13] Yakın tarihli, kapsamlı bir araştırma için bkz. Byers ve Stanberry (2018).
  • [14] Goodpaster (2010, s. 131); Byers ve Stanberry (2018, §§ 4.1). Ayrıca bkz. Marcoux (2003). Daha genel olarak, iş etiğinde, amir-vekil sorunlarıyla karşılaşırız: bunlar, bir kişinin (amir) bazı işleri yapması için başka birini işe aldığı (vekil) ve amirin vekilin kendi çıkarlarına bir miktar öncelik vermesini istediği durumlardır. Seni çimlerimi biçmen için tutarsam, beni iyi bir iş çıkardığına inandırmakla güçlü bir şekilde ilgilenirsin ve benim de gerçekten iyi bir iş çıkarmanda güçlü bir çıkarım vardır. Fakat bunlar birine özdeş şeyler değildir. Jensen ve Meckling (1976). Konuya dair potansiyel bir çözüm, çalışana daha fazla ödeme yapmaktır, ancak işletme sahibinin, çalışana çok fazla ödeme yaparak boşa para harcamama yükümlülüğü de olabilir (Bebchuk ve Fried 2004; Boatright 2010; Byers ve Stanberry 2018, § 6.2).
  • [15] Bu, özellikle yeni bir CEO’nun, paydaşların parasını kurtarmak yerine, dostluklarına öncelik verebilecek Yönetim Kurulu’ndaki kişilerle arkadaş olabileceği durumlarda önemli olabilir. Bkz. Bebchuk ve Fried (2004); Boatright (2010); Byers ve Stanberry (2018, § 6.2).
  • [16] Engelen ve Van Liederkerke (2007); Strudler (2010); Byers ve Stanberry (2018, § 7.4).
  • [17] Dolayısıyla, kapsamlı bir iş etiği çalışması, sosyal ve politik felsefeyi, hukuk felsefesini ve potansiyel olarak ekonomi-politik ve makroekonomiyi de içerir. Bkz. Böyle bir yaklaşım için Heath (2014). Benzer şekilde, bazı ahlak felsefecileri, firmaların çalışanlarına emirler veren küçük hükümetler gibi olabileceğini tartışamaya açmışlardır (Anderson 2017). Ekonomistler, firmanın standart yapısının toplumdaki diğer yapıları ahlaki açıdan önemli şekillerde nasıl yansıtabileceğini de incelemiştir. (Coase 1937; ayrıca bkz. Gaus 2010, s. 90).
  • [18] Rant arayışı tartışması ve bazı örnekler için bkz. Munger (2006).
  • [19] De George (2010, s. 421).
  • [20] Sagoff (2004); Newton (2005); Newton (2010); Byers ve Stanberry (2018, § 4.2). Yolsuzluk için bkz. Rose-Ackerman (1999); Velazquez (2010); ve Byers ve Stanberry (2018, § 7.4).
  • [21] bkz. n.5.
  • [22] A Arnold (2003); Arnold (2010); Powell ve Zwolinski (2012); Newton (2010, s. 668); Byers ve Stanberry (2018, § 8.5); Et endüstrisi için bkz. Huemer (2019).
  • [23] Bkz. Williams (1973, 97 vd.).
  • [24] Bkz. Sonuçculuk, Shane Gronholz ve Deontoloji: Kantçı Etik, Andrew Chapman.
  • [25] Bazı insanlar, işletmelerin, işletme sahipleri dışındaki kişilere karşı ahlaki yükümlülükleriyle fazla ilgilenmemesi gerektiğini düşünür. Örneğin, bilindiği üzere iktisatçı Milton Friedman (1912-2006), bir işletmenin sahip olduğu tek yükümlülüğün, işletme sahiplerinin (tipik olarak paydaşların) yapmasını istediklerini yapmak olduğunu savundu. Genellikle bu, karı maksimize etmek anlamına gelir. Bkz. Friedman (1970). Ancak iş etiği uzmanları genellikle firmaların sadece kârlarını artırmanın ötesinde bazı ahlaki yükümlülükleri olduğuna inanırlar.
  • [26] Ayrıca bkz. Nathan Nobis’in Etik Egoizm’i.
  • [27] İşletme sahiplerinin, yalnızca sahiplerinin isteklerine uymanın ötesinde gerçekten ahlaki yükümlülükleri olduğunu varsayacağız.
    Kurumsal sorumluluk için bkz. Farmer ve Hogue (1973) ve Den Uyl (1984). Ayrıca bkz. Goodpaster (2010) ve Byers ve Stanberry (2018, § 3.4). Buna bazen “müşterek-kolektif sosyal sorumluluk” da denir, ancak geniş çaplı olan bu terimden “sosyal”i çıkardığımızda firmaların topluma veya toplumun üyelerine karşı olmayan bazı yükümlülükleri olabileceğini ima eder. Bu tür yükümlülükler, kendi iyiliğin için çevre korumayı içerebilir.
    Kapitalist bir sistemde olsak bile işletmelerin ahlaken daha iyi veya daha kötü davranabileceğini de varsaymalıyız. Bu varsayımı yapıyoruz çünkü kimileri kapitalist bir sistemde hiçbir işletmenin ahlaki açıdan iyi olamayacağını veya en azından özel sektöre ait hiçbir işletmenin iyi olamayacağını iddia edebilir. Gerçekten de bazıları, kapitalist bir sistemde ahlaki olarak izin verilebilir bir tüketimin olamayacağını savunmuştur (Tang 2021). Daha fazlası için, Kapitalizm ve Sosyalizm İçin Argümanlar ve Kapitalizm ve Sosyalizmi Tanımlamak yazılarına bakın. Ayrıca bkz. Gaus (2010).
  • [28] Bkz. Bu konudaki faydalı tartışmalar için Rosalsky 2019 ve Morrison 2021.

Referanslar


Thomas Metcalf – “Business Ethics“, (Erişim Tarihi: 25.02.2023

Çevirmen: Ufuk Yazlık

Editör: Taner Beyter

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Ahlaki Şans – Jonathan Spelman

Sonraki Gönderi

Felsefe Metni Nasıl Okunur? – 1000 Word Philosophy Editörleri

En Güncel Haberler Analitik Felsefe:Tümü