Enkarnasyon Öğretisi, Mantıksal Problem ve Bir Çözüm Önerisi – Yeşua Özçelik

//
714 Okunma
Okunma süresi: 13 Dakika

Sultan IV. Murad en meşhur sultanlarımızdandır. Cesaretiyle ve yönetimdeki becerisiyle olduğu kadar, tebdil-i kıyafet yani kıyafet değiştirerek tanınmaz bir kişiliğe bürünüp şehri teftiş etmesiyle de meşhurdur. Bu gezilerden birinde, veziri ve celladı ile kıyafet değiştirip Üsküdar’dan karşıya geçmek için bir sandal kiralar. Biraz açıldıktan sonra, sandalcı testisini çıkarıp içki içmeye başlar. Padişah, kokusundan anlar. Biraz da kendisi ister. Sandalcı, ‘Fazla içme çarpılırsın’ diye takılır. Sultan biraz içtikten sonra sandalcıya, ‘Bunun yasak olduğunu bilmiyor musun?’ diye sorar. Sandalcı, ‘Biliyorum ama burada bizi kim görecek’ der. Sultan, ‘Ya biz söylersek’ diye cevap verir. Sandalcı ise, ‘Söyleyemezsiniz, siz de içtiniz’ der. Sultan, ‘Ya ben padişah, bu yanımdaki de vezir ise ne yaparsın?’ diye sorar. Sandalcı da basar kahkahayı ve der ki; ‘Ben size demedim mi, çok içmeyin çarpılırsınız diye? Bakın, iki yudum içtiniz biriniz padişah oldu, diğeriniz de vezir.’ Padişah kendi de içtiği için sandalcıyı affeder.

Bu hikâyeyi ilk olarak değerli bir arkadaşımdan duymuştum. Hikâye dikkatlice okunduğunda çok derin sorulara kapı aralayabilir. Örneğin, bu öyküyü aktaran arkadaşım bu sorulardan birisi ile bizi baş başa bırakır: Tanrı da yeryüzünü ziyaret etmek istese, ‘kıyafet değiştirerek’ gelebilir mi?

Hristiyanların iki büyük bayramından birisi olan Noel’in (Doğuş Bayramı’nın) kutlandığı şu günlerde bu soru daha büyük bir anlam ve önem kazanıyor. Aslında Noel’de bir bakıma bu sorunun yanıtını da bulmuyor muyuz? “Söz insan olup aramızda yaşadı” diye yazan Elçi Yuhanna bizlere çok açık bir yanıt sunmaktadır. Fakat herkesin bu soruya verdiği yanıt aynı değildir. Birçokları için bunun düşüncesi dahi Tanrı’ya hakaret niteliğindedir.

Sistematik İlahiyat Profesörü J. I. Packer’ın söylediği gibi “Ne çarmıha gerilme bildirisi ne de diriliş bildirisi o kadar zordur; gerçek zorluk beden alma (Enkarnasyon) bildirisindedir. Hristiyanlığın en şaşırtıcı iddiası, Nasıralı İsa’nın beden almış Tanrı olduğudur” (Packer, 2020: 49).

Aslında Hristiyanların karşılaştığı soru ve itirazlarda bunu görmek mümkündür. Eminim Doğuş Bayramı’nın içeriğini öğrenen insanların “Haşa! Nasıl olur da Tanrı’nın beden alıp yeryüzüne geldiğini söyleyebilirsiniz!” şeklinde serzenişte bulunduklarına tanık olmuşsunuzdur. Bu itirazları dikkatli bir şekilde dinlediğimizde temelde nedenlerin mantıksal ve teolojik gerekçelere dayandığını görmemiz mümkündür. Bu yazımda yalnızca mantıksal gerekçeye odaklanacak ve mantıksal probleme sunulan yanıtlardan bir tanesini paylaşacağım.

Mantıksal İtiraz

Başka bir yazımda İsa Mesih’in Saduki olarak adlandırılan Yahudi din adamları ile diriliş hakkındaki diyaloğunu ele alırken, Sadukilerin hatalı ön kabullerinin kendilerini nasıl hatalı bir sonuca taşıdığını tartışmıştım (Özçelik, 2015). Özetle Sadukilerin cennet konusunda Kutsal Yazılar açsından hatalı bir ön kabule (ölümden sonra da evlilik olacağı) sahip oldukları görülüyordu.

İlgili metine baktığımızda (Markos 12:18-27) bu hatalı varsayım nedeniyle Sadukiler’in İsa Mesih tarafından sert bir şekilde Tanrı’nın gücünü hafife almakla eleştirildiğini okuyoruz. Bu nedenle benzer bir yanılgıya düşmemek için doğru ön kabuller ile başlamanın azami bir gereklilik olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Olası iki tür itiraz söz konusu olabilir. Bunlardan biri olan mantıksal itiraz, Tanrı’nın sıfatları ile insan özelliklerinin birbirini dışlayıcı nitelikte olduğu varsayımı ile “Ezeli ve ebedi, sınırsız, her şeyi bilen, her şeye kadir gibi sıfatlara sahip olan Tanrı nasıl olur da zaman ve mekânda sınırlı bir insan olabilir?” şeklinde yapılır.

Bu konu Hristiyan ilahiyatı içerisinde Kristoloji (yani Mesih bilimi) alanında enkarnasyon başlığı altında ele alınmaktadır. Kilise tarihi boyunca bu konu (ve soru) üzerinde epeyce konuşulmuş ve tartışılmıştır. Kısa tutmayı planladığım bu yazıda çok detaylara girmeden mantıksal probleme bir yanıtın var olup olmadığını ele almak istiyorum. Bu problemi çözmenin en azından üç yolu olduğu söylenebilir. Ben bunlardan sadece bir tanesi üzerinden bir çözümün var olup olmadığını ele alacağım. Fakat öncelikle bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Maalesef başka konularda olduğu gibi enkarnasyon konusu hakkında eleştiri getirilirken dikkatimi çeken bir nokta oldu. Bu eleştirilerin çoğunlukla ya sapkın görüşlere ya da pek taraftarı olmayan zayıf görüşlere dayalı olarak yapıldığını gördüm. Bu konuda hayal kırıklığı yaşamıyorum dersem doğruyu söylemiş olmam sanırım. Neyse problemimize geri dönelim.

Erken dönem kilisede, Kilise Babaları arasında iki ana Kristolojik düşünce ekolü ortaya çıkmıştır. Bunlar genellikle İskenderiye Kristolojisi ve Antakya Kristolojisi olarak adlandırılmıştır. Talbot School of Theology’de felsefe profesörü olan William Lane Craig’in ifade ettiği gibi;

Her iki ekolün de ön varsayımı, tabii türden şeylerin, onları neyse o yapan tabiatları veya özsel niteliklerinin olduğudur. Onlar Tanrı’nın mutlak kudret, mutlak ilim, ezelilik, ahlaki mükemmellik vs. gibi özsel sıfatlara sahip olduğuna da inanıyorlardı. Mesele, Üçlü-Birlik’in ikinci kişiliği tanrısal Logos’un insan olan Nasıralı İsa’da konut kurmasının nasıl anlaşılacağıdır. Kilise Babaları Enkarnasyon’un, Logos’un insan benzeyişi alması için belli ilahi sıfatlardan mahrum kalmasını gerektirmediği düşüncesinde hemfikirdiler. Böyle bir anlayış, pagan ve mitolojik fikirlere benzerdi, mesela Zeus’un kendisini bir boğaya veya kuğuya çevirmesi gibi… Enkarnasyon kavramı, Logos’un kendisini bir insana çevirmesi ve bu şekilde Tanrı olmaktan çıkması değil, fakat İsa Mesih’in aynı anda hem Tanrı hem de insan olmasıdır.

Fakat yukarıda bahsi geçen ‘nasıl’ sorusu yanıtsız kalmaya devam etmiştir. Bu “nasıl” sorusunun yanıtlanmasında “Tanrı” ve “insan” tabiatının doğru bir şekilde tanımlanması çok önemli ve kritik bir rol oynamaktadır. Felsefe Profesörlerinden Thomas V. Morris “The Logic of God Incarnate” adlı kitabında bu sözde mantıksal tutarsızlığın, insan doğasının tanımlanmasındaki temel bir yanlış anlaşılmaya dayandığını söylemiştir. Morris bu kördüğümün çözümünün üç önemli kavram ile ilgili daha net bir anlayışa sahip olmaktan geçtiğini söyler:

  1. Temel nitelikler karşısında temel olmayan nitelikler
  2. Temel nitelikler karşısında yaygın nitelikler
  3. Tümüyle insan olma ile tümüyle Tanrı olma arasındaki fark.

Morris’e göre temel nitelikler, kişiden/şeyden çıkarıldığında söz konusu kişiyi/şeyi özünde değiştiren niteliklerdir. Dolayısıyla Tanrı’nın her yerde olma, her şeyi bilme vb. sıfatları çıkarılırsa o zaman Tanrı artık Tanrı olmayacaktır. Bunlar tanrısal tabiatın temel nitelikleridir. Peki insanı insan yapan temel nitelikler nedir? Morris’in getirdiği çözümde anahtar nokta işte burasıdır. Bu soruyu ele almadan önce temel nitelikler karşısında yaygın olan nitelikleri ele almaktadır. Örneğin iki ele sahip olmak, beş parmağa sahip olmak, dünyada doğmak insanın temel nitelikleri midir? Morris bunların temel nitelikler değil yaygın nitelikler olduğunu ileri sürmektedir. Şimdi sorumuzu tekrar hatırlayalım: İnsanın temel nitelikleri nedir?

Mantıksal problemin kalbinde yatan nokta insanın temel niteliklerine dair yapılan tanımlamalardır. Genelde insan tanımlanırken yapılan tanımlarda, onun her şeye gücü yetme, her şeyi bilme, her yerde olma gibi sıfatlardan yoksun olmayı da içerdiği de belirtilmektedir. Bunun muhtemel nedeni etrafımıza baktığımızda gördüğümüz insan profilinin bu şekilde olmasıdır. Buna karşın yukarıda da bahsettiğimiz gibi bu tür sıfatların insan doğasının yaygın nitelikleri değil de temel nitelikleri olduğunu neye dayanarak biliriz?

Morris’e göre bu dünyada yaşayan herkesin bu dünyada doğması yaygın bir niteliktir. Fakat bu sadece yaygın bir niteliktir, temel bir nitelik değildir. O zaman (Morris) şu soruyu sorar: Bir kişi her şeyi bilme, her yerde olma vb. gibi niteliklerin yokluğunun temel insan nitelikleri olduğunu ve sadece ortak nitelikler olmadığını neye dayanarak bilir?

Son olarak Morris bir bireyin, birey tümüyle insanlığa temel oluşturan tüm niteliklere sahip olduğunda tümüyle insan olduğunu tartışır. Bunlar temel insan doğasını içeren tüm niteliklerdir. Bir kişi bu niteliklere sahipse ve buna ek olarak her şeyi bilme yoksunluğu, her yerde olma yoksunluğu gibi bazı kısıtlayıcı ek niteliklere sahipse onun “sadece insan” olduğunu ifade eder. Dolayısıyla Nasıralı İsa yukarıda belirtilen kısıtlayıcı bir niteliğe sahip olmadan temel insan niteliklerine sahip olarak tümüyle insandır; ama sadece insan değildir.

Aslında burada şu soruyu sormamız gerekir: Yahudi-Hristiyan Kutsal Yazıları’na baktığımızda insanı insan yapan ayrıt edici niteliği olarak onun Tanrı’nın suretine sahip olması gösterilmektedir (Yaratılış 1:26-27). Birçok Hristiyan teolog bu tanım çerçevesinde enkarnasyonun imkanını tartışmaktadır. Örneğin teolog Anthony Hoekema bu konuda şöyle söyler: “İnsan Tanrı’nın benzerliğinde yaratıldığından dolayı, Üçlübirliğin ikinci kişisinin insan doğasını üzerine alabilmesi mümkün oldu” (Hoekema, 1986: 22).

Aslında bu teologlara göre Tanrı’nın insanı kendi suretinde yaratmasının en önemli nedenlerinden birisinin günah sorunu nedeniyle ileride insanların arasında beden alarak gelmeyi seçmesidir.

Bu konuyu biraz daha anlaşılır kılmak adına bir analojiye başvurabiliriz. C. S. Lewis’in çeşitli bağlamlarda kullandığı küp ve kare analojisinin bir benzerini L. T. Jeyachandran yapmakta ve insan kavrayışını aşan bu konuyu biraz olsun anlayabilmemize yardımcı olacak bir analoji sunmaktadır: 

Bir küpü düşünün, iki boyutlu bir uzayda tanımlanması istendiğinde bir kare olacaktır. Dikkat edilmelidir ki o üç boyutlu uzayda hala %100 küptür. Bununla birlikte iki boyutlu uzayda ise %100 kare durumundadır. Fakat bu durum sadece kare, iki boyutlu uzayda küpün benzeyişine sahip olduğu için mümkün olur (Jeyachandran, 2008: 236).

Tüm bu açıklamalar üzerinden Tanrı’nın bizi kendi suretinde yaratmış olmasının O’nun beden almasına yönelik mantıksal itirazları karşılayacağını söylemem mümkündür. Dolayısıyla eğer Morris’in sözünü ettiğimiz yaklaşımı bize tutarlı bir yanıt sunuyorsa ve teolojik temelde yapılan insan tanımı ile de desteklenebiliyorsa, o zaman burada mantıksal bir tutarsızlıktan bahsetmek çok zordur. Elbette şunu da söylemeliyim ki literatürde söz konusu olan başka çözüm önerileri de vardır. Ben yalnızca bir çözüm önerisini paylaşmakla yetinmeye çalıştım. Belki başka yazılarda diğer çözüm önerilerinden de bahsetme fırsatımız olur.

Son olarak üzerinde konuşulması gereken önemli bir konunun daha kaldığını söylemek isterim. Genelde Hristiyanlar Tanrı hakkında konuşurken gizem sözcüğüne başvururlar ve bu bir kaçış noktası gibi algılanır. Buna karşın Tanrı hakkında konuşurken her şeyin apaçık olmaması, teolojik ifadelerin gizem barındırıyor olmasının gayet normal olduğunu söylemeliyim. Tanrı hakkında kullanılan ifadelerden birisi O’nun aşkın olmasıdır. Aşkınlık sadece ontolojik boyutta değil epistemik boyutta da söz konusudur. Doğal teoloji veya özel vahiy, Tanrı hakkında bizlere çeşitli bilgiler sunar, fakat tüm bilgiye sahip değiliz. Bir başka şekilde ifade edersek, Tanrı’yı tümüyle kavramak imkansızdır. Augustine’in dediği gibi, eğer kavrayabiliyorsan o Tanrı değildir. Dolayısıyla Enkarnasyonun gizem barındıran bir öğreti olduğunu kabul etmek, herhangi bir tutarsızlık barındırmadığı gösterilebildiği sürece oldukça makul olacaktır. Bu kısa yazıda en azından bu öğretinin mantıksal bir tutarsızlık içermediği konusunda açıklamalardan bulunarak bir gerekçelendirme sunmaya çalıştık. Bir başka yazıda bu öğretinin Hristiyanların icat ettiği bir öğreti olup olmadığı konusu tartışacağım…

Kaynakça

  • J.I. Packer, Tanrıyı Tanımak, Çev. Levent Kınran, Haberci Yayınları, 2020.
  • C.S. Lewis, Özde Hristiyanlık, Çev. Levent Kınran, Haberci Yayınları.
    Thomas V. Morris, The Logic of God Incarnate, Wipf & Stock Pub, 2001.
  • Lee Strobel, The Case For The Real Jesus, Zondervan.
  • Anthony A. Hoekema, Created in God’s Image, Grand Rapids, Eerdmans, 1986, s. 22.
  • L. T. Jeyachandran, “The Trinity as a Paradigm for Spritiual Transformation”, Beyond Opinion, Thomas Nelson, 2008, s. 231-252.
    Yeşua Özçelik, “Nasıralı İsa: Filozof ve Düşünür”, Miras Dergisi, Sayı: 14, 2015.

Din Felsefesi İle İlgili Diğer İçeriklerimiz

  1. Ateizmi Kanıtlamanın İki Yolu – Quentin Smith
  2. Din Felsefesine Giriş: Felsefe, Tanrı’nın Varlığına Dair Ne Söyleyebilir? – Taner Beyter
  3. Din veya İlahi Buyruk Teorisi – Steve McCartney & Rick Parent
  4. Ateistler Doğaüstüne İnanabilir mi? – Berat Mutluhan Seferoğlu
  5. Din Felsefesinin Alanı ve Önemi Hakkında – Charles Taliaferro & Elsa J. Marty
  6. Kozmolojik Kanıt ve İki İtiraz – Zikri Yavuz
  7. Cömertliğin İstismarı – Talha Gülmez
  8. Tanrı ve Zaman – Gregory E. Ganssle (Internet Encyclopedia of Philosophy)
  9. Kelam Kozmolojik Argümanı’na Giriş – Berat Mutluhan Seferoğlu
  10. Cehennem Problemi: Allah’ın Adaletinin Sınırları – Talha Gülmez
  11. Bilim + Din – Tom McLeish
  12. Craig’in Metaetik Ahlak Argümanı’nın ve Teistik Metaetik Teorilerinin Eleştirel Bir Değerlendirmesi – Berat Mutluhan Seferoğlu
  13. Reformcu Epistemoloji ve Temel İnançlar – Taner Beyter
  14. Reformcu Epistemoloji ve Tanrı İnancı – Taner Beyter
  15. İnce Ayar Argümanı Ve Bilinç – Alex Malpass
  16. Tanrı Nerede? – Edward Feser
  17. Seküler Bir Ahlakın Olanaklılığına Dair Bir Metaargüman – Talha Gülmez
  18. Doğal Teoloji ve Doğal Din – Andrew Chignell & Derk Pereboom (Stanford Encyclopedia of Philosophy)
  19. Olumsallık Argümanı Üzerine Bazı Düşünceler – Jonathan David Garner
  20. Olumsallık Argümanı’nı Çürütmek – Jonathan David Garner
  21. Acı ve Hazzın Biyolojik Rolüne Dayalı Argüman – Jeffery Jay Lowder
  22. Tanrı’nın Kanıtı Olarak Kötülük? – Melinda Penner
  23. Anselm’in Ontolojik Argümanı – Edward Feser
  24. Mucizeler ve Edward Feser – Jonathan David Garner
  25. Zaman, Uzay ve Tanrı – Edwerd Feser
  26. Dini Epistemoloji: Alvin Plantinga Örneği – Musa Yanık
  27. Çünkü Tanrı Öyle Söylüyor: İlahi Buyruk Teorisi Üzerine – Spencer Case
  28. Tanrı’ya Dair Ahlaki Argümanlar (1): Kanıt Temelli Biçimler – John Danaher
  29. Tanrı’nın Varlığına Dair Tasarım Argümanları – Thomas Metcalf
  30. Daha İyi Bir Dünyanın Olmayışı Problemi: Mümkün Dünyaların En İyisi – Kirk Lougheed
  31. Hür İrade Savunması – Alvin Plantinga
  32. Üçlübirlik İnancı Tutarsız mı? – Yeşua Özçelik
  33. Tanrı Yalan Söyleyebilir mi? – Dallas G Denery II
  34. Tanrı’nın Varlığına Dair “İnce Ayar” Argümanı – Thomas Metcalf
  35. Dini İnançlar İçin Epistemik Eşitliğin İmkânı: Parite Argümanı – Musa Yanık
  36. Klasik Ontolojik Argüman’ın Ateistik Eleştirisi – Mehmet Mirioğlu
  37. Üçlübirlik İnancının Tutarsızlığı Argümanı– Jeffery Jay Lowder
  38. Teistler İçin +20 Soru – Jeffery Jay Lowder
  39. Ted Drange’nin Yaratılış-Karşıtı Argümanı – Jeffery Jay Lowder
  40. Natüralizme Karşı Özgür Düşünme Argümanı’yla İlgili Problem – Alex Malpass
  41. Alternatif Tanrı Konseptleri – Jonathan David Garner
  42. Vahiy Epistemolojisi İçin Sonsuz Gerileme – Alex Malpass
  43. Teoloji ve Analitik A Posteriori – Edward Feser
  44. Augustine ve İdam Cezası Üzerine – Edward Feser
  45. İnanmanın Günahı – Arif Ahmed
  46. Kötü bir Tanrı’nın Varlığına Yönelik Kümülatif Bir Sebep – Jonathan David Garner
  47. Teizme Karşı Biyolojik Evrim Kanıtı – Jeffery Jay Lowder
  48. Evrenin Nedensiz Başlangıcının Metafiziksel Zorunluluğuna İlişkin George Nakhnikian’a Bir Cevap – Quentin Smith
  49. Kusurlu Bir Tanrı – Yoram Hazony
  50. Yeni Ateistler – James E. Taylor (Internet Encyclopedia of Philosophy)
  51. Yeni Ateizm Eleştirel Bir Değerlendirme – Berat Mutluhan Seferoğlu
  52. Bilim ve Din: Epistemik Bir Bakış – Nebi Mehdiyev
  53. Plantinga’nın Dini Dışlayıcılık Savunusunun Eleştirisi – Nebi Mehdiyev
  54. Dini Epistemoloji – Kelly James Clark (Internet Encyclopedia of Philosophy)
  55. İslam ve Rasyonalite Üzerine Kısa Bir Değerlendirme – Musa Yanık
  56. Panteizm – William Mander (Stanford Encyclopedia of Philosophy)
  57. Plantinga’nın Naturalizme Karşı Evrimsel Argüman’ı ve İtirazlar – Jonathan David Garner
  58. Deflasyonist Argüman – Mehmet Mirioğlu
  59. Kutsal Kitapların Anlamlarında Görelilik – Mehmet Mirioğlu
  60. Ateizm ve Agnostisizm (Stanford Encyclopedia of Philosophy) – Paul Draper
  61. Mutlak Kudret Argümanı – Mehmet Mirioğlu
  62. Ateistler Neden Felsefe ve Teoloji ile İlgilenmeli? – Berat Mutluhan Seferoğlu
  63. Teistler Farklı Ateist Tutumları Neden Bilmelidir? – Musa Yanık
  64. Kötülük Problemine Karşı Özgür İrade Savunusu ve Eleştirel Bir Değerlendirme – Taner Beyter
  65. Platon’un Felsefi Dini – Max Charlesworth
  66. Objektif Dindarlığın İmkansızlığı Argümanı – Mehmet Mirioğlu
  67. İsimlerini Bilmeniz Gereken 46 Ateist ve Nonteist Felsefeci – Berat Mutluhan Seferoğlu
  68. Yanlış Anlaşılan Üç Teist Filozof: Aquinas, Pascal ve Paley – Berat Mutluhan Seferoğlu
  69. Türkçede Analitik Din Felsefesi Çalışmaları – Musa Yanık
  70. Stephen Unwin’in Bayesci Teoremi: Tanrı’nın Var Olma Olasılığı % Kaçtır? – Musa Yanık
  71. Kelam Kozmolojik Argüman “Evrenin Başlangıcı Tanrı’yı Kanıtlar mı?” – Berat Mutluhan Seferoğlu
  72. Kötülük Problemi “Evrendeki Kötülükler Ateizme Delil Midir” – Taner Beyter
  73. “Allahsız Ahlak Olabilir mi?” Kitabının Eleştirisi – Talha Gülmez
  74. İnternet Ateistleriyle İlgili Problem – Alex Malpass
  75. Ateistlerin Pek Çoğunun İnandığı 10 Mit – Berat Mutluhan Seferoğlu
  76. Din Duygu Düzenlemeyle İlgili, Bu Konuda Oldukça da İyi – Stephen T. Asma
  77. Zamanı Tanrı Mı Yarattı? – William Lane Craig 
  78. Felsefe Sohbetleri #4:Din Felsefesi (Part-1)
  79. Felsefe Sohbetleri #4:Din Felsefesi (Part-2)
  80. Muhammed: Avrupa Aydınlanmasının Ruhban Sınıfı Karşıtı Kahramanı – John Tolan
  81. Tanrı’nın Varlığı Lehine ve Aleyhine Olan Argümanları Nasıl Sınıflandırabiliriz? – Jonathan David Garner
  82. Paul Draper’ın Tanrı’nın Varlığına Dair Ahlak Argümanı – Jonathan David Garner
  83. İyilik Problemi Diye Bir Şey var mı? – Jonathan David Garner
  84. Enis Doko, Üçlübirlik Problemi ve Hristiyan Teizminin Eleştirisi Üzerine (1. Bölüm) – Yeşua Özçelik
  85. Enis Doko, Üçlübirlik Problemi ve Hristiyan Teizminin Eleştirisi Üzerine (2. Bölüm) – Yeşua Özçelik
  86. Ateizm Dünya Hakkında Öngörülerde Bulunur mu? – Jonathan David Garner
  87. “Karakter Oluşturma” Teodisesi Üzerine Akla İlk Gelen Birkaç Fikir – Jonathan David Garner
  88. Üçüncü Türden Bir Ahlak Argümanı – Alexander Pruss
  89. “Ana Rahminde Biçim Vermeden Önce Tanıdım Seni / Yeremya” (1:5) – Alexander Pruss
  90. Teslis, Cinsel Ahlak ve Liberal Hristiyanlık – Alexander Pruss
  91. Şüpheci Teizm ve Tanrı’nın Sonsuzluğu – Alexander Pruss
  92. Hristiyan Dünyasının Bölünmesini Bir Skandal Olarak Mı Görmeliyiz? – Alexander Pruss
  93. Alexander R. Pruss ve Joshua L. Rasmussen’in “Zorunlu Varlık” Anketi ve Sonuçları – Musa Yanık
  94. Euthyphro – Alexander Pruss
  95. Teizm ve Qualia – Alexander Pruss
  96. Açık Uçlu İki Kozmolojik Argüman – Alexander Pruss
  97. Mereolojik Mükemmellik – Alexander Pruss
  98. Teizm Doğru İse Qualia Temel Varlıklar Kategorisinde Değildir – Alexander Pruss
  99. Büyük Kötülüklere Engel Olmak İçin Yalan Söylemek – Alexander Pruss
  100. Teolojik Modellerin Üç Seviyesi – Alexander Pruss
  101. Şimdicilik ve Haç – Alexander Pruss
  102. Tanrı ve Zamanın B Teorisi – Alexander Pruss
  103. Wittgenstein ve Din – Stephen Law
  104. Cehennem Problemi: Allah’ın Adaletinin Sınırları – Talha Gülmez
  105. Cehennem Problemi’ne Teistik Bir Yaklaşım – Ömer Çağrı Akarsu
  106. ‘Cehennem Problemi’ Tartışmasına Katkı – Taner Beyter
  107. Yeni Ahit Yazarlarının Eski Ahit’ten Yaptıkları Yanlış Alıntılar: Bu Onların İlhamsızlığının, Vahy Almadıklarının Delili mi? – Bassam Zawadi
  108. Hiçlikten Yaratılış ve Kelam Kozmolojik Argüman – Jonathan David Garner
  109. Tanrı’nın Yokluğu Lehine Ahlak Argümanı (Tersine Çevrilmiş Ahlak Argümanı) – Jonathan David Garner
  110. Schellenberg’in İlahi Gizlilik Problemi’ne Plantinga’nın Dışsalcı Epistemolojisi Bir Yanıt Verebilir mi? – Musa Yanık
  111. Mezmurlar 22:1 Tanrım Neden Terk Ettin Beni? – Eren Gündemir
  112. Bilimsel Mucize Argümanı’nın Eleştirisi – Yasin Şahin
  113. Mucizeler Gerçek mi? – Jonathan David Garner
  114. Tanrı’nın Varlığı Aleyhine Disteleolojik Argümanlar – Jonathan David Garner
  115. Paul Draper’in Acıya Dayalı Argümanı – Jonathan David Garner
  116. Dinler Tarihine Giriş: Dinler Tarihi Niçin Önemlidir? – Musa Yanık
  117. Sosyalizm Modern Dinin Manzarasının Şekillenmesine Nasıl Katkı Sağlamıştır? – Julian Strube
  118. Agnostik Tavrın Makullüğü Üzerine (1. Bölüm) – Bilal Bekalp
  119. Yeni Bir Mantıksal Kötülük Argümanı – Jonathan David Garner
  120. Felsefe ve Hristiyan Teolojisi – Michael J. Murray & Michael Rea (Stanford Encyclopedia of Philosophy)
  121. Schellenberg’in Korkunç Acılara Dayalı Tümdengelim Argümanı – Jonathan David Garner
  122. Kötülük Problemi – Thomas Metcalf
  123. Arap ve İslam Metafiziği – Amos Bertolacci (Stanford Encyclopedia of Philosophy)
  124. Hayvanları Tanrı mı Yaratır? – Jonathan David Garner
  125. İlahi Buyruk (Emir) Teorisi – Michael W. Austin (Internet Encyclopedia of Philosophy)
  126. İlahi Gizlilik – David Bayless
  127. Enkarnasyon Öğretisi, Mantıksal Problem ve Bir Çözüm Önerisi – Yeşua Özçelik
  128. Farklı Bir Analitik Felsefeci Portresi: Alvin Plantinga – Musa Yanık
  129. Richard Swinburne: Kısa Bir Entelektüel Biyografi – Musa Yanık
  130. Alvin Plantinga’nın Maharetli Başarısı – William Doino Jr.
  131. Cehennem ve Evrenselcilik – A.G. Holdier
  132. Kriz Anında Tanrı’nın Değerini Tartışmak: Leibniz vs Voltaire – Aaron James Wendland
  133. Tanrı Yarattıklarına Duyular Yoluyla Bilgi Verir mi? – Jonathan David Garner
  134. Alvin Plantinga ve Din Felsefesi’nin Yeniden Dirilişi – Kelly James Clark
  135. C.S. Lewis İyidir Ama Bir De Alvin Plantinga’yı Okumalısınız – Michael Almeida
  136. Mantıksal Kötülük Problemi – James R. Beebe (Internet Encyclopedia of Philosophy)

Yeşua Özçelik, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Jeofizik Mühendisliği alanında lisansüstü eğitimini tamamlamıştır. İstanbul Üniversitesi’nde Din Felsefesi üzerine lisansüstü çalışmalarına devam etmektedir. Din felsefesi, zihin felsefesi, metafizik, Hristiyan ilahiyatı, tarihsel İsa başlıca ilgi alanlarıdır.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Önceki Gönderi

Kapitalistlere İhtiyacımız Var – Michael Huemer

Sonraki Gönderi

Komplo Teorisyeninin Epistemik Çıkmazı - Tommaso Piazza

En Güncel Haberler Analitik Felsefe